Bitki Örtüsünü Etkileyen Faktörler

1. İklim: İklim koşulları bitkilerin oluşum, gelişim ve yayılım özelliklerini doğrudan etkileyen en önemli faktördür.

Sıcaklık: Sıcaklık değerlerinin düşük olduğu yerlerde bitki gelişimi zordur. Toprağın donmuş halde olması bitkinin beslenmesini engellediği gibi soğuk koşullar besin dolaşımını da olumsuz yönde etkiler. Yüksek sıcaklık değerleri ise buharlaşmayı şiddetlendirerek hem bitkilerin topraktan su yoluyla beslenmesini engeller hem de bitkinin sürekli su kaybetmesine yol açar.

Yağış: Bitkilerin oluşabilmesi, beslenebilmesi ve varlığını sürdürebilmesi için yağış olmazsa olmaz bir faktördür. Yağışlı alanlarda bitki örtüsü daha sık ve yoğun, kurak alanlarda ise seyrek ve cılızdır.

Rüzgar: Bitkilerin besin çevrimini sürdürebilmesi için havadaki karbondioksit ve oksijene ihtiyaçları vardır. Rüzgar belirli bir ölçüdeki bitki gelişimini olumlu yönde etkiler. Ancak şiddetli rüzgar bitki gelimini bozucu etki yapmaktadır.

 

 

2. Yer Şekilleri: Yer şekillerinin düz veya engebeli olması, eğim ve bakı gibi faktörler bitkiler üzerinde etkilidir.

 

Eğim: Eğim değerlerinin yüksek olduğu yamaçlarda tohumların filizlenmesi süpürülmeden dolayı zordur. Toprak kalınlığının fazla olduğu az eğimli alanlarda ise tohum transferi daha kolay gerçekleşir. Çukur ve çöküntüler bitkiler için yaşam koşullarının kolay olduğu sığınaklardır.

Bakı: Güneş veya denize bakan yamaçlar bitki örtüsünün gelişimi için daha elverişlidir. Güneş gören yamaçarda bitkiler daha erken olgunlaşır. Denize bakan yamaçlar ise daha fazla yağış aldığından dolayı buradaki bitkiler daha gürdür.

 

 

3. Yükselti: Yükseklik arttıkça sıcaklık değerleri azalır ve belirli bir seviyeye kadar yağış miktarı artar. Buna bağlı olarak yükseltinin arttığı dağlık alanlarda bitki topluluklarının kendi içinde katlaştığı görülür.

 

 

4. Toprak Yapısı: Bitkinin en temel beslenme kaynağı topraktır. Bu nedenle toprağın fiziksel ve kimyasal özellikleri bitkiler üzerinde doğrudan etkilidir. Kayalık ve toprak örtüsünden yoksun arazilerde bitki örtüsü görülmez. Benzer şekilde toprak örtüsünün çok sıkı olduğu killi araziler ile aşırı tuzlu topraklarda da bitki oluşumu oldukça zordur.

 

 

5. Biyolojik Faktörler: Canlılar bitki örtüsünün varlığını hem olumlu hem de olumsuz yönde

etkileyebilirler. Arıların ve çeşitli böcek türlerinin döllenmeyi hızlandırması, memelilerin tohumları nakletmesi, insanların farklı bölgelere yeni bitkiler taşıması olumlu etkilere örnek verilebilir. Diğer taraftan insan etkisiyle bitki örtüsünün yok edilmesi, tarla açma, yol yapımı, orman yangınları, aşırı hayvan otlatma gibi etkinlikler bitki örtüsüne büyük zarar vermektedir.

Tagged : / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / /

Türkiye’de Bitki Formasyonları

Türkiye’de Bitki Formasyonları

Boyutları iki metreden uzun, belirli bir sıklıkla bir arada bulunan ağaç topluluklarından oluşan bitki örtüsüne orman denir.

Ormanlar 400 mm den fazla yağış alan ve en sıcak ay ortalaması 10 derece ve üzerinde olan yerlerde yetişebilir.

Ormanlar şekillerine göre ikiye ayrılır: 1. Geniş Yapraklı Ormanlar, 2. İğne Yapraklı Ormanlar

Türkiye’de en çok ormanlık alan Karadeniz Bölgesinde, en az orman alanı ise Güneydoğu Anadolu Bölgesinde görülür.

A. Türkiye Ormanları

1. Karadeniz Ormanları

            Yıl boyu bol yağış ve uygun sıcaklıklar sebebiyle ormanlar oldukça sık ve gürdür. Buradaki ormanlar alçaktan yükseğe doğru tabakalı bir yapı gösterirler.

a. Geniş Yapraklı Ormanlar

0 – 1000 metre arasında görülen bu ormanların en önemli ağaç türü kayın ağacıdır. Karadenizdeki dağların kuzeye bakan yamaçlarında görülürler.

b. Karma Yapraklı Ormanlar

1000 – 1500 metre arasında görülen bu ormanlarda geniş ve iğne yapraklılar bir arada görülür.

c. İğne Yapraklı Ormanlar

Nemli ve soğuk koşulların yaşandığı 1500 – 2200 metre arasında görülürler. Bu ormanlarda bulunan en önemli ağaç türleri Sarıçam ve Ladin ağaçlarıdır. Bolu, Aladağ, Köroğlu, Ilgaz dağlarında yaygın olarak görülürler.

2. Batı Anadolu Ormanları

Marmara ve Ege Bölgesinde yer alan ormanlardan oluşur.

a. Geniş Yapraklı Ormanlar

Burada en çok meşe ve kayın ağaçları görülür.

Meşe Ormanları: Güney Marmara ovalarında, Saros Körfezi kıyılarında ve Ege Bölgesinin orta kesimlerindeki dağlık alanlarda görülür.

Kayın Ormanları: Samanlı Dağları, Kapıdağ Yarımadası, Alaçam Dağları ile vadilerin iç kısımlarında görülürler.

b. İğne Yapraklı Ormanlar

1200 metreye kadar Kızılçam, 2000 metreye kadar Karaçam yaygın olarak görülür. Ayrıca fıstık çamları da görülür.

Kızılçam Ormanı: Ege’nin batı ve güneyinde, Koru Dağları ve Gelibolu Yarımadasında görülürler.

Karaçam Ormanı: Uludağ’ın güney yamaçları ile Bozdağlarda görülürler.

Fıstıkçamı Ormanı:Çanakkale çevresi, Bergama’nın kuzeyi, Aydın’ın güneyinde görülürler.

3. Akdeniz Ormanları

Dalaman Çayından başlayıp İskenderun’un doğusuna kadar uzanan bir alanda görülürler. Deniz seviyesinde görülen makileri meşe ağaçlarından oluşan ormanlar ve daha yüksekte kızılçam ormanları takip eder.

a. Geniş Yapraklılar

Toros Dağlarının kuzeyi ile vadilerin tabanlarında rastlanır. Meşe, kayın ve gürgen ağaçlarının yaygın olduğu bu alanda kızılcık, fındık, porsuk ve dişbudak ağaçları da görülür.

b. İğne Yapraklılar

0 – 1200 metre aralığında Kızılçam ormanları, 1200 – 1800 metre aralığında Karaçam ormanları görülür.

Kızılçam Ormanları: Toros Dağlarının güneye bakan yamaçları ile Antalya – Teke bölgelerinde görülür.

Karaçam Ormanları: Teke yarımadası, Davras ve Geyik Dağlarında görülür.

Ayrıca 1000 – 2500 metreler arasında Ardıç ormanları, 900 – 2400 metreler arası Sedir ağaçları görülür.

4. İç Bölge Ormanları

İç, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri orman yetimesi için uygun sıcaklık ve yağış koşullarına sahip değildir. Genellikle meşe ağaçları görülen bu bölge ormanlarında yüksek kesimlerde soğuğa dayanıklı çam türlerine de rastlanır.

İç Anadolu’da Yozgat çevresinde meşe ve ardıç ağaçlarından oluşan ormanlar bulunur.

Doğu Anadolu’da Munzur Dağlarında meşe, Allahuekber Dağlarında sarıçam orman alanları bulunur.

Güneydoğu Anadolu’da ise yalnızca Adıyaman – Gaziantep çevresi ile Karacadağ eteklerinde meşe ve kızılçam ağaçları görülür.

B. Türkiyede Çalı Formasyonu

 

1. Maki

Akdeniz iklim bölgelerinde kızılçam ağaçlarının tahribi ile oluşmuş her mevsim yeşil kalan kısa boylu çalı topluluklarına maki denir.

Makiler Zeytin, mersin, zakkum, kocayemiş, nane gibi türlerden oluşur. Akdeniz, Ege ve Güney Marmara’da sıklıkla rastlanır.

2. Garig

Akdeniz ve Ege bölgelerinde maki alanlarının tahribi ile oluşmuş diz boyu çalılıklardır. Bu bölgelerin kıyılarında görülür.

3. Psödomaki (Yalancı Maki)

Karadeniz Bölgesinde orman tahribi sonucunda ortaya çıkmış olan bu ağaç türleri Defne, kestane, ıhlamur gibi ağaçlardır. Daha çok kuzey Anadolu dağlarının kuzeyinde rastlanır.

C. Türkiyede Ot Formasyonu

1. Bozkır

Yağış ve sıcaklık değerlerinin orman oluşumu için yetersiz olduğu alanlarda görülen ve yılın belli bir dönemi yaşayabilen kısa boylu ot topluluklarıdır.

Belli başlı bozkır türleri: Kekik, gelincik, kılıç otu, çayır dikeni, çoban yastığıdır. İlkbaharda yeşerir, yazın sararır. İç, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde özellikle iç kesimlerde görülürler.

2. Antropojen Bozkır

İç kesimlerdeki meşe, ardıç ve karaçam türü ağaçların tahribi ile oluşan bitki türüdür. Daha çok İç Anadolu’ya bakan yamaçlarda görülürler.

3. Yüksek Dağ Çayırları

Ülkemizde Erzurum – Kars Platosu ile Karadeniz ve Akdeniz Dağlarının yüksek kesimlerinde görülen çayırlar, bozkıra göre daha uzun boylu ve gürdür.

Ağaç Türleri

Nemcil Bitkiler: Kayın, Kestane, Gürgen, Kızılağaç

Kurakçıl Bitkiler: Meşe, Ardıç

Dayanıklılığına Göre Çamlar: Kızılçam, Karaçam, Sarıçam

Diğer Çam Türleri: Ladin, Sedir, Köknar

 

Ormanın Faydaları

  1. Havayı temizler.
  2. Gürültüyü azaltır.
  3. Sıcak ve soğuğu dengeler.
  4. Av hayatının devamını sağlar.
  5. Biyolojik dengeyi korur.
  6. Yer altı suyunu dengeler.
  7. İnsanlar için eğlence ve piknik alanıdır.
  8. Taşkın, çığ, heyelan ve erozyonu engeller.

 onları, Bitkiler, Bozkır, Çay, Dağ Çayırları, deniz, Dere, Dolu, Ekonomik, Erozyon, Fıstıkçamı Ormanı, Garig, Göknar, Gürgen, Heyelan, İç Bölge Ormanları, Kar, Karaçam Ormanı, Karadeniz Ormanları, Kars, Kayın, Kayın Ormanları, Kestane, kıyılar, Kızılağaç, Kızılçam, Kızılçam Ormanı, Kocayemiş, Kura, Ladin, Maki, Makiler, Mersin, Meşe, Meşe Ormanları, Nem, Oba, Orman, Ormanın Faydaları, ormanlar, Ormanların Korunması, Ot, Ot Formasyonu, Plato, Psödomaki, Sanayi, Sarıçam, Sedir, Sıcaklık, tarım, Taş, Türkiye Ormanları, Uludağ, Vadi, Yağış, Yalancı Maki, Zakku

Ormanın Ekonomik Değeri

Ormanlardan, tomruk, maden direği, sanayi odunu, kağıt, lif, yonga odunu, mobilya, yakacak temini, inşaat malzemesi alanlarında faydalanılır.

