Edimsel Koşullanma Temel Kavramlar

Edimsel davranışta tepkisel davranıştan farklı olarak organizma önce bir davranışta bulunur. Bu davranış herhangi bir uyarıcı olmadan kendiliğinden yapılır ve ardından yapılan davranışa göre uyarıcı verilir. Organizma davranışın ardından gelen uyarıcıyı beğenirse davranışı tekrar eder. Beğenmezse bu davranışı tekrarlar. Yani davranışı ortaya çıkarttığı sonuçları kontrol eder.

Tepkisel koşullanmadaki U-T, edimsel koşullanmada T-U gerçekleşir.

Kpss eğitim bilimleri öğrenme psikolojisi içindeki edimsel koşullanma temel kavramları dahilinde yanaşma ve kaçınma kavramlarını bir önceki edimsel koşullanma sürecinde ele almıştır. Diğer edimsel koşullanma temel kavramları şunlardır:

Sönme

Klasik koşullanmada olduğu gibi pekiştirilmeyen davranış söner. Ancak edimsel koşullanmada organizma aktif olduğu için pekiştirilmemesi halinde önce davranışta ani bir artış gözlenir. Bu artışa da sönme patlaması denir.

Söz almak için sürekli parmak kaldıran Mehmet, söz alamayınca önce daha çok parmak kaldırmakta ve sonra parmak kaldırmaktan vazgeçmektedir.

Alışma

Sürekli aynı pekiştireç kullanıldığında bir süre sonra bu pekiştirecin etkisi azalır. Alışma durumunda pekiştirme işlemi devam ettiği halde organizma artık tepki vermemeye başlar.

Kendiliğinden Geri Gelme

Kısa bir tanımla sönmüş bir tepkinin bir süre sonra tekrardan ortaya çıkmasıdır.

Bu durum sönmüş bir tepkinin yok olmadığının da ispatıdır.

Kendiliğinden geri gelen tepkiler sönmeye karşı dirençsizdir. Yani pekiştirilmezse kısa sürede ortadan kalkar.

Derste sürekli şakalaşan Emre, öğretmenin azar yemiş ve şaka yapmayı bırakmıştır. Ancak belli bir süre sonra tekrar şaka yapmaya başlamıştır.

Genelleme

Genelleme kendi içinde 3 şekilde tanımlanmaktadır.

Uyarıcı Genellemesi: Bir uyarıcıya benzeyen diğer uyarıcılara da aynı tepkinin verilmesidir.

Bir çocuğu arkadan baktığı bir kadını annesiyle aynı elbiseyi giydiği için annesine benzetmesi.

Tepki Genellemesi: Aynı uyarıcı durumuna farklı tepkilerin verilmesidir.

Bir kişiye hatasından dolayı önce nasihat etmek, sonra uyarmak sonra da ceza vermek gibi.

Öğrenmenin Genellenmesi: Bir durumda öğrenilen şeyin diğer benzer durumlarda da kullanılmasıdır.

Ayırt Etme

Bir tepkinin belli bir durum karşısında sergilenip bunun dışındaki durumlarda sergilenmemesidir.

Genellemenin tersi olarak düşünülebilir.
Bir çocuğun yaramazlık yapan arkadaşlarını öğretmenine şikayet etmesinden sonra övgü alması sonucu , şikayeti diğer öğretmenlere karşı da yapmaktadır. Ancak matematik öğretmeninden olumsuz bir tepki alan bu çocuk diğer öğretmenlerine arkadaşlarını şikayet etmeye devam etmektedir fakat matematik öğretmenine hiç şikayet etmemektedir.

Ayırt Edici Uyarıcı

Bir davranış daima belirli bir uyarıcı ya da ortamdayken pekiştirilirse bir süre sonra bu uyarıcı ya da ortamın kendisi, davranış için ayırt edici hale gelir.

Bilgisayar başında çalışırken çok sigara içen Kerem, bilgisayarda oyun oynadığı zaman da çok sigara içmektedir. Burada bilgisayar ayırt edici uyarıcı haline dönüşmüştür.

