Yeryüzünde Sıcaklığın Dağılışını Etkileyen Faktörler

1. Güneş Işınlarının Düşme Açısı
(Güneş ışınlarının atmosferde aldığı yol)

Güneş ışınları bir yere ne kadar dik açıyla düşerse sıcaklık değerleri de o kadar yüksek olur. Çünkü dik açıyla gelen ışınlar daha dar alanları ısıtmaktadır.

Güneş ışınlarının düşme açısı dünyanın şekli, eksen eğikliği, günlük hareketi ve eğime bağlı olarak değişir.

a. Dünyanın Şekli: Ekvator’dan kutuplara doğru gidildikçe güneş ışınlarının geliş açısı küçülür.
b. Eksen Eğikliği: Dünyanın güneş etrafındaki dönüşüne bağlı olarak yıl içinde yarımkürelere farklı açılarla düşer.
c. Günlük Hareket: Dünyanın kendi ekseni etrafındaki dönüşüne bağlı olarak sabah ve akşam dar açılarla düşerken, öğle vakti daha dik açıyla düşer.
d. Bakı ve Eğim: Güneşe bakan yamaçlar güneş ışınlarını daha dik açıyla alırlar.

2. Güneşlenme Süresi

Güneşlenme süresi uzadıkça atmosferdeki ısı birikimi artacağı için sıcaklık da artar.

Gün içinde en yüksek sıcaklıkların öğleden birkaç saat sonra olması bununla ilgilidir. En soğuk zaman ise güneşin doğmasından önceki andır.

3. Yükselti

Atmosfer yerden yansıyan ışınlarla ısındığı için yerden yükseldikçe her 200 metrede 1 ºC sıcaklık azalır.

Sıcaklığın Deniz Seviyesine İndirgenmesi:

Soru: 1200 metre yükseltideki A noktasının sıcaklığı 18ºC olarak ölçülmüştür. A noktasının deniz seviyesine indirgenmiş sıcaklığı kaç derecedir?

1200 / 200 = 6 18 + 6 = 24 ºC

4. Kara ve Denizlerin Dağılışı

Karalar daha çabuk ısınır ve daha çabuk soğurken, denizler geç ısınır, geç soğurlar.

Ayrıca karalar denizlerden yazın daha sıcak, kışın ise daha soğuk olurlar.

Kuzey yarım kürede karalarda en sıcak ay Temmuz, en soğuk ay ise Ocak’tır. Buna karşın denizlerde en sıcak ay Ağustos, en soğuk ay Şubat’tır.

Kuzey yarım kürede karalar daha fazla yer kapladığından sıcaklık ortalamaları ve farkları güney yarımküreden daha fazladır.

5. Nem

Atmosferdeki su buharına nem denir.

Nemin fazla olduğu yerlerde aşırı ısınma ve soğuma görülmez. Bu nedenle günlük ve yıllık sıcaklık farklılıkları azdır.

Kış aylarında havanın bulutlu olduğu günler, bulutsuz günlere göre daha ılık geçer. Çünkü bulutlu günlerde yerin ısı kaybı daha az olur, bulutsuz günlerde ise fazla olur, bu durumda ayaz meydana gelir.

6. Okyanus Akıntıları

Okyanuslarda suyun kütle halinde bir yerden başka bir yere hareket etmesine okyanus akıntısı adı verilir.

Ekvator çevresinden gelen sıcak su akıntıları geldikleri yerde sıcaklığı arttırırken, kutuplardan gelen soğuk su akıntıları sıcaklığı düşürür.

7. Rüzgarlar

Ekvator çevresinden esen rüzgarlar sıcaklığı arttırırken kutup çevrelerinden esen rüzgarlar sıcaklığı düşürür.

8. Bitki Örtüsü

Bitki örtüsünün gür olduğu alanlar nemli ortamlar olduğu için ormanlar gündüz aşırı ısınmayı, gece aşırı soğumayı önler.

Tagged : / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / /

Bitki Örtüsünü Etkileyen Faktörler

1. İklim: İklim koşulları bitkilerin oluşum, gelişim ve yayılım özelliklerini doğrudan etkileyen en önemli faktördür.

ü  Sıcaklık: Sıcaklık değerlerinin düşük olduğu yerlerde bitki gelişimi zordur. Toprağın donmuş halde olması bitkinin beslenmesini engellediği gibi soğuk koşullar besin dolaşımını da olumsuz yönde etkiler. Yüksek sıcaklık değerleri ise buharlaşmayı şiddetlendirerek hem bitkilerin topraktan su yoluyla beslenmesini engeller hem de bitkinin sürekli su kaybetmesine yol açar.

ü  Yağış: Bitkilerin oluşabilmesi, beslenebilmesi ve varlığını sürdürebilmesi için yağış olmazsa olmaz bir faktördür. Yağışlı alanlarda bitki örtüsü daha sık ve yoğun, kurak alanlarda ise seyrek ve cılızdır.

ü  Rüzgar: Bitkilerin besin çevrimini sürdürebilmesi için havadaki karbondioksit ve oksijene ihtiyaçları vardır. Rüzgar belirli bir ölçüdeki bitki gelişimini olumlu yönde etkiler. Ancak şiddetli rüzgar bitki gelimini bozucu etki yapmaktadır.

 

2. Yer Şekilleri: Yer şekillerinin düz veya engebeli olması, eğim ve bakı gibi faktörler bitkiler üzerinde etkilidir.

ü  Eğim: Eğim değerlerinin yüksek olduğu yamaçlarda tohumların filizlenmesi süpürülmeden dolayı zordur. Toprak kalınlığının fazla olduğu az eğimli alanlarda ise tohum transferi daha kolay gerçekleşir. Çukur ve çöküntüler bitkiler için yaşam koşullarının kolay olduğu sığınaklardır.

ü  Bakı: Güneş veya denize bakan yamaçlar bitki örtüsünün gelişimi için daha elverişlidir. Güneş gören yamaçarda bitkiler daha erken olgunlaşır. Denize bakan yamaçlar ise daha fazla yağış aldığından dolayı buradaki bitkiler daha gürdür.

3. Yükselti: Yükseklik arttıkça sıcaklık değerleri azalır ve belirli bir seviyeye kadar yağış miktarı artar. Buna bağlı olarak yükseltinin arttığı dağlık alanlarda bitki topluluklarının kendi içinde katlaştığı görülür.

4. Toprak Yapısı: Bitkinin en temel beslenme kaynağı topraktır. Bu nedenle toprağın fiziksel ve kimyasal özellikleri bitkiler üzerinde doğrudan etkilidir. Kayalık ve toprak örtüsünden yoksun arazilerde bitki örtüsü görülmez. Benzer şekilde toprak örtüsünün çok sıkı olduğu killi araziler ile aşırı tuzlu topraklarda da bitki oluşumu oldukça zordur.

5. Biyolojik Faktörler: Canlılar bitki örtüsünün varlığını hem olumlu hem de olumsuz yönde

etkileyebilirler. Arıların ve çeşitli böcek türlerinin döllenmeyi hızlandırması, memelilerin tohumları nakletmesi, insanların farklı bölgelere yeni bitkiler taşıması olumlu etkilere örnek verilebilir. Diğer taraftan insan etkisiyle bitki örtüsünün yok edilmesi, tarla açma, yol yapımı, orman yangınları, aşırı hayvan otlatma gibi etkinlikler bitki örtüsüne büyük zarar vermektedir.

Tagged : /