Kayın Mobilya
Kızılçam Telefon/maden direği, yakacak, mobilya
Fıstıkçamı Fıstık (yemek)
Meşe Tarım araçları, parke, yakacak, mobilya
Ardıç Kurşun kalem, çit, parke, mobilya

Ormanların Korunması

  1. Halk bilinçlendirilmeli.
  2. Orman alanlarında ateş yakılmamalı, çöp bırakılmamalıdır.
  3. Bina ve tarla yapımı için orman arazisi açılmamalı.
  4. Orman yangınları sonrasında boş kalan yerler tekrar ağaçlandırılmalı.
  5. Orman alanları milli park ilan edilerek korunmalıdır.
Tagged : / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / /

Türkiye’nin Bitki Varlığı

Türkiye’de Bitki Çeşitliliği

Dünya’da bitki çeşitliliğinin en fazla olduğu yerler ekvator çevresidir. Buradaki ülkelerden sonra Türkiye, en çok bitki türü barındıran ülkedir.

Avrupa Kıtası, Türkiye’nin yaklaşık 15 katı büyüklüğüne sahip olmasına rağmen, tüm Avrupa Kıtası’nda yaklaşık 12.000 bitki türü yer alırken Türkiye’de 12.000’den fazla bitki türü bulunmaktadır.

 

Bitki Çeşitliliğini Etkileyen Faktörler

1. İklim

            Ülkemizde farklı iklimler görülmesi bitki çeşitliliğinin zengin olmasını sağlamıştır. Her iklim alanında o iklime özgü bitki toplulukları yaşamaktadır.

İklim Bitki Örtüsü
Akdeniz Kızılçam, kısa boylu ağaçlar: çalılar
Karasal Kısa boylu ot toplulukları: Bozkır
Karadeniz Orman

2. Yer Şekilleri

Dağların uzanış yönü, eğim ve bakı bitkilerin gelişiminde etkilidir. Buna bağlı olarak yüksek dağlarda, derin vadilerde ve geniş havzalarda farklı türler görülür.

3. Yükselti

Yağış belli bir seviyeye kadar artar, sıcaklık ise yükseldikçe azalır. Buna bağlı olarak yükselti arttıkça bitki türlerinde farklılaşma görülür.

(Akdeniz’de Maki, İç Kesimlerde Step) à Geniş Yapraklılar à İğne Yapraklılar à Dağ Çayırları

Geniş Yapraklılar İğne Yapraklılar
Kayın Sarıçam
Meşe Karaçam
Kestane Göknar
Ihlamur Ladin
Gürgen Kızılağaç
Dişbudak  

4. Toprak Yapısı

Topraklar, kalınlık, ana kayanın özellikleri ve su tutma kapasitesi gibi bazı farklılıklara sahiptir. Bitkiler yaşama olanağı buldukları, kendi ihtiyaçlarına uygun topraklarda varlıklarını sürdürebilirler.

Türkiye’deki toprak çeşitliliği, bitki türlerinin sayısında da artışa sebep olmuştur.

5. Jeolojik Evrim

            Jeolojik zamanlar boyunca görülen iklim değişiklikleri, farklı enlemlere ait bitkilerin de buraya uyum sağlamasına yol açmıştır.

6. Canlıların Etkisi

            Yeni bitki türlerinin ülkemizde denenmesi, arıların döllenmeyi hızlandırması gibi faaliyetler bitki çeşitliliğini olumlu etkiler. Buna karşın insanlar aynı zamanda bitki tahribatı yoluyla bu çeşitliliği azaltabilmekteler.

 

Türkiye’de Bitki Çeşitliliğinin

Fazla Olmasının Nedenleri:

 

  1. Türkiye’de çok çeşitli iklim tiplerinin görülmesi.
  2. Çok çeşitli toprak tiplerinin görülmesi.
  3. Yer şekilleri ve yükseltinin kısa mesafede çeşitlilik göstermesi.
  4. Jeolojik zamanlar boyunca görülen iklim değişmeleri.
  5. İnsanların etkisi

 

 

Bitkilerle İlgili Temel Kavramlar:

1. Relikt (Kalıntı) Bitki

Eski jeolojik dönemlerden günümüze ulaşmış fakat iklim şartlarının değişmesi sebebiyle günümüzde zorlukla yaşamını sürdüren bitki topluluklarıdır.

Karadeniz kıyısında bulunan Akdeniz iklimi bitkileri ile Akdenizdeki Sığla ağacı relikt bitki özelliğindedir.

Relikt bitkiler: Ihlamur, Kestane, Ladin, Kızılağaç, Ardıç, Göknar, Karaçam

2. Endemik Bitki

Dünyanın sadece belirli yerlerinde görülen, başka yörelerde rastlanmayan bitkilere endemik bitkiler denir.

Türkiye, endemik bitki sayısı açısından zengindir. Ülkemizdeki bitkilerin yaklaşık üçte biri endemik bitkilerdir. Ülkemizde endemik bitkiler en çok Toros Dağları kuşağında bulunur.

Türkiye’de Endemik Bitki Çeşitliliğinin

Fazla Olmasının Sebepleri

  1. Orta kuşakta yer alması sebebiyle hem kuzey hem güney sektörlü hava kütleleri etkisindedir.
  2. Üç kıtanın kesiştiği yerdedir.
  3. Dağlar kıyıya yakın ve çoğunlukla paraleldir. Bu da kıyı ile iç kesimler arasında kısa mesafede bitki türlerinin değişmesini sağlamıştır.
  4. Yükselti batıdan doğuya doğru artar, bunun sonucunda bitki türleri katmanlaşır.
  5. Türkiye’de mikroklima (çevresine göre derin, çukurluk, korunaklı) alanları fazladır.
  6. Türkiyede farklı toprak ve ana kaya çeşitlerinin bulunması.
  7. Buzul çağlarından fazla etkilenmeyerek birçok bitkinin yaşamını sürdürmesini sağlamıştır.

