İklim ve Sağlık Arasındaki İlişkiler

20. yüzyılda meydana gelen hızlı ve büyük çaplı sanayileşme ve ekonomik gelişme birçok problemi de beraberinde getirmiştir. Bu sorunlardan en büyüğünün ise iklim değişikliği ve neden olduğu ya da neden olacağı tahmin edilen büyük çaplı, toplumları derinden etkileyecek, sosyal ekonomik ve çevresel problemler olduğu ortaya çıkmıştır. Bu problemlerden insan hayatı için en önemlisi iklim değişikliğinin doğrudan neden olduğu veya dolaylı olarak tetiklediği, çoğu zaman ölümle sonuçlanan doğal afetler ve sağlık problemleridir.    İnsan hayatı için vazgeçilmez olan unsurlar hava, su, gıda ve barınmadır. Bu unsurlar iklimin insan hayatı ve sağlığına olan etkilerinin de bağlantı noktalarını oluşturmaktadır.

Hava: Ekstrem yüksek hava sıcaklıkları doğrudan öldürücü rol oynar. 2003’de Avrupa’da meydana gelen sıcak hava dalgası 70.000 insanın ölümüne yol açmıştır. Bu yüzyılın ikinci yarısına kadar sıcak hava dalgaların frekanslarının artacağı tahmin edilmektedir. Artan hava sıcaklığı yer seviyesi ozonu gibi hava kirleticilerinin miktarının artmasını tetiklemektedir. Her yıl 1.2 milyon insan kentsel hava kirliliğinden kaynaklanan kardiyovasküler ve solunum yolu hastalıkları sebebiyle hayatını kaybetmektedir.

Su: Değişen yağış  rejimi, yüksek buharlaşma, buzulların erimesi, ekonomik büyüme ve nüfus artışı tatlı su kaynaklarına olan baskıyı her geçen gün artırmaktadır. Artan kuraklık ve su kaynaklarına erişimdeki zorluklar, başta ishalli hastalıklar (ishalli hastalıkların %90’ı) olmak üzere birçok salgın hastalığı tetiklemekte ve ölümlere neden olmaktadır (WHO, 2009).

Gıda: Artan sıcaklıklar ve kuraklık nedeni ile tropikal kuşakta, özellikle birçok Afrika ülkesinde (2020’ye kadar %50 azalma‐IPCC,2007), yıllık tarımsal üretimin ii azalması beklenmektedir. Yetersiz beslenme sonucu her yıl 3.5 milyon insan hayatını kaybetmekte ve bu rakamın artması beklenmektedir. Ayrıca yetersiz beslenme, sıtma, ishal ve solunum yolu hastalıklarına karşı etkilenebilirliğin artmasına neden olmaktadır.

Barınma: Bu yüzyılın sonlarına doğru iklim değişikliğine bağlı olarak ekstrem fırtınalar,  şiddetli yağış  ve sıcak‐soğuk hava dalgalarının frekansında ciddi bir artış  beklenmektedir. 2080’e kadar kıyı yükselmesi nedeni ile etkilenen insan sayısının 10 kat artarak yıllık 100 milyona ulaşması beklenmektedir. Diğer doğal afetlerin de etkisi ile milyonlarca insanın evsiz kalması sonucu göçe zorlanacağı tahmin edilmekte ve bunun sonucunda ciddi toplumsal ve psikolojik travmaların ve toplumsal çatışmaların çıkacağından endişe edilmektedir.

Salgın Hastalıklar: Yüksek sıcaklıklar, değişen yağış  rejimi ve yüksek nem vektörle taşınan ya da su ve yiyeceklerle bulaşan hastalıkların hızla yayılmasına neden olmaktadır. Vektörle taşınan hastalıklar nedeni ile her yıl 1.1 milyon, ishalli hastalıklar nedeni ile de 2.2 milyon insan hayatını kaybetmektedir. Araştırmalar, 2030’a kadar Afrika’da 170 milyon insanın sıtma riski ile, 2080’e kadar da tüm dünyada 2 milyar insanın eklem ağrısı riski ile karşı karşıya olduğunu göstermektedir.

Makalenin tamamı ve Kaynak : MGM

Tagged : / /

Herkes zaman zaman şikayet ediyor! Kulak çınlamasının büyük tehlikesi

7’den 70’e herkeste görülmesi muhtemel olan kulak çınlamasının tehlikeli olabileceğinden bahseden KBB Uzmanı Opr. Dr. Yusuf Şentürk, kulak çınlamasının bir hastalık habercisi görevi görebileceğini belirtti.

