Türkiye’de Rüzgar Enerjisi ve Rakamlarla Rüzgar Enerjisi

En hızlı yayılan yenilenebilir enerji türleri arasında yer alan rüzgar enerjisi, ortaya koyduğu rakamlarla ne kadar doğru bir tercih olduğunu kanıtlıyor.

Fosil yakıt aramak, çıkarmak ve işlemek için gereken zaman ve maliyeti en kısa zamanda enerji çıktısına çeviren rüzgar gücü, dünyanın dört bir yanında giderek artan sayılarla yayılmaya devam ediyor.

rüzgar haritaları
rüzgar haritaları

Birçok coğrafyadan çok sayıda ülkenin yaptığı yatırımların ortaya koyduğu veriler, rüzgar gücünün ne kadar doğru bir tercih olduğunu gözler önüne seriyor:

  • ABD Enerji Bakanlığı’nın verilerine göre 2012’de dünya genelinde rüzgar enerjisinden üretilen elektril miktarı 65 milyar kw/s oldu. Bu sayı, ABD’de altı milyon haneyi aydınlatmaya yetecek enerjiyi temsil ediyor.
  • ABD, 2020 yılına gelindiğinde rüzgar enerjisiyle 25 milyon haneye yetecek elektrik elde etmeyi planlıyor.
  • Dünya genelinde kurulan rüzgar santrallerinin maliyeti, kw/s başına sadece 2-6 sent.
  • 1 MW elektriğin, fosil yakıtlar yerine rüzgar türbinleriyle elde edilmesi, dünyayı bir yıl içinde 1500 ton karbondioksit, 6.5 ton sülfür dioksit, 3.2 ton nitrojen oksit ve 25 kg cıvadan kurtarıyor.
  • Rüzgar santrali çiftlikleri, tükettikleri enerjinin 17 ile 39 kat fazlasını üretiyor. Bu oran nükleer santal ve kömür santrallerinde sırasıyla 16 ve 11 kat olarak beliriyor.
  • İspanya, elektrik ihtiyacının yüzde 60’ından fazlasını rüzgar santralleriyle karşılayan ülke olarak, Avrupa’da ilk sırada yer alıyor.
  • Rüzgar enerjisi sektörü, her yıl Brezilya’da 12 bin kişiye iş imkanı sağlıyor.
  • Çin’de rüzgar enerjisi sektörü 2011 yılında yüzde 40 büyüme gösterirken, aynı yıl sonunda ülkedeki rüzgar türbini sayısı 46 bine ulaştı.
  • Danimarka, elektrik ihtiyacının yüzde 30’unu rüzgar santrallerinden sağlıyor. Danimarka hükümeti bu oranı 2020’de yüzde 50’ye, 2050’de ise yüzde 100’e çıkarmayı amaçlıyor.
  • 2011’de yapılan bir ankete göre, Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerde halkın yüzde 89’u rüzgar santrallerini destekliyor.
  • AB genelinde, 2011 yılında rüzgar enerjisi sektöründe çalışan personel sayısı 240 bine ulaştı. Aynı yıl, dünya genelinde sektörün istihdam ettiği kişi sayısı 670 bin oldu.
  • TÜREB tarafından açıklanan verilere göre, Türkiye’nin 2002 sonu itibari ile 18.9 MW olan kurulu rüzgar enerjisi gücü 2012 sonunda 2,312.5 MW’a, 2013’ün ilk yarısında ise 2,619 MW’a yükseldi.
ruzgar atlasi
ruzgar atlasi
Tagged : / /

Yeryüzünde Sıcaklığın Dağılışını Etkileyen Faktörler

1. Güneş Işınlarının Düşme Açısı
(Güneş ışınlarının atmosferde aldığı yol)

Güneş ışınları bir yere ne kadar dik açıyla düşerse sıcaklık değerleri de o kadar yüksek olur. Çünkü dik açıyla gelen ışınlar daha dar alanları ısıtmaktadır.