Türkiye’de Endemik Bitkiler

Doğu Ladini Doğu Karadeniz
Sığla Fethiye, Köyceğiz
Kazdağı Göknarı Kazdağı
Kardelen Doğu Anadolu
Anzerçayı Rize (İkizdere)
Devedikeni Akdeniz ve Ege Bölgesi
Sevgi Çiçeği Ankara
Sarı Meyan Konya
Uludağ Göknarı Uludağ
Kasnak Meşesi Göller Yöresi
Datça Hurması Datça, Teke Yöresi

3. Kozmopolit Bitki

Yeryüzünde oldukça geniş alanlara yayılmış farklı yetişme koşullarında varlığını sürdürebilen bitki türlerdir.

Ülkemizde Çam ve Meşe bu türdendir.

4. İnsan Tahribatı İle Ortaya Çıkan Türler

Antropojen Bozkır Ormanların tahribi ile.
Garig Kızılçam ve maki tahribi ile.
Psödomaki Maki benzeri ağaç çalı toplulukları.

Tagged : / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / /

Türkiye’nin Yer Altı Suları

Yer altı sularının kendiliğinden yer yüzüne ulaşmasına pınar veya kaynak denir. Türkiye’de gayzer hariç tüm yer altı kaynaklarına rastlanır.

1. Yamaç (Vadi) Kaynakları

 Geçirimli tabaka boyunca yer altına sızan suyun uygun yerlerde yüzeye çıkması ile oluşan kaynaklardır.
 Türkiye dağlık, engebeli ve yüksek bir ülke olduğu için fazla rastlanır.
 Suları genelde temiz, içmeye uygun ve soğuktur.
 Akım miktarı  iklime bağlı olarak değişir.

2. Karstik Kaynaklar

 Karstik arazilerde yer altına sızan suların uygun bir noktada yüzeye çıkmasıyla oluşan kaynaklardır.
 Ülkemizde Akdeniz Bölgesinin genelinde, özellikle Teke – Taşeli Platolarında görülmektedir.
 Suları kireçli ve içmeye fazla elverişli değildir.
 Akım miktarı yıl içinde fazla değişim göstermez.

3. Artezyen Kaynakları

 İki geçirimsiz tabaka arasında biriken suların insan eliyle (sondaj yardımı ile) yüzeye çıkmasıyla oluşur.
 Ülkemizde ovaların büyük bölümünde bu tip kaynaklara rastlanır.
 Bazı bölgelerimizde içme suyu temini için de kullanılır.
 Bazı ovalarda aşırı su çekimi nedeniyle artezyen kaynaklar çok derine inmiştir.

4. Fay Kaynakları

 Yer altına sızan suyun ısınarak fay hatları boyunca yüksek basınçla yukarı çıkmasıyla oluşur.
 Fay hatları ile bu kaynakların çıkış yeri paraleldir.
 Suları sıcak ve mineral açısından zengindir.

Türkiye’de Jeotermal Kaynaklardan Nasıl Faydalanılır?

• Elektrik enerjisi üretimi Denizli-Sarayköy ve Aydın-Germencik’te yapılmaktadır.
• Sera ve konut ısıtmasında kullanılır.
• Sağlık turizminde faydalanılır. Başlıca kaplıcalarımız: Balçova, Çeşme Ilıca, Karahayıt, Simav, Gazlıgöl, Kızılcahamam, Hamamözü, Havza, Sorgun.

Türkiye’de Neden Fay Kaynakları Fazladır?

 Genç bir ülkedir.
 Fay hatları ve volkan arazileri fazladır.

Tagged : / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / /

Türkiye’de İklim Elemanlarının Etkileri

 1. Sıcaklık

  Sıcaklık yükselti sebebiyle batıdan doğuya, enlem etkisi sebebiyle güneyden kuzeye azalır.

  1. Sıcaklık farklılıkları iç bölgelerde fazla, kıyı bölgelerde azdır.
  2. Kıyı bölgelerimiz iç bölgelerimize göre daha sıcaktır.
  3. Kışın batıdan doğuya, kıyıdan iç kesimlere doğru sıcaklıklar düşer.
  4. Yazın en sıcak yer Güneydoğu Anadolu Bölgesidir.
  5. İç kesimlerde ani ısınma ve soğuma fazladır. Bunun etkisiyle don olayı sıklıkla görülür.

  Türkiye’de yükselti batıdan doğuya doğru artar,

  • Yükselti arttıkça sıcaklık düşer,
  • Buna bağlı olarak batıdan doğuya doğru sıcaklık düşer.

  Ekvator’dan kutuplara doğru güneş ışınlarının geliş açısı küçülür.

  • Kuzey yarım kürede güneydeki enlemler kuzeydeki enlemlere göre daha sıcaktır.
  • Buna bağlı olarak güneyden kuzeye sıcaklık azalır.

  Karasal yerlerde sıcaklık farklılıkları, nemli kıyı kesimlerine göre daha fazladır.

  • Türkiye’de Kıyılarda sıcaklık farklılıkları az, iç kesimlerde fazladır.

 2. Basınç ve Rüzgarlar

  Ülkemiz coğrafi konumundan dolayı yaz ve kış farklı basınç merkezlerinin etkisinde kalır.

  Yazın, Basra Termik Alçak Basıncı, sıcak ve kuru bir hava yaşanmasına sebep olur. Kışın ise Sibirya Termik Yüksek Basıncı soğuk ve ayaz hava şartlarına yol açar.

  Ayrıca İzlanda Dinamik Alçak Basıncı ile Asor Dinamik Yüksek Basıncı da zaman zaman yurdumuzu etkiler.

