Ölçekleri Birbirine Çevirmek

  1. Kesir Ölçeği Çizgi Ölçeğe Çevirmek

1/200000 kesir ölçeğini çizgi ölçeğe çevilelim:

Her biri 1 cm uzunluğunda beş çentikli bir doğru çizip birimine km yazalım¹, İkinci çentiğin üzerine sıfır koyalım;

Kesir ölçeğin paydasını cm’den km’ye çevirelim:

200000 cm = 2 km

Çıkan sonucu sıfırın yanlarına yazıp sağa doğru bir kat arttırarak yazalım:

  1. Çizgi Ölçeği Kesir Ölçeğe Çevirmek

Yukarıdaki çizgi ölçeği kesir ölçeğe çevirirken ölçek formülünü yazarız, harita uzunluğu ve gerçek uzunluğu tek çentiğe göre² hesaplarız:

NOTLAR:

  1. Kesir ölçeği çizgi ölçeğe çevirirken birim km olmak zorunda değildir. Sizden istenen birime çevirmeniz gereklidir.
  2. Yukarıda çizgi ölçeği kesir ölçeğe çevirirken tek çentiğe göre hesapladık ancak çentiklerin toplam uzunluğu harita uzunluğu, çizgi üzerindeki ilk ve son sayılar toplanarak gerçek uzunluk elde edilerek ve sonradan sadeleştirilerek de sonuç bulunabilir.
  3. Çentikler arası her zaman 1 cm olmayabilir. Yukarıdaki çizgi ölçeği kesir ölçeğe çevirme örneğinde çentik uzunluğu 1 cm kabul edilerek işlem yapılmıştır.

Kaynak : cografya.sitesi.web.tr/olcekleri-birbirine-cevirmek.html

Tagged : / / / / /

Ölçekleri Birbirine Çevirmek

  1. Kesir Ölçeği Çizgi Ölçeğe Çevirmek

1/200000 kesir ölçeğini çizgi ölçeğe çevilelim:

Her biri 1 cm uzunluğunda beş çentikli bir doğru çizip birimine km yazalım¹, İkinci çentiğin üzerine sıfır koyalım;

 

Kesir ölçeğin paydasını cm’den km’ye çevirelim:

200000 cm = 2 km

Çıkan sonucu sıfırın yanlarına yazıp sağa doğru bir kat arttırarak yazalım:

  1. Çizgi Ölçeği Kesir Ölçeğe Çevirmek

Yukarıdaki çizgi ölçeği kesir ölçeğe çevirirken ölçek formülünü yazarız, harita uzunluğu ve gerçek uzunluğu tek çentiğe göre² hesaplarız:

NOTLAR:

  1. Kesir ölçeği çizgi ölçeğe çevirirken birim km olmak zorunda değildir. Sizden istenen birime çevirmeniz gereklidir.
  2. Yukarıda çizgi ölçeği kesir ölçeğe çevirirken tek çentiğe göre hesapladık ancak çentiklerin toplam uzunluğu harita uzunluğu, çizgi üzerindeki ilk ve son sayılar toplanarak gerçek uzunluk elde edilerek ve sonradan sadeleştirilerek de sonuç bulunabilir.
  3. Çentikler arası her zaman 1 cm olmayabilir. Yukarıdaki çizgi ölçeği kesir ölçeğe çevirme örneğinde çentik uzunluğu 1 cm kabul edilerek işlem yapılmıştır.
Tagged : / / / / /

Uygarlıklar Beşiği Anadolu

Tarih boyunca insanoğlunun medeniyet alanında almış olduğu yol incelenecek olursa ilk medeniyetlerin genelde iklim koşullarının elverişli, su kaynaklarının bol, tarım arazilerinin geniş  olduğu sahalarda doğup geliştiği dikkat çeker.

Bu alanlar; Nil, Fırat-Dicle, İndus – Ganj, Gökırmak, Sarıırmak havzalarıdır. Kısacası ilk uygarlıklar Mısır, Çin, Hindistan ve Mezopotamyada büyüyüp gelişmiştir.

