Türkiyede ki Bölgelerin Enleri

Marmara Bölgesi

  • Türkiye’de;
    1. En fazla toplam nüfus,
    2. En fazla nüfus yoğunluğu,
    3. En fazla şehirleşme oranı,
    4. En fazla okur-yazar oranı,
    5. En fazla sağlık hizmetleri,
    6. En fazla enerji tüketimi,
    7. En fazla sanayi işçisi,
    8. En fazla ekili dikili arazi,
    9. En fazla ayçiçeği üretimi,
    10. En fazla ipek böcekçiliği,
    11. En fazla kümes hayvancılığı,
    12. En fazla nüfusa sahip şehir,
    13. En fazla pirinç üretimi,
    14. En fazla ortalama yükselti,
    15. En az izdüşüm alanı,
    16. En çok bor mineralleri çıkarılan yer,
    17. En çeşitli iklim,
    18. En az kır nüfusu,
    19. En az izohips sayısı,
    20. En çeşitli tarım ürünü Marmara bölgesindedir.
  • Bölge içerisinde;
    1. Türkiye ekonomisine en büyük katkısı, endüstri alanıdır.
    2. En soğuk, en az yağışlı ve bitki örtüsü en cılız bölüm Ergene bölümüdür.
    3. En geniş tarım alanları Güney Marmara bölümündedir.
    4. En gelişmemiş civarları ise Çanakkale ve Istıranca civarlarıdır.

Coğrafi Konum

  • Enlemin etkilediği en önemli faktör iklimdir.
  • Boylam en çok yerel saat farklılaşmasını sağlar.
  • En büyük paralel Ekvator, en küçük paraleller kutup noktalarıdır.
  • Meridyenlerin en önemli özelliği boylarının eşit olmasıdır.
  • Güneş ışınlarının en son dik geldiği yerler, dönencelerdir.
  • Dönencelerin sınırını belirleyen en önemli faktör eksen eğikliğidir.
  • En son,bir günün 24 saate kadar yaşandığı yerler kutup daireleridir.
  • Gündönümlerinde, güneş ışınlarının en son teğet olarak geldiği yerler kutup daireleridir.
  • Paralellerle meridyenleri birbirinden ayıran en önemli farklar:uzunlukların meridyenlerde aynı, paralellerde farklı olması, aradaki mesafenin paralellerde aynı, meridyenlerde farklı olmasıdır.
  • İki meridyen arasındaki uzaklık, en fazla Ekvatorda en az kutuplardadır.
  • Yerel saatin, en ileri olduğu yer 180o Doğu meridyeni; en geri olduğu yer 180o Batı meridyenidir.
  • Bir yerde güneşin en yüksek olduğu an, gölgenin en kısa olduğu an, Güneş ışınlarının gün içinde en büyük açıyla geldiği an öğle vaktidir.

Türkiye’nin;

    1. En güney noktası 36o Kuzey paralelinden,
    2. En kuzey noktası 42o Kuzey paralelinden,
    3. En batı noktası 26o Doğu meridyeninden,
    4. En doğu noktası 45o Doğu meridyeninden,

Türkiye’nin;

    1. En uzun kara sınırı Suriye,
    2. En kısa kara sınırı Nahcivan,
    3. En işlek kara sınırı Bulgaristan,
    4. En elverişsiz İran sınırı,
    5. En uzun deniz sınırı Ege denizi sınırıdır.

Dünya’nın Şekli ve Hareketleri
Dünyanın geoid olmasının en önemli sonuçları:

  • Ekvator yarıçapının kutuplar yarıçapından fazla olması,
  • Yerçekiminin en az Ekvator’da, en fazla kutuplarda olmasıdır.

Dünyanın yuvarlak olmasının en önemli sonuçları;

  • Güneş ışınlarının düşme açısı;
    1. En büyük Ekvator’da
    2. En küçük kutuplarda olması
  • Dünyanın dönüş hızının;
    1. En fazla Ekvator’da
    2. En az kutuplarda olmasıdır.
  • İki meridyen arası uzaklığın;
    1. En fazla Ekvator’da,
    2. En az kutuplarda olmasıdır.
  • Eksen eğikliğinin en önemli sonucu mevsimlerin oluşmasıdır.
  • Eksen eğikliğinin en önemli sonucu mevsimlerin oluşturması ve dönencelerin sınırını belirlemesidir.
  • Dünyanın yıllık hareketi sırasında Güneş’e;
    1. En uzak olduğu an günötedir. (4 Temmuz)
    2. En yakın olduğu an gün beridir. (3 Ocak)
  • Dünyanın yörüngesinin elips olmasının en önemli sonucu mevsim sürelerinin farklı olmasıdır.
  • 21 Mart ve 23 Eylül’de Ekvator’da;
    1. Gölge boyu en kısa,
    2. Isınma en fazla, aydınlatılan alan en dar,
    3. Işınların yere değme açısı en büyük,
    4. Işınların atmosferde tutulması en az,
    5. Işınların atmosferde aldığı yol en kısa,
    6. Işınların geri yansıması en azdır,
  • 21 Haziran’da Kuzey yarımkürede;
    1. En uzun gündüz,
    2. En kısa gece,
    3. En kısa gölge,
    4. En Yüksek sıcaklıklar yaşanır.
  • 21 Aralık’ta; Güney yarım kürede;
    1. En uzun gündüz,
    2. En kısa gece,
    3. En kısa gölge,
    4. En yüksek sıcaklıklar yaşanır.