 3. Nem ve Yağışlar

  Atmosferdeki gazlardan biri de nem (su buharı)’dir.

  Denizellik; Türkiye’de denize kıyısı olan yerlerde nem fazladır, bol yağış alır. Denizden uzak yerlerde ise yağış azdır.

  Yükselti; Belli bir seviyeye kadar yağışlar artar ve sonra azalır. Dolayısıyla yükselti fazla olan yerlerde yağış azdır.

  Hava Kütlesinin Özelliği; Su buharı oranı fazla olan hava kütleleri gittikleri yere yağış getirir.

  Türkiye’de yağış en çok Trabzon, Rize, Artvin’de görülür. En az yağış ise Tuz Gölü çevresindedir.

  Türkiye’de yağış çeşitlerinin tamamı görülür.

  • Yamaç Yağışları; Karadeniz ve Akdeniz kıyılarında.
  • Yükselme Yağışları; İç kesimlerde.
  • Cephe Yağışları: Yurdun tamamında ve daha çok kış aylarında görülür.

Tagged : / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / /

Sıcaklık – Yükselti İlişkisi

Atmosfer yerden yansıyan ışınlarla ısındığı için sıcaklık yerden yükseldikçe troposfer katında her 200 metrede 1 ºC azalır. Örneğin 1000 metrede 15°C olan sıcaklık, 1200 metrede 14°C, 1400 metrede 13°C olacaktır.

SORU: 200 metre yükseltiye sahip A kentinde sıcaklık 10°C iken aynı anda 1200 metre yükseltideki B kentinde sıcaklık kaç derecedir?

Bu soruyu çözerken öncelikle yükselti farkını bulmamız, sonra kaç derecelik fark olduğunu bulmak için çıkan sonucu 200’e bölmemiz gereklidir.

1200 – 200 = 1000 metre (yükselti farkı)

1000 / 200 = 5°C (sıcaklık farkı)

Soruda verilen B kenti 1200 metredir ve A kentinden 1000 metre yukarıdadır. Biliyoruz ki yerden yükseldikçe sıcaklık azalır. Buradan yola çıkarak B kentinde sıcaklığın A kentine göre daha düşük olduğunu anlayabiliriz. Bu nedenle sıcaklığı bilinen A kentinin sıcaklığından A – B arası sıcaklık farkını çıkararak sonucu buluruz.

10 – 5 = 5°C (B kentinin sıcaklığı)

SORU:  1500 metre yükseltiye sahip X kentinde sıcaklık 12°C iken aynı anda 300 metre yükseltideki Y kentinde sıcaklık kaç derecedir?

Yükselti Farkı = 1500 – 300 = 1200 metre
Sıcaklık Farkı = 1200 / 200 = 6°C
Y kentinde Sıcaklık = 12 + 6 = 18°C

(Yukarıdaki soruda B kenti, A’dan kentinden daha alçakta olduğu için topladık)

SORU:  500 metre yükseltiye sahip E kentinde sıcaklık 7°C iken aynı anda 3500 metre yükseltideki F kentinde sıcaklık kaç derecedir?

Yükselti Farkı = 3500 – 500 = 3000 metre
Sıcaklık Farkı = 3000 / 200 = 15°C
F kentinde Sıcaklık = 7 – 15 = -8°C

İndirgenmiş Sıcaklık

Yükselti faktörü ortadan kaldırılarak her yer deniz seviyesiymiş yani 0 metreymiş gibi hesaplanan sıcaklıklardır.

SORU: 2000 metre yükseltideki A kentinde sıcaklık 10°C ölçülmüştür. Eğer bu kent deniz seviyesinde olsaydı, sıcaklığı kaç derece olurdu?

Yükselti Farkı = 2000 – 0 = 2000 metre
(Deniz seviyesi 0 metre olduğu için 2000’den sıfırı çıkardık)

Sıcaklık Farkı = 2000 / 200 = 10°C

A’nın indirgenmiş sıcaklığı = 10 + 10 = 20°C
(Deniz seviyesi sıcaklığı yani indirgenmiş sıcaklık sorulduğunda toplanır)

Tagged : / / / / / / / / / / /

Yeryüzünde Sıcaklığın Dağılışını Etkileyen Faktörler

1. Güneş Işınlarının Düşme Açısı
(Güneş ışınlarının atmosferde aldığı yol)

Güneş ışınları bir yere ne kadar dik açıyla düşerse sıcaklık değerleri de o kadar yüksek olur. Çünkü dik açıyla gelen ışınlar daha dar alanları ısıtmaktadır.

Güneş ışınlarının düşme açısı dünyanın şekli, eksen eğikliği, günlük hareketi ve eğime bağlı olarak değişir.

a. Dünyanın Şekli: Ekvator’dan kutuplara doğru gidildikçe güneş ışınlarının geliş açısı küçülür.
b. Eksen Eğikliği: Dünyanın güneş etrafındaki dönüşüne bağlı olarak yıl içinde yarımkürelere farklı açılarla düşer.
c. Günlük Hareket: Dünyanın kendi ekseni etrafındaki dönüşüne bağlı olarak sabah ve akşam dar açılarla düşerken, öğle vakti daha dik açıyla düşer.
d. Bakı ve Eğim: Güneşe bakan yamaçlar güneş ışınlarını daha dik açıyla alırlar.

2. Güneşlenme Süresi

Güneşlenme süresi uzadıkça atmosferdeki ısı birikimi artacağı için sıcaklık da artar.

Gün içinde en yüksek sıcaklıkların öğleden birkaç saat sonra olması bununla ilgilidir. En soğuk zaman ise güneşin doğmasından önceki andır.

3. Yükselti

Atmosfer yerden yansıyan ışınlarla ısındığı için yerden yükseldikçe her 200 metrede 1 ºC sıcaklık azalır.

Sıcaklığın Deniz Seviyesine İndirgenmesi:

Soru: 1200 metre yükseltideki A noktasının sıcaklığı 18ºC olarak ölçülmüştür. A noktasının deniz seviyesine indirgenmiş sıcaklığı kaç derecedir?