Türkiye hem Asya hem de Avrupa Kıtası ile temas halinde olduğundan bir Orta Doğu ülkesidir. Dağlık bir ülkedir. Ovalar daha ziyade kıyılarda ve akarsu vadilerinde yer alır. Akarsular bakımından bölgenin en zengin ülkesidir. İstanbul ve Çanakkale Boğazlarıyla da büyük bir öneme sahiptir. Üç tarafını çeviren denizler, Cebeli Tarık Boğazı ile Atlas Okyanusuna; Süveyş Kanalı vasıtası ile Kızıldeniz ve Hint Okyanusuna bağlıdır.

Türkiye yer altı ve yer üstü zenginlik kaynakları bakımından bölge ve hatta dünyadaki en zengin ülkeler arasında yer alır.

Ülkemizde ilk köy yerleşmelerine ise yaklaşık 10000 yıl Önce geçildiği düşünülmektedir. Cilalı taş devri yerleşmeleri olan bu alanların en önemlileri şunlardır; Hacılar(Burdur),  Suberde (suğlagölü), Ilıpınar (İznik), Çatalhöyük (Konya-Çumra), Can Hasan (Karaman), Çayönü (Ergani)’dür. Bu yerleşim yerleri genel olarak neolitik çağ yerleşmeleri olarak anılır.

Bu dönemin diğer önemli bir özelliği ise höyüklerin ortaya çıkmasıdır. Höyük,tarihi dönemlerde deprem, yangın, savaş gibi nedenlerle yıkılan eski yerleşim alanlarının yıkıntılarının üzerine yenilerinin kurulması ile oluşmuş yapay tepe görünümündeki yerleşme alanlarıdır. Başlıcaları; Çatalhöyük, Çayönü, Hacılar, Can Hasan’dır.

Mezolitik (Orta Taş Çağı) dönemi yerleşmelerine; Beldibi, İkizini, Karain, Belbaşı, öküzini Mağaralarında rastlanır.

Kalkolitik Çağ denilen Bakır Çağı yerleşmelerinin başlıcaları, Ilıpınar, Yumruktepe, Can Hasan’dır.

Günümüzden 3000-4000 yıl önce düz alanlarda kurulmuş ve daha çok batı anadoluda görülen taş ve madenlerden yapılmış araç gereçlerin bulunduğu yerleşme alanlarına ise ören denir.

Mısır, Yunanistan gibi ülkelerde ancak birkaç uygarlığın izine rastlanırken, Anadoluda onlarca uygarlığın izini görmek mümkündür.

Hitit, Firig, Lidya, Urartu, Troia, İyon, Helen, Galat, Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı bunlardan bir kaçıdır.

Asurlar İlk Çağda Anadoluda ticareti geliştirmişlerdir. Onların çekilmesinden sonra Hititler ilk devleti kurmuş ve ilk sulu tarımı uygulamışlardır. Hititlerin başlıca şehirleri; Hattuşaş, Alacahöyük, Şapinova, Kargamış, Aslantepe, Kartepe’dir.

Doğu Anadoluda hüküm sürmüş olan Urartuların en önemli özelliği Anadoluya kale kent sistemini getirmeleridir. Barajlar yaparak sulamaya önem vermişlerdir. Malatya, Elazığ, Mardin, Van kentlerimiz o dönemin izlerini taşır.

Frigler tarıma önem vermiş, dokumacılığı geliştirmiş ve cam işçiliğini geliştirmiştir. Frigler zayıflayınca Batı AnadoludaLidya Devleti gelişmiştir. Başkentleri Sart olan bu uygarlık; kral yolunu yaparak ticareti canlandırmış, dünyadaki ilk bankacılık faliyetlerini geliştirmiştir. Para bu dönemde kullanılmıştır. Batı Anadoluda İyon ve Dorların etkilerini mö. 1200 yıllarında görürüz. Bu dönemin başlıca İyon şehirleri; Smyrna(izmir), Efes, Selçuk, Milet’tir.

