roma

Roma Uygarlığı

Roma İtalya’da bir şehir adı olmasına rağmen, “Roma Uygarlığı” denince bütün Akdeniz kavimlerinin ortak tarihleri ve uygarlıkları akla gelmelidir. Çünkü Akdeniz çevresi Romalıların yönetimi altına girecektir.

• Tarihte Akdeniz kıyılarını ilk kez yönetimi altına alarak, büyük bir imparatorluk kuran Romalılardır.

İtalya Yarımadasına, Yontma Taş Devri’nden itibaren yerleşim başlamıştır. M.Ö. 3000 yıllarından itibaren İtalikler, İllirler M.Ö. 1000 yıllarından sonra da bölgeye Etrüskler geldiler. Etrüskler İtalya’ya kent kültürünü getirmişlerdir. İtalya’ya son gelenler, Galler ve Keltler olmuştur.

Roma kentini kuranlar, Latium bölgesinde oturan Latinlerdir. M.Ö. III. yüzyılda İtalya birliği sağladılar. M.Ö. II. yüzyıldan itibaren, Akdeniz çevresinde egemenlik kurdular. M.Ö. I. yüzyılda, batıda Atlas Okyanusu’ndan doğuda Fırat Irmağı’na kadar bütün Akdeniz ülkeleri, Roma İmparatorluğu’nun sınırları içerisinde yer aldı.

Kavimler Göçünün başlamasıyla, Roma İmparatorluğu 395 yılında ikiye ayrıldı. 476 yılında Batı Roma İmparatorluğu yıkıldı. Doğu Roma ise, Osmanlı Padişahı Fatih tarafından sona erdirildi. (1453)

1. İmparatorluğu ilk devirlerde, Senato denilen İhtiyarlar Meclisi’nin önerdiği ve Kuria adını taşıyan Halk Meclisi’nin seçtiği kral yönetirdi. Kral yapacağı işleri senatoya danışırdı. Cumhuriyet devrinde, Senatonun seçtiği iki konsül Roma’yı yönetmiştir. Konsüller, görevlerinin sonunda senatoya hesap verirlerdi. Roma’nın bunalımlı yıllarında, diktatör denilen bir Roma’lı altı aylığına yönetimi eline alırdı. Diktatör yaptığı işlerden sorumlu değildi. Kuria meclisi Cumhuriyet döneminde Kenturia adını aldı. Meclisler, İmparatorlar zamanında da olmakla beraber, eski önemlerini yitirdiler.

2. Roma’da çeşitli halk sınıfları oluşmuştu. Bunlar;

a) Patriciler: Geniş toprakları bulunan ve vatandaşlık hukukuna sahip olan mecliste oy hakkı bulunan sınıftır.
b) Plebler: Ticaret, mülkiyet gibi bazı haklara sahip özgür bir sınıftır. Yalnız askere alınmaz ve oy kullanmazlardı.
c) Yanaşmalar ve köleler: Vatandaşlık hukukunun bir kısmını değişik nedenlerle kaybetmişlerdir. Bir aile reisinin yanında çalışır ve onlara hizmet ederlerdi. Bunlara yanaşma denirdi. Kölelerin hiçbir hakları yoktur.

Patrici – Pleb mücadelesi sonucu, plebler, Patricilere denk hale gelmişlerdir.

3. Romalılar eğlenceye düşkündür. Eğlencelerinin en ünlüleri araba yarışları, kanlı gladyatör döğüşleri ve hayvanların parçaladığı insanları seyretmektir.

4. Romalıların kullandıkları dil Latincedir. Bu dilin gelişmesinde, Romalıların Yunanlılardan alarak geliştirdikleri alfabenin etkisi büyüktür.

• Fenikelilerin kullandıkları ilk alfabe Roma uygarlığı geliştirilerek, bugün kullandığımız Latin Alfabesinin çıkması sağlanmıştır.

5. Güneş takviminin gelişmesine katkıda bulunmuşlardır.

6. Roma edebiyatı, Yunan edebiyatının etkisinde gelişmiştir. Romalılar daha çok söz söyleme sanatı ve tarih yazıcılığında ilerlemişlerdir. Bu ilerlemede cumhuriyet yönetiminin etkisi büyüktür. İlk Roma yazarları daha çok hatip ve tarihçidir. Çiçeron ve Çesar bu alanda önde gelen isimlerdi. İmparatorlukla birlikte edebiyat da gelişti. Virgilius ve Horatius ünlü şairlerdendir. Titus – Livius ve Takitus ünlü tarihçilerdendir.

7. Başlangıçta yazılı kanunları yoktu. Roma’da ilk kanunlar, M.Ö. V. yüzyılda düzenlenen Oniki Levha Kanunlarıdır. Bu kanunlar Patrici – Plep mücadelesi sonucu hazırlanan ve Pelplere haklar veren sosyal nitelikli kanunlardır. Roma’da baba ailenin reisiydi. Ölünceye kadar sözü dinlenirdi. Aile reisi suç islediğinde oğlunu bile öldürebilirdi. Roma hukuku, tam vatandaşlık hakkı bulunanlara uygulanırdı. Özgür Roma vatandaşlarına, ayrı kanunlar uygulanıyordu. M.S. II. ve III. yüzyıllarda Roma hukuku gelişti. Günümüz Avrupa kanunlarına, son devir Roma hukuku kaynaklık etmiştir.

• Bugün Avrupa ve Türkiye’de uygulanan kanunların kaynağı Roma hukukudur.

8. Roma sanatı, Yunan sanatından etkilenmiştir. Birçok heykel yapılmış olmakla birlikte, en geliştikleri alan mimarlıktır. Anadolu’da birçok tiyatro binası bunlardan kalmıştır. Antalya Aspendos, Söke, Didim Tiyatrosu en ünlülerindendir. İstanbul’da su kemeri (Bozdoğan Kemeri), Çemberlitaş, Ankara’daki Avgustus Tapınağı ve Roma Hamamı önemli eserleridir. Romalılar resim ve heykeltıraşlıkta Yunan ve Helen heykelleri kadar doğal eserler yapamamışlardır.

Romalılar Döneminde Hıristiyanlık

Hz. İsa, Avgustus zamanında Filistin’de Nasıra kabasında doğdu. Aslı Yahudi idi. Hıristiyanlar babasının Tanrı olduğuna inanırlar. Filistin Romalıların elindeydi. İsa, otuz yaşında dinini yaymaya başlayınca, Kudüs’teki Musevi’ler kendisini Roma valisine şikayet ettiler. Yeni bir hükümet kurmak ve din yaymak suçlarından çarmıha gerilerek öldürüldü.

Hz. İsa’nın babasız dünyaya gelmesi, sonraları büyük tartışmalara neden olmuştur. Hıristiyanlar İsa’nın “İnsanlık” ve “tanrılık” olmak üzere iki cevherinin varlığına inanmışlardır. Ayrıca baba, oğul, ve ruh olmak üzere, üçlemeye (teslis) inandıklarından çeşitli Hıristiyanlık mezhepleri ortaya çıkmıştır.

Bu din, I. yüzyıldan itibaren özellikle yoksul halk arasında çok yayılmıştır. Zaman geçtikçe, asil Romalılar arasında da taraftar bulmaya başladı. Hıristiyanlığın hızlı gelişimi, özellikle imparator Neron tarafından engellenmeye çalışıldı. Birçok hıristiyana, yırtıcı hayvanlara parçalattırılarak, işkence yapıldı. Hıristiyanlık sınıf ve rütbe farkı kabul etmediği için, bütün baskılara rağmen çok gelişti.

Tek tanrı inancını getirdiği için, İlkçağ dinlerinden farklıdır. Hatta Musevilik, bir ulusun dini olarak görüldüğünden bu dinden de farklıdır. Bu din Roma’nın dini ve sosyal yapısın değiştirdiğinden iç savaşa neden oldu. Bu dinin varlığını kabul eden ilk Roma İmparatoru Konstantinus’tur. Milano Fermanıyla Hıristiyanlığın serbest olduğu duyuruldu (313). Hıristiyanlık 1381 yılında devletin resmi dini oldu.

9. Romalılar; Anadolu’da Mısır ve İran savaşlarında kullanmak üzere yollar yapmışlardır. Orduların ilerlemelerini böylece kolaylaştıracaklardır.

• Hıristiyanlıkta ruhban sınıfının varlığı, kilisenin misyonerlik faaliyetlerine hız kazandırması. bu dinin yayılmasının Hıristiyanlarca amaç edinilmesi, diğer dinlere göre daha çok yayılmasında etkili olmuştur.

Ayrıca kontrol et

Etkili Öğretim Modeli

1) Öğretimin Niteliği: Bir öğrenme malzemesinin öğrencide oluşturduğu anlamdır. Malzeme ne kadar anlamlı ise öğrenme de …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir