Bitki Örtüsünü Etkileyen Faktörler

1. İklim: İklim koşulları bitkilerin oluşum, gelişim ve yayılım özelliklerini doğrudan etkileyen en önemli faktördür.

Sıcaklık: Sıcaklık değerlerinin düşük olduğu yerlerde bitki gelişimi zordur. Toprağın donmuş halde olması bitkinin beslenmesini engellediği gibi soğuk koşullar besin dolaşımını da olumsuz yönde etkiler. Yüksek sıcaklık değerleri ise buharlaşmayı şiddetlendirerek hem bitkilerin topraktan su yoluyla beslenmesini engeller hem de bitkinin sürekli su kaybetmesine yol açar.

Yağış: Bitkilerin oluşabilmesi, beslenebilmesi ve varlığını sürdürebilmesi için yağış olmazsa olmaz bir faktördür. Yağışlı alanlarda bitki örtüsü daha sık ve yoğun, kurak alanlarda ise seyrek ve cılızdır.

Rüzgar: Bitkilerin besin çevrimini sürdürebilmesi için havadaki karbondioksit ve oksijene ihtiyaçları vardır. Rüzgar belirli bir ölçüdeki bitki gelişimini olumlu yönde etkiler. Ancak şiddetli rüzgar bitki gelimini bozucu etki yapmaktadır.

 

 

2. Yer Şekilleri: Yer şekillerinin düz veya engebeli olması, eğim ve bakı gibi faktörler bitkiler üzerinde etkilidir.

 

Eğim: Eğim değerlerinin yüksek olduğu yamaçlarda tohumların filizlenmesi süpürülmeden dolayı zordur. Toprak kalınlığının fazla olduğu az eğimli alanlarda ise tohum transferi daha kolay gerçekleşir. Çukur ve çöküntüler bitkiler için yaşam koşullarının kolay olduğu sığınaklardır.

Bakı: Güneş veya denize bakan yamaçlar bitki örtüsünün gelişimi için daha elverişlidir. Güneş gören yamaçarda bitkiler daha erken olgunlaşır. Denize bakan yamaçlar ise daha fazla yağış aldığından dolayı buradaki bitkiler daha gürdür.

 

 

3. Yükselti: Yükseklik arttıkça sıcaklık değerleri azalır ve belirli bir seviyeye kadar yağış miktarı artar. Buna bağlı olarak yükseltinin arttığı dağlık alanlarda bitki topluluklarının kendi içinde katlaştığı görülür.

 

 

4. Toprak Yapısı: Bitkinin en temel beslenme kaynağı topraktır. Bu nedenle toprağın fiziksel ve kimyasal özellikleri bitkiler üzerinde doğrudan etkilidir. Kayalık ve toprak örtüsünden yoksun arazilerde bitki örtüsü görülmez. Benzer şekilde toprak örtüsünün çok sıkı olduğu killi araziler ile aşırı tuzlu topraklarda da bitki oluşumu oldukça zordur.

 

 

5. Biyolojik Faktörler: Canlılar bitki örtüsünün varlığını hem olumlu hem de olumsuz yönde

etkileyebilirler. Arıların ve çeşitli böcek türlerinin döllenmeyi hızlandırması, memelilerin tohumları nakletmesi, insanların farklı bölgelere yeni bitkiler taşıması olumlu etkilere örnek verilebilir. Diğer taraftan insan etkisiyle bitki örtüsünün yok edilmesi, tarla açma, yol yapımı, orman yangınları, aşırı hayvan otlatma gibi etkinlikler bitki örtüsüne büyük zarar vermektedir.

Tagged : / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / /

Türkiye’nin Bitki Varlığı

Türkiye’de Bitki Çeşitliliği

Dünya’da bitki çeşitliliğinin en fazla olduğu yerler ekvator çevresidir. Buradaki ülkelerden sonra Türkiye, en çok bitki türü barındıran ülkedir.

Avrupa Kıtası, Türkiye’nin yaklaşık 15 katı büyüklüğüne sahip olmasına rağmen, tüm Avrupa Kıtası’nda yaklaşık 12.000 bitki türü yer alırken Türkiye’de 12.000’den fazla bitki türü bulunmaktadır.