1200 / 200 = 6 18 + 6 = 24 ºC

4. Kara ve Denizlerin Dağılışı

Karalar daha çabuk ısınır ve daha çabuk soğurken, denizler geç ısınır, geç soğurlar.

Ayrıca karalar denizlerden yazın daha sıcak, kışın ise daha soğuk olurlar.

Kuzey yarım kürede karalarda en sıcak ay Temmuz, en soğuk ay ise Ocak’tır. Buna karşın denizlerde en sıcak ay Ağustos, en soğuk ay Şubat’tır.

Kuzey yarım kürede karalar daha fazla yer kapladığından sıcaklık ortalamaları ve farkları güney yarımküreden daha fazladır.

5. Nem

Atmosferdeki su buharına nem denir.

Nemin fazla olduğu yerlerde aşırı ısınma ve soğuma görülmez. Bu nedenle günlük ve yıllık sıcaklık farklılıkları azdır.

Kış aylarında havanın bulutlu olduğu günler, bulutsuz günlere göre daha ılık geçer. Çünkü bulutlu günlerde yerin ısı kaybı daha az olur, bulutsuz günlerde ise fazla olur, bu durumda ayaz meydana gelir.

6. Okyanus Akıntıları

Okyanuslarda suyun kütle halinde bir yerden başka bir yere hareket etmesine okyanus akıntısı adı verilir.

Ekvator çevresinden gelen sıcak su akıntıları geldikleri yerde sıcaklığı arttırırken, kutuplardan gelen soğuk su akıntıları sıcaklığı düşürür.

7. Rüzgarlar

Ekvator çevresinden esen rüzgarlar sıcaklığı arttırırken kutup çevrelerinden esen rüzgarlar sıcaklığı düşürür.

8. Bitki Örtüsü

Bitki örtüsünün gür olduğu alanlar nemli ortamlar olduğu için ormanlar gündüz aşırı ısınmayı, gece aşırı soğumayı önler.

Tagged : / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / /

Doğal Kaynakların Çevreye Etkisi

Tarih boyunca insanlar, ihtiyaçlarını karşılamak için çeşitli doğal kaynakları kullanmışlardır.

Bu doğal kaynaklan kullanırken de yaşadıkları mekânı ve çevreyi çeşitli şekillerde değiştirmişlerdir.

Tüm doğal kaynakların kullanımı ile ilişkili sorunlarda olduğu gibi madencilikte de faaliyet türlerine bağlı olarak farklı boyutlarda gelişen çevre bozulmaları meydana gelmiş ve gelmeye devam etmektedir.

Maden kömürü çıkarımının çevreye olan olumsuz etkileri nelerdir?

Yüzey şekillerinin ve drenajın değiştirilmesi
Flora ve faunanın zarar görmesi
Çevre düzenlemesi yapılarak olumsuz etki aza indirilebilir. Ancak bu durum kömür çıkarma maliyetini arttırır

Maden kömürü yakılmasının çevreye olan olumsuz etkileri nelerdir?

Hava kirliliğine yol açar.
Havadaki karbondioksit oranını arttırır.
Kömürün yanmasıyla ortaya çıkan sülfür bileşikleri asit yağmurlarının oluşumuna sebep olur.
Asit yağmurları suyun da kirlenmesine yol açar.
Tüm bunlar aynı zamanda insan sağlığı üzerine olumsuz etkiler yaratır.

Maden kömürü gittikçe artan enerji açığını kapatmada büyük bir öneme sahip olacaktır.

Ancak sözü edilen zararlarından dolayı bugünkü kullanımı bazı gelişmiş ülkelerde sınırlandırılmaktadır.

Gelişmiş ve gelişmemiş ülkelerin doğal kaynaklardan yararlanma şekilleri farklı mıdır?

Gelişmiş ülkelerde doğal kaynaklardan büyük ölçüde faydalanılır, ileri teknoloji kullanılır, çevre daha az kirletilir.

Gelişmemiş ülkelerde yeterince yararlanılamadığı gibi bazılarına hiç dokunulamamaktadır, teknoloji yetersiz, çevreye duyarlılık azdır.

Yanlış Doğal Kaynak Kullanımına Örnekler;

Siyanürle altın aranması
Ormanların tahrip edilmesi

Çevreye zarar vermeden doğal kaynaklar kullanılabilir mi?

Evet kullanılabilir, ancak ileri düzeyde teknoloji ve masraf gerektirir.

Az gelişmiş ülkelerde olanakların kısıtlı olması sebebiyle çevreye verilen zarar daha fazladır.

Bilinçli ve planlı olarak odun ihtiyacımızı nasıl karşılarız?

Yaşlı ve kurumaya yüz tutmuş ağaçlar kesilebilir.
Kağıt üretimi için çabuk büyüyen ağaçlar kullanmak.
Kesilen ağaçların yerine tekrar ağaç dikmek.

Bilinçsiz ağaç kesimi ne gibi sorunlar ortaya çıkarır?

Erozyon, heyelan, çığ, sel, kuraklık gibi afetlere yol açar.
Yer altı sularında azalma meydana gelir.
Ekolojik dengeyi (canlı varlığını) olumsuz etkiler.

Termik santrallerin zararlarından nasıl korunabiliriz?

Fosil yakıtlar yakılması sonucu ortaya çıkan atıkların zararını en aza indirmek için bacalarda filtre olmalı.
Çevre dostu enerji kaynakları (güneş, su, rüzgar)  tercih edilmelidir.

Bir göl neden kurur?

Her gölün bir su kazancı ve bir de su kaybı vardır.

Gölün su kazancı:
Göle dökülen akarsular
Yağış
Yer altı su kaynakları

Gölün su kaybı:
Sulama kanalı açılması
Besleyen akarsular üzerine baraj yapılması
Yeraltına sızma
Buharlaşma

Kayıplar kazançtan fazla ise göl suları çekilir ve kurur.