* Dünyanın şeklinden, günlük ve yıllık hareketinden hiçbir zaman etkilenmeyen özellik: Eksen eğikliğidir.

EGE BÖLGESİ

  • Türkiye’de;
    1. En fazla tütün üretimi, en fazla zeytin üretimi, en fazla üzüm üretimi.
    2. En fazla incir üretimi, en fazla haşhaş üretimi, en fazla kaliteli linyit üretimi, en fazla linyit ile çalışan termik santral.
    3. En fazla Delta Ovası, en gelişmiş ihracat limanı, en girintili çıkıntılı, kıyılar. En geniş, kıta sahanlığına sahip kıyılar.
    4. En uzun Deniz, kıyısına sahip il (Muğla) Ege bölgesindedir.
  • Bölge içerisinde;
    1. En yüksek şehir Afyon’dur.
    2. En büyük şehri İzmir’dir.
    3. Ege bölgesinin Türkiye ekonomisine en önemli katkısı tarımdır.
    4. Tek SIĞLA ağacı yetiştirme alanı. (Dünya Çapında).

AKDENİZ BÖLGESİ

  • Türkiye’de;
    1. En fazla yer fıstığı üretimi,
    2. En fazla anason üretimi,
    3. Tek Muz yetişme alanıdır,
    4. En fazla seracılık,
    5. En fazla boksit çıkarımı,
    6. En fazla kükürt çıkarımı,
    7. En fazla intansif tarımın yapıldığı,
    8. En fazla karstik şekillerin görüldüğü, En geniş alüvyon ova Akdeniz Bölgesindedir.
  • Bölge içerisinde;
    1. En az ve en seyre nüfuslu yerler, Taşeli ve Teke yarım adasındadır.
    2. En çok kıl keçisi Adana bölümünde yetişir.
    3. Antalya bölümünün ekonomiye en önemli katkısı Turizmdir.
    4. Adana bölümünün ekonomiye en önemli katkısı ise Tarımdır.
    5. En Büyük şehri Adana’dır.

Harita Bilgisi

  • Harita ve plânın en önemli özelliğinin, kuşbakışı çizim ve ölçeğinin olmasıdır.
  • Krokiyi harita ve plândan ayıran tek özellik kabataslak olmasıdır.
  • Haritalarda bozulma en fazla kutuplarda, en az Ekvator’dadır.
  • Haritalarda en fazla ayrıntı plânlarda, en az ayrıntı Atlas Haritalarındadır.
  • Büyük Ölçekli haritaların; en olumlu özellikleri ayrıntısının çok ve bozulma oranının az olmasıdır. En olumsuz özellikleri ise, gösterdiği alanın az olması ve duvarda fazla yer kaplamasıdır.
  • Küçük Ölçekli haritaların; en olumlu özellikleri gösterdiği alanın fazla olması ve duvarda az yer kaplamasıdır.
  • Yeryüzü şekillerinin haritalarda gösterilme metodundan; en kullanışlısı izohips metodudur. Tapoğrafya yüzeyini (engebeleri) en iyi ifade eden metod arama metodudur. Her ikisini birden ifade eden en iyi metod kabartma yöntemidir.
  • İzohipslerde;
    1. En fazla eğitim;çizgilerin sık olduğu yerde,
    2. En az eğitim;çizgilerin seyrek olduğu yerlerdedir.
  • Çizgilerin en sık olduğu yerde;
    1. En fazla aşındırma,
    2. En zor tırmanma,
    3. En kısa uzunluk vardır.
  • İzohipslerde;
    1. En yüksek noktayı en içteki çizgi,
    2. En alçak noktayı en dıştaki çizgi gösterir.
  • İzobarlarda;
    1. En derin noktayı, en içteki eğri,
    2. En sığ yeri en dıştaki eğri gösterir.