Kademeli Yaklaşma

İstenilen bir davranışı kazandırabilmek için, davranışın daha basit davranış basamaklarına bölünerek öğretilmesidir. Böylece öğretilen her basamak sonunda bir pekiştireç verilir ve bir üst basamağa geçilir. Kademeli yaklaştırma sayesinde istenen davranışa en yakın davranış pekiştirilerek organizma istenilen davranışa yaklaştırılır.

Bir çember içinde geçirilmek istenen aslana önce alçak bir mesafede çemberin içinden geçmesi sağlanır ve ardından pekiştirilir (et verilir). Sonra çember biraz daha yukarı çıkartılır ve atladıktan sonra bir daha pekiştireç verilir. Bu şekilde aslan atlayabileceği en yüksek çembere kadar atlatılır ve istenen davranış her basamakta pekiştirildiği için gerçekleşmiş olur.

Zincirleme

Bir davranış içinde yer alan tepki basamaklarının her birinin kendinden sonra gelen tepki için ayırt edici uyarıcı görevi üstlenmesi ve bu sürecin davranış tamamlanıncaya kadar devam etmesine zincirleme denmektedir.

Çay demlemek, yemek yapmak, bir arkadaşla sohbet etmek vb. davranışların tamamı zincirlemedir.

Yoksunluk

Edimsel koşullanma gerçekleşmeden önce organizmanın pekiştireç olarak kullanılacak şeye karşı bir süre yoksun bırakılması performansı arttıracaktır. Yani davranış sonunda yiyecek ya da su verilecekse organizmanın birkaç gün önceden belirli periyotlarla bu uyarıcılardan mahrum bırakılması, organizmayı davranışa daha iyi güdüleyecektir.

Bir fare önceden peynirden yoksun bırakılmışsa ve bu fare labirent deneyinde labirentin sonunda peynirle ödüllendirilecekse, farenin labirentin sonunu bulma isteği daha çok artacaktır.

Premack İlkesi

Organizmanın çok sık yaptığı ya da çok yapmak istediği etkinlikler az sayıda yaptığı etkinlikleri pekiştirmek için kullanılırsa Premack ilkesi gerçekleşir. Yani az sayıda yaptığı etkinliğin sayısını arttırmak için çok sayıda yaptığı ya da yapmak istediği etkinliğin pekiştireç olarak kullanılmasıdır.

Ödevini yaparsan arkadaşlarınla oynayabilirsin.
Koşullu anlaşma da Premack ilkesi gibi bireyin istediği bir şeyi elde edebilmesi için bir dizi etkinliği yapması için kullanılır.

Batıl Davranış

Organizma aralarında tesadüfi ilişki bulunan ii durumu birbiriyle ilişkilendirirse batıl davranış ortaya çıkar.

Maça mavi kramponlarla çıkan ve 4 gol atan Zeki, bundan sonraki tüm maçlarına mavi kramponlarıyla çıkmıştır.

Programlanmış Öğrenme

Öğrenme önceden özenle hazırlanmış bilgi birimlerinde bilinenden bilinmeyene , basitten karmaşığa doğru küçük adımlarla gerçekleşir. Her adım sonunda anında dönüt düzeltme yapılır ve her doğru davranış anında pekiştirilir. Böylece öğrencinin doğruya ulaştıkça güdülenmişlik düzeyi artar, olası yanlışlarda ise hemen haberi olur ve bunu düzeltmeye çalışır. Sonuçta öğrencinin başarısı anlamlı ölçüde artacaktır.

