Türkiye’de Sanayi

İşlenmiş ya da yarı işlenmiş ham maddelerin fabrikalarda işlenerek kullanılabilir hale getirilmesi yöntemlerine sanayi denir.

1750’li yıllarda Avrupa’da su buharı gücünden yararlanma ile sanayileşme başlamış ve buradan tüm dünyaya yayılmıştır.

Günümüzde sanayileşme bir gelişmişlik ölçütüdür. Öyle ki sanayileşmiş ülkelerde refah seviyesi daha yüksektir.

Türkiye’de Sanayileşmeyi Etkileyen Faktörler

Fabrika kuruluşunda dördüncül (bilgi toplama, araştırma, yayma) ve beşincil (bilgilere dayalı karar verme) sektörler etkilidir.

Öncelikle kurulacak sanayi türü belirlenir:

Demir – Çelik, Rafineri, Maden işleyen sanayi kuruluşları ham maddeye yakın kurulurlar. Büyük sermaye gerekir.

Küçük ölçekli sanayi kuruluşları için yer seçimi fazla önemli değildir ve büyük bir sermaye gerekmez.

Sanayinin kurulması için sermaye, enerji, iş gücü, ham madde, ulaşım ve pazarlama koşullarının oluşması gerekir.

Sanayinin Kurulması İçin Neler Gerekli?

ü  Sermaye:

v  Türkiye’de devlet destegi, yabancı kaynaklı krediler ve yabancı yatırımcıların sagladıgı kaynaklardır.

v  Günümüzde birçok sanayi kuruluşu, sermayenin fazla olduğu büyük şehirlerde kurulmuştur.

v  Cumhuriyetin ilk yıllarında yetersiz sermayeden dolayı devletçilik politikası izlenmiş, ağır sanayi devlet tarafından kurulmuştur. Özel girişimler ise desteklenmiştir.

ü  Ham madde:

v  Türkiye ham madde yönünden zengin bir ülkedir.

v  Tarım ürünleri, hayvansal ürünler, madenler, su ürünleri ve bitkiler başlıca hammadde kaynaklarıdır.

v  Tarım ürünleri işleyen fabrikalar daha çok ürünün yetiştirildiği bölgelere yakın kurulurlar.

v  Bakınız: Ham madde – Sanayi Yer Seçimi

ü  Enerji:

v  Fabrikadaki makineler belli bir enerji ile çalışır.

v  Taş kömürü, linyit, petrol, dogal gaz, su gücü, rüzgar gücü ve jeotermal santrallerden enerji elde edilir.

v  Enerjiye yeterli miktarda ve kolay ulaşılabilmelidir.

v  Özellikle ağır sanayi için enerjiye yakınlık önemlidir. Türkiye’de Karabük ve Ereğli’de demir çelik fabrikası kurulmasının nedeni, buradan elde edilen taş kömürüdür.

ü  İş gücü:

v  Fabrikalardaki makinelerin kullanılması, paketleme, boşaltma gibi işlerde iş gücüne gereksinim duyulur.

v  İş gücü ikiye ayrılır. Kalifiye eleman (Mühendis, Teknisyen, Usta) ve Vasıfsız Eleman.

v  Teknolojiye baglı olarak makine kullanımı için yetişmiş eleman sıkıntısı yaşanmaktadır.

v  Türkiye’de yer seçiminde iş gücü fazla önemli değildir, çünkü vasıfsız eleman fazladır ve iş gücü fabrikaya gidebilir.

ü  Ulaşım:

v  Ulaşımın elverişli olduğu yerlerde sanayileşme daha fazla görülür.

v  Marmara Bölgesi ulaşım olanakları açısından uygun oldugu için sanayi ülkemizin en gelişmiş sanayi bölgesidir.

v  Demir – Çelik fabrikalarından birinin İskenderun’a kurulmuş olmasının sebebi burada bir limanın bulunmasıdır.

v  Samsun’da bakır işleme tesisleri bulunması Samsun Limanı’nın, İzmir’de petrol rafinerisi olması İzmir Limanı’nın etkisiyledir.