İyonlar Karadeniz sahillerinde Sinop, Samsun, Trabzon, Giresun, gibi kentleri kurmuşlardır. Türklerin Anadoluya gelmesiyle şehirler yeniden canlanmıştır ve kentler gittikçe Türk islam şehri özelliği kazanmıştır. Selçuklular döneminde ticaret yolları üzerinde yer alan Tokat, Erzurum, Sivas, Diyarbakır, Elazığ, Kayseri, Konya, Aksaray, Erzincan gibi şehirler büyümüştür. Sinop ve Alanya liman şehirleri olarak dikkat çekmiştir. Kervansaray sistemi bu dönemde gelişmiştir.

Tagged : / / / / / / / / / / / / / /

Türkiye’de Bitki Formasyonları

Türkiye’de Bitki Formasyonları

Boyutları iki metreden uzun, belirli bir sıklıkla bir arada bulunan ağaç topluluklarından oluşan bitki örtüsüne orman denir.

Ormanlar 400 mm den fazla yağış alan ve en sıcak ay ortalaması 10 derece ve üzerinde olan yerlerde yetişebilir.

Ormanlar şekillerine göre ikiye ayrılır: 1. Geniş Yapraklı Ormanlar, 2. İğne Yapraklı Ormanlar

Türkiye’de en çok ormanlık alan Karadeniz Bölgesinde, en az orman alanı ise Güneydoğu Anadolu Bölgesinde görülür.

A. Türkiye Ormanları

1. Karadeniz Ormanları

            Yıl boyu bol yağış ve uygun sıcaklıklar sebebiyle ormanlar oldukça sık ve gürdür. Buradaki ormanlar alçaktan yükseğe doğru tabakalı bir yapı gösterirler.

a. Geniş Yapraklı Ormanlar

0 – 1000 metre arasında görülen bu ormanların en önemli ağaç türü kayın ağacıdır. Karadenizdeki dağların kuzeye bakan yamaçlarında görülürler.

b. Karma Yapraklı Ormanlar

1000 – 1500 metre arasında görülen bu ormanlarda geniş ve iğne yapraklılar bir arada görülür.

c. İğne Yapraklı Ormanlar

Nemli ve soğuk koşulların yaşandığı 1500 – 2200 metre arasında görülürler. Bu ormanlarda bulunan en önemli ağaç türleri Sarıçam ve Ladin ağaçlarıdır. Bolu, Aladağ, Köroğlu, Ilgaz dağlarında yaygın olarak görülürler.

2. Batı Anadolu Ormanları

Marmara ve Ege Bölgesinde yer alan ormanlardan oluşur.

a. Geniş Yapraklı Ormanlar

Burada en çok meşe ve kayın ağaçları görülür.

Meşe Ormanları: Güney Marmara ovalarında, Saros Körfezi kıyılarında ve Ege Bölgesinin orta kesimlerindeki dağlık alanlarda görülür.

Kayın Ormanları: Samanlı Dağları, Kapıdağ Yarımadası, Alaçam Dağları ile vadilerin iç kısımlarında görülürler.

b. İğne Yapraklı Ormanlar

1200 metreye kadar Kızılçam, 2000 metreye kadar Karaçam yaygın olarak görülür. Ayrıca fıstık çamları da görülür.

Kızılçam Ormanı: Ege’nin batı ve güneyinde, Koru Dağları ve Gelibolu Yarımadasında görülürler.

Karaçam Ormanı: Uludağ’ın güney yamaçları ile Bozdağlarda görülürler.

Fıstıkçamı Ormanı:Çanakkale çevresi, Bergama’nın kuzeyi, Aydın’ın güneyinde görülürler.

3. Akdeniz Ormanları

Dalaman Çayından başlayıp İskenderun’un doğusuna kadar uzanan bir alanda görülürler. Deniz seviyesinde görülen makileri meşe ağaçlarından oluşan ormanlar ve daha yüksekte kızılçam ormanları takip eder.

a. Geniş Yapraklılar

Toros Dağlarının kuzeyi ile vadilerin tabanlarında rastlanır. Meşe, kayın ve gürgen ağaçlarının yaygın olduğu bu alanda kızılcık, fındık, porsuk ve dişbudak ağaçları da görülür.

b. İğne Yapraklılar

0 – 1200 metre aralığında Kızılçam ormanları, 1200 – 1800 metre aralığında Karaçam ormanları görülür.