İç Anadolu Bölgesi

  • Türkiye’de;
    1. En fazla buğday üretimi, en fazla şeker pancarı üretimi,
    2. En fazla koyunun yetiştirildiği,
    3. En çok tiftik keçisinin yetiştirildiği
    4. En fazla kapalı havzanın bulunduğu, en çok sel rejimli akarsuların bulunduğu, en geniş nadas arazisinin bulunduğu,
    5. En fazla küçükbaş hayvancılığın yapıldığı,
    6. Tek lületaşı çıkarım alanı
  • Bölge içerisinde;
    1. En turistik yerleri Nevşehir, Ürgüp, Göreme’dir.
    2. En soğuk yeri yukarı Kızılırmak bölümüdür.
    3. En yoğun nüfuslu yerler yukarı Sakarya bölümüdür.
    4. Ülke ekonomisine en önemli katkısı tarımdır.
    5. En büyük şehri Ankara’dır.

Doğu Anadolu Bölgesi

  • En büyük yüzölçümü.
  • En fazla engebelik,
  • En fazla yükselti,
  • En fazla dağınık alan,
  • En fazla büyükbaş hayvancılık,
  • En fazla yıllık sıcaklık farkı,
  • En fazla kar yağışı,
  • En fazla Don olayı,
  • En fazla donlu gün sayısı
  • En fazla ormanın üst yükselti sınırının olduğu, daimi kar sınırının yükseltisinin olduğu,
  • En geniş Buzul,
  • En büyük Göl,
  • En seyrek Nüfus,
  • En çok maden rezervi,
  • En çok hidroelektrik enerjisinin üretimi,
  • En hızlı akarsular,
  • En uzun kış süresi,
  • En kısa yaz süresi,
  • En düşük sıcaklık,
  • En yüksek dağ,
  • En şiddetli Karasallık,
  • En düşük toprak sıcaklığının olduğu.
  • Ulaşım imkanlarının en az olduğu bölge Doğu Anadolu Bölgesidir.
  • Bölge içerisinde;
    1. En fazla yetiştirilen tarım ürünü buğday ve arpadır.
    2. Bölgenin ülke ekonomisine en önemli katkısı Hayvancılıktır.
    3. En önemli tarım alanları Iğdır ovası, Malatya ovası, Muş ovası, Elazığ ovası, Erzurum ovası ve Elbistan ovalarıdır.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi

  • Türkiye’de;
    1. En küçük yüz ölçümü,
    2. En az toplam nüfus,
    3. En yüksek yaz sıcaklığı,
    4. En az orman oranı,
    5. En fazla petrol çıkarımı,
    6. En fazla fosfat çıkarımı,
    7. En fazla mercimek üretimi,
    8. En az engebelik,
    9. En fazla yaz kuraklığı,
    10. En fazla sulama sorunu,
    11. En fazla buharlaşma miktarı,
    12. En az bulutluluk oranı ve en sade yer şekillerine sahip olan Bölge Güneydoğu Anadolu Bölgesidir.
  • Bölge içerisinde;
    1. En çok koyun ve keçi besleme.
    2. En fazla yağış kış mevsimindedir.
    3. En fazla buğday,arpa ve baklagiller yetişir.

Karadeniz Bölgesi

  • Türkiye’de;
    1. En fazla yağış,
    2. En yüksek orman alanı,
    3. En yoğun kır nüfusu,
    4. Tek çay üretim alanı,
    5. En çok keten, kenevir üretimi,
    6. En fazla orman ürünleri üretimi,
    7. En çok dışarıya göç,
    8. En fazla eğim oranı,
    9. En fazla heyelan ihtimali,
    10. En çok dağınık, en fazla falez kıyı oluşumu,
    11. En dar kıta sahanlığı, en uzun kuş uçuşu uzunluğa sahip kıyılar,
    12. En fazla akarsu ağı, en düzenli rejimli akarsular,
    13. En dar havzaya sahip akarsular, en yüksek nem oranı,
    14. En fazla toprak yıkanması,
    15. En az yıllık sıcaklık farkı,
    16. En düzenli yağış rejimi,
    17. En fazla dalga aşındırması,
    18. En az yaz kuraklığının hissedilmesi,
    19. En az denizellik,
    20. Orman alt sınırının en düşük olduğu, en fazla bulutluluk oranı,
    21. En az buharlaşma oranı, en fazla nemlilik Karadeniz Bölgesi’ndedir.
  • Bölge içerisinde;
    1. Ortadoğu ve Doğu Karadeniz’in Türkiye ekonomisine en önemli katkısı tarımdır.
    2. Batı Karadeniz’in en önemli katkısı endüstri alanıdır.
    3. Tek tabi limanı Sinop’tur,
    4. En fazla yağış alan yeri Rize’dir.
    5. En büyük şehri Samsun’dur,
    6. En fazla endüstri Zonguldak’ta gelişmiştir,
    7. Kıyıda en az yağış Samsun’dadır.
    8. İklim yönünden kıyı ile iç kesimler arasındaki en az fark orta Karadeniz’dedir.