ü  İşletme: iyi yetişmiş işletmenlerin başında bulundugu fabrikalardan yüksek verim elde edilir.

ü  Teknoloji:

v  Kaliteli ve ucuz ürünler bütün ülkelerde pazar alanı bulabilmektedir.

v  Bunu gerçekleştirebilmek için seri ve kaliteli üretim yapılabilen bir teknoloji gereklidir.

v  Üretilen ürünlerden daha fazla yararlanılması için teknolojiyi kullanmak gerekir.

ü  Pazarlama:

v  Sanayinin gelişiminde ve işleyişinde (devamlılığında) malın pazarlanması önemlidir.

v  Üretilen malların en kısa sürede tüketilebileceği pazarlara sunulması gerekir.

v  En önemli pazar alanları nüfusun yoğun olduğu yerlerdir. Örneğin Ankara, İstanbul, İzmir.

v  Pazarlamada reklam önemlidir.

v  Ülkemizdeki büyük işletmeler uzun yıllar ürettigi ürünleri pazarlayabilecegi geniş pazar olanaklarına sahiptir.

v  Besin maddeleri ve tekstil ürünleri daha iyi pazarlama koşulları olan tüketim merkezlerinin yanına kurulmaktadır (şehirler)

Bu sanayi kollarının kurulacağı yerde bu koşullardan birkaçı etkili olabilmektedir. Örneğin otomotiv sanayinin İstanbul, Ankara, İzmir, Kocaeli, Aksaray ve Gaziantep’de yoğunlaşmasının sebebi ulaşım ve tüketim merkezlerine yakınlık (pazarlama) dır.

Ham madde – Sanayi Yer Seçimi İlişkisi

Konservecilik:

  1. Sebze ve meyve üretimi olan yerlerde daha çoktur.
  2. Yarıdan fazlası Marmara Bölgesindedir.
  3. İstanbul, Çanakkale, Bursa, İzmir, Adapazarı.

Yağ Fabrikaları:

  1. Zeytin, ayçiçeği, susam mısır, soya fasulyesi, yer fıstığı, aspir ve kolzanın yağı çıkar.
  2. Ayçiçek yağında Marmara, zeytinyağında Ege Bölgesi, Mısır yağında Akdeniz Bölgesi birinci sıradadır.

Tütün:

  1. Büyük kısmı kıyıda üretildiği için fabrikaları da kıyı bölgelerdedir.
  2. İstanbul, İzmir, Adana, Samsun, Tokat, Bitlis, Malatya.

Çay:, Doğu Karadeniz’de yoğundur. Çünkü çay yaprağı toplandıktan sonra en kısa sürede fabrikalara ulaştırılmalıdır. Çabuk bozulur.

Buğday:

  1. Türkiye buğday üretiminde dünyanın sayılı ülkelerindendir.
  2. Un ve unlu mamüller üreten çok sayıda fabrika bulunmaktadır: Bisküvi, Makarna, Un fabrikaları gibi.
  3. Önemli bir kısmı buğdayın çok yetiştirildiği İç Anadolu Bölgesinde bulunmaktadır.

Pamuk:

  1. Türkiye, fazla miktarda pamuk üreten ülkelerdendir. Bu sebeple pamuklu dokuma gelişmiştir.
  2. Pamuk üretim alanları: Adana, Tarsus, Aydın, İzmir, Manisa, Nazilli, Antalya’dadır. Bu bölgelerde fabrikalar bulunur.
  3. Ayrıca iç bölgelerde Kayseri, Karaman, Malatya, Erzincan, Adıyaman, Ereğli (Konya)’da pamuklu dokuma fabrikaları vardır.

Et ve Süt Ürünlerine Dayalı Sanayi:

  1. Daha çok hayvancılığın yaygın olduğu yerlerde gelişmiştir.
  2. Erzurum, Kars, Konya, Afyonkarahisar, Edirne, Kayseri, Diyarbakır, Bursa, Trabzon gibi.