Kızılçam Ormanları: Toros Dağlarının güneye bakan yamaçları ile Antalya – Teke bölgelerinde görülür.

Karaçam Ormanları: Teke yarımadası, Davras ve Geyik Dağlarında görülür.

Ayrıca 1000 – 2500 metreler arasında Ardıç ormanları, 900 – 2400 metreler arası Sedir ağaçları görülür.

4. İç Bölge Ormanları

İç, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri orman yetimesi için uygun sıcaklık ve yağış koşullarına sahip değildir. Genellikle meşe ağaçları görülen bu bölge ormanlarında yüksek kesimlerde soğuğa dayanıklı çam türlerine de rastlanır.

İç Anadolu’da Yozgat çevresinde meşe ve ardıç ağaçlarından oluşan ormanlar bulunur.

Doğu Anadolu’da Munzur Dağlarında meşe, Allahuekber Dağlarında sarıçam orman alanları bulunur.

Güneydoğu Anadolu’da ise yalnızca Adıyaman – Gaziantep çevresi ile Karacadağ eteklerinde meşe ve kızılçam ağaçları görülür.

B. Türkiyede Çalı Formasyonu

 

1. Maki

Akdeniz iklim bölgelerinde kızılçam ağaçlarının tahribi ile oluşmuş her mevsim yeşil kalan kısa boylu çalı topluluklarına maki denir.

Makiler Zeytin, mersin, zakkum, kocayemiş, nane gibi türlerden oluşur. Akdeniz, Ege ve Güney Marmara’da sıklıkla rastlanır.

2. Garig

Akdeniz ve Ege bölgelerinde maki alanlarının tahribi ile oluşmuş diz boyu çalılıklardır. Bu bölgelerin kıyılarında görülür.

3. Psödomaki (Yalancı Maki)

Karadeniz Bölgesinde orman tahribi sonucunda ortaya çıkmış olan bu ağaç türleri Defne, kestane, ıhlamur gibi ağaçlardır. Daha çok kuzey Anadolu dağlarının kuzeyinde rastlanır.

C. Türkiyede Ot Formasyonu

1. Bozkır

Yağış ve sıcaklık değerlerinin orman oluşumu için yetersiz olduğu alanlarda görülen ve yılın belli bir dönemi yaşayabilen kısa boylu ot topluluklarıdır.

Belli başlı bozkır türleri: Kekik, gelincik, kılıç otu, çayır dikeni, çoban yastığıdır. İlkbaharda yeşerir, yazın sararır. İç, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde özellikle iç kesimlerde görülürler.

2. Antropojen Bozkır

İç kesimlerdeki meşe, ardıç ve karaçam türü ağaçların tahribi ile oluşan bitki türüdür. Daha çok İç Anadolu’ya bakan yamaçlarda görülürler.

3. Yüksek Dağ Çayırları

Ülkemizde Erzurum – Kars Platosu ile Karadeniz ve Akdeniz Dağlarının yüksek kesimlerinde görülen çayırlar, bozkıra göre daha uzun boylu ve gürdür.

Ağaç Türleri

Nemcil Bitkiler: Kayın, Kestane, Gürgen, Kızılağaç

Kurakçıl Bitkiler: Meşe, Ardıç

Dayanıklılığına Göre Çamlar: Kızılçam, Karaçam, Sarıçam

Diğer Çam Türleri: Ladin, Sedir, Köknar

 

Ormanın Faydaları

  1. Havayı temizler.
  2. Gürültüyü azaltır.
  3. Sıcak ve soğuğu dengeler.
  4. Av hayatının devamını sağlar.
  5. Biyolojik dengeyi korur.
  6. Yer altı suyunu dengeler.
  7. İnsanlar için eğlence ve piknik alanıdır.
  8. Taşkın, çığ, heyelan ve erozyonu engeller.

 onları, Bitkiler, Bozkır, Çay, Dağ Çayırları, deniz, Dere, Dolu, Ekonomik, Erozyon, Fıstıkçamı Ormanı, Garig, Göknar, Gürgen, Heyelan, İç Bölge Ormanları, Kar, Karaçam Ormanı, Karadeniz Ormanları, Kars, Kayın, Kayın Ormanları, Kestane, kıyılar, Kızılağaç, Kızılçam, Kızılçam Ormanı, Kocayemiş, Kura, Ladin, Maki, Makiler, Mersin, Meşe, Meşe Ormanları, Nem, Oba, Orman, Ormanın Faydaları, ormanlar, Ormanların Korunması, Ot, Ot Formasyonu, Plato, Psödomaki, Sanayi, Sarıçam, Sedir, Sıcaklık, tarım, Taş, Türkiye Ormanları, Uludağ, Vadi, Yağış, Yalancı Maki, Zakku

Ormanın Ekonomik Değeri

Ormanlardan, tomruk, maden direği, sanayi odunu, kağıt, lif, yonga odunu, mobilya, yakacak temini, inşaat malzemesi alanlarında faydalanılır.

Kayın Mobilya
Kızılçam Telefon/maden direği, yakacak, mobilya
Fıstıkçamı Fıstık (yemek)
Meşe Tarım araçları, parke, yakacak, mobilya
Ardıç Kurşun kalem, çit, parke, mobilya

Ormanların Korunması

  1. Halk bilinçlendirilmeli.
  2. Orman alanlarında ateş yakılmamalı, çöp bırakılmamalıdır.
  3. Bina ve tarla yapımı için orman arazisi açılmamalı.
  4. Orman yangınları sonrasında boş kalan yerler tekrar ağaçlandırılmalı.
  5. Orman alanları milli park ilan edilerek korunmalıdır.
Tagged : / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / /

Türkiye’nin Bitki Varlığı

Türkiye’de Bitki Çeşitliliği

Dünya’da bitki çeşitliliğinin en fazla olduğu yerler ekvator çevresidir. Buradaki ülkelerden sonra Türkiye, en çok bitki türü barındıran ülkedir.

Avrupa Kıtası, Türkiye’nin yaklaşık 15 katı büyüklüğüne sahip olmasına rağmen, tüm Avrupa Kıtası’nda yaklaşık 12.000 bitki türü yer alırken Türkiye’de 12.000’den fazla bitki türü bulunmaktadır.

 

Bitki Çeşitliliğini Etkileyen Faktörler

1. İklim

            Ülkemizde farklı iklimler görülmesi bitki çeşitliliğinin zengin olmasını sağlamıştır. Her iklim alanında o iklime özgü bitki toplulukları yaşamaktadır.

İklim Bitki Örtüsü
Akdeniz Kızılçam, kısa boylu ağaçlar: çalılar
Karasal Kısa boylu ot toplulukları: Bozkır
Karadeniz Orman

2. Yer Şekilleri

Dağların uzanış yönü, eğim ve bakı bitkilerin gelişiminde etkilidir. Buna bağlı olarak yüksek dağlarda, derin vadilerde ve geniş havzalarda farklı türler görülür.

3. Yükselti

Yağış belli bir seviyeye kadar artar, sıcaklık ise yükseldikçe azalır. Buna bağlı olarak yükselti arttıkça bitki türlerinde farklılaşma görülür.

(Akdeniz’de Maki, İç Kesimlerde Step) à Geniş Yapraklılar à İğne Yapraklılar à Dağ Çayırları

Geniş Yapraklılar İğne Yapraklılar
Kayın Sarıçam
Meşe Karaçam
Kestane Göknar
Ihlamur Ladin
Gürgen Kızılağaç
Dişbudak  

4. Toprak Yapısı

Topraklar, kalınlık, ana kayanın özellikleri ve su tutma kapasitesi gibi bazı farklılıklara sahiptir. Bitkiler yaşama olanağı buldukları, kendi ihtiyaçlarına uygun topraklarda varlıklarını sürdürebilirler.

Türkiye’deki toprak çeşitliliği, bitki türlerinin sayısında da artışa sebep olmuştur.

5. Jeolojik Evrim

            Jeolojik zamanlar boyunca görülen iklim değişiklikleri, farklı enlemlere ait bitkilerin de buraya uyum sağlamasına yol açmıştır.

