Atmosfer Nedir ? Katmanları Nelerdir ?

Yerçekiminin etkisiyle dünyayı çepe çevre saran gaz ve buhar tabakasına atmosfer denir. Atmosferi oluşturan gazlar genellikle gezegenin iç katmanlarından yanardağ etkinliğiyle ortaya çıktığı gibi gezegenin tarihi boyunca dünya dışı kaynaklardan da beslenmiştir. Atmosferdeki gazların % 78′ini azot % 21′ini ise oksijen oluşturur. Kalan %1′lik bölümü ise karbondioksit, neon, helyum, kripton, ksenon, hidrojen gibi gazlar oluşturmaktadır.

Atmosferde bulunan bu gazlar üç grupta incelenebilir ;

  • Atmosferde devamlı bulunan ve çoğunlukla miktarları değişmeyen gazlar (azot, oksijen ve diğer asal gazlar)
  • Atmosferde devamlı bulunan ve miktarları azalıp çoğalan gazlar (karbondioksit, su buharı, ozon)
  • Atmosferde her zaman bulunmayan gazlar (kirleticiler)

Atmosfer yeryüzündeki canlılar için koruyucu bir perde görevindedir. Gündüz güneşin sıcağını, gece de uzayın soğuğunu önleyerek yeryüzündeki sıcaklığın dengelenmesini sağlar.

Atmosferin Katmanları

Yerküreyi saran gazların yoğunlukları ve bileşimleri birbirinden farklı olduğu için yerçekiminin de etkisiyle katmanlar oluştururlar.

Atmosferin temel olarak 5 katmanı bulunur.

1) Troposfer : Atmosferin yere temas eden en alt katmanıdır. Gazların en yoğun olduğu katmandır. Ekvator üzerindeki kalınlığı 16–17 km, 45° enlemlerinde 12 km, kutuplardaki kalınlığı ise 9–10 km’dir. Katman kalınlığının ekvatorda ve kutuplarda farklılık göstermesinin nedeni, ekvatorda ısınan havanın hafifleyerek yükselmesi ve merkez kaç kuvvetinin bulunması, kutuplarda ise havanın soğuyarak çökmesi ve merkez kaç kuvvetinin bulunmamasıdır. Yani bu değişiklerin sebebi sıcaklık farklılıkları ve merkez kaç kuvvetinin etkisidir.
Troposfer atmosferin en önemli katmanıdır diyebiliriz çünkü gazların %75′i su buharının ise tamamı bu katmanda bulunur. Buna bağlı olarak hava akımları, bulutluluk, nem, yağışlar, basınç değişiklikleri gibi bilinen bütün meteorolojik olaylar bu katmanda meydana gelir, güçlü yatay ve dikey hava hareketleri de bu katmanda oluşur. Troposfer genellikle yerden yansıyan güneş ışınlarıyla ısınır bu nedenle alt kısmı daha sıcaktır ve yerden yükseldikçe sıcaklık her 200 metrede 1°C azalır.

Işıma: Atmosferi geçen güneş ışınları yer yüzüne ulaşır ve yer yüzünde bulunan maddeler bu yolla ısınır(potansiyel enerji biriktirirler). Isı maddeler içindeki potansiyel enerjidir. Bu maddelerden çıkan ısı ışınları yere temas eden hava kütlesini ısıtırlar. Yerden ısı ışını yayılmasına ışıma denir. İşte troposfer bu yolla ısındığı için sıcaklık troposferin alt kısımlarında daha fazladır. Troposferde sıcaklıkların yerden yukarı doğru çıkıldıkça her 100m’de 0,50C düşmesinin nedeni bu durumdur. 