Yünlü Dokuma, hayvancılığın yaygın olduğu yerlerde: Marmara ve Ege’de (İstanbul, Hereke (Kocaeli), Bursa, İzmir, Uşak fazladır.

İpekli Dokuma, ipekböcekçiliğin yaygın olduğu Bursa’da fazladır.

Maden İşleyen Fabrikaların bir kısmı ham maddeye yakın kurulmuştur. Alüminyum – Seydişehir (Konya), Ferro-Krom – Antalya ve Elazığ

Orman ürünlerini işleyen fabrikalardan en önemlisi kağıt fabrikalarıdır. Bunlar ormanlara yakın kurulurlar.

Cam fabrikalarının ham maddesi kumdur. Marmara’da yoğunlaşmıştır. Paşabahçe (İstanbul), Gebze, Trakya, Mersin, Sinop.

Seramiğin ham maddesi kil ve kaolindir. Porselen ve fayans fabrikalarının da büyük bir kısmı Marmara ve Ege’dedir. İstanbul, Çanakkale, Bilecik, İzmit, Kütahya.

Sanayinin Türkiye Ekonomisindeki Yeri

Cumhuriyetin ilk yıllarında Türkiye ekonomisi tarıma dayalıydı.

Bazı küçük el tezgahları ve gıda maddeleri işleyen kuruluşlar dışında sanayi gelişmemişti.

Kapitülasyonlar sebebiyle ülkeye gümrüksüz giren mallar yerli üretimin gelişmesini engellemekteydi.

1923, İzmir İktisat Kongresi, Sanayi ile ilgili ilk girişim

1925, Türk Maadin Bankası, sanayicilere kredi sağlamış.

1927, Sanayi Teşvik Kanunu, ücretsiz arazi, bazı vergilerden muaf tutma.

Ülkemizde sanayi üretiminden elde edilen gelirin milli gelirdeki payı yüksektir.

Ülkemizin gelişmiş başlıca sanayi kolları: Besin, tekstik, maden, otomotiv, toprak, petrol.

Gerçekleşen üretimde en büyük pay otomotiv, hazır giyim ve kimya (ilaç, sabun, deterjan, boya, kozmetik) sanayisinde gerçekleşmiştir.

Önemli sektörlerden biri de gıdadır. Bu sektörde çalışan işçi sayısı 400 bin civarındadır.

Çalışan nüfusun 25%’i sanayide çalışmaktadır. Sanayideki gelişmemiz ihracatta sanayinin payını da arttırmıştır. 2009 yılı sanayi ürünlerinin payı 93% dür

Kaynak : cografya.sitesi.web.tr

Tagged : / / / / / / / / / / / / / / / / / / / /

Ulaşım Hatlarının Ülkeler ve Bölgeler Arası Etkileşime Etkisi

Ulaşım olanakları artan bir yerde nüfus artışı yaşanır. Nüfus artışı ise o yerleşmenin gelişmesini sağlar.

Sanayi tesisleri daha çok ulaşımı iyi yerlere kurulur. Sanayi kurulması da şehirlerin büyümesini sağlar.

Türkiye ulaşım yönünden avantajlı bir ülkedir;

– İki kıta arasında,
– İki önemli boğaza sahip,
– Dört tarafı denizlerle çevrili,
– Zengin petrol yatakları olan komşulara sahip,
– Uluslar arası yollara sahiptir.

Bu özellikler Türkiye’nin hızlı gelişmesinde etkili olmuştur.

Sanayi Devriminin ilk yıllarında ulaşım olanakları zordu. Ancak günümüze geldiğimizde yük ve yolcu taşımacılığının hem hızlandığını hem arttığını görüyoruz.

Bunun sonucu olarak;

– Yeni ekonomik fırsatlar oluşmuş,
– Küresel ve bölgesel pazarlar kurulmuş,
– Ürün fiyatları düşmüş, kalite artmıştır.