Aral Gölü’nün Kurumasındaki Sebepler Nelerdir?

Tarımda sulama
Besleyen ırmaklara baraj yapılması
Sızma ve buharlaşma gibi doğal nedenler

Göller çevre için neden önemlidir?

Özellikle su canlılarına barınaktır.
Çevresini nemlendirmesine ve geç ısınıp soğumasına bağlı olarak bölgesindeki iklimi yumuşatır.
Yer altı su kaynaklarını beslemektedir.

TAŞ OCAKLARI VE ÇEVREYE ETKİLERİ

Taş ocakları hangi amaçlarla kurulur?

Sert taş, kırma taş, kum, asfalt yapımı için mıcır, karayolu ve demiryolunda dolgu malzemesi, sıva malzemesi, çimento ve beton üretmek amacıyla kurulur.

Taş ocakları çevreye ne gibi zararlar verir?

Dinamit patlatılması gürültü kirliliğine yol açar.
Ocaktan çıkan tozlar bazı bitkilerin gelişimini yavaşlatır ve engeller.
Yüzeyin süpürülmesine dolayısıyla canlıların yaşam alanlarının yok olmasına sebep olur.
Ormanlar ve tarım alanlarına yakın olması bu alanları tehdit etmesine yol açar.

Taş ocaklarının çevreye verdiği zararı en aza indirmek için neler yapılabilir?

Daha az sayıda patlayıcı kullanmak
Kamyona yükleme işi sırasında taşları nemlendirmek
Endemik bitkilerin bulunduğu alanlarda taş ocağı işletilmesine engel olmak

Taş ocakları su kaynaklarına ne gibi zararlar verir?

Toprak örtüsü olmayan arazide su yüzeysel akışa geçer ve sızma gerçekleşemez.
Bu durum yer altı sularında azalmaya sebep olur.
Çevreye atılan toz ve atıklar da çevreyi kirletir.

Taş ocakları tarım alanlarına ne gibi zararlar verir?

Ocaklardan yayılan tozlar toprak örtüsüne karışarak toprağın kalitesini değiştirir.
Toprak üzerindeki bitkiler zarar görür.

YAĞMUR ORMANLARININ TAHRİBİ

Ormanlar neden önemlidir?

En fazla oksijen üreten doğal kaynaktır.
Odun, kereste, mobilya, kauçuk gibi ürünlerin hammaddesidir.
Ülkelere ekonomik kazanç sağlar.
Bünyesinde büyük miktarda karbondioksit barındırır.
Böylelikle atmosferin karbondioksit dengesinde önemli rol oynar.
Küresel iklim değişikliğini yavaşlatır.
Gürültü, hava, su, toprak kirliliğini önler.
Erozyon, heyelan, çığ gibi doğal afetlerden korur.
Bölge iklimini nemlendirir, sıcaklık farklarını azaltır.

Yağmur ormanları neden tahrip edilmektedir?

Sanayide kullanma
Hidroelektrik santralleri yapımı
Tarım alanı açma
Nüfus artışı
Yerleşme
Yol yapımı
Yakacak odun elde etme
Turizm yapılaşması
Orman yangınları

Yağmur ormanları tahribatı ne gibi sorunlar çıkarır?

Küresel ısınma ve iklim değişiklikleri
Ekosistem bozulmaları ve bazı canlı türlerinin ortadan kalkması
Erozyon ve heyelanın artması
Kuraklık
Tarımsal verimsizlik
Yerel halkın sosyal, kültürel ve ekonomik zarar görmesi

YER ALTI SULARININ AŞIRI KULLANIMI

Yer altı sularının aşırı kullanımı ne gibi sorunlar çıkarır?

Yer altı su seviyesinin azalması
Deniz suyu ile yer altı suyunun birbirine karışması
Tarım topraklarının tuzlanması
Yer altı suyuyla beslenen göl ve akarsuların kuruması

Yer altı sularının aşırı kullanımına örnekler;

Bir göl tabanı üzerine kurulu Mexico City 1940 – 1985 yılları arasında 7 metreden fazla çökmüştür. Şehir her yıl  5 – 40 cm çökmekte.

Tel Aviv şehri 1960’da aşırı su çekimine bağlı olarak deniz suyu yer altı suyuna karışmıştır. Alınan önlemlerle 1969’da sorun çözüldü. Önlemlerden biri bazı kuyuların kapatılmasıydı.

Yer altı su seviyesini belirleyen temel etmen nedir?

İklimdir.

Yağışı düzenli iklimlerde:
Yer altı su seviyesi yüksek,
yüzeye yakın
su miktarı açısından zengindir.

Tagged : / / / / / / / / / / / / / / / / / / /

Su Biyomları

– Bu geniş alan birçok canlıya yaşam alanıdır. Aynı zamanda karada yaşayanlar için de önemlidir.
Dünya’nın en büyük biyomunu oluşturur.
Dünya’nın %70’i sularla kaplıdır.
– Tatlı su ve tuzlu su biyomu olmak üzere ikiye ayrılır.
– Su biyomlarında sıcaklıklar fazla değişkenlik göstermez. Ayrıca suyun varlığı ya da yokluğu da biyomları sınırlamaz.
– Yukarıda sayılanların bir sonucu olarak karasal biyomlara göre daha düzenlidir.

Su Biyomlarını Etkileyen Faktörler

– Oksijen ve Karbondioksit
Sıcaklık
– Işık (Fotosentez için gerekli)
– Eriyik haldeki mineraller
– Besin maddesi (planktonlar)

Işığın ulaşabildiği kısım ilk 200 metrelik kısımdır. Buraya fotik alan, ışığın ulaşamadığı 200 metreden derin kısma ise afotik alan denir.

Su biyomunda canlılar daha çok Güneş ışığının ulaştığı yüzeyden 200 metre derinliğe kadar yaşarlar.