 

Bitki Çeşitliliğini Etkileyen Faktörler

1. İklim

            Ülkemizde farklı iklimler görülmesi bitki çeşitliliğinin zengin olmasını sağlamıştır. Her iklim alanında o iklime özgü bitki toplulukları yaşamaktadır.

İklim Bitki Örtüsü
Akdeniz Kızılçam, kısa boylu ağaçlar: çalılar
Karasal Kısa boylu ot toplulukları: Bozkır
Karadeniz Orman

2. Yer Şekilleri

Dağların uzanış yönü, eğim ve bakı bitkilerin gelişiminde etkilidir. Buna bağlı olarak yüksek dağlarda, derin vadilerde ve geniş havzalarda farklı türler görülür.

3. Yükselti

Yağış belli bir seviyeye kadar artar, sıcaklık ise yükseldikçe azalır. Buna bağlı olarak yükselti arttıkça bitki türlerinde farklılaşma görülür.

(Akdeniz’de Maki, İç Kesimlerde Step) à Geniş Yapraklılar à İğne Yapraklılar à Dağ Çayırları

Geniş Yapraklılar İğne Yapraklılar
Kayın Sarıçam
Meşe Karaçam
Kestane Göknar
Ihlamur Ladin
Gürgen Kızılağaç
Dişbudak  

4. Toprak Yapısı

Topraklar, kalınlık, ana kayanın özellikleri ve su tutma kapasitesi gibi bazı farklılıklara sahiptir. Bitkiler yaşama olanağı buldukları, kendi ihtiyaçlarına uygun topraklarda varlıklarını sürdürebilirler.

Türkiye’deki toprak çeşitliliği, bitki türlerinin sayısında da artışa sebep olmuştur.

5. Jeolojik Evrim

            Jeolojik zamanlar boyunca görülen iklim değişiklikleri, farklı enlemlere ait bitkilerin de buraya uyum sağlamasına yol açmıştır.

6. Canlıların Etkisi

            Yeni bitki türlerinin ülkemizde denenmesi, arıların döllenmeyi hızlandırması gibi faaliyetler bitki çeşitliliğini olumlu etkiler. Buna karşın insanlar aynı zamanda bitki tahribatı yoluyla bu çeşitliliği azaltabilmekteler.

 

Türkiye’de Bitki Çeşitliliğinin

Fazla Olmasının Nedenleri:

 

  1. Türkiye’de çok çeşitli iklim tiplerinin görülmesi.
  2. Çok çeşitli toprak tiplerinin görülmesi.
  3. Yer şekilleri ve yükseltinin kısa mesafede çeşitlilik göstermesi.
  4. Jeolojik zamanlar boyunca görülen iklim değişmeleri.
  5. İnsanların etkisi

 

 

Bitkilerle İlgili Temel Kavramlar:

1. Relikt (Kalıntı) Bitki

Eski jeolojik dönemlerden günümüze ulaşmış fakat iklim şartlarının değişmesi sebebiyle günümüzde zorlukla yaşamını sürdüren bitki topluluklarıdır.

Karadeniz kıyısında bulunan Akdeniz iklimi bitkileri ile Akdenizdeki Sığla ağacı relikt bitki özelliğindedir.

Relikt bitkiler: Ihlamur, Kestane, Ladin, Kızılağaç, Ardıç, Göknar, Karaçam

2. Endemik Bitki

Dünyanın sadece belirli yerlerinde görülen, başka yörelerde rastlanmayan bitkilere endemik bitkiler denir.

Türkiye, endemik bitki sayısı açısından zengindir. Ülkemizdeki bitkilerin yaklaşık üçte biri endemik bitkilerdir. Ülkemizde endemik bitkiler en çok Toros Dağları kuşağında bulunur.