2) Stratosfer : Troposferden itibaren 50 km. yükseliğe kadar uzanır. Yatay hava hareketleri (rüzgarlar) görülür. Su buharı bulunmadığı için dikey hava hareketleri oluşmaz. Yalnızca yatay hareketlerin oluşması da diğer tabakalar ile stratosfer arasında bu katmandan kaynaklanan bir taşınım olmamasına sebep olur. Bu durum çok tehlikeli olabilir çünkü diyelim ki bir yanardağın patlamasından ortaya çıkan küller troposferi aşıp stratosfere ulaşırsa burada birikir ve kalıcı bir kirlilik oluşturur. Ayrıca bu katmanda sıcaklık değişiklikleri olmaz ve katmanın sıcaklığı yaklaşık olarak -45°C’dir. Stratosferde yerçekimi azaldığı için cisimler gerçek ağırlıklarını kaybederler. Bu katmanın üst kısımlarında ozon gazları bulunur ve güneş ışınlarını çeken bu gazlar katmanın ısınmasına neden olur.


3) Mezosfer
 : Stratosferden itibaren 80 km. yüksekliğe kadar uzanır. Küçük boyutlu gök taşları bu katmanda sürtünmenin etkisiyle buharlaşarak kaybolur.

Ozonosfer ve Kemosfer olarak iki kısımdan oluşur.

  • Ozonosfer: Bu tabakada ozon gazları bulunur. Güneşten gelen zararlı ultraviyole ışınlar, ozon gazları tarafından tutulur. Bundan dolayı canlılar için koruyucu katmandır.
  • Kemosfer: Zararlı ışınların tutulması az miktarda burada da görülür. Ayrıca gazların iyonlara ayrılmaya başladığı yerdir.

4) Termosfer : Mezosferden itibaren 400 km. yüksekliğe kadar uzanan katmandır. Bu katmanda güneş ışınları yoğun olarak hissedilir. Sıcaklığın güneşin etkisine göre 200 ile 1600°C’dir. Bu katmanda gazlar iyon halinde bulunur ve iyonlar arasında elektron alışverişi oldukça fazladır. Bu nedenle haberleşme sinyalleri ve radyo dalgaları çok iyi iletilir.

5) Ekzosfer : Atmosferin en üst katıdır. Az miktarda hidrojen ve helyum atomlarından oluşur. Kesin sınırı bilinmemekle birlikte üst sınırının yerden yaklaşık 10.000 km yükseklikte olduğu kabul edilmiştir. Bu katmandan sonra artık bir sınır olmadığı için boşluğa geçiş başlar. Yapay uydular bu katmanda bulunurlar, yerçekimi çok düşüktür ve gazlar çok seyrektir.

atmosferin katmanları
atmosferin katmanları

Atmosferin Yeryüzü Açısından Önemi

  • İklim olayları meydana gelir.
  • Canlı yaşamı için gerekli gazları ihtiva eder.
  • Güneş’ten gelen zararlı ışınları tutar.
  • Dünya’nın aşırı ısınmasını ve soğumasını engeller.
  • Dünya ile birlikte dönerek sürtünmeden doğacak yanmayı engeller.
  • Uzaydan gelen meteorların parçalanmasını sağlar.
  • Güneş ışınlarının dağılmasını sağlayarak, gölgede kalan kısımların da aydınlanmasını sağlar. Bir başka ifade ile gölgelerin tam karanlık olmasını önler.
  • Işığı, sesi, sıcaklığı geçirir ve iletilmesini sağlar.
  • Hava akımları nedeniyle gündüz olan bölgelerin aşırı sıcak, gece olan bölgelerin de aşırı soğuk olmasını engeller.
Tagged : / /

Türkiye’de İklim Elemanlarının Etkileri

 1. Sıcaklık

  Sıcaklık yükselti sebebiyle batıdan doğuya, enlem etkisi sebebiyle güneyden kuzeye azalır.

  1. Sıcaklık farklılıkları iç bölgelerde fazla, kıyı bölgelerde azdır.
  2. Kıyı bölgelerimiz iç bölgelerimize göre daha sıcaktır.
  3. Kışın batıdan doğuya, kıyıdan iç kesimlere doğru sıcaklıklar düşer.
  4. Yazın en sıcak yer Güneydoğu Anadolu Bölgesidir.
  5. İç kesimlerde ani ısınma ve soğuma fazladır. Bunun etkisiyle don olayı sıklıkla görülür.