6. Canlıların Etkisi

            Yeni bitki türlerinin ülkemizde denenmesi, arıların döllenmeyi hızlandırması gibi faaliyetler bitki çeşitliliğini olumlu etkiler. Buna karşın insanlar aynı zamanda bitki tahribatı yoluyla bu çeşitliliği azaltabilmekteler.

 

Türkiye’de Bitki Çeşitliliğinin

Fazla Olmasının Nedenleri:

 

  1. Türkiye’de çok çeşitli iklim tiplerinin görülmesi.
  2. Çok çeşitli toprak tiplerinin görülmesi.
  3. Yer şekilleri ve yükseltinin kısa mesafede çeşitlilik göstermesi.
  4. Jeolojik zamanlar boyunca görülen iklim değişmeleri.
  5. İnsanların etkisi

 

 

Bitkilerle İlgili Temel Kavramlar:

1. Relikt (Kalıntı) Bitki

Eski jeolojik dönemlerden günümüze ulaşmış fakat iklim şartlarının değişmesi sebebiyle günümüzde zorlukla yaşamını sürdüren bitki topluluklarıdır.

Karadeniz kıyısında bulunan Akdeniz iklimi bitkileri ile Akdenizdeki Sığla ağacı relikt bitki özelliğindedir.

Relikt bitkiler: Ihlamur, Kestane, Ladin, Kızılağaç, Ardıç, Göknar, Karaçam

2. Endemik Bitki

Dünyanın sadece belirli yerlerinde görülen, başka yörelerde rastlanmayan bitkilere endemik bitkiler denir.

Türkiye, endemik bitki sayısı açısından zengindir. Ülkemizdeki bitkilerin yaklaşık üçte biri endemik bitkilerdir. Ülkemizde endemik bitkiler en çok Toros Dağları kuşağında bulunur.

Türkiye’de Endemik Bitki Çeşitliliğinin

Fazla Olmasının Sebepleri

  1. Orta kuşakta yer alması sebebiyle hem kuzey hem güney sektörlü hava kütleleri etkisindedir.
  2. Üç kıtanın kesiştiği yerdedir.
  3. Dağlar kıyıya yakın ve çoğunlukla paraleldir. Bu da kıyı ile iç kesimler arasında kısa mesafede bitki türlerinin değişmesini sağlamıştır.
  4. Yükselti batıdan doğuya doğru artar, bunun sonucunda bitki türleri katmanlaşır.
  5. Türkiye’de mikroklima (çevresine göre derin, çukurluk, korunaklı) alanları fazladır.
  6. Türkiyede farklı toprak ve ana kaya çeşitlerinin bulunması.
  7. Buzul çağlarından fazla etkilenmeyerek birçok bitkinin yaşamını sürdürmesini sağlamıştır.

Türkiye’de Endemik Bitkiler

Doğu Ladini Doğu Karadeniz
Sığla Fethiye, Köyceğiz
Kazdağı Göknarı Kazdağı
Kardelen Doğu Anadolu
Anzerçayı Rize (İkizdere)
Devedikeni Akdeniz ve Ege Bölgesi
Sevgi Çiçeği Ankara
Sarı Meyan Konya
Uludağ Göknarı Uludağ
Kasnak Meşesi Göller Yöresi
Datça Hurması Datça, Teke Yöresi

3. Kozmopolit Bitki

Yeryüzünde oldukça geniş alanlara yayılmış farklı yetişme koşullarında varlığını sürdürebilen bitki türlerdir.

Ülkemizde Çam ve Meşe bu türdendir.

4. İnsan Tahribatı İle Ortaya Çıkan Türler

Antropojen Bozkır Ormanların tahribi ile.
Garig Kızılçam ve maki tahribi ile.
Psödomaki Maki benzeri ağaç çalı toplulukları.

Tagged : / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / /

Türkiye’nin Yer Altı Suları

Yer altı sularının kendiliğinden yer yüzüne ulaşmasına pınar veya kaynak denir. Türkiye’de gayzer hariç tüm yer altı kaynaklarına rastlanır.

1. Yamaç (Vadi) Kaynakları

 Geçirimli tabaka boyunca yer altına sızan suyun uygun yerlerde yüzeye çıkması ile oluşan kaynaklardır.
 Türkiye dağlık, engebeli ve yüksek bir ülke olduğu için fazla rastlanır.
 Suları genelde temiz, içmeye uygun ve soğuktur.
 Akım miktarı  iklime bağlı olarak değişir.