Türkiye’de Endemik Bitki Çeşitliliğinin

Fazla Olmasının Sebepleri

  1. Orta kuşakta yer alması sebebiyle hem kuzey hem güney sektörlü hava kütleleri etkisindedir.
  2. Üç kıtanın kesiştiği yerdedir.
  3. Dağlar kıyıya yakın ve çoğunlukla paraleldir. Bu da kıyı ile iç kesimler arasında kısa mesafede bitki türlerinin değişmesini sağlamıştır.
  4. Yükselti batıdan doğuya doğru artar, bunun sonucunda bitki türleri katmanlaşır.
  5. Türkiye’de mikroklima (çevresine göre derin, çukurluk, korunaklı) alanları fazladır.
  6. Türkiyede farklı toprak ve ana kaya çeşitlerinin bulunması.
  7. Buzul çağlarından fazla etkilenmeyerek birçok bitkinin yaşamını sürdürmesini sağlamıştır.

Türkiye’de Endemik Bitkiler

Doğu Ladini Doğu Karadeniz
Sığla Fethiye, Köyceğiz
Kazdağı Göknarı Kazdağı
Kardelen Doğu Anadolu
Anzerçayı Rize (İkizdere)
Devedikeni Akdeniz ve Ege Bölgesi
Sevgi Çiçeği Ankara
Sarı Meyan Konya
Uludağ Göknarı Uludağ
Kasnak Meşesi Göller Yöresi
Datça Hurması Datça, Teke Yöresi

3. Kozmopolit Bitki

Yeryüzünde oldukça geniş alanlara yayılmış farklı yetişme koşullarında varlığını sürdürebilen bitki türlerdir.

Ülkemizde Çam ve Meşe bu türdendir.

4. İnsan Tahribatı İle Ortaya Çıkan Türler

Antropojen Bozkır Ormanların tahribi ile.
Garig Kızılçam ve maki tahribi ile.
Psödomaki Maki benzeri ağaç çalı toplulukları.

Tagged : / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / /

Kayaçlar ve Yer Şekilleri

KAYAÇ (Taş) : Yerkabuğunun yapı malzemesi olan, bir veya birden fazla minerallerden oluşan ve organik malzemelerden meydana gelen katı cisimlere denir.

Kayaçlar çok basit bir ifade ile mineral topluluklarıdır.

MİNERAL: Kayaçların yapısını oluşturan, belirli bir kimyasal bileşime sahip organik veya inorganik özellikteki katı bileşiklerdir.

* Canlı organizmadaki hücre gibi cansız doğada mineraller en küçük birimi oluşturur.

* Her bir mineral farklı elementlerden oluşur.

* Her bir kayaç çeşidi de farklı mineraller içerir.

* Mineraller yan yana gelerek kayaçları kayaçlarda yan yana gelerek kıtaları ve yer kabuğunu meydana getirirler.

Not: Kuvars,Kalsit ve Feldispat gibi Mineraller, doğada bulunan yaklaşık 2000 mineral içinde en yaygın olanıdır.

KAYAÇ DÖNGÜSÜ: Tüm kayaçlar sürekli bir dönüşüm içindedir. Püskürük, tortul ve başkalaşım kayaçları ufalanarak ve ayrışarak, tortul kayaçların ham maddesini oluşturur. Ayrıca püskürük ve tortul kayaçlar başkalaşım kayaçlarına, başkalaşım kayaçları da magma içine dalarak tekrar eriyik hale dönüşürler. Bu olaya Kayaç Döngüsü adı verilir.

KAYAÇLARIN ÖZELLİKLERİ:

* Birçok kayaç çok sayıda minerallerin birleşmesi ile oluşmuştur. Tek bir mineralde oluşan kayaç da vardır.

* Örneğin Granit kuvars ve feldispat minerallerinden oluşmuş iken kireçtaşı sadece kalsit mineralinden oluşmuştur

* Bazı kayaçlar aşınmaya karşı dirençli iken

*  İnsanlar tarih boyunca kayaçları değişik amaçlarla kullanmışlardır.

* Bazen kayaçları kesici aletlerin yapımında, bazen bitkileri öğütmek için, bazen de onları süs eşyası kap ve kacak yapımında kullanmışlardır.