İç ve Dış Kuvvetler

  • En kısa sürede yeryüzünün şekillenmesi depremler ile olur.
  • En fazla deprem Büyük Okyanus çevresi, Atlas Okyanusu kıyıları, Akdeniz ülkeleri ve Doğu Afrika’da görülür.
  • En az deprem İskandinavya, Doğu Avrupa, Rusya, Kanada ve Avustralya’da görülür.
  • Türkiye’de;
    1. En fazla deprem, Kuzey Anadolu fay hattı, Batı Anadolu fay hattı ve Güneydoğu fay hattı kuşağında olur.
    2. En az deprem, Konya ovası, Taşeli platosu, Mardin eşiği ve Ergene havzasında olur.
    3. En şiddetli ve zararlı deprem, tektonik depremdir.
    4. Volkanizmanın en olumlu özellikleri verimli topraklar ile kurşun, krom, pirit ve manganez gibi madenleri oluşturmasıdır.
  • Mekanik çözülme;
    1. En fazla çöllerde, kutuplarda ve dağların yüksek yerlerinde görülür.
    2. En çok kimyasal çözülme Ekvatoral bölgelerde görülür.
  • Türkiye’de;
    1. En verimli taşınmış toprak alüvyondur.
    2. En fazla yıkanmış toprak laterittir.
    3. En verimsiz toprak Tundra toprağıdır.
  • Türkiye’de;
    1. En fazla heyelan Doğu Karadeniz’de görülür.
    2. En az heyelan İç Anadolu’da görülür.
    3. En geniş havzaya Amazon nehri sahiptir.
    4. En yüksek debiye (akıma), Amazon, Kongo, Missisipi ve Nil nehri sahiptir.
    5. En düzenli rejime Amazon, Kongo ırmakları sahiptir.
    6. En çok derine aşındırma akarsu ağzındadır.
    7. En önemli akarsu aşındırma şekli vadilerdir.
  • Denge profilini kazanan akarsuda;
    1. Eğim en az, hız en az, enerji en az, denizden yükseklik en azdır.
    2. Türkiye’de rüzgârların en etkili olduğu bölge İç Anadolu’dur.
    3. Dalga aşındırması en fazla dik kıyılarda etkili olur.
  • Türkiye’de;
    1. En fazla falez (yalıyar) Karadeniz kıyılarındadır.
    2. Gel-git en fazla Kuzeybatı Avrupa kıyılarında görülür.
    3. Gel-git en belirgin; Bir ay içinde dolunay zamanı, yıl içinde ekinokslarda görülür.

İklim

  • En önemli atmosfer tabakası Troposfer’dir.
  • Güneşten alınan enerji miktarı en çok ışınların düşme açısına bağlıdır.
  • En büyük açıyla güneş ışınlarını alan yerler, dönenceler arasıdır.
  • Dünyada;
    1. En yüksek sıcaklıklar dönenceler civarında görülür.
    2. En düşük sıcaklıklar orta kuşak karalarının iç kısımlarında olur.
  • Türkiye’de;
    1. En yüksek sıcaklıklar Güneydoğu da, en düşük sıcaklıklar Kuzeydoğudadır.
    2. Basınç, en yüksek 30 derece enlemlerindedir. (Suptropikal-Dinamik Yüksek Basınç)
    3. Bir izobar haritasında çizgilerin en sık olduğu yerde rüzgar en hızlı eser ve en kısa yolu takip eder.
    4. Havanın taşıyabileceği en fazla neme maksimum nem yada doyma noktası denir.
  • Yağışın oluşması için;
    1. En önce havanın yükselmesi gerekir.
    2. En çok konveksiyon yağış, Ekvator çevresinde görülür.
  • Dünyada;
    1. Yağış rejimi düzenli bir şekilde en fazla yağış alan yer Ekvatoral Bölgedir.
    2. Yağış rejimi düzensiz olarak en fazla yağış alan yer Muson Asyasıdır.
    3. En az yağış 30 derece enlemleri civarındadır.
  • Türkiye’de;
    1. En fazla yağış Doğu Karadeniz’de,
    2. En az yağış Tuz gölü civarında,
    3. En kurak Güneydoğu Anadolu’dur.
  • En sıcak iklim ekvatoral iklimdir.
  • En soğuk iklim kutup iklimidir.
  • En fazla günlük sıcaklık farkı çöl ikliminde, görülür.
  • En az günlük sıcaklık farkı Ekvatoral iklimde görülür.
  • En fazla yıllık sıcaklık farkı Karasal iklimdedir.
  • En az yıllık sıcaklık farkı Ekvatoral iklimdedir.
  • En düzenli yağış rejimi Ekvatoral iklimdedir.
  • En düzensiz yağış rejimi çöl iklimindedir.
  • En çok kışın yağış alan iklim Akdeniz iklimidir.
  • En çok sonbaharda yağış alan iklimler ılıman okyanus iklimi ve Karadeniz iklimidir.
  • En çok yağışı ilkbahar ve sonbaharda alan iklim Ekvatoral iklimdir.
  • Yağış rejimleri birbirine en çok benzeyen iklimler; Muson,Savan ve şiddetli Karasal iklimlerdir.

