Türkiye’de Sanayi

İşlenmiş ya da yarı işlenmiş ham maddelerin fabrikalarda işlenerek kullanılabilir hale getirilmesi yöntemlerine sanayi denir.

1750’li yıllarda Avrupa’da su buharı gücünden yararlanma ile sanayileşme başlamış ve buradan tüm dünyaya yayılmıştır.

Günümüzde sanayileşme bir gelişmişlik ölçütüdür. Öyle ki sanayileşmiş ülkelerde refah seviyesi daha yüksektir.

Türkiye’de Sanayileşmeyi Etkileyen Faktörler

Fabrika kuruluşunda dördüncül (bilgi toplama, araştırma, yayma) ve beşincil (bilgilere dayalı karar verme) sektörler etkilidir.

Öncelikle kurulacak sanayi türü belirlenir:

Demir – Çelik, Rafineri, Maden işleyen sanayi kuruluşları ham maddeye yakın kurulurlar. Büyük sermaye gerekir.

Küçük ölçekli sanayi kuruluşları için yer seçimi fazla önemli değildir ve büyük bir sermaye gerekmez.

Sanayinin kurulması için sermaye, enerji, iş gücü, ham madde, ulaşım ve pazarlama koşullarının oluşması gerekir.

Sanayinin Kurulması İçin Neler Gerekli?

ü  Sermaye:

v  Türkiye’de devlet destegi, yabancı kaynaklı krediler ve yabancı yatırımcıların sagladıgı kaynaklardır.

v  Günümüzde birçok sanayi kuruluşu, sermayenin fazla olduğu büyük şehirlerde kurulmuştur.

v  Cumhuriyetin ilk yıllarında yetersiz sermayeden dolayı devletçilik politikası izlenmiş, ağır sanayi devlet tarafından kurulmuştur. Özel girişimler ise desteklenmiştir.

ü  Ham madde:

v  Türkiye ham madde yönünden zengin bir ülkedir.

v  Tarım ürünleri, hayvansal ürünler, madenler, su ürünleri ve bitkiler başlıca hammadde kaynaklarıdır.

v  Tarım ürünleri işleyen fabrikalar daha çok ürünün yetiştirildiği bölgelere yakın kurulurlar.

v  Bakınız: Ham madde – Sanayi Yer Seçimi

ü  Enerji:

v  Fabrikadaki makineler belli bir enerji ile çalışır.

v  Taş kömürü, linyit, petrol, dogal gaz, su gücü, rüzgar gücü ve jeotermal santrallerden enerji elde edilir.

v  Enerjiye yeterli miktarda ve kolay ulaşılabilmelidir.

v  Özellikle ağır sanayi için enerjiye yakınlık önemlidir. Türkiye’de Karabük ve Ereğli’de demir çelik fabrikası kurulmasının nedeni, buradan elde edilen taş kömürüdür.

ü  İş gücü:

v  Fabrikalardaki makinelerin kullanılması, paketleme, boşaltma gibi işlerde iş gücüne gereksinim duyulur.

v  İş gücü ikiye ayrılır. Kalifiye eleman (Mühendis, Teknisyen, Usta) ve Vasıfsız Eleman.

v  Teknolojiye baglı olarak makine kullanımı için yetişmiş eleman sıkıntısı yaşanmaktadır.

v  Türkiye’de yer seçiminde iş gücü fazla önemli değildir, çünkü vasıfsız eleman fazladır ve iş gücü fabrikaya gidebilir.

ü  Ulaşım:

v  Ulaşımın elverişli olduğu yerlerde sanayileşme daha fazla görülür.

v  Marmara Bölgesi ulaşım olanakları açısından uygun oldugu için sanayi ülkemizin en gelişmiş sanayi bölgesidir.

v  Demir – Çelik fabrikalarından birinin İskenderun’a kurulmuş olmasının sebebi burada bir limanın bulunmasıdır.

v  Samsun’da bakır işleme tesisleri bulunması Samsun Limanı’nın, İzmir’de petrol rafinerisi olması İzmir Limanı’nın etkisiyledir.