İki grupta incelenir:
– Tuzlu Su Ekosistemleri
– Tatlı Su Ekosistemleri

1. Tuzlu Su Biyomu

– Okyanus, deniz ve bazı göllerde görülür.
– Tatlı su biyomlarına göre daha düzenlidir.
– Güneş enerjisini emer ve atmosferin düzenliliğine yardımcı olur.
– Nispeten sabit bir besin ve eriyik halde tuz depolar.
– Biyoçeşitlilik fazladır.
– Biyomun başlıca üyeleri balıklar, balinalar, köpekbalıkları, kabuklular, süngerler, ahtapotlar ve penguenler.

2. Tatlı Su Biyomu

– Göller, bataklıklar ve akarsularda görülür.
– Abiyotik etkenler yukarıda sayılan tüm tatlı sularda farklılık gösterir.
– Akarsu ağızları biyoçeşitlilik açısından zengindir.
– Bu biyomlar zamanla doldurularak karasal biyom özelliği kazanabilir.
– Biyomun başlıca üyeleri tatlı su balıkları, pelikan, kurbağa, su samuru, yeşil başlı ördek…

Tagged : / / / / / / / / / /

Biyoçeşitlilik

Tanımlar

  • Ekosistem: Canlı ve cansızların oluşturduğu birlikteliğe ekosistem denir.
  • Biyoçeşitlilik: Bir bölgedeki genlerin, ekosistemlerin ve ekolojik olayların oluşturduğu bütüne biyolojik çeşitlilik denir. Biyoçeşitlilik birinci derecede doğal koşullara bağlıdır.
  • Biyom: Benzer bitki ve hayvan topluluklarını barındıran yaşam ortamlarına biyom denir.
  • Habitat: Belirli bir canlı türünün yaşam alanı.

 Biyoçeşitliliğin Yeryüzündeki Dağılışı

1. Yağmur Ormanları Biyomu

Bulunduğu Yer: 0 – 10 derece kuzey ve güney paralelleri.

İklim: Yıl boyunca nemli ve sıcak

Bitkiler: Yüksek ağaçlardan ot ve çalılıklara. Yıl boyuna yeşil kalabilen yayvan yapraklılar

Hayvanlar: Yılan, kertenkele, kurbağa, şempanze, jaguar, leopar, orangutan, goril, yarasa, kartal.

2. Savan Biyomu

Bulunduğu Yer: 10 – 20 derece kuzey ve güney paralelleri.

İklim: Yazları sıcak ve nemli, kışları kurak

Bitkiler: Yağışlı dönemde yeşeren uzun boylu ot toplulukları.

Hayvanlar: Aslan, kaplan, çita, babun, zürafa, zebra, fil, bizon, antilop, timsah, devekuşu, geyik.

3. Çöl Biyomu

Bulunduğu Yer: Sıcak çöller.

İklim: Her mevsim kurak

Bitkiler: Geniş gövdeli kuraklığa dayanıklı bitkiler, örneğin kaktüs ve otlar

Hayvanlar: Deve, yılan, kertenkele, akbaba, akrep, gelincik, fare.

4. Yapraklarını Döken Orman Biyomu

Bulunduğu Yer: Orta kuşak karalarının batı kesimleri.

İklim: Her mevsim nemli, yazları sıcak, kışları kurak.

Bitkiler: Kışın yapraklarını döken ağaçlar.

Hayvanlar: Geyik, ayı, sincap, karaca, çakal, gelincik, samur, kuşlar ve sürüngenlerdir.

5. Ilıman Çayırlar Biyomu

Bulunduğu Yer: Orta kuşak karalarının iç kesimleri.

İklim: Yazları sıcak, kışları kurak ve kar yağışlı

Bitkiler: İlkbahar ve yaz döneminde yeşeren otsu bitkiler.

Hayvanlar: Ayı, kurt, tilki, tavşan, lama, kanguru, yabani atlar, kuşlar ve böcekler.

6. Çalı Biyomu

Bulunduğu Yer: Orta kuşak, akdeniz ikliminin etkili olduğu alanlar.

İklim: Yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılık ve yağışlı

Bitkiler: Maki

Hayvanlar: Kurt, tilki, çakal, kokarca, yabani keçi ve koyun ile çeşitli kuş ve böceklerdir.

7. İğne Yapraklı Ormanlar Biyomu

Bulunduğu Yer: Orta kuşağın soğuk kuşağa yakın yerleri.

İklim: Yazları serin, kışları soğuk ve kar yağışlı

Bitkiler: Tayga ormanları

Hayvanlar: Geyik, ayı, tilki, tavşan, vizon, kurt, samur, vaşak, su samuru, porsuk, çeşitli kuş ve böcekler.

8. Tundra Biyomu

Bulunduğu Yer: Kutuplara yakın yerlerde

Bitkiler: Yazın yeşeren otlar, yosunlar, likenler, bodur bitkiler

Hayvanlar: Ren geyiği, misköküzü, boz ayı, kutup tilkisi, kurt, tavşan, samur, vaşak, kunduz, kuşlar ve böcekler.

9. Deniz Biyomu

Bitkiler: Yosunlar

Hayvanlar: Balıklar, mercanlar, midye, yengeç, kaplumbağa, ahtapot, sünger ve deniz anaları.

10. Tatlı Su Biyomu

Bitkiler: Sazlık, kamış, nilüfer, planktonlar

Hayvanlar: Kurbağa, yengeç, yılan ve böcekler.

11. Dağ Biyomları

İklim: Nem, basınç az, sıcaklık farkı fazla

Bitkiler: Çayırlar

Hayvanlar: Ayı, tilki, tavşan, tibet öküzü, kartal, dağ keçisi, kuşlar ve böcekler.

12. Kutup Biyomu

İklim: Her mevsim 0 derecenin altında

Bitki Örtüsü: Yok

Hayvanlar: Penguen, fok, kutup ayısı, kutup tilkisi

Tagged : / / / / / / / / / / / / / / / / / /