Nüfus ve Yerleşme

  • Dünyada;
    1. En sık nüfuslu yerler; Güneydoğu Asya, Avrupa ve Kuzey Amerikanın doğusudur.
    2. En seyrek nüfuslu yerler.
    3. Kutup bölgeleri, çöller, yüksek dağlar ve Ekvatoral bölgelerin alçak yerleridir. (Amazon ve Kango boyları)
  • Dünyada;
    1. En fazla nüfus artışı Afrika, Güney Amerika ve Güney Asya’dadır.
    2. En az nüfus artışı Avrupa’dadır.
  • Türkiye’de;
    1. En sık nüfuslu bölüm, Çatalca-Kocaeli bölümüdür.
    2. En seyrek nüfuslu bölüm, Hakkari bölümüdür.
    3. En hızlı nüfusu artan il, İstanbul’dur. (sürekli göç sebebi ile)
  • Türkiye’de;
    1. En çok göç alan il, İstanbul’dur.
    2. En çok göç veren iller, Artvin ve Rize’dir.
  • Gelişmiş bir ülke ile geri kalmış bir ülke karşılaştırıldığında; Gelişmiş ülkelerde;
    1. Orta yaş nüfus en azdır.
    2. Genç nüfus en azdır.
    3. Ortalama yaşam süresi en uzundur.
    4. Doğurganlık en azdır.
    5. Sanayi gelirleri en fazladır.
    6. Tarım gelirleri en azdır.
    7. Okur-Yazar oranı en fazladır.
    8. Sağlık hizmetleri en fazladır.
    9. Milli gelir en fazladır.
    10. Sanayi ürünleri ihracatı en fazladır.
    11. Tarım ürünleri ihracatı en azdır.
    12. Sanayi ürünleri ithalatı en azdır.
    13. Tarım ürünleri ithalatı en fazladır.
    14. Kent nüfusu en fazladır.
    15. Kır nüfusu en azdır.
    16. Nüfus artışı en azdır.
    17. Üretim en fazladır.
    18. İç göç en azdır.
    19. Dışarıdan gelen işçi en çoktur.
    20. Tarımın iklime bağımlılığı en azdır.
    21. İklimin nüfus dağılışına etkisi en azdır.
    22. Modern tarım metodu en fazladır.
    23. Bağımlı nüfus en azdır.
    24. Alt yapı sorunu en azdır.
    25. Bebek ölümü en azdır.
    26. Dünyada;
      1. En fazla nüfuslanmış kıta Asya, en az nüfuslanmış kıta Avustralya’dır.
    27. Türkiye’de;
      1. En fazla göç veren bölge Karadeniz’dir.
      2. En az göç veren bölge Marmara’dır.
      3. En fazla nüfuslanmış bölge Marmara’dır.
      4. En az nüfuslanmış bölge Güneydoğu Anadolu’dur.

Tarım ve Ekonomi

  • En fazla intensif tarım Batı Avrupa ülkelerinde uygulanır.
  • En fazla kakao; Brezilya’da üretilir.
  • En çok kauçuk ABD’de üretilir.
  • En çok hurma; Irak, Mısır, Arap ülkelerinde üretilir.
  • En fazla yer fıstığı; Hindistan’da üretilir.
  • En fazla pamuk; BDT ve ABD’de üretilir.
  • En çok çay; Hindistan, Çin ve Srilanka’da üretilir.
  • En çok portakal; ABD ve Brezilya’da üretilir.
  • En çok muz; Brezilya, Hindistan, Filipinler, Endonezya ve Ekvatorda üretilir.
  • En çok pirinç; Muson Asya’sında üretilir.
  • En çok mısır; ABD’de üretilir.
  • En çok buğday; ABD, BDT, Kanada, Arjantin, Türkiye ve Hindistan’da üretilir.
  • En fazla fındık; Türkiye’de üretilir.
  • En fazla incir; Türkiye’de üretilir.