 

Zamana Göre Ulaşım Araçlarında Hızlanma

1500’lü yıllarda: Gemiyle saatte 16 km,
1850’li yıllarda: Gemi ile 25 km, Trenle 100 km / saat
1950’li yıllarda: Uçakla 480 – 640 km / saat
1970’li yıllarda: Jet uçaklarla 800 – 2300 km / saat
1990’lı yıllarda: İnternetle aynı anda

Tagged :

Türkiye’de Ulaşım

TÜRKİYE’DE ULAŞIM

Çeşitli ham veya işlenmiş maddelerin, insanların ve haberlerin bir yerden başka bir yere taşınmasına ulaşım( ulaştırma) denir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

ULAŞIMIN TARİHSEL GELİŞİMİ VE ÖNEMİ

Kalkınmanın gerçekleşmesinde en önemli etken ulaşım sistemlerinin geliştirilmesidir. Ulaşım günümüzde, sadece malların bir yerden bir yere taşınması değil, bilginin, paranın ve çeşitli hizmetlerinde taşınmasını kapsayacak şekilde genişlemiştir. Ulaşım faaliyetleri şehirsel gelişim açısından büyük önem taşır herhangi bir şehrin kapladığı alanın, çoğu zaman 1/3 -1/4 arasındaki miktarını cadde, sokak yani yollar meydana getirir.

Ulaşım coğrafyası konusundaki ilk çalışmalar;

*1895 yılında ‘’Kara Ulaşımında Taşıt Araçları’’ ve ‘’1897 yılında ‘’Ulaşım Coğrafyasının Bugünkü Durumu’’adlı makaleleriyle Hettner, Ulaşım coğrafyasını ekonomik coğrafyadan ayrı bir disiplin olarak ele almıştır.

*1952 yılında yayınlanan ‘’Allgemeine Geographie Des Menschen’’adlı eserinin 3.cildini Verkehrsgeographie (Ulaşım Coğrafyası) oluşturmaktadır.

*Fransız, De la Blache tarafından 1922 yılında yayınlanan “Beşeri Coğrafyanın İlkeleri” adlı eserinin (üç bölüm) son bölümünü bu konuya ayırmıştır.

* Gustav Fochler Hauke’nin eseri, ulaşım coğraf­isinin yapı, yöntem ve çeşitli hususlarla olan ilişkisini açık bir şekil­le ortaya koymaktadır.

* Fransız coğrafyacısı Capot Rey’in (1946) eseri daha genel özellikleriyle ulaşımı ele almıştır.

* Lartilleux’nün Fransız Demiryolları. (1947)

* Mckilliam’ın Dünya Karayolları (1938)

* Van Zandt’ın Dünya Havayolları (1944)

* Fransız coğrafyacısı Clozier’in (1940) Paris’in bir garı üze­rine yaptığı çalışma.

* Hurst ‘Ulaşım coğrafyası’ (1974)

* White ve Senior ‘Ulaşım coğrafyası’ (1983)

* Owen ‘’Ulaşım ve Dünya’da Kalkınma’’ (1987)

* Hoyle ‘’Afrika’da Kalkınma ve Ulaşım’’ (1995)

* Hanson ‘’Şehir Ulaşımının Coğrafyası’’ (1996)

ULAŞIMI ETKİLEYEN FAKTÖRLER

Genel olarak olumlu etkenler:

—Önemli ticaret yolları üzerinde yer alması

—Boğazların sahip olduğu stratejik önem

—Üç tarafının denizlerle çevrili olması ve okyanuslara bağlanabilmesi.

—Gelişmiş sanayi merkezleri ve hammadde kaynakları arasındaki en güvenli geçiş

merkezinde yer alması.