  Türkiye’de yükselti batıdan doğuya doğru artar,

  • Yükselti arttıkça sıcaklık düşer,
  • Buna bağlı olarak batıdan doğuya doğru sıcaklık düşer.

  Ekvator’dan kutuplara doğru güneş ışınlarının geliş açısı küçülür.

  • Kuzey yarım kürede güneydeki enlemler kuzeydeki enlemlere göre daha sıcaktır.
  • Buna bağlı olarak güneyden kuzeye sıcaklık azalır.

  Karasal yerlerde sıcaklık farklılıkları, nemli kıyı kesimlerine göre daha fazladır.

  • Türkiye’de Kıyılarda sıcaklık farklılıkları az, iç kesimlerde fazladır.

 2. Basınç ve Rüzgarlar

  Ülkemiz coğrafi konumundan dolayı yaz ve kış farklı basınç merkezlerinin etkisinde kalır.

  Yazın, Basra Termik Alçak Basıncı, sıcak ve kuru bir hava yaşanmasına sebep olur. Kışın ise Sibirya Termik Yüksek Basıncı soğuk ve ayaz hava şartlarına yol açar.

  Ayrıca İzlanda Dinamik Alçak Basıncı ile Asor Dinamik Yüksek Basıncı da zaman zaman yurdumuzu etkiler.

 3. Nem ve Yağışlar

  Atmosferdeki gazlardan biri de nem (su buharı)’dir.

  Denizellik; Türkiye’de denize kıyısı olan yerlerde nem fazladır, bol yağış alır. Denizden uzak yerlerde ise yağış azdır.

  Yükselti; Belli bir seviyeye kadar yağışlar artar ve sonra azalır. Dolayısıyla yükselti fazla olan yerlerde yağış azdır.

  Hava Kütlesinin Özelliği; Su buharı oranı fazla olan hava kütleleri gittikleri yere yağış getirir.

  Türkiye’de yağış en çok Trabzon, Rize, Artvin’de görülür. En az yağış ise Tuz Gölü çevresindedir.

  Türkiye’de yağış çeşitlerinin tamamı görülür.

  • Yamaç Yağışları; Karadeniz ve Akdeniz kıyılarında.
  • Yükselme Yağışları; İç kesimlerde.
  • Cephe Yağışları: Yurdun tamamında ve daha çok kış aylarında görülür.

Tagged : / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / /

Sıcaklık – Yükselti İlişkisi

Atmosfer yerden yansıyan ışınlarla ısındığı için sıcaklık yerden yükseldikçe troposfer katında her 200 metrede 1 ºC azalır. Örneğin 1000 metrede 15°C olan sıcaklık, 1200 metrede 14°C, 1400 metrede 13°C olacaktır.

SORU: 200 metre yükseltiye sahip A kentinde sıcaklık 10°C iken aynı anda 1200 metre yükseltideki B kentinde sıcaklık kaç derecedir?

Bu soruyu çözerken öncelikle yükselti farkını bulmamız, sonra kaç derecelik fark olduğunu bulmak için çıkan sonucu 200’e bölmemiz gereklidir.

1200 – 200 = 1000 metre (yükselti farkı)

1000 / 200 = 5°C (sıcaklık farkı)

Soruda verilen B kenti 1200 metredir ve A kentinden 1000 metre yukarıdadır. Biliyoruz ki yerden yükseldikçe sıcaklık azalır. Buradan yola çıkarak B kentinde sıcaklığın A kentine göre daha düşük olduğunu anlayabiliriz. Bu nedenle sıcaklığı bilinen A kentinin sıcaklığından A – B arası sıcaklık farkını çıkararak sonucu buluruz.

10 – 5 = 5°C (B kentinin sıcaklığı)

SORU:  1500 metre yükseltiye sahip X kentinde sıcaklık 12°C iken aynı anda 300 metre yükseltideki Y kentinde sıcaklık kaç derecedir?