2. Karstik Kaynaklar

 Karstik arazilerde yer altına sızan suların uygun bir noktada yüzeye çıkmasıyla oluşan kaynaklardır.
 Ülkemizde Akdeniz Bölgesinin genelinde, özellikle Teke – Taşeli Platolarında görülmektedir.
 Suları kireçli ve içmeye fazla elverişli değildir.
 Akım miktarı yıl içinde fazla değişim göstermez.

3. Artezyen Kaynakları

 İki geçirimsiz tabaka arasında biriken suların insan eliyle (sondaj yardımı ile) yüzeye çıkmasıyla oluşur.
 Ülkemizde ovaların büyük bölümünde bu tip kaynaklara rastlanır.
 Bazı bölgelerimizde içme suyu temini için de kullanılır.
 Bazı ovalarda aşırı su çekimi nedeniyle artezyen kaynaklar çok derine inmiştir.

4. Fay Kaynakları

 Yer altına sızan suyun ısınarak fay hatları boyunca yüksek basınçla yukarı çıkmasıyla oluşur.
 Fay hatları ile bu kaynakların çıkış yeri paraleldir.
 Suları sıcak ve mineral açısından zengindir.

Türkiye’de Jeotermal Kaynaklardan Nasıl Faydalanılır?

• Elektrik enerjisi üretimi Denizli-Sarayköy ve Aydın-Germencik’te yapılmaktadır.
• Sera ve konut ısıtmasında kullanılır.
• Sağlık turizminde faydalanılır. Başlıca kaplıcalarımız: Balçova, Çeşme Ilıca, Karahayıt, Simav, Gazlıgöl, Kızılcahamam, Hamamözü, Havza, Sorgun.

Türkiye’de Neden Fay Kaynakları Fazladır?

 Genç bir ülkedir.
 Fay hatları ve volkan arazileri fazladır.

Tagged : / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / /

Türkiye’de İklim Elemanlarının Etkileri

 1. Sıcaklık

  Sıcaklık yükselti sebebiyle batıdan doğuya, enlem etkisi sebebiyle güneyden kuzeye azalır.

  1. Sıcaklık farklılıkları iç bölgelerde fazla, kıyı bölgelerde azdır.
  2. Kıyı bölgelerimiz iç bölgelerimize göre daha sıcaktır.
  3. Kışın batıdan doğuya, kıyıdan iç kesimlere doğru sıcaklıklar düşer.
  4. Yazın en sıcak yer Güneydoğu Anadolu Bölgesidir.
  5. İç kesimlerde ani ısınma ve soğuma fazladır. Bunun etkisiyle don olayı sıklıkla görülür.

  Türkiye’de yükselti batıdan doğuya doğru artar,

  • Yükselti arttıkça sıcaklık düşer,
  • Buna bağlı olarak batıdan doğuya doğru sıcaklık düşer.

  Ekvator’dan kutuplara doğru güneş ışınlarının geliş açısı küçülür.

  • Kuzey yarım kürede güneydeki enlemler kuzeydeki enlemlere göre daha sıcaktır.
  • Buna bağlı olarak güneyden kuzeye sıcaklık azalır.

  Karasal yerlerde sıcaklık farklılıkları, nemli kıyı kesimlerine göre daha fazladır.

  • Türkiye’de Kıyılarda sıcaklık farklılıkları az, iç kesimlerde fazladır.

 2. Basınç ve Rüzgarlar

  Ülkemiz coğrafi konumundan dolayı yaz ve kış farklı basınç merkezlerinin etkisinde kalır.

  Yazın, Basra Termik Alçak Basıncı, sıcak ve kuru bir hava yaşanmasına sebep olur. Kışın ise Sibirya Termik Yüksek Basıncı soğuk ve ayaz hava şartlarına yol açar.

  Ayrıca İzlanda Dinamik Alçak Basıncı ile Asor Dinamik Yüksek Basıncı da zaman zaman yurdumuzu etkiler.