ü  İşletme: iyi yetişmiş işletmenlerin başında bulundugu fabrikalardan yüksek verim elde edilir.

ü  Teknoloji:

v  Kaliteli ve ucuz ürünler bütün ülkelerde pazar alanı bulabilmektedir.

v  Bunu gerçekleştirebilmek için seri ve kaliteli üretim yapılabilen bir teknoloji gereklidir.

v  Üretilen ürünlerden daha fazla yararlanılması için teknolojiyi kullanmak gerekir.

ü  Pazarlama:

v  Sanayinin gelişiminde ve işleyişinde (devamlılığında) malın pazarlanması önemlidir.

v  Üretilen malların en kısa sürede tüketilebileceği pazarlara sunulması gerekir.

v  En önemli pazar alanları nüfusun yoğun olduğu yerlerdir. Örneğin Ankara, İstanbul, İzmir.

v  Pazarlamada reklam önemlidir.

v  Ülkemizdeki büyük işletmeler uzun yıllar ürettigi ürünleri pazarlayabilecegi geniş pazar olanaklarına sahiptir.

v  Besin maddeleri ve tekstil ürünleri daha iyi pazarlama koşulları olan tüketim merkezlerinin yanına kurulmaktadır (şehirler)

Bu sanayi kollarının kurulacağı yerde bu koşullardan birkaçı etkili olabilmektedir. Örneğin otomotiv sanayinin İstanbul, Ankara, İzmir, Kocaeli, Aksaray ve Gaziantep’de yoğunlaşmasının sebebi ulaşım ve tüketim merkezlerine yakınlık (pazarlama) dır.

Ham madde – Sanayi Yer Seçimi İlişkisi

Konservecilik:

  1. Sebze ve meyve üretimi olan yerlerde daha çoktur.
  2. Yarıdan fazlası Marmara Bölgesindedir.
  3. İstanbul, Çanakkale, Bursa, İzmir, Adapazarı.

Yağ Fabrikaları:

  1. Zeytin, ayçiçeği, susam mısır, soya fasulyesi, yer fıstığı, aspir ve kolzanın yağı çıkar.
  2. Ayçiçek yağında Marmara, zeytinyağında Ege Bölgesi, Mısır yağında Akdeniz Bölgesi birinci sıradadır.

Tütün:

  1. Büyük kısmı kıyıda üretildiği için fabrikaları da kıyı bölgelerdedir.
  2. İstanbul, İzmir, Adana, Samsun, Tokat, Bitlis, Malatya.

Çay:, Doğu Karadeniz’de yoğundur. Çünkü çay yaprağı toplandıktan sonra en kısa sürede fabrikalara ulaştırılmalıdır. Çabuk bozulur.

Buğday:

  1. Türkiye buğday üretiminde dünyanın sayılı ülkelerindendir.
  2. Un ve unlu mamüller üreten çok sayıda fabrika bulunmaktadır: Bisküvi, Makarna, Un fabrikaları gibi.
  3. Önemli bir kısmı buğdayın çok yetiştirildiği İç Anadolu Bölgesinde bulunmaktadır.

Pamuk:

  1. Türkiye, fazla miktarda pamuk üreten ülkelerdendir. Bu sebeple pamuklu dokuma gelişmiştir.
  2. Pamuk üretim alanları: Adana, Tarsus, Aydın, İzmir, Manisa, Nazilli, Antalya’dadır. Bu bölgelerde fabrikalar bulunur.
  3. Ayrıca iç bölgelerde Kayseri, Karaman, Malatya, Erzincan, Adıyaman, Ereğli (Konya)’da pamuklu dokuma fabrikaları vardır.