Alışkanlık Kazanma

Edimsel koşullanma içinde pekiştireç konusundan önce işleyeceğimiz son kavram olan alışkanlık kazanma, rutin hale gelen etkinlik ya da kişilerde gözlenen alışkanlıkla eş değerdedir. Alışkanlık haline gelen etkinlik ya da kişilerde meydana gelen olası değişiklikler genelde gözden kaçmaktadır.

kaynak : kpsskonu.com

Tagged : / / / /

Klasik Koşullanma İlkeleri

Bitişiklik: Koşullanmanın oluşması için koşullu ve koşulsuz uyarıcının kısa süre içerisinde verilmesidir. Aradaki zaman ne kadar kısa ise koşullanma o kadar çabuk ve güçlü gelişecektir.

Garcia bu ilkeyi yıkacaktır.

Habercilik (Uyaran Sıralaması): Rescorla tarafından ortaya konulan habercilik, bir uyarandan sonra yeni bir uyaran geleceğine ya da uyaranın kesileceğine dair koşullanmasıdır.

  • Olumlu Habercilik (İleriye Koşullanma): Kendisinden sonra koşulsuz uyarıcının geleceğine dair haber vermesidir. Diğer adı da ileriye dönük koşullanma olan olumlu habercilikte, önce koşullu uyarıcı sonra koşulsuz uyarıcı vardır.

Zil + Et (Koşulsuz uyarıcı) > Olumlu habercilik.

Zil + Elektrik Şoku (Koşulsuz uyarıcı) > Olumlu habercilik.

  • Olumsuz Habercilik (Geriye Koşullanma): Bir uyarıcının koşulsuz uyarıcının kesileceğine dair haber vermesidir. Diğer adı da geriye dönük koşullanmadır.
Zil çalınca dersin biteceğinin haber verilmesi > Olumsuz habercilik.
Rescorla’ya göre, koşullanmada uyaran sırası önemli değildir. Bu ilk kez ortaya konulan bir düşüncedir. Ayrıca koşulsuz uyarıcı önce gelse bile koşullanma gerçekleşmektedir.

Pekiştirme: öğrenme psikolojisi klasik koşullanma ilkeleri içinde yer alan pekiştirme kavramı koşulsuz uyarıcının pekiştireç görevi üstlenmesiyle gerçekleşir. Klasik koşullanmada pekiştireç yani koşulsuz uyarıcı organizmanın tepkisinden önce verilmelidir.

Zil sesinin hemen ardından et verilmesi sırasında oluşan klasik koşullanmada et, koşulsuz uyarıcı olduğu gibi aynı zamanda pekiştirme görevi üstlenmektedir.
  • Birincil Pekiştireç: Öğrenilmemiştir ve koşulsuz uyarıcının kendisidir.
Et, çikolata, elektrik şoku vs.
  • İkincil Pekiştireç: Öğrenilmiştir ve koşullu uyarıcının kendisidir.
Zil sesi, para, okul vs.

Alışma: Klasik koşullan ilkeleri içindeki alışma, bir uyarıcıyla sürekli karşılaşma durumunda organizmanın bu uyarıcıya karşı duyarlılığını yitirmesidir. Organizmanın bir uyarıcıya eskisinden daha az tepki vermesidir.

Edimsel koşullanma içinde de alışma kavramı vardır ancak değişik şekilde tanımlanacaktır.
Zil sesine salya tepkisi veren köpeğe uzun bir süre sonra sadece zil sesi verilir ve ardından et verilmezse, köpek zil sesine daha az salya salgılamaya başlar.

Alfa Tepkisi: Organizmanın beklenen tepkiye benzer olarak vereceği her tepkiye alfa tepkisi denir.

Zil sesinden sonra birkaç kez et verilir. Daha sonraki zil seslerinde köpek salya salgılamak yerine zil sesine dikkatini verir ve o yöne doğru odaklanır. Bu yakın tepkiye alfa tepkisi denir.

Sönme (Deneysel Çözülme): Koşulsuz uyarıcının ortamdan çekilmesi durumunda davranışın bırakılmasıdır.

Zil sesinden sonra et verilmemesi durumunda bir süre sonra köpek salya salgılamaz. Sönme gerçekleşir.