* Ayrıca kayaçları oyma suretiyle onlardan barınak ve yırtıcı hayvanlardan korunmak için yaralanmışlardır.

* Günümüzde de insanlar kayaçlardan inşaat faaliyetlerinde, yollarda kaldırımların döşenmesinde sanayide ve değişik alanlarda yaralanmaktadır.

* Kayaçların setlik dereceleri mineral özelliklerine göre değişir.

* Yeryüzündeki kayaçlar, dış kuvvetlerin ve yer kabuğu hareketlerine bağlı olarak sürekli aşınıp şekillenirler.

*  Genel olarak granit, bazalt, kireç taşı, andezit gibi kayaçlar aşınmaya karşı dirençli olduklarından çevresine göre belirgin ve yüksek yer şekilleri oluştururlar.

*  Buna karşın alüvyon, kil, marn gibi kayaçlar aşınmaya karşı dirençsiz olduklarından çevresine göre alçak ve belirgin olmayan yer şekilleri oluşturmaktadır.

KAYAÇLARIN SINIFLANDIRILMASI

* Kayaçların sınıflandırılmasında en önemli ölçüt Jeolojik konumları ve oluşum süreçleridir.

1) PÜSKÜRÜK(KATILAŞIM/MAĞMATİK/VOLKANİK) KAYAÇLAR 

* Püskürük kayaçlar magmanın soğuyarak katılaşması sonucu oluşurlar.

* Kökenlerini magma(yunanca hamur demek ) oluşturduğu için bunlara magmatik kayaçlar da denir.

* Yerin iç kısımlarında aşırı sıcaktan dolayı erimiş halde bulunan magmanın, yeryüzünde ve yeryüzüne yakın yerlerde soğuyarak katılaşması sonucu oluşan kayaçlardır.

* Püskürük kayaçlar oluştukları yere göre 2’ye ayrılır.

A) İÇ PÜSKÜRÜK KAYAÇLAR

* Magma yerin derinliklerinde ağır ağır soğuması sonucu oluşan kayaçlardır.

* Soğuma yavaş olduğundan genellikle çok sert, iri taneli ve açık renkli olurlar.

* Bu taşlar her ne kadar yerin altında oluşmuşlarsa da dış kuvvetlerin zamanla üzerindeki tabakaları aşındırması sonucu açığa çıkarlar.

* İç püskürük kayaçların başlıcaları Granit, Siyenit ve diyorit’tir.

* Yeryüzünde en çok rastlanan iç püskürük kayaç granit’tir.

* Granitler, fiziksel ve kimyasal ayrışmaya uğradıklarında değişik boyut ve şekillerde bloklara dönüşür.      Bu şekilde granit bloklardan oluşan topografya’ya TOR TOPOGRAFYASI denir ki bu topografya kuzey İskoçya’nın tanıtıcı yer şekillerindendir.

B) DIŞ PÜSKÜRÜK KAYAÇLAR 

* Magmanın yeryüzüne çıkarak orada soğuması sonucu oluşan kayaçlardır.

* Soğuma magmanın atmosfer koşullarıyla karşılaşmasına bağlı olarak hızlı bir şekilde gerçekleştiğinden genellikle ince kristalli ve koyu renkli olurlar.

* Bazen çok geniş alanlara yayılan lav akıntıları şeklinde bazen de yayılmadan katılaşan lavların oluşturduğu yığınlar şeklinde bulunabilirler. Başlıca dış püskürük kayaçlara bazalt, andezit, volkancamı, sünger taşı ve volkanik tüf örnek gösterilebilir. Fosil bulundurmazlar.

2)TORTUL(SEDİMANTER) KAYAÇLAR    

* Yeryüzünü oluşturan kayaçlar dış kuvvetler tarafından ufalanarak taşınır. Taşınan malzemeler akarsu,göl ve okyanus tabanları ile çukur alanda birikir. Bu malzemeler zaman içinde sıkışarak,taşlaşıp tortul kayaçları oluşturur.

* Bu kayaçlar genellikle tabakalar halindedir.