Et ve Süt Ürünlerine Dayalı Sanayi:

  1. Daha çok hayvancılığın yaygın olduğu yerlerde gelişmiştir.
  2. Erzurum, Kars, Konya, Afyonkarahisar, Edirne, Kayseri, Diyarbakır, Bursa, Trabzon gibi.

Yünlü Dokuma, hayvancılığın yaygın olduğu yerlerde: Marmara ve Ege’de (İstanbul, Hereke (Kocaeli), Bursa, İzmir, Uşak fazladır.

İpekli Dokuma, ipekböcekçiliğin yaygın olduğu Bursa’da fazladır.

Maden İşleyen Fabrikaların bir kısmı ham maddeye yakın kurulmuştur. Alüminyum – Seydişehir (Konya), Ferro-Krom – Antalya ve Elazığ

Orman ürünlerini işleyen fabrikalardan en önemlisi kağıt fabrikalarıdır. Bunlar ormanlara yakın kurulurlar.

Cam fabrikalarının ham maddesi kumdur. Marmara’da yoğunlaşmıştır. Paşabahçe (İstanbul), Gebze, Trakya, Mersin, Sinop.

Seramiğin ham maddesi kil ve kaolindir. Porselen ve fayans fabrikalarının da büyük bir kısmı Marmara ve Ege’dedir. İstanbul, Çanakkale, Bilecik, İzmit, Kütahya.

Sanayinin Türkiye Ekonomisindeki Yeri

Cumhuriyetin ilk yıllarında Türkiye ekonomisi tarıma dayalıydı.

Bazı küçük el tezgahları ve gıda maddeleri işleyen kuruluşlar dışında sanayi gelişmemişti.

Kapitülasyonlar sebebiyle ülkeye gümrüksüz giren mallar yerli üretimin gelişmesini engellemekteydi.

1923, İzmir İktisat Kongresi, Sanayi ile ilgili ilk girişim

1925, Türk Maadin Bankası, sanayicilere kredi sağlamış.

1927, Sanayi Teşvik Kanunu, ücretsiz arazi, bazı vergilerden muaf tutma.

Ülkemizde sanayi üretiminden elde edilen gelirin milli gelirdeki payı yüksektir.

Ülkemizin gelişmiş başlıca sanayi kolları: Besin, tekstik, maden, otomotiv, toprak, petrol.

Gerçekleşen üretimde en büyük pay otomotiv, hazır giyim ve kimya (ilaç, sabun, deterjan, boya, kozmetik) sanayisinde gerçekleşmiştir.

Önemli sektörlerden biri de gıdadır. Bu sektörde çalışan işçi sayısı 400 bin civarındadır.

Çalışan nüfusun 25%’i sanayide çalışmaktadır. Sanayideki gelişmemiz ihracatta sanayinin payını da arttırmıştır. 2009 yılı sanayi ürünlerinin payı 93% dür

Kaynak : cografya.sitesi.web.tr

Tagged : / / / / / / / / / / / / / / / / / / / /

Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması, 2014

İnternet kullanan bireylerin oranı %53,8 oldu 

Bilgisayar ve internet kullanım oranları 16-74 yaş grubundaki bireylerde sırasıyla %53,5 ve %53,8 oldu. Bu oranlar erkeklerde %62,7 ve %63,5 iken, kadınlarda %44,3 ve %44,1’dir. Bilgisayar ve internet kullanım oranları, 2013 yılında %49,9 ve %48,9’du. 

Bilgisayar ve İnternet kullanım oranlarının en yüksek olduğu yaş grubu 16-24’tür. Bilgisayar ve İnternet kullanımı tüm yaş gruplarında erkeklerde daha yüksektir. 

Düzenli internet kullanıcısı arttı

İnterneti 2014 yılının ilk üç ayında hemen her gün veya haftada en az bir defa kullanan 16-74 yaş grubu düzenli internet kullanıcılarının oranı %44,9 oldu. Bu oran, 2013 yılının aynı döneminde %39,5’ti. 