Kulakta ya da kafanın içinde duyulan seslerin kulak çınlaması olarak tanımlandığını belirten KBB Uzmanı Opr. Dr. Yusuf Şentürk, “Kulak çınlaması kişi de zaman zaman ya da sürekli olarak görülebilir. Sesin tınısı kalın veya çok ince olabilir, tek kulağı ya da her ikisini birden etkileyebilir, bu durum kişiden kişiye değişebilir. Çınlama sürekli olduğunda kişiyi rahatsız edip gündelik yaşamı olumsuz şekilde etkileyebilir” dedi.

Kulak çınlamasının objektif ve subjektif olmak üzere ikiye ayrıldığını dile getiren Şentürk, “Objektif çınlama; kulaktaki sesleri hasta ile birlikte başkalarının da duyduğu durumdur.” şeklinde konuştu.

“Subjektif çınlama da ise sesleri sadece hasta duyar.” diyen Şentürk, “Kulak çınlaması sebebi çoğunlukla basit ve iyi huylu nedenler olabildiği gibi daha ciddi sorunlar da olabilir.” dedi.

Nedenleri nelerdir?
Sık karşılaşılan nedenleri ise; iç kulakta yer alan işitme sinir uçlarındaki hasar, kulak kiri, kulak zarındaki sorunlar, kulak enfeksiyonları, alerjik rinit, sinüzit, kulak bölgesine alınan travmalar, orta kulakta sıvı birikmesi, orta kulak kemikçiklerinin eklem yerlerinin sertleşmesi, orta kulakta yer alan kasların istemsiz kasılması…

…Östaki tüpünün genişlemesi (hamilelik ya da kilo vermeye bağlı), orta kulak atardamar anomalileri, baş ve boyun bölgesindeki damar genişlemeleri, denge ve işitmeyi sağlayan sinirlerdeki tümör (akustik nörinom), boyun omurlarının kireçlenmesi, diyabet, troid hormon bozuklukları ve B 12 vitamin eksiklikleridir.

Beyin tümörü habercisi…
Bunların dışında kulak çınlaması beyin tümörü habercisi de olabilmektedir. Bunun için kulak çınlaması sorunu yaşıyorsanız mutlaka gecikmeden bir KBB uzmanına başvurmalısınız

Bu durumda tedavi farklılıklar gösterebilir. Bu anlamda alanında uzmanlaşmış bir doktora başvurmak ve kulak çınlamasının gerçek nedenini bulmak hayati önem taşımaktadır” şeklinde konuştu.

Tagged : /

İşte İbn-i Sina’nın sağlık reçeteleri

İbn-i Sina’nın tedavi yöntemleri içinde bulunan bu doğal şifalı iksirler, sağlığımıza sağlık katacak. İşte geçmişten günümüze en doğal tedavi yöntemleri!

İbn-i Sina’nın tedavi yöntemleri içinde bulunan bu doğal şifalı iksirler, sağlığımıza sağlık katacak. Tıp bilimcisi İbn-i Sina’nın insanlığa armağanı olan bu yöntemleri mutlaka deneyin…
İbn-i Sina’nın sağlık reçeteleri

 İshal için;

Malzemeler: 2 litre su 100 gram ekşi nar kabuğu Hazırlanışı: Nar kabuklarını suda kaynatın ve ılıdıktan sonra tok karna 1 bardak için. Etkisini hızlı bir şekilde göreceksiniz.

Yara tedavisi için;

Malzemeler: 1 yemek kaşığı sumak Hazırlanışı: Göz kararı doğal bal Sumağı havanda ezip bal ile karıştırın. Yara olan yere bu karışımı uygulayın. Yaklaşık 1 saat sonra ılık su ile durulayın. Yaralı bölge geçene kadar işlemi uygulamaya devam edebilirsiniz.

Böbrek taşı için;

Malzemeler: 2 yemek kaşığı üzüm çekirdeği 1 su bardağı limonata Hazırlanışı: İki malzemeyi de karıştırıp için. Bu doğal karışım sayesinde böbrek taşlarından daha kolay bir şekilde kurtulmanız mümkün.