 

Tagged : / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / /

Coğrafi Keşifler / Nedenleri ve Sonuçları

Doğudan başlayan ticaret yolları yüzyıllarca Avrupa’nın çeşitli ihtiyaçlarını karşılamada can damarı olmuştur. Özellikle bunlardan en önemlileri olan İpek ve Baharat yollarının Osmanlı Devleti’nin eline geçmesi, Avrupalıları yeni yollar aramaya sevk etti. Orta Çağ’ın sonuna kadar dünyanın pek çok yeri bilinmiyordu. İşte bu yeni yollar arama girişimleri sırasında pek çok yer ilk kez keşfedildi ve yeni ticaret yollan bulundu. Yeni Çağ’ın başlarında meydana gelen bu keşif olaylarına “Coğrafî Keşifler” adı verilir.

Coğrafi Keşiflerin Nedenleri:

1) Bilimsel, teknik alandaki ilerlemeler:
– a) Pusulanın sapma açısının hesaplanması
– b) Gemicilik sanatında ilerleme
– c) Coğrafya bilgisinde ilerleme
2) Doğu ülkelerinin zenginliği (Haçlı Seferleri ile Coğrafi Keşiflerin ortak nedenidir,)
3) Cesur gemicilerin yetişmesi
4) Avrupalıların dünyayı tanıma ve Hıristiyanlığı yayma amaçları
5) Avrupalıların Hindistan!a ulaşmak için yeni yollar aramaları (ipek ve Baharat Yolları Türklerin elindeydi.)
6) Kralların Coğrafi Keşifleri teşvik etmeleri.

Nedenlerinin ayrıntılı incelemesi:

a. Ticaret yollarının Müslümanların eline geçmesi: Çin’den başlayan İpek Yolu, Hazar Denizi’nde iki kola ayrılıyor, kuzey kolu Kırım limanlarında son bulurken güney kolu Karadeniz kıyılarından İstanbul’a ulaşıyordu.

Diğer önemli bir yol olan Baharat Yolu ise Hindistan’dan başlıyor ve kuzeyde Suriye limanlarında, güneyde ise İskenderiye’de son buluyordu. Özellikle denizci İtalyan devletleri bu limanlardan aldıkları malları Avrupa’ya satıyorlardı. Bu yolların tamamının Osmanlı denetimine girmesi ve bir kaç el değiştiren malların pahalıya mal olması Avrupalıları yeni yollar aramaya sevketmiştir.

b. Coğrafya bilgisinin ilerlemesi: Orta Çağ’da Avrupalıların dünya hakkındaki bilgileri çok azdı. Avrupalılar, dünyayı tepsi gibi düz zannediyorlardı. Ortasında Kudüs’ün bulunduğuna inandıkları dünyanın kuzeyi buzlarla, güneyi ise kaynar sularla kaplıydı. Batıda sonsuz bir deniz, doğuda da Kaf dağları (Kafkas dağları) nın bulunduğuna ve onun ötesinde cinlerin yaşadığına inanırlardı. Özellikle Haçlı Seferleri ve daha sonraki ilişkiler ve seyyahların gezi notlarının incelenmesi sonrasında, Avrupalıların dünya hakkındaki bilgileri artmış, boş inançlar yıkılmıştır.

Özellikle Venedikli seyyah Marco Polo doğu üzerine Çin’e kadar büyük bir seyahat yaptı (1271 – 1295). Bu seyahati sırasında yazdığı, doğu ülkelerinin hem zenginliklerini, hem de coğrafyasını anlattığı “Garibeler Kitabı” adlı eseri, Avrupalılar üzerinde büyük etkiler meydana getirmiştir.

c. Pusulanın geliştirilmesi: İlk kez Çinliler tarafından icat edilen pusula, Haçlı Seferleri sırasında Avrupa’ya geçmiştir. Kristof Kolomb’un pusulanın sapma açısını düzeltmesiyle artık yönlerini kaybetme korkusundan kurtulan Avrupalılar, okyanuslara daha rahat ve korkusuzca açılmaya başladılar.

d. Gemicilik sanatındaki ilerlemeler: Eskiden kullanılan kadırgaların geliştirilerek 30 metre uzunluğunda, üç direkli beş yelkenli ve okyanuslara daha dayanıklı Karavel tipi gemilerin yapılması okyanuslara açılmada insanların cesaretini artırdı.

e. Efsane ve hurafelere inanmayan cesur gemicilerin yetişmesi: Orta Çağ’da Avrupalılar, Atlas okyanusunun içinde gemileri çeken çok büyük girdapların olduğu ve bu sularda dolaşan gemicilerin zenciye dönüşecekleri gibi hurafelere inanırlardı. Ancak doğu ile olan ilişkiler ve coğrafya bilgisinin ilerlemesi bu gibi inançların yıkılmasına neden olmuştur.

f. Ticaret yollarının Müslümanların eline geçmesi: Çin’den başlayan İpek Yolu, Hazar Denizi’nde iki kola ayrılıyor, kuzey kolu Kırım limanlarında son bulurken güney kolu Karadeniz kıyılarından İstanbul’a ulaşıyordu.