İnternet erişimi olan hane oranı %60,2 oldu

Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması sonuçlarına göre 2014 yılı Nisan ayında Türkiye genelinde internet erişim imkanına sahip hanelerin oranı %60,2 oldu. Bu oran 2013 yılının aynı ayında %49,1’di. 

Evden internete erişimi olmayan hanelerin %42,8’i evden internete bağlanmama nedeni olarak internet kullanımına ihtiyaç duymadıklarını belirtti. Bunu %31,9 ile internet bağlantı ücretlerinin yüksekliği takip etti. 

Genişbant internet erişim imkanına sahip hanelerin oranı %57,2 oldu. Buna göre hanelerin %37,9’u sabit genişbant bağlantı (ADSL, kablo TV altyapısı üzerinden kablolu internet, fiber vb.) ile internete erişim sağlarken, %37’si mobil genişbant bağlantı ile internete erişim sağladı. Darbant bağlantı ise hanelerin %6’sında internet erişimi için kullanıldı. 

Temel göstergeler, 2007-2014 


İnternet en çok evde kullanıldı

İnterneti 2014 yılının ilk üç ayında kullanan 16-74 yaş grubu bireylerin %79,1’i evde kullandı. Bunu %38,7 ile işyeri, %30,2 ile akraba, arkadaş evleri, %23,3 ile alışveriş merkezi, havaalanı, vb. kablosuz bağlantının yapılabildiği yerler ve %14,3 ile internet kafe takip etti. 

Ev ve iş yeri dışında internet kullanımı için taşınabilir cihaz kullanımı arttı

İnterneti 2014 yılının ilk üç ayında kullanan bireylerin %58’i ev ve işyeri dışında internete kablosuz olarak bağlanmak için cep telefonu veya akıllı telefon kullanırken, %28,5’i taşınabilir bilgisayar (dizüstü, netbook, tablet vb.) kullandı. Bu oranlar 2013 yılının aynı döneminde sırasıyla %41,1 ve %17,1’di.

İnternet kullanım amaçları arasında sosyal medya ilk sırada yer aldı 

İnternet kullanım amaçları dikkate alındığında, 2014 yılının ilk üç ayında internet kullanan bireylerin %78,8’i sosyal paylaşım sitelerine katılım sağlarken, bunu %74,2 ile online haber, gazete ya da dergi okuma, %67,2 ile mal ve hizmetler hakkında bilgi arama, %58,7 ile oyun, müzik, film, görüntü indirme veya oynatma, %53,9 ile e-posta gönderme-alma takip etti. 

İnternet kullanan bireylerin yarıdan fazlası e-devlet hizmetleri kullandı

İnterneti 2013 yılı Nisan ayı ile 2014 yılı Mart aylarını kapsayan on iki aylık dönemde kullanan bireylerin kişisel amaçla kamu kurum/kuruluşları ile iletişimde internet kullanma oranı %53,3 oldu. Bu oran önceki yılın aynı döneminde (2012 Nisan-2013 Mart) %41,3’tü. Kullanım amaçları arasında kamu kuruluşlarına ait web sitelerinden bilgi edinme %51,2 ile ilk sırayı aldı. 

İnternet üzerinden alışveriş arttı

İnternet kullanan bireylerin internet üzerinden kişisel kullanım amacıyla mal veya hizmet siparişi verme ya da satın alma oranı %30,8 oldu. Önceki yıl İnternet üzerinden alışveriş yapanların oranı ise %24,1’di.