Ağız kokusu için;

Malzemeler: 3,5 gr havlıcan, 3,5 gr kuru zencefil, 3,5 gr karanfil, 3,5 gr kakule, 3,5 gr sivri biber, 70 gr misk, 105 gr limon kabuğu, 3,5 gram Hindistan cevizi tozu, 3,5 gr tarçın, Bal Hazırlanışı: Tüm malzemeleri tek tek havanda ezip bir kasede karıştırın. Üzerine göz kararı balı ilave edin. İyice karıştırdıktan sonra karışımdan bir tatlı kaşığı yiyin. Ağız kokusuna son derece etkili bir tariftir.

Tagged : /

Sağlık Coğrafyası

Sağlık coğrafyası, mekandan kaynaklanan tüm sağlık problemleri toplum, yer ve zaman yönleriyle inceleyen ve nedenlerini araştıran, hastalıkların önlenmesinde çözüm yöntemleri sunan, Beşeri coğrafyanın alt dalıdır. Sağlık coğrafyası disiplinlerarası çalışma konularından biridir. Genel olarak, sağlık ile ilgili konuların ve sorunların incelendiği ve araştırıldığı, bunların insanı etkileyen yönlerinin tartışıldığı ve varsa sorunlar için önerilerin dile getirildiği bir daldır.
Sağlık çalışmalarında önce veri toplanır. ikinci aşamada veriler düzenlenir ve daha sonra ise bunlar harita, grafik ve tablolara aktarılarak mekanda ve zamanda dağılış yapılır ve neden sonuç ileşkisi kurularak senteze ulaşılır. Mesela bir hastalığın bir il bazında dağılışı veya ülke bazında dağılışı yapılır. Burada hastalığın yoğunlaştığı sahalara ayrıntılı olarak bakılır ve bunun olası nedenleri araştırılır.
Bir hastalığın belli bir alanda görülmesinde mekana bağlı nedenler şunlar olabilir: Fiziki sebepler:sıcaklık, yağış, rüzgar, enlem, basınç vb. Kimyasal sebepler; Arazideki kayaç yapısı, bileşimi, mineral yapı ve oranları. Biyolojik sebepler; ortamdaki mantarlar, asalaklar, mikroorganizmalar. Hidrografik sebepler: suyun yeterliliği, kirliliği.Beşeri sebepler, hastane eksikliği, doktor ve hemşire azlığı, yetersiz beslenme şartları, ekonomik sebeplerden; madende çalışma, endüstri kuruluşunda çalışmadan kaynaklanan hastalıklar. Bu işlemler yapıldıktan sonra kesin neden ortaya konur ve çözüm önerileri yapılır. Bu türden çalışmalar Türkiye’de oldukça sınırlıdır.

Link : https://veyseldikme.files.wordpress.com/2016/11/sac49flc4b1k-coc49frafyasc4b1.pdf

1 Kaynakça
[1] YİĞİT, Güzin Kantürk. “TÜRKİYE’DE SAĞLIK
COĞRAFYASI”. TÜRKiYE’DE SAĞLIK COĞRAFYASI ÇALIŞMALARI ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME. http://www.newwsa.com.13
Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi.
http://web.archive.org/web/20160313043848/http:
//newwsa.com/download/gecici_makale_dosyalari/
nwsa-3782-1-5.pdf. Erişim tarihi: 5 Haziran 2014.
[2] DOĞRUÖZ, Türkan. “Özet”. Kırklareli Tarihine Işık Tutacak Bir Eser:Türkiye’nin Sıhhiiİçtimai Coğrafyası Kırklareli Vilayeti. http:
//www.historystudies.net/Makaleler/1690765239_
Turkan%20Do%C4%9Fru%C3%B6z%20-%2016.pdf.
Erişim tarihi: 5 Haziran 2014.

 

Yararlanabileceğiniz Farklı Bir Kaynak : [button color=”red” size=”small” link=”https://acikders.ankara.edu.tr/pluginfile.php/34644/mod_resource/content/1/1.%20Sa%C4%9Fl%C4%B1k%20Co%C4%9Frafyas%C4%B1na%20Giri%C5%9F.pdf” icon=”” target=”false” nofollow=”false”]Sağlık Coğrafyası[/button]

Tagged : /

Sağlık Harcamaları İstatistikleri, 2017

Sağlık harcaması 140 milyar 647 milyon TL olarak gerçekleşti

Sağlık harcamaları, 2017 yılında %17,4 oranında artarak, 140 milyar 647 milyon TL’ye ulaştı. Cari sağlık harcamasının toplam sağlık harcaması içindeki payı, 2016 yılında %94 iken, 2017 yılında %93,1 oldu.