Yükselti Farkı = 1500 – 300 = 1200 metre
Sıcaklık Farkı = 1200 / 200 = 6°C
Y kentinde Sıcaklık = 12 + 6 = 18°C

(Yukarıdaki soruda B kenti, A’dan kentinden daha alçakta olduğu için topladık)

SORU:  500 metre yükseltiye sahip E kentinde sıcaklık 7°C iken aynı anda 3500 metre yükseltideki F kentinde sıcaklık kaç derecedir?

Yükselti Farkı = 3500 – 500 = 3000 metre
Sıcaklık Farkı = 3000 / 200 = 15°C
F kentinde Sıcaklık = 7 – 15 = -8°C

İndirgenmiş Sıcaklık

Yükselti faktörü ortadan kaldırılarak her yer deniz seviyesiymiş yani 0 metreymiş gibi hesaplanan sıcaklıklardır.

SORU: 2000 metre yükseltideki A kentinde sıcaklık 10°C ölçülmüştür. Eğer bu kent deniz seviyesinde olsaydı, sıcaklığı kaç derece olurdu?

Yükselti Farkı = 2000 – 0 = 2000 metre
(Deniz seviyesi 0 metre olduğu için 2000’den sıfırı çıkardık)

Sıcaklık Farkı = 2000 / 200 = 10°C

A’nın indirgenmiş sıcaklığı = 10 + 10 = 20°C
(Deniz seviyesi sıcaklığı yani indirgenmiş sıcaklık sorulduğunda toplanır)

Tagged : / / / / / / / / / / /

Yeryüzünde Sıcaklığın Dağılışını Etkileyen Faktörler

1. Güneş Işınlarının Düşme Açısı
(Güneş ışınlarının atmosferde aldığı yol)

Güneş ışınları bir yere ne kadar dik açıyla düşerse sıcaklık değerleri de o kadar yüksek olur. Çünkü dik açıyla gelen ışınlar daha dar alanları ısıtmaktadır.

Güneş ışınlarının düşme açısı dünyanın şekli, eksen eğikliği, günlük hareketi ve eğime bağlı olarak değişir.

a. Dünyanın Şekli: Ekvator’dan kutuplara doğru gidildikçe güneş ışınlarının geliş açısı küçülür.
b. Eksen Eğikliği: Dünyanın güneş etrafındaki dönüşüne bağlı olarak yıl içinde yarımkürelere farklı açılarla düşer.
c. Günlük Hareket: Dünyanın kendi ekseni etrafındaki dönüşüne bağlı olarak sabah ve akşam dar açılarla düşerken, öğle vakti daha dik açıyla düşer.
d. Bakı ve Eğim: Güneşe bakan yamaçlar güneş ışınlarını daha dik açıyla alırlar.

2. Güneşlenme Süresi

Güneşlenme süresi uzadıkça atmosferdeki ısı birikimi artacağı için sıcaklık da artar.

Gün içinde en yüksek sıcaklıkların öğleden birkaç saat sonra olması bununla ilgilidir. En soğuk zaman ise güneşin doğmasından önceki andır.

3. Yükselti

Atmosfer yerden yansıyan ışınlarla ısındığı için yerden yükseldikçe her 200 metrede 1 ºC sıcaklık azalır.

Sıcaklığın Deniz Seviyesine İndirgenmesi:

Soru: 1200 metre yükseltideki A noktasının sıcaklığı 18ºC olarak ölçülmüştür. A noktasının deniz seviyesine indirgenmiş sıcaklığı kaç derecedir?

1200 / 200 = 6 18 + 6 = 24 ºC

4. Kara ve Denizlerin Dağılışı

Karalar daha çabuk ısınır ve daha çabuk soğurken, denizler geç ısınır, geç soğurlar.

Ayrıca karalar denizlerden yazın daha sıcak, kışın ise daha soğuk olurlar.

Kuzey yarım kürede karalarda en sıcak ay Temmuz, en soğuk ay ise Ocak’tır. Buna karşın denizlerde en sıcak ay Ağustos, en soğuk ay Şubat’tır.