İnternet üzerinden alışveriş yapan bireylerin 2013 yılı Nisan ile 2014 yılı Mart aylarını kapsayan on iki aylık dönemde %51,9’u giyim ve spor malzemesi, %27’si ev eşyası (Mobilya, oyuncak, beyaz eşya vb), %26,8’i seyahat bileti, araç kiralama vb., %24,9’u elektronik araçlar (Cep telefonu, kamera, radyo, TV, DVD oynatıcı vb.), %15,9’u kitap, dergi, gazete (e-kitap dahil) aldı. 

site:tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=16198

Tagged :

Doğal Kaynakların Çevreye Etkisi

Tarih boyunca insanlar, ihtiyaçlarını karşılamak için çeşitli doğal kaynakları kullanmışlardır.

Bu doğal kaynaklan kullanırken de yaşadıkları mekânı ve çevreyi çeşitli şekillerde değiştirmişlerdir.

Tüm doğal kaynakların kullanımı ile ilişkili sorunlarda olduğu gibi madencilikte de faaliyet türlerine bağlı olarak farklı boyutlarda gelişen çevre bozulmaları meydana gelmiş ve gelmeye devam etmektedir.

Maden kömürü çıkarımının çevreye olan olumsuz etkileri nelerdir?

Yüzey şekillerinin ve drenajın değiştirilmesi
Flora ve faunanın zarar görmesi
Çevre düzenlemesi yapılarak olumsuz etki aza indirilebilir. Ancak bu durum kömür çıkarma maliyetini arttırır

Maden kömürü yakılmasının çevreye olan olumsuz etkileri nelerdir?

Hava kirliliğine yol açar.
Havadaki karbondioksit oranını arttırır.
Kömürün yanmasıyla ortaya çıkan sülfür bileşikleri asit yağmurlarının oluşumuna sebep olur.
Asit yağmurları suyun da kirlenmesine yol açar.
Tüm bunlar aynı zamanda insan sağlığı üzerine olumsuz etkiler yaratır.

Maden kömürü gittikçe artan enerji açığını kapatmada büyük bir öneme sahip olacaktır.

Ancak sözü edilen zararlarından dolayı bugünkü kullanımı bazı gelişmiş ülkelerde sınırlandırılmaktadır.

Gelişmiş ve gelişmemiş ülkelerin doğal kaynaklardan yararlanma şekilleri farklı mıdır?

Gelişmiş ülkelerde doğal kaynaklardan büyük ölçüde faydalanılır, ileri teknoloji kullanılır, çevre daha az kirletilir.

Gelişmemiş ülkelerde yeterince yararlanılamadığı gibi bazılarına hiç dokunulamamaktadır, teknoloji yetersiz, çevreye duyarlılık azdır.

Yanlış Doğal Kaynak Kullanımına Örnekler;

Siyanürle altın aranması
Ormanların tahrip edilmesi

Çevreye zarar vermeden doğal kaynaklar kullanılabilir mi?

Evet kullanılabilir, ancak ileri düzeyde teknoloji ve masraf gerektirir.

Az gelişmiş ülkelerde olanakların kısıtlı olması sebebiyle çevreye verilen zarar daha fazladır.

Bilinçli ve planlı olarak odun ihtiyacımızı nasıl karşılarız?

Yaşlı ve kurumaya yüz tutmuş ağaçlar kesilebilir.
Kağıt üretimi için çabuk büyüyen ağaçlar kullanmak.
Kesilen ağaçların yerine tekrar ağaç dikmek.

Bilinçsiz ağaç kesimi ne gibi sorunlar ortaya çıkarır?

Erozyon, heyelan, çığ, sel, kuraklık gibi afetlere yol açar.
Yer altı sularında azalma meydana gelir.
Ekolojik dengeyi (canlı varlığını) olumsuz etkiler.

Termik santrallerin zararlarından nasıl korunabiliriz?

Fosil yakıtlar yakılması sonucu ortaya çıkan atıkların zararını en aza indirmek için bacalarda filtre olmalı.
Çevre dostu enerji kaynakları (güneş, su, rüzgar)  tercih edilmelidir.

Bir göl neden kurur?

Her gölün bir su kazancı ve bir de su kaybı vardır.