* Bu tabakalar içinde yer alan bitki ve hayvan kalıntıları olan Fosiller oluştukları dönemlere ait özellikler hakkında bilgi verir.

* Tortul kayaçlar oluşumlarına göre 3’e ayrılır.

Not: Tortul kayaçlar tabakalı bir yapıya sahip olmaları, fosil bulundurmaları ve çok geniş alanlara yayılmaları ile diğer kayaçlardan ayrılır.

A) ORGANİK TORTUL

* Bitki ve hayvan kalıntılarının deniz ya da göl çanaklarında birikmesi ile oluşurlar.

* Karbonca zengin olan bu kayaçların en tipik örneği taş kömürüdür.

* Kömürden daha yaşlı Antrasit ile kömürden daha genç olan linyit ve turba diğer organik tortul kayaçlardır.

* Hayvanların iskelet ve kabuk kısımlarının birikmesi ile mercan kayaları ve tebeşir meydana gelir.

B) FİZİKSEL(KIRINTILI/TAŞINMIŞ)KAYAÇLAR 

* Akarsular, Rüzgârlar ve buzullar tarafından kayalardan koparılan parçaların çukur yerlerde birikmesi ile ve bu irili ufaklı taneciklerin doğal bir çimento ile birleşmesi sonucu oluşur.

* Kayacın içerisinde daha çok kil bulunuyorsa Kiltaşı, kum bulunuyorsa Kum taşı, çakıl bulunuyorsa Çakıl taşı(konglomera) meydana gelir. Eğer çimento ile bağlanan çakıllar köşeli ise Breş, yuvarlak ise Puding ismini alır.

C) KİMYASAL TORTUL KAYAÇLAR

* Suda eriyerek çözünebilen minerallerin daha sonra çökelerek birikmesi sonucunda oluşmuşlardır.

* Bu kayaçların en yaygın olanları Kalker (Kireçtaşı), Jips (Alçıtaşı), ve Kayatuzu’dur.

* Kimyasal süreçler sonucunda çökelme ile oluşurlar.

* Sertlikleri azdır. Bu nedenle aşınmaya karşı dayanıksızdırlar.

* Sularda çözünmüş halde taşınan bikarbonatların, suyun buharlaştığı yerlerde çökelmesi ile Travertenler oluşur.

* Mağaralara sızan kireç sularının buharlaşması ile de Sarkıt-Dikit ve Sütun gibi oluşumlar meydana gelir.

* Tuzlu suların yaygın olduğu göl ortamlarında ise Kaya tuzu ortaya çıkar.

* Direnci az olduğundan Jips Kireçtaşına göre daha kolay erir.

NOT: Kalker (Kireçtaşı), Jips (Alçıtaşı), ve Kaya tuzu gibi kolay eriyebilen kayaçların yaygın olduğu alanlara Karstik alanlar denir, bu yörelerde oluşan şekillere de karstik şekiller denir. Türkiye’de Akdeniz Bölgesi karstik arazinin en yaygın olduğu yerdir.

Türkiye’de Akdeniz Bölgesindeki karstik şekiller Kireçtaşına bağlı oluşmuş iken, Sivas-Çankırı yöresinde Jipse bağlı, Tuz gölü çevresinde de Kaya tuzuna bağlı karstik oluşumlar vardır.

Karstik Şekillerin oluşturduğu topoğrafyaya KARST TOPOĞRAFYASI denir.

3) METAMORFİK (BAŞKALAŞIM) KAYAÇLAR  

* Püskürük ve Tortul kayaçların yüksek sıcaklık ve Basınç koşulları altında kalarak zamanla renk ve şekil değiştirmeleri sonucunda başkalaşım metamorfik kayaçlar oluşur.

* Bu şekilde oluşan yeni kayacın direnci de daha yüksektir.

* Başlıca örnekler mermer, Gnays, kuvarsit ve elmas’tır

* Metamorfik kayaçların oluşum süreçlerine bağlı olarak gözenekliliği ve geçirimliliği azdır.

* Bu kayaçları oluşturan mineraller, geçirdikleri önemli değişmeler nedeniyle artık gözle ayırt edilemez.

Tagged : /