Kuzey yarım kürede karalar daha fazla yer kapladığından sıcaklık ortalamaları ve farkları güney yarımküreden daha fazladır.

5. Nem

Atmosferdeki su buharına nem denir.

Nemin fazla olduğu yerlerde aşırı ısınma ve soğuma görülmez. Bu nedenle günlük ve yıllık sıcaklık farklılıkları azdır.

Kış aylarında havanın bulutlu olduğu günler, bulutsuz günlere göre daha ılık geçer. Çünkü bulutlu günlerde yerin ısı kaybı daha az olur, bulutsuz günlerde ise fazla olur, bu durumda ayaz meydana gelir.

6. Okyanus Akıntıları

Okyanuslarda suyun kütle halinde bir yerden başka bir yere hareket etmesine okyanus akıntısı adı verilir.

Ekvator çevresinden gelen sıcak su akıntıları geldikleri yerde sıcaklığı arttırırken, kutuplardan gelen soğuk su akıntıları sıcaklığı düşürür.

7. Rüzgarlar

Ekvator çevresinden esen rüzgarlar sıcaklığı arttırırken kutup çevrelerinden esen rüzgarlar sıcaklığı düşürür.

8. Bitki Örtüsü

Bitki örtüsünün gür olduğu alanlar nemli ortamlar olduğu için ormanlar gündüz aşırı ısınmayı, gece aşırı soğumayı önler.

Tagged : / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / /

Neptün

Neptün Güneş sisteminin Güneş’ten uzaklık sırasına göre 8. gezegenidir. Kütle açısından Jüpiter ve Satürn’den sonra üçüncü, çap açısından bu iki gezegen ve Uranüs’ün ardından dördüncü sırada gelir. Adını Roma deniz tanrısı Neptunus’tan alır. 1846 yılında Urbain Le Verrier ve Johann Gottfried Galle tarafından bulunmuştur. Gaz devleri sınıfına girmektedir. Güneşe olan uzaklığından dolayı Neptün gezegeni hakkında kesin bilgiler bulunmamaktadır. Fakat gezegenin yakınlarından geçen Voyager 2 uzay sondasından alınan bilgilere göre, gezegen 22300 km lik yarı çapa sahiptir ve kendi ekseni etrafındaki dönüşünü 17.24 saatte tamamlamaktadır. Neptün’ün yüzeyinde en yüksek sıcaklıklar -220° C’a yaklaşır ve astronom A. Dollfus, gezegenin üstünde, hareketsiz gibi görünen düzensiz lekeler gözlemiştir. Buna dayanılarak, her şeyin don olayı nedeniyle hareketsizleştiği ve atmosfer akımları bulunmadığı sanılmaktadır. Gezegenin göğünde, Triton ve Nereid adları verilen, çok soluk renkli 2 ay vardır; daha büyük olan birincisinin boyutları Yer’in uydusu Ay’ınkinden büyüktür. Bu gezegen X ışınları (gama ışınları) yaymaktadır.  Continue reading “Neptün”

Tagged : /

Atmosfer Nedir

Atmosfer veya Gazyuvarı, yerkürenin etrafını saran ve çoğunlukla gaz ve buharlardan oluşan bir örtüdür.

Yerçekimi sayesinde tutulan atmosfer, büyük ölçüde gezegenin iç katmanlarından kaynaklanan gazların yanardağ etkinliği ile yüzeye çıkması sonucu oluşmakla birlikte, gezegenin tarihi boyunca dünya dışı kaynaklardan da beslenmiş ve etkilenmiştir. Basınç ve yoğunluk açısından diğer yer benzeri gezegenlerden Mars’a göre yaklaşık 100 kat büyük, Venüs’e göre ise yaklaşık 100 kat küçük bir gaz kütlesini ifade eder. Ancak bileşim açısından bu iki gezegenin atmosferlerinden çok farklı olduğu gibi, Güneş Sistemi içinde de eşsizdir.

Tagged :