 3. Nem ve Yağışlar

  Atmosferdeki gazlardan biri de nem (su buharı)’dir.

  Denizellik; Türkiye’de denize kıyısı olan yerlerde nem fazladır, bol yağış alır. Denizden uzak yerlerde ise yağış azdır.

  Yükselti; Belli bir seviyeye kadar yağışlar artar ve sonra azalır. Dolayısıyla yükselti fazla olan yerlerde yağış azdır.

  Hava Kütlesinin Özelliği; Su buharı oranı fazla olan hava kütleleri gittikleri yere yağış getirir.

  Türkiye’de yağış en çok Trabzon, Rize, Artvin’de görülür. En az yağış ise Tuz Gölü çevresindedir.

  Türkiye’de yağış çeşitlerinin tamamı görülür.

  • Yamaç Yağışları; Karadeniz ve Akdeniz kıyılarında.
  • Yükselme Yağışları; İç kesimlerde.
  • Cephe Yağışları: Yurdun tamamında ve daha çok kış aylarında görülür.

Tagged : / / / / / / / / / / / / / / / / / / / / /

Sıcaklık – Yükselti İlişkisi

Atmosfer yerden yansıyan ışınlarla ısındığı için sıcaklık yerden yükseldikçe troposfer katında her 200 metrede 1 ºC azalır. Örneğin 1000 metrede 15°C olan sıcaklık, 1200 metrede 14°C, 1400 metrede 13°C olacaktır.

SORU: 200 metre yükseltiye sahip A kentinde sıcaklık 10°C iken aynı anda 1200 metre yükseltideki B kentinde sıcaklık kaç derecedir?

Bu soruyu çözerken öncelikle yükselti farkını bulmamız, sonra kaç derecelik fark olduğunu bulmak için çıkan sonucu 200’e bölmemiz gereklidir.

1200 – 200 = 1000 metre (yükselti farkı)

1000 / 200 = 5°C (sıcaklık farkı)

Soruda verilen B kenti 1200 metredir ve A kentinden 1000 metre yukarıdadır. Biliyoruz ki yerden yükseldikçe sıcaklık azalır. Buradan yola çıkarak B kentinde sıcaklığın A kentine göre daha düşük olduğunu anlayabiliriz. Bu nedenle sıcaklığı bilinen A kentinin sıcaklığından A – B arası sıcaklık farkını çıkararak sonucu buluruz.

10 – 5 = 5°C (B kentinin sıcaklığı)

SORU:  1500 metre yükseltiye sahip X kentinde sıcaklık 12°C iken aynı anda 300 metre yükseltideki Y kentinde sıcaklık kaç derecedir?

Yükselti Farkı = 1500 – 300 = 1200 metre
Sıcaklık Farkı = 1200 / 200 = 6°C
Y kentinde Sıcaklık = 12 + 6 = 18°C

(Yukarıdaki soruda B kenti, A’dan kentinden daha alçakta olduğu için topladık)

SORU:  500 metre yükseltiye sahip E kentinde sıcaklık 7°C iken aynı anda 3500 metre yükseltideki F kentinde sıcaklık kaç derecedir?

Yükselti Farkı = 3500 – 500 = 3000 metre
Sıcaklık Farkı = 3000 / 200 = 15°C
F kentinde Sıcaklık = 7 – 15 = -8°C

İndirgenmiş Sıcaklık

Yükselti faktörü ortadan kaldırılarak her yer deniz seviyesiymiş yani 0 metreymiş gibi hesaplanan sıcaklıklardır.

SORU: 2000 metre yükseltideki A kentinde sıcaklık 10°C ölçülmüştür. Eğer bu kent deniz seviyesinde olsaydı, sıcaklığı kaç derece olurdu?

Yükselti Farkı = 2000 – 0 = 2000 metre
(Deniz seviyesi 0 metre olduğu için 2000’den sıfırı çıkardık)

Sıcaklık Farkı = 2000 / 200 = 10°C

A’nın indirgenmiş sıcaklığı = 10 + 10 = 20°C
(Deniz seviyesi sıcaklığı yani indirgenmiş sıcaklık sorulduğunda toplanır)

Tagged : / / / / / / / / / / /