Gölün su kazancı:
Göle dökülen akarsular
Yağış
Yer altı su kaynakları

Gölün su kaybı:
Sulama kanalı açılması
Besleyen akarsular üzerine baraj yapılması
Yeraltına sızma
Buharlaşma

Kayıplar kazançtan fazla ise göl suları çekilir ve kurur.

Aral Gölü’nün Kurumasındaki Sebepler Nelerdir?

Tarımda sulama
Besleyen ırmaklara baraj yapılması
Sızma ve buharlaşma gibi doğal nedenler

Göller çevre için neden önemlidir?

Özellikle su canlılarına barınaktır.
Çevresini nemlendirmesine ve geç ısınıp soğumasına bağlı olarak bölgesindeki iklimi yumuşatır.
Yer altı su kaynaklarını beslemektedir.

TAŞ OCAKLARI VE ÇEVREYE ETKİLERİ

Taş ocakları hangi amaçlarla kurulur?

Sert taş, kırma taş, kum, asfalt yapımı için mıcır, karayolu ve demiryolunda dolgu malzemesi, sıva malzemesi, çimento ve beton üretmek amacıyla kurulur.

Taş ocakları çevreye ne gibi zararlar verir?

Dinamit patlatılması gürültü kirliliğine yol açar.
Ocaktan çıkan tozlar bazı bitkilerin gelişimini yavaşlatır ve engeller.
Yüzeyin süpürülmesine dolayısıyla canlıların yaşam alanlarının yok olmasına sebep olur.
Ormanlar ve tarım alanlarına yakın olması bu alanları tehdit etmesine yol açar.

Taş ocaklarının çevreye verdiği zararı en aza indirmek için neler yapılabilir?

Daha az sayıda patlayıcı kullanmak
Kamyona yükleme işi sırasında taşları nemlendirmek
Endemik bitkilerin bulunduğu alanlarda taş ocağı işletilmesine engel olmak

Taş ocakları su kaynaklarına ne gibi zararlar verir?

Toprak örtüsü olmayan arazide su yüzeysel akışa geçer ve sızma gerçekleşemez.
Bu durum yer altı sularında azalmaya sebep olur.
Çevreye atılan toz ve atıklar da çevreyi kirletir.

Taş ocakları tarım alanlarına ne gibi zararlar verir?

Ocaklardan yayılan tozlar toprak örtüsüne karışarak toprağın kalitesini değiştirir.
Toprak üzerindeki bitkiler zarar görür.

YAĞMUR ORMANLARININ TAHRİBİ

Ormanlar neden önemlidir?

En fazla oksijen üreten doğal kaynaktır.
Odun, kereste, mobilya, kauçuk gibi ürünlerin hammaddesidir.
Ülkelere ekonomik kazanç sağlar.
Bünyesinde büyük miktarda karbondioksit barındırır.
Böylelikle atmosferin karbondioksit dengesinde önemli rol oynar.
Küresel iklim değişikliğini yavaşlatır.
Gürültü, hava, su, toprak kirliliğini önler.
Erozyon, heyelan, çığ gibi doğal afetlerden korur.
Bölge iklimini nemlendirir, sıcaklık farklarını azaltır.

Yağmur ormanları neden tahrip edilmektedir?

Sanayide kullanma
Hidroelektrik santralleri yapımı
Tarım alanı açma
Nüfus artışı
Yerleşme
Yol yapımı
Yakacak odun elde etme
Turizm yapılaşması
Orman yangınları

Yağmur ormanları tahribatı ne gibi sorunlar çıkarır?

Küresel ısınma ve iklim değişiklikleri
Ekosistem bozulmaları ve bazı canlı türlerinin ortadan kalkması
Erozyon ve heyelanın artması
Kuraklık
Tarımsal verimsizlik
Yerel halkın sosyal, kültürel ve ekonomik zarar görmesi

YER ALTI SULARININ AŞIRI KULLANIMI

Yer altı sularının aşırı kullanımı ne gibi sorunlar çıkarır?