Hizmet sunucularına göre sağlık harcamaları, 2016, 2017

Sağlık harcaması gayri safi yurtiçi hasılanın (GSYH) %4,5’ini oluşturdu

Toplam sağlık harcamasının GSYH’ye oranı, 2017 yılında %4,5 oldu. Genel devlet sağlık harcamasının GSYH’ye oranı ise, %3,5 olarak gerçekleşti.

Sağlık harcamalarının %78’i genel devlet bütçesinden karşılandı

Genel devlet sağlık harcamasının toplam sağlık harcaması içindeki payı, 2016 yılında %78,5 iken, 2017 yılında %78 olarak gerçekleşti.

Sağlık harcamalarının %17,1’i hanehalkları tarafından karşılandı

Hanehalkları tarafından tedavi, ilaç vb. amaçlı yapılan cepten sağlık harcaması, 2017 yılında %22,7 artarak 24 milyar 4 milyon TL oldu. Hanehalkları tarafından cepten yapılan sağlık harcamalarının toplam sağlık harcaması içindeki payı, 2017 yılında %17,1 olarak gerçekleşti.

Kişi başı sağlık harcaması 1 751 TL olarak gerçekleşti

Kişi başı sağlık harcaması, 2016 yılında 1 511 TL iken, 2017 yılında %15,9 artarak, 1 751 TL’ye yükseldi. Kişi başı sağlık harcaması ABD Doları ($) bazında değerlendirildiğinde ise, 2016 yılında 500 $ iken, 2017 yılında 480 $ olarak hesaplandı.

Sağlık harcamalarına ilişkin temel göstergeler, 2016, 2017

Tagged : / /

Türkiye’nin Yer Altı Suları

Yer altı sularının kendiliğinden yer yüzüne ulaşmasına pınar veya kaynak denir. Türkiye’de gayzer hariç tüm yer altı kaynaklarına rastlanır.

1. Yamaç (Vadi) Kaynakları

 Geçirimli tabaka boyunca yer altına sızan suyun uygun yerlerde yüzeye çıkması ile oluşan kaynaklardır.
 Türkiye dağlık, engebeli ve yüksek bir ülke olduğu için fazla rastlanır.
 Suları genelde temiz, içmeye uygun ve soğuktur.
 Akım miktarı  iklime bağlı olarak değişir.

2. Karstik Kaynaklar

 Karstik arazilerde yer altına sızan suların uygun bir noktada yüzeye çıkmasıyla oluşan kaynaklardır.
 Ülkemizde Akdeniz Bölgesinin genelinde, özellikle Teke – Taşeli Platolarında görülmektedir.
 Suları kireçli ve içmeye fazla elverişli değildir.
 Akım miktarı yıl içinde fazla değişim göstermez.

3. Artezyen Kaynakları

 İki geçirimsiz tabaka arasında biriken suların insan eliyle (sondaj yardımı ile) yüzeye çıkmasıyla oluşur.
 Ülkemizde ovaların büyük bölümünde bu tip kaynaklara rastlanır.
 Bazı bölgelerimizde içme suyu temini için de kullanılır.
 Bazı ovalarda aşırı su çekimi nedeniyle artezyen kaynaklar çok derine inmiştir.

4. Fay Kaynakları

 Yer altına sızan suyun ısınarak fay hatları boyunca yüksek basınçla yukarı çıkmasıyla oluşur.
 Fay hatları ile bu kaynakların çıkış yeri paraleldir.
 Suları sıcak ve mineral açısından zengindir.

Türkiye’de Jeotermal Kaynaklardan Nasıl Faydalanılır?

• Elektrik enerjisi üretimi Denizli-Sarayköy ve Aydın-Germencik’te yapılmaktadır.
• Sera ve konut ısıtmasında kullanılır.
• Sağlık turizminde faydalanılır. Başlıca kaplıcalarımız: Balçova, Çeşme Ilıca, Karahayıt, Simav, Gazlıgöl, Kızılcahamam, Hamamözü, Havza, Sorgun.

Türkiye’de Neden Fay Kaynakları Fazladır?

 Genç bir ülkedir.
 Fay hatları ve volkan arazileri fazladır.

Tagged : / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / /