Doğal Kaynakların Çevreye Etkisi

Tarih boyunca insanlar, ihtiyaçlarını karşılamak için çeşitli doğal kaynakları kullanmışlardır.

Bu doğal kaynaklan kullanırken de yaşadıkları mekânı ve çevreyi çeşitli şekillerde değiştirmişlerdir.

Tüm doğal kaynakların kullanımı ile ilişkili sorunlarda olduğu gibi madencilikte de faaliyet türlerine bağlı olarak farklı boyutlarda gelişen çevre bozulmaları meydana gelmiş ve gelmeye devam etmektedir.

Maden kömürü çıkarımının çevreye olan olumsuz etkileri nelerdir?

Yüzey şekillerinin ve drenajın değiştirilmesi
Flora ve faunanın zarar görmesi
Çevre düzenlemesi yapılarak olumsuz etki aza indirilebilir. Ancak bu durum kömür çıkarma maliyetini arttırır

Maden kömürü yakılmasının çevreye olan olumsuz etkileri nelerdir?

Hava kirliliğine yol açar.
Havadaki karbondioksit oranını arttırır.
Kömürün yanmasıyla ortaya çıkan sülfür bileşikleri asit yağmurlarının oluşumuna sebep olur.
Asit yağmurları suyun da kirlenmesine yol açar.
Tüm bunlar aynı zamanda insan sağlığı üzerine olumsuz etkiler yaratır.

Maden kömürü gittikçe artan enerji açığını kapatmada büyük bir öneme sahip olacaktır.

Ancak sözü edilen zararlarından dolayı bugünkü kullanımı bazı gelişmiş ülkelerde sınırlandırılmaktadır.

Gelişmiş ve gelişmemiş ülkelerin doğal kaynaklardan yararlanma şekilleri farklı mıdır?

Gelişmiş ülkelerde doğal kaynaklardan büyük ölçüde faydalanılır, ileri teknoloji kullanılır, çevre daha az kirletilir.

Gelişmemiş ülkelerde yeterince yararlanılamadığı gibi bazılarına hiç dokunulamamaktadır, teknoloji yetersiz, çevreye duyarlılık azdır.

Yanlış Doğal Kaynak Kullanımına Örnekler;

Siyanürle altın aranması
Ormanların tahrip edilmesi

Çevreye zarar vermeden doğal kaynaklar kullanılabilir mi?

Evet kullanılabilir, ancak ileri düzeyde teknoloji ve masraf gerektirir.

Az gelişmiş ülkelerde olanakların kısıtlı olması sebebiyle çevreye verilen zarar daha fazladır.

Bilinçli ve planlı olarak odun ihtiyacımızı nasıl karşılarız?

Yaşlı ve kurumaya yüz tutmuş ağaçlar kesilebilir.
Kağıt üretimi için çabuk büyüyen ağaçlar kullanmak.
Kesilen ağaçların yerine tekrar ağaç dikmek.

Bilinçsiz ağaç kesimi ne gibi sorunlar ortaya çıkarır?

Erozyon, heyelan, çığ, sel, kuraklık gibi afetlere yol açar.
Yer altı sularında azalma meydana gelir.
Ekolojik dengeyi (canlı varlığını) olumsuz etkiler.

Termik santrallerin zararlarından nasıl korunabiliriz?

Fosil yakıtlar yakılması sonucu ortaya çıkan atıkların zararını en aza indirmek için bacalarda filtre olmalı.
Çevre dostu enerji kaynakları (güneş, su, rüzgar)  tercih edilmelidir.

Bir göl neden kurur?

Her gölün bir su kazancı ve bir de su kaybı vardır.

Gölün su kazancı:
Göle dökülen akarsular
Yağış
Yer altı su kaynakları

Gölün su kaybı:
Sulama kanalı açılması
Besleyen akarsular üzerine baraj yapılması
Yeraltına sızma
Buharlaşma

Kayıplar kazançtan fazla ise göl suları çekilir ve kurur.

Aral Gölü’nün Kurumasındaki Sebepler Nelerdir?

Tarımda sulama
Besleyen ırmaklara baraj yapılması
Sızma ve buharlaşma gibi doğal nedenler

Göller çevre için neden önemlidir?

Özellikle su canlılarına barınaktır.
Çevresini nemlendirmesine ve geç ısınıp soğumasına bağlı olarak bölgesindeki iklimi yumuşatır.
Yer altı su kaynaklarını beslemektedir.

TAŞ OCAKLARI VE ÇEVREYE ETKİLERİ

Taş ocakları hangi amaçlarla kurulur?

Sert taş, kırma taş, kum, asfalt yapımı için mıcır, karayolu ve demiryolunda dolgu malzemesi, sıva malzemesi, çimento ve beton üretmek amacıyla kurulur.

Taş ocakları çevreye ne gibi zararlar verir?

Dinamit patlatılması gürültü kirliliğine yol açar.
Ocaktan çıkan tozlar bazı bitkilerin gelişimini yavaşlatır ve engeller.
Yüzeyin süpürülmesine dolayısıyla canlıların yaşam alanlarının yok olmasına sebep olur.
Ormanlar ve tarım alanlarına yakın olması bu alanları tehdit etmesine yol açar.

Taş ocaklarının çevreye verdiği zararı en aza indirmek için neler yapılabilir?

Daha az sayıda patlayıcı kullanmak
Kamyona yükleme işi sırasında taşları nemlendirmek
Endemik bitkilerin bulunduğu alanlarda taş ocağı işletilmesine engel olmak

Taş ocakları su kaynaklarına ne gibi zararlar verir?

Toprak örtüsü olmayan arazide su yüzeysel akışa geçer ve sızma gerçekleşemez.
Bu durum yer altı sularında azalmaya sebep olur.
Çevreye atılan toz ve atıklar da çevreyi kirletir.

Taş ocakları tarım alanlarına ne gibi zararlar verir?

Ocaklardan yayılan tozlar toprak örtüsüne karışarak toprağın kalitesini değiştirir.
Toprak üzerindeki bitkiler zarar görür.

YAĞMUR ORMANLARININ TAHRİBİ

Ormanlar neden önemlidir?

En fazla oksijen üreten doğal kaynaktır.
Odun, kereste, mobilya, kauçuk gibi ürünlerin hammaddesidir.
Ülkelere ekonomik kazanç sağlar.
Bünyesinde büyük miktarda karbondioksit barındırır.
Böylelikle atmosferin karbondioksit dengesinde önemli rol oynar.
Küresel iklim değişikliğini yavaşlatır.
Gürültü, hava, su, toprak kirliliğini önler.
Erozyon, heyelan, çığ gibi doğal afetlerden korur.
Bölge iklimini nemlendirir, sıcaklık farklarını azaltır.

Yağmur ormanları neden tahrip edilmektedir?

Sanayide kullanma
Hidroelektrik santralleri yapımı
Tarım alanı açma
Nüfus artışı
Yerleşme
Yol yapımı
Yakacak odun elde etme
Turizm yapılaşması
Orman yangınları

Yağmur ormanları tahribatı ne gibi sorunlar çıkarır?

Küresel ısınma ve iklim değişiklikleri
Ekosistem bozulmaları ve bazı canlı türlerinin ortadan kalkması
Erozyon ve heyelanın artması
Kuraklık
Tarımsal verimsizlik
Yerel halkın sosyal, kültürel ve ekonomik zarar görmesi

YER ALTI SULARININ AŞIRI KULLANIMI

Yer altı sularının aşırı kullanımı ne gibi sorunlar çıkarır?

Yer altı su seviyesinin azalması
Deniz suyu ile yer altı suyunun birbirine karışması
Tarım topraklarının tuzlanması
Yer altı suyuyla beslenen göl ve akarsuların kuruması

Yer altı sularının aşırı kullanımına örnekler;

Bir göl tabanı üzerine kurulu Mexico City 1940 – 1985 yılları arasında 7 metreden fazla çökmüştür. Şehir her yıl  5 – 40 cm çökmekte.

Tel Aviv şehri 1960’da aşırı su çekimine bağlı olarak deniz suyu yer altı suyuna karışmıştır. Alınan önlemlerle 1969’da sorun çözüldü. Önlemlerden biri bazı kuyuların kapatılmasıydı.

Yer altı su seviyesini belirleyen temel etmen nedir?

İklimdir.

Yağışı düzenli iklimlerde:
Yer altı su seviyesi yüksek,
yüzeye yakın
su miktarı açısından zengindir.

Tagged : / / / / / / / / / / / / / / / / / / /

Su Biyomları

– Bu geniş alan birçok canlıya yaşam alanıdır. Aynı zamanda karada yaşayanlar için de önemlidir.
Dünya’nın en büyük biyomunu oluşturur.
Dünya’nın %70’i sularla kaplıdır.
– Tatlı su ve tuzlu su biyomu olmak üzere ikiye ayrılır.
– Su biyomlarında sıcaklıklar fazla değişkenlik göstermez. Ayrıca suyun varlığı ya da yokluğu da biyomları sınırlamaz.
– Yukarıda sayılanların bir sonucu olarak karasal biyomlara göre daha düzenlidir.

Su Biyomlarını Etkileyen Faktörler

– Oksijen ve Karbondioksit
Sıcaklık
– Işık (Fotosentez için gerekli)
– Eriyik haldeki mineraller
– Besin maddesi (planktonlar)

Işığın ulaşabildiği kısım ilk 200 metrelik kısımdır. Buraya fotik alan, ışığın ulaşamadığı 200 metreden derin kısma ise afotik alan denir.

Su biyomunda canlılar daha çok Güneş ışığının ulaştığı yüzeyden 200 metre derinliğe kadar yaşarlar.

İki grupta incelenir:
– Tuzlu Su Ekosistemleri
– Tatlı Su Ekosistemleri

1. Tuzlu Su Biyomu

– Okyanus, deniz ve bazı göllerde görülür.
– Tatlı su biyomlarına göre daha düzenlidir.
– Güneş enerjisini emer ve atmosferin düzenliliğine yardımcı olur.
– Nispeten sabit bir besin ve eriyik halde tuz depolar.
– Biyoçeşitlilik fazladır.
– Biyomun başlıca üyeleri balıklar, balinalar, köpekbalıkları, kabuklular, süngerler, ahtapotlar ve penguenler.

2. Tatlı Su Biyomu

– Göller, bataklıklar ve akarsularda görülür.
– Abiyotik etkenler yukarıda sayılan tüm tatlı sularda farklılık gösterir.
– Akarsu ağızları biyoçeşitlilik açısından zengindir.
– Bu biyomlar zamanla doldurularak karasal biyom özelliği kazanabilir.
– Biyomun başlıca üyeleri tatlı su balıkları, pelikan, kurbağa, su samuru, yeşil başlı ördek…

Tagged : / / / / / / / / / /

Akarsular

1. Akarsular

            Yeryüzünde hareket eden su kütlelerine akarsu denir. Akarsular boyutlarına göre büyükten küçüğe doğru dere, çay ve ırmak adlarını alırlar.

            Akarsuların sularını topladığı alana havza, havza sınırına ise su bölümü çizgisi denilmektedir. Eğer bir akarsu sularını denize ulaştırıyorsa açık havza, ulaştıramıyorsa kapalı havza olarak nitelendirilir. Kapalı havzalarda sular genellikle bir gölde son bulurlar.

            Bir akarsuyun ortaya çıktığı, beslendiği bölümüne kaynak; denize, göle veya başka bir akarsuya döküldüğü kısma ağız; akışın gerçekleştiği çukurluğa ise yatak adı verilir.

Akarsu Rejimi:

            Akarsuyun yıl içinde ve yıllar arasında gösterdiği seviye değişimlerine akarsu rejimi denir. Akarsu yıl içinde eğer az değişken bir akım özelliği gösteriyorsa buna düzenli rejim denir. Eğer akım değişkenlik gösteriyorsa da buna da düzensiz rejimdenir.

Akış Hızı ve Akarsu Debisi:

Akarsudan geçmekte olan kütlenin birim zamanda katettiği yol akarsu hızını gösterir.

Akış hızı;

v  Eğim

v  Su miktarı

v  Yatak genişliği

v  Taşınan yük miktarı

v  Bitki örtüsü

v  Kayaçların geçirgenliği

gibi faktörlere göre değişir.

Bir akarsuyun belli bir kesitinden saniyede geçen su miktarına akım veya debi denir.

Debi;

v  Havzanın genişliği

v  Havzaya düşen yağış miktarı

v  Bitki örtüsü

v  Beslenme kaynaklarının türü

v  Sıcaklık

gibi faktörlerden etkilenmektedir.

Akarsuyun içindeki materyaller (alüvyonlar) dört şekilde taşınır:

à Sıçrayarak                à Yuvarlanarak

à Sürüklenerek                        à Akan Su İle Birlikte

Akarsular iki yolla şekil oluşturur:

            à Aşındırma              à Biriktirme

Akış hızlı                       Akış yavaş

Derine aşındırma           Yana aşındırma

Dik yamaçlı vadi            Yatık yamaçlı vadi

V tipi vadi                     Tabanlı vadi

Eğim fazla                     Eğim az

Akarsular yatağını üç yönde aşındırır:

  1. 1.    Derine Aşındırma: Yatağını deniz seviyesine indirmeye çalışır.

ü  Bu aşındırma akarsu denge profiline (deniz seviyesine) ulaşıncaya kadar devam eder.

ü  Akarsuyun yatağını derine doğru aşındırabileceği son seviyeye taban seviyesi denir.

  1. 2.    Yana Aşındırma: Eğimin azaldığı yerlerde salınımlar yaparak yatağın yanlarını aşındırması.
  2. 3.    Geriye aşındırma: Akarsu vadisi derinleştikçe geriye doğru da aşındırma yapar. Bu olay sonucu boyları daha da uzar.

Akarsuların oluşturduğu yer şekilleri aşındırma ve biriktirme şekilleri olarak iki grupta incelenir.

Tagged :

Akarsular ve Akarsuların Yerşekillendirme Sürecindeki Etkisi

Bir yatağa bağlı olarak yeryüzeyinde akan sulara akarsu adı verilir. Yeryüzüne düşen yağış suları topoğrafik eğim ve çekime bağlı olarak çizgisel veya yüzeysel olarak akışa geçer. Çizgisel akış vadi olarak tanımlanan belirli bir yatak içinde gerçekleşir ve bunlar büyüklüklerine göre sel, dere, çay ırmak veya nehir olarak adlandırılır. Belirli bir yatağa bağlı olmayan ve yamaç yüzeyleri üzerinde gerçekleşen su akışı ise yüzey sellenmesi (sheet flood/flow) olarak adlandırılır. Akarsuların yerşekillenme sürecindeki etkisi akarsu ağının sıklığı, yatakta taşınan su kütlesinin debisi ve enerjisi ile yakından ilgilidir. Akarsuyun herhangi bir noktasındaki kesitinden bir saniyede geçen suyun ortalama hacmine akım (debi) denir. Akımın zamana ve yere göre gösterdiği değişimler ise akarsuyun rejimini tanımlar. Akım rejimleri açısından akarsular düzenli ve düzensiz olmak üzere iki ana gruba ayrılır. Yatağa gelen su ile çeşitli yollardan uğranılan kayıplar arasındaki eşitlik veya oynamaların düşük olduğu akarsular düzenli rejimli, su bilançosunda farklılıkların yüksek olduğu akarsular ise düzensiz rejimli olarak tanımlanır. Akarsuyun fazla su taşıdığı dönemlerdeki yatağına taşkın yatağı (flood plain), az su kütlesi taşıdığı zamanlarda kullandığı yatağa ise küçük yatak (channel) adı verilir. Boyuna profilde yatağın en düşük kotta yer alan noktalarının birleşmesinden elde edilen enine profile talveg (taban düzeyi) denir. Jeomorfolojide akarsuların drenaj havzaları boy profilleri esas alınarak yukarı, orta ve aşağı çığır olarak üçe ayrılır. Yukarı çığır yada yatakta talveg eğimi genelde yüksek olup akarsu enerjisinin büyük bölümü aşındırma sürecine harcanır. Orta çığırda taşıma, aşağı çığırda ise biriktirme egemen süreçtir. 1. Aşındırma (erosion) Çizgisel akışın bir sonucu olan akarsu aşındırması derine (vertical), yana (lateral) ve geriye (backward) olmak üzere üç şekilde gelişir. Derine aşındırma yatağın düşey yönde kazılması, yana aşındırma ise yanal yönde genişleme ile sonuçlanır. Continue reading “Akarsular ve Akarsuların Yerşekillendirme Sürecindeki Etkisi”

Tagged : /