Genel olarak olumsuz etkenler:

—Yer şekillerinin olumsuz etkileri(Yükselti, dağların uzanış biçimi, engebeli sahaların

fazla oluşu)

—Olumsuz iklim koşullarının etkisi(kar, buzlanma, sis)

—Yurdumuz koşullarına ve kaynaklarına uygun ulaşım sistemlerinin tercih edilmemiş olması

1.Yeryüzü Şekillerinin Etkileri:

Ülkemizde ortalama yükselti, engebeli sahaların fazla olması ve dağların uzanış yönü ulaşımı etkilemektedir. Kuzey Anadolu, Toros ve büyük oranda diğer dağlarımızın doğu-batı yönünde uzanması, kuzey-güney doğrultusunda ulaşım hizmetlerini olumsuz yönde etkilemektedir. Bu durum kuzey-güney yönünde yapılan yol yapım maliyetlerinin artmasına neden olmaktadır. Karayolu ve demiryolu ağlarımız büyük oranda bu dağlar arasındaki çöküntü ovaları ve vadilerin içinden geçmektedir. Kuzey ve güney sıradağlarımızın büyük oranda kıyıya paralel uzanması, kıyı ile iç kesimler arasındaki bağlantıların geçitlerle sağlanmasına neden olmaktadır. Yeryüzü şekillerinin özellikleri, yurdumuzda yol yapımı ve bakımının yüksek maliyetlere çıkmasına neden olmaktadır.

2. İklim Özelliklerinin Etkileri:

Ulaşım sistemleri genellikle bulundukları yerin iklimine uyacak biçimde gelişirler. İklim değerleri aşırı koşullar meydana geldiğinde ulaşımı etkiler. Özellikle havayolu ulaşımında iklim koşullarının önemli etkileri oluşur.İç kesimler ve özellikle Doğu Anadolu Bölgesi’nde yaşanan sert karasal iklime bağlı olarak kış mevsiminde; kar yağışlarının fazla olması, karın yerde kalma süresinin uzun olması, buzlanma ve donma olaylarının fazla olmasına ve uzun süresine neden olarak ulaşım hizmetlerinin büyük oranda aksamasına neden olmaktadır. Karadeniz Bölgesi’nde sık olarak yaşanan heyelanlar, çığ ve sel olayları ulaşımı olumsuz yönde etkiler. Zaman, zaman yaşanan yoğun sisler, kara, özellikle hava ve deniz ulaşımını aksatmaktadır.

3.Beşeri Etkiler:

Ulaşım sektörü yoğun şekilde çalışan istihdam etmektedir. Bu oran ülkeden ülkeye farklılık göstermektedir. Ulaşımın geliştirilmesi için gerekli kaynakların sağlanması, planlı bir yatırım düzeni ve bunların yürütülmesi için gereken yönetici ve teknik kadroların sağlanması gerekir.

Bir ülkedeki ulaşım yollarının sıklığı, uzunluğu ve niteliği, o ülkenin ekonomik durumunun önemli göstergelerinden biridir.

Her ulaşım sistemin kendine özgü olumlu ve olumsuz yanları vardır. Bu durum ülkenin; coğrafi özelliklerine, özel konum, yükselti, dağların uzanışı, deniz, göl, uygun akarsu, kanal vb. özelliklerin olup olmamasına, engebe, arazi kullanımı, yerleşmelerin dağılımı, ülkenin ekonomik gücü ve gelişme düzeyine bağlı olarak değişmektedir.

Bu sistemlerin her birinin kendisine özgü özellikleri vardır ve hiçbiri diğerine göre tümüyle üstün değildir. Bu nedenle ülkenin fiziki koşullarına göre en uygun ve en ekonomik ulaşım hatlarının belirlenerek geliştirilmesi gerekir.

 

ULAŞIM SİSTEMLERİNİN SAHİP OLASI GEREKEN TEMEL ÖZELLİKLER

 

1.Ekonomik olmalıdır

2.Elverişli olmalıdır

3.Güvenli olmalıdır

4.Hızlı olmalıdır

5.Konforlu olmalı

6.Çevreyi kötü etkilememeli

7.Ülkenin mevcut enerji kaynaklarını kullanmalı

8.Bakım ve onarımın kolay olması

BAŞLICA ULAŞIM TÜRLERİ

1. Karayolları:Türkiye’de en çok kullanılan ulaşım karayoludur. Karayollarımız en ücra noktalara ulaşım ve taşıma imkânı verecek durumdadır.Türkiye’nin her yerine ulaşılabildiği için yük ve yolcu taşımada en büyük rolü karayolları oynamaktadır. Karayollarımızın yük ve yolcu taşıma içindeki yeri giderek artmaktadır. Karayollarımız dağların uzanış biçimi nedeniyle özellikle doğu – batı yönlüdür. Kuzey-güney yönlü yol maliyetleri çok yüksektir.Karayollarımızın dağılışı ve yer şekilleri arasında bir paralellik vardır. Ülkemizde karayolu yapımına en uygun ve taşımacılığın en kolay yapıldığı bölgelerimiz Marmara, İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve kıyı Ege’dir. Doğu Anadolu, Akdeniz ve Karadeniz’de ise yükselti, dağların uzanışı karayolu yapımını ve taşımacılığını zorlaştırmaktadır. Bu nedenle bu bölgelerimizde ulaşım geçitlerden faydalanılarak sağlanmaktadır.

Önemli geçitlerimiz:

1.Belen geçidi: Çukurova’yı Hatay’a ve Ortadoğu’ya bağlar.
2.Gülek geçidi: Çukurova’yı İç Anadolu’ya bağlar.
3.Sertavul geçidi ve Göksu kanyonu: Taşeli platosunu İç Anadolu’ya bağlar.
4.Çubuk Boğazı: Antalya’yı Göller Yöresine bağlar.
5.Zigana geçidi: Karadenizi İç Anadolu’ya bağlar.

Günümüzde Avrupa Birliği ve Amerika’da karayollarının ulaşımdaki payı %27, Türkiye’de ise %93 düzeyindedir. Bu durum, Türkiye’de ulaşımın büyük oranda karayollarına bağımlı hale geldiğini göstermektedir. Bu durum ekonomik ve sosyal anlamda büyük sorunların yaşanmasına, enerji kaynakları açısından dışa bağımlılığımızın artmasına yol açmaktadır.

2. Demiryolları:Kara yoluna göre daha ucuz durumdadır. Bu özellik, büyük oranda yük taşımacılığında kullanılmasına neden olmaktadır. Yurdumuzdaki demiryolu hatları, uzunluk, kalite ve hız açısından yetersiz durumdadır. Demir yollarımız yer şekillerinden büyük ölçüde etkilenir. Hatlarımızın büyük bölümü, Doğu-Batı yönünde, akarsu vadilerini ve düz alanları izler Ülkemizdeki engebeli arazi ve dağlar demiryolu yapım maliyetlerini artırmaktadır. Dünya’da demiryolu ulaşımı her geçen gün daha fazla önem kazanmaya başla­mıştır. Türkiye’de büyük kentler arası hızlı tren ulaşım projeleri uygulama çalışmaları devam etmektedir.
İzmir-Aydın hattı 1866’da işletmeye açılan ilk demir yolumuzdur. Ülkemizde demir yolu ulaşımı daha çok yük taşımacılığında kullanılmaktadır. 1950’li yıllardan sonra, karayollarına daha çok önem verildiğinden demiryolu yapımı azalmıştır. Günümüzde Türkiye’nin demir yolu ağı 8429km dolayındadır. Bu oran ülkemiz açısından oldukça yetersiz kalmaktadır. Eskişehir, Sivas, Ankara ve Adapazarı’nda demiryolu araç ve donanımlarının (vagon, lokomotif, v.b.) imal ve tamiri amacıyla fabrikalar kurulmuştur.

3. Denizyolları:Ülkemizinüç tarafının denizlerle çevrili olması ve önemli boğazlara sahip olması, denizcilik alanında gelişmesi açısından büyük imkânlar doğurmuştur. Dünya ticaretinde en fazla kullanılan yol deniz taşımacılığıdır.Denizyolu ile yük ve yolcu taşımacılığı, en ekonomik taşımacılıktır.

Hinterlant (Ard bölge): Bir limanın gelişmesi mal alıp mal göndereceği bölge ile bağlantısının kolay olma­sına bağlıdır. Limanın gerisindeki bu ticari bölgeye limanın Ard bölgesi ya da Hinterlan­dı denir. Limanın hinterlandı geniş ise limanın büyümesi ve gelişmesi kolaydır. İstanbul ve İzmir limanlarının çok gelişmesinde hinterlantlarının geniş olması önemli bir etkendir.

Karadeniz Bölgesin de bulunan limanlar fazla gelişmemiştir. Yükleme ve boşaltma kapasite siteleri düşüktür. Bunda dağların kıyıya paralel uzanması nedeniyle oluşan dar kıyı şeridinin diğer bir bakışla hinterlandının dar olmasının etkisi büyüktür. Aynı açıdan İstanbul ve İzmir Limanlarının çok gelişmelerinde geniş bir hinterlanda sahip olmaları önemli rol oynamaktadır.

Önemli limanlarımız:İstanbul, İzmir, İzmit, Mersin, Trabzon, Zonguldak, Samsun, Tekirdağ, Gemlik Çanakkale ve Bandırma önemli limanlarımız arasında bulunmaktadır

*İstanbul limanı hem ihracat hem ithalat limanı karakteri taşır.

*İzmir limanı en önemli ihracat limanımızdır.

*İzmir limanı hinterlandı en geniş limanımızdır.

Bir Limanın Gelişmesinde Etkili Olan Şartlar:

—Hinterlandının geniş ve zengin kaynaklara sahip olması

—İç bölgelerle kolay bağlantı kurması

—Açık denizlere açık oluşu ve önemli deniz yollarına göre konumu

4. Havayolları:Ülkemizdeki ulaşım sistemleri içinde en az paya sahip olan ulaşım türüdür. Havayolu ulaştırmacılığının geliştirilmesi amacıyla 1933’de Devlet Hava Yolları kurulmuştur. Ancak özellikle özel havayolu şirketlerinin hızla çoğalması ve bilet fiyatlarının düşmesiyle beraber son yıllarda hızla gelişme göstermektedir. Hava yolu ulaşımında en önemli avantaj hızdır. Ülkemizde yaşanan bu hızlı gelişme yer hizmetlerinin ve diğer alt yapı çalışmalarının yetersizliği nedeniyle zaman zaman sıkıntılara yol açmaktadır. Havayolları ile yük taşımacılı­ğı çok fazla gelişmemiştir. Özellikle yolcu taşımacılığında kullanılmaktadır. Ülkemizin yüzey şekillerinin oluşturduğu olumsuzluklar nedeniyle havayolu ulaşımının geliştirilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu durum özellikle karayolunda yoğunlaşan ve önemli sorunlara yol açan yolcu taşımacılığı baskısının azalmasına neden olacaktır.

Önemli havalimanlarımız: İstanbul’daki Ata­türk Hava Limanı, Ankara’da Esenboğa, İzmir’de Adnan Menderes, Adana’da Şakirpaşa, Antalya,Bodrum, Diyarbakır, Erzurum, Malatya, Elazığ, Van, Samsun, Trabzonve Dalaman havalimanlarıdır.

5. Boru Hatları:Borularla ham petrol ve doğalgaz taşıma sistemine boru hattı denir. Ülkemizdeki önemli boru hatları ve yerel iletim hatları şunlardır:

-Batman-Dörtyol boru hattı (Petrol)

-Kerkük-Yumurtalık boru hattı (Petrol)

-Yumurtalık-Kırıkkale boru hattı (Petrol)

-Şelmo-Batman (Ham Petrol boru hattı.)

-Rusya -Türkiye boru hattı (Doğalgaz)

-Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattı(Petrol)

-Samsun-Ankara (Doğalgaz-Mavi Akım)

-Doğu Anadolu iletim hattı(Doğalgaz)

-Karacabey-İzmir iletim hattı(Doğalgaz)

Tagged :