Güneş ışınlarının düşme açısı dünyanın şekli, eksen eğikliği, günlük hareketi ve eğime bağlı olarak değişir.

a. Dünyanın Şekli: Ekvator’dan kutuplara doğru gidildikçe güneş ışınlarının geliş açısı küçülür.
b. Eksen Eğikliği: Dünyanın güneş etrafındaki dönüşüne bağlı olarak yıl içinde yarımkürelere farklı açılarla düşer.
c. Günlük Hareket: Dünyanın kendi ekseni etrafındaki dönüşüne bağlı olarak sabah ve akşam dar açılarla düşerken, öğle vakti daha dik açıyla düşer.
d. Bakı ve Eğim: Güneşe bakan yamaçlar güneş ışınlarını daha dik açıyla alırlar.

2. Güneşlenme Süresi

Güneşlenme süresi uzadıkça atmosferdeki ısı birikimi artacağı için sıcaklık da artar.

Gün içinde en yüksek sıcaklıkların öğleden birkaç saat sonra olması bununla ilgilidir. En soğuk zaman ise güneşin doğmasından önceki andır.

3. Yükselti

Atmosfer yerden yansıyan ışınlarla ısındığı için yerden yükseldikçe her 200 metrede 1 ºC sıcaklık azalır.

Sıcaklığın Deniz Seviyesine İndirgenmesi:

Soru: 1200 metre yükseltideki A noktasının sıcaklığı 18ºC olarak ölçülmüştür. A noktasının deniz seviyesine indirgenmiş sıcaklığı kaç derecedir?

1200 / 200 = 6 18 + 6 = 24 ºC

4. Kara ve Denizlerin Dağılışı

Karalar daha çabuk ısınır ve daha çabuk soğurken, denizler geç ısınır, geç soğurlar.

Ayrıca karalar denizlerden yazın daha sıcak, kışın ise daha soğuk olurlar.

Kuzey yarım kürede karalarda en sıcak ay Temmuz, en soğuk ay ise Ocak’tır. Buna karşın denizlerde en sıcak ay Ağustos, en soğuk ay Şubat’tır.

Kuzey yarım kürede karalar daha fazla yer kapladığından sıcaklık ortalamaları ve farkları güney yarımküreden daha fazladır.

5. Nem

Atmosferdeki su buharına nem denir.

Nemin fazla olduğu yerlerde aşırı ısınma ve soğuma görülmez. Bu nedenle günlük ve yıllık sıcaklık farklılıkları azdır.

Kış aylarında havanın bulutlu olduğu günler, bulutsuz günlere göre daha ılık geçer. Çünkü bulutlu günlerde yerin ısı kaybı daha az olur, bulutsuz günlerde ise fazla olur, bu durumda ayaz meydana gelir.

6. Okyanus Akıntıları

Okyanuslarda suyun kütle halinde bir yerden başka bir yere hareket etmesine okyanus akıntısı adı verilir.

Ekvator çevresinden gelen sıcak su akıntıları geldikleri yerde sıcaklığı arttırırken, kutuplardan gelen soğuk su akıntıları sıcaklığı düşürür.

7. Rüzgarlar

Ekvator çevresinden esen rüzgarlar sıcaklığı arttırırken kutup çevrelerinden esen rüzgarlar sıcaklığı düşürür.

8. Bitki Örtüsü

Bitki örtüsünün gür olduğu alanlar nemli ortamlar olduğu için ormanlar gündüz aşırı ısınmayı, gece aşırı soğumayı önler.

Tagged : / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / /

Yerel Rüzgarlar

Rüzgar gülüŞimdiye kadar anlatılan büyük basınç merkezlerinin dışında, daha dar sahaları ilgilendiren ve bu sebepten yerel aksiyon merkezleri denen bir takım alçak ve yüksek basınç sahaları vardır. Bu sahalardaki yerel basınç farklılıklarının meydana getirdiği rüzgarlara da yerel rüzgarlar adı alır.Üzerlerinde bir takım coğrafi faktörler rol oynamakla birlikte yerel rüzgarlar üzerinde rölyefin tesiri, kendini, sıcaklığın artması yahut azalması şeklinde gösterir. Bu açıdan yerel rüzgarlar iki grupta toplanırlar:

Sıcak yerel rüzgarlar : Fön, Sirokko, Hamsin

Soğuk yerel rüzgarlar : Mistral, Bora, Krivetz, Poyraz.

Fön Rüzgarı ve özellikleri Continue reading “Yerel Rüzgarlar”

Tagged : / /