Kendiliğinden Geri Gelme: Sönmüş bir tepkinin sonra tekrardan ortaya çıkmasıdır. Yani koşulsuz uyarıcı verilmeden davranışın gerçekleştirilmesidir.

Kendiliğinden geri gelme sönmüş bir tepkinin yok olmadığının da kanıtıdır.
Zil sesine salya tepkisi vermeyi bırakan köpek uzun bir süre sonra zil sesine salya tepkisi verirse kendiliğinden geri gelme gerçekleşir.

Genelleme (Uyarıcı Genellemesi): Bir uyarıcıya benzeyen diğer uyarıcılara da aynı tepkinin verilmesidir.

Köpekten korkan bir çocuğun diğer bütün tüylü hayvanlardan da korkması uyarıcı genellemesine örnektir.

Ayırt Etme: Genellemenin tam tersidir. Bir tepkinin tek bir nesne ya da durum karşısında sergilenmesi ve bunun dışındaki hiçbir nesne ya da duruma karşı sergilenmemesidir.

Anaokulunda azar işittiği için oyuncakları toplayan Emre’nin eve geldiğinde oyuncakları toplamaması.
Genelleme benzer uyarıcılara aynı tepkinin verilmesi iken, ayırt etme benzer uyarıcılar olsa dahi sadece içindeki tek bir uyarıcıya tepki verilmesidir.

Korku Koşullanması: Koşullu bir uyarıcıyla korku tepkisi eşleştirildiğinde, korku koşullanması ortaya çıkmaktadır.

Oğlu kibriti eline her aldığında anne yüksek sesle çocuğuna bağırır. Bir süre sonra sonra çocuk kibritten korkmaya başlar.

Geçici Koşullanma: Koşulsuz uyarıcının organizmaya eş aralıklarla verilmesidir. Bu koşullanma sürecinde sadece koşulsuz uyarıcı kullanılır.

Saat başı et verilen köpek, bir sonraki saat başında et olmasa dahi ister istemez salya salgılayacaktır.

Birden Fazla Uyarıcıya Koşullanma (Üst Düzey Koşullanma): Organizmanın birden fazla sayıda koşullu uyarıcıya aynı tepkinin vermesinin sağlanmasına üst düzey koşullanma denir. Koşullanan uyarıcı sayısı iki ise ikinci dereceden koşullanma, üç ise üçüncü dereceden koşullanma denir.

Birden fazla uyarıcıya koşullanma sağlamak için organizma önce bir uyarıcıya koşullandırılır. Daha sonra bu koşullu uyarıcı, koşulsuz uyarıcı yerine kullanılarak yeni bir nötr uyarıcı ile ilişkilendirilir.

1. Düzey:

Zil > Salya

Zil+Işık > Salya

2. Düzey

Işık > Salya

Islık + Işık > Salya

3. Düzey

Islık > Salya

Şimdi de klasik koşullanma ilkeleri içinde birden fazla uyarıcıya koşullanmanın gerçekleşmeme nedenlerini inceleyelim.

  • Gölgeleme: Aynı anda ortama giren iki uyarıcıdan birisinin şiddetinin daha fazla olması ve organizmanın şiddetli olan uyarıcıya tepki vermesidir. (Koşullu Uyarıcı)
İki uyarıcı aynı anda verilmek zorunda ve bunlardan birisi daha baskın olmak zorundadır.
Hem zil sesi hem de ışık aynı anda verildikten sonra ortama et konur. Birkaç denemeden sonra köpek sadece zil sesine salya salgılarsa gölgeleme gerçekleşir.
  • Engelleme: İki uyarıcı ortama sırayla verilirken şiddetli olan uyarıcı ya da ilk koşullanılan uyarıcı (ilk uyarıcı değil dikkat) ikincisine izin vermez.
Engellemede baskınlık değil ket vurma söz konusudur.
Zil sesine salya tepkisi için koşullanan köpeğe önce zil sesi sonra ışık verilirse köpek ışığa koşullanmaz. Çünkü zil sesi ışığı engeller.
Tagged : / / / /