Coğrafi Keşiflerin Yapılışı

• Portekizli Bartelmi Dias Afrika’nın güney ucuna ulaşarak Ümit Burnu’nu buldu (1487).

• İspanyol asıllı Kristof Kolomb, İspanya’nın Palas limanından hareket edip Atlas Okyanusu’nu aşarak Amerika Kıtası’nı buldu (1492). Ancak burasını Hindistan zannettiğinden batısındaki Bahama takımadalarına Batı Hint Adaları, halkına da Hintliler adını verdi. Daha sonraları Amerika Kıtası’na üç sefer daha yaparak kıtanın orta ve güney kesimlerini de keşfetti. Ancak yeni bir kıta keşfettiğini anlayamadan öldü.

• Portekizli Vasko do Gama Ümit Burnu’nu dolaşarak Hindistan’a vardı (1498).


• Kristof Kolomb’un ölümünden kısa bir süre sonra İtalyan gemici Ameriko Vespuçi, Amerika’nın Hindistan değil yeni bir kıta olduğunu dünyaya ilân etti ve kıtaya onun adı verildi “Amerika” (1507).
• Bu tarihten itibaren Portekizliler Hint Okyanusu’na hâkim olmaya başladılar. Böylece Hindistan’dan gelerek Süveyş’te sona eren Baharat Yolu yön değiştirerek Ümit Burnu Yolu hâline geldi ve Portekiz egemenliğine girdi. Bu gelişme Hint sularında Osmanlı – Portekiz mücadelesini başlatmıştır.

• 1519′da Portekiz asıllı Macellan tarafından başlatılan batıya seyahat Del Kano tarafından tamamlanarak (1522) dünyanın yuvarlak olduğu ilk kez ispatlanmıştır.

• Başlangıçta Portekizliler ve İspanyollar tarafından başlatılan Coğrafî Keşifler, özellikle İngilizler, Fransızlar ve Hollandalılar tarafından tamamlanmıştır.
Coğrafi Keşifler’in sonuçları

• Hristiyanlık yayıldı. Buna karşılık dünyanın düz olduğu gibi pek çok yanlış bilgi aktaran din adamlarına olan güven azaldı.

• Keşfedilen yerlerde yetişen domates, vanilya, patates, tütün, kakao gibi bitki türleri ile Avrupalılar ilk kez tanıştı.

• Avrupalıların, keşfettikleri yerleri sömürgeleştirmesiyle Sömürgecilik Dönemi başladı.

• Keşifler, ticaret yollarının değişmesine neden oldu. Hint Deniz Yolu’nun bulunmasından ve Amerika’nın keşfinden sonra Akdeniz limanları ile Baharat ve İpek Yolu eski önemini kaybederken Hint Okyanusu kıyısındaki limanlar önem kazandı.

• Yeni keşfedilen ülkelerde bol miktarda bulunan altın ve gümüş gibi değerli madenler Avrupa’ya getirildi. Avrupa’da ticaretle uğraşan kişiler (Burjuva sınıfı) zenginleşti. Tüccarların, soyluların ellerinde bulunan toprakları satın almalarıyla soylular eski güçlerini kaybettiler.

• Keşfedilen yerlere, özellikle Amerika’ya Avrupa’dan pek çok insan göç etti. Avrupa kültür ve uygarlığı yeni yayılma alanları buldu.

• Amerika’nın eski bir medeniyet merkezi olduğu öğrenildi.

• Zenginleşen Avrupalılar, kültür ve sanat hareketlerini desteklediler. Böylece, Avrupa’da Rönesans’ın doğmasına ortam hazırlamış oldu.

• Coğrafî Keşiflerle ticaret yollarının değişmesi sonucunda Osmanlı Devleti ekonomik yönden büyük gelir kaybına uğradı.

• Keşifler, dünya tarihinde önemli sosyal, siyasal, ekonomik ve dini değişikliklere neden olmuştur. Bu durum, keşiflerin evrensel yönünü ortaya koymaktadır.

• Eski ticaret yolları değişti. Akdeniz, doğu -batı ticaretindeki önemini kaybetti. Baharat ve İpek Yolları önemini kaybetti. Bu durum Atlas Okyanusu Limanlarının önem kazanmasına neden olmuştur.