Yer altı su seviyesinin azalması
Deniz suyu ile yer altı suyunun birbirine karışması
Tarım topraklarının tuzlanması
Yer altı suyuyla beslenen göl ve akarsuların kuruması

Yer altı sularının aşırı kullanımına örnekler;

Bir göl tabanı üzerine kurulu Mexico City 1940 – 1985 yılları arasında 7 metreden fazla çökmüştür. Şehir her yıl  5 – 40 cm çökmekte.

Tel Aviv şehri 1960’da aşırı su çekimine bağlı olarak deniz suyu yer altı suyuna karışmıştır. Alınan önlemlerle 1969’da sorun çözüldü. Önlemlerden biri bazı kuyuların kapatılmasıydı.

Yer altı su seviyesini belirleyen temel etmen nedir?

İklimdir.

Yağışı düzenli iklimlerde:
Yer altı su seviyesi yüksek,
yüzeye yakın
su miktarı açısından zengindir.

Tagged : / / / / / / / / / / / / / / / / / / /

Bölgeler ve Ülkeler Arası Etkileşimde Teknoloji

İnsanlar günlük yaşamda bir yere giderken; motorlu taşıtlar, uçaklar, trenler ve gemilerden faydalanırlar.

İnsanlar diğer insanlarla iletişimini televizyon, radyo, telefon, internet gibi ortamlardan sağlarlar.

Aynı şekilde yediğimiz yiyecekler, kıyafetlerimiz, eşyalarımız, otomobillerimizin yakıtı bize ulaşırken sanayi, ulaşım gibi birçok alanda teknolojik gelişmeden faydalanılır.

Teknolojik gelişmeler aynı zamanda insanların yaşam tarzlarını da değiştirmiştir;

Yaşam standardı yükselmiş,
Kırdan kente göç artmış,
İnsanların ihtiyaçları artmış,
Doğada daha çok söz sahibi olmuştur,

Teknolojik Değişimin Ulaşım ve İletişim
Alanlarındaki Yansımaları

Su ve buhar enerjisinin gelişmesiyle:
Buhar gücüyle çalışan trenler, gemiler, traktörler ile buhar makineleri yapıldı.
NOT: Buhar enerjisi = dıştan yanmalı motor

Demir ve tekstil sanayisinin gelimesiyle:
Kanallar açıldı, yeni yollar yapıldı, demiryolu ağı genişledi.

Kömür gücü ile çalışan motorlar yapılmasıyla:
Kömürle çalışan trenler yapıldı,
Makinelerin daha ucuza çalışması sağlandı,
Üretim arttı, ürün fiyatları düştü.
Gemiler daha uzak mesafelere gitti.
Yeni deniz yolları ortaya çıktı.

Çelik üretimine başlanmasıyla:
Telgraf ve kablolu bağlantılarla iletişim sağlanmaya başlandı.
Çelik kondüksiyonlu köprüler inşa edilmeye başlandı.
Daha sağlam ulaşım araçları yapıldı.

İçten yanmalı motorların icadı ve petrol üretimiyle;
Otomobiller yaygınlaştı.
Hava yolları gelişme gösterdi.

Elektrikli motorlar kullanımı ve elektronik sanayinin gelişmesiyle;
Radyo, televizyon, bilgisayar, telefon gibi araçlar kullanılmaya başlandı.
Daha yüksek hızlı, elektrikle çalışan trenler yapıldı.

Petrokimya sanayisinin gelişmesiyle;
Otoyollar yapılmaya başlandı.

Bilgi ve İletişim Teknolojisinin gelişmesi ve güneş enerjisi kullanımı ile;
İnternet, uydu kullanılmaya başlandı.
Uluslar arası bilgi ve iletişim ağları kuruldu.

Tagged :