• Avrupalılar, yeni keşfedilen yerlerde sömürge imparatorlukları kurdular. Bu durum, keşfedilen ülkelerden Avrupa’ya altın ve gümüş başta olmak üzere bol miktarda hammadde götürülmesine neden olmuştur. Bu gelişmeler Avrupa’nın zenginleşmesini, hayat standartlarının yükselmesini ve Rönesans hareketlerinin gerçekleştirilmesini sağlamıştır.

• Ticaretle uğraşan burjuva sınıfı zenginleşmiş ve Avrupa ürünleri yeni pazarlar bulmuştur. Böylece daha sonraki yıllarda gerçekleşecek olan Sanayi Devrimi’ne ortam hazırlanmıştır.

• Keşfedilen yerlere Avrupa’dan göçler olmuş, bu durum Avrupa kültür ve medeniyetinin yayılmasını sağlamıştır.

• Hıristiyanlık, yeni ülkelere yayılmıştır. Ancak bazi bilimsel gerçeklerin ortaya çıkması sonucunda Hıristiyanların dini inançları zayıflamış, Kilise’ye güven sarsılmıştır.

• Dünyanın bazı yerleri, Avrupalılar tarafından tanınmış, yeni kültürler, canlılar ve ırklar ortaya çıkmıştır.

Coğrafi Keşiflerin Türk Dünyası Üzerindeki Etkileri

Coğrafi Keşifler, bütün insanlığı etkilemiştir. Bu yönüyle evrensel bir özelliğe sahiptir. Akdeniz Limanları, Coğrafya Keşifler sonucunda önemini kaybetti. Ancak 1869′da Süveyş Kanalı’nın Fransızlar tarafından açılmasıyla bu limanlar yeniden önem kazanmıştır.

Coğrafi Keşifler, Müslüman ülkeler açısından büyük zararlara neden olmuştur. İslam ülkeleri yoksullaşmış, Türkistan Hanlıkları giderek zayıflamış ve Ruslar karşısında gerilemiştir. Osmanlı İmparatorluğu, İpek ve Baharat Yollarına hakim olmasına rağmen yolların değişmesinden dolayı umduklarına ulaşamamıştır. Osmanlı İmparatorluğu, ticaret faaliyetlerini yeniden geliştirebilmek için Avrupalı devletlere kapitülasyonlar vermek zorunda kaldı.

Ayrıca Osmanlı topraklarında kervan yolları boyunca faaliyet gösteren halk ve zanaatkârlar işsiz kaldı. Bu durum, Osmanlı Devleti’nde ekonomik sıkıntılara ve Celali İsyanları’na zemin hazırlamıştır.

Osmanlı Devleti, Hint ticaret yolunun hakimiyeti için Portekizlilerle, Akdeniz hakimiyeti için de İspanyollarla mücadele etti. Endonezya’da savunma ve koruma savaşları yapan Osmanlı Devleti, Hıristiyan Avrupa karşısında ”Doğu Kalkanı” haline geldi.

Keşiflerin Osmanlı Devleti Açısından Önemi

Bu keşiflerle Osmanlının elinde bulunan İpek ve Baharat Yolu önemini kaybetmiş, yeni ticaret yolları bulunmuştur. Bu da Osmanlı Devleti’nin vergi gelirlerinin azalmasına yol açmıştır. Tüm bunlar Osmanlı Devletini maddi açıdan kötü etkilemiştir. Daha doğrusu; Osmanlı Devleti ve diğer müslüman devletler zarara uğrayıp, ellerindeki malların değerleri gitmiştir.Coğrafî Keşifler, bütün insanlığı etkilemiştir. Bu yönüyle evrensel bir özelliğe sahiptir. Akdeniz Limanları, Coğrafî Keşifler sonucunda önemini kaybetti. Ancak 1869′da Süveyş Kanalı’nın Fransızlar tarafından açılmasıyla bu limanlar yeniden önem kazanmıştır.

Coğrafî Keşifler, Müslüman ülkeler açısından büyük zararlara neden olmuştur. İslam ülkeleri yoksullaşmış, Türkistan Hanlıkları giderek zayıflamış ve Ruslar karşısında gerilemiştir. Osmanlı İmparatorluğu, İpek ve Baharat Yollarına hakim olmasına rağmen yolların değişmesinden dolayı umduklarına ulaşamamıştır. Osmanlı İmparatorluğu, ticaret faaliyetlerini yeniden geliştirebilmek için Avrupalı devletlere kapitülasyonlar vermek zorunda kaldı.

Ayrıca Osmanlı topraklarında kervan yolları boyunca faaliyet gösteren halk ve zanaatkârlar işsiz kaldı. Bu durum, Osmanlı Devleti’nde ekonomik sıkıntılara ve Celali İsyanları’na zemin hazırlamıştır.

Tagged : / /