Soru/CevapCategory: Genel SorularTürkiye neden 7 coğrafî bölgeye ayrıldı?
cografi Staff asked 4 sene ago

Göller yöresiyle Çukurova aynı bölgede fakat ne kadar benzer? Eskişehir ile Kütahya’nın farkı ne ki ayrı bölgelerdeler? Bu soruların cevabı uzun tartışmalara neden olduğu için 2005’te lise müfredatından 7 bölgeli harita kaldırıldı. Peki ilkokul sıralarından beri bize öğretilen coğrafi bölgeler nasıl ortaya çıktı?

Geçtiğimiz haftalarda Milli Eğitim Bakanlığı lise müfredatından 7 coğrafi bölge kavramını çıkardığını açıkladı. Ancak sonrasında Talim ve Terbiye Kurulu bir açıklama daha yaparak Türkiye’nin 7 bölgeye ayrılmasıyla ilgili herhangi bir değişikliğin olmadığını söyledi. Peki her gün hava durumlarında gördüğümüz bu haritanın nasıl ve neden ortaya çıktığı hakkında bir fikriniz var mı?

Coğrafi bölgeler işlevsel değil

7 bölgeli haritanın geçmişi İkinci Dünya Savaşı yıllarına dayanıyor. 1941’de Ankara’da toplanan Birinci Coğrafya Kongresi tarafından çizilmiş. Türkiye’nin önde gelen coğrafyacılarının yanı sıra yurtdışından önemli isimlerin katıldığı bu toplantıda 6 başlık ele alınmış. Bunlardan 5’i daha çok müfredat, ders kitapları, kaynaklar, eğitimsel konular vs. ile ilgili. Diğer başlıkta ise coğrafyanın gelişmesine nasıl katkı sağlanabileceği konusu araştırılmış. Bu amaçla eğitimi kolaylaştırmak bakımından bölgeler oluşturulmuş.

O dönemde kurulan Türk Coğrafya Kurumu’nun şu an 9. başkanı olan Yard. Doç. Dr. T. Ahmet Ertek, bölgelerin sınırlarının coğrafi parametrelere dayandığını söylüyor. Yani Ertek’e göre iklim, bitki örtüsü, yeryüzü şekilleri, nüfus gibi birçok coğrafi kıstas açısından benzerlik gösteren alanlar dikkate alınarak bölgeler oluşturulmuş. Ancak bazı coğrafyacılara göre durum farklı. Çünkü gerçekte coğrafi kriterlerin tümünü esas alarak bölge oluşturmak neredeyse imkansız. Başka bir ifadeyle, çok geniş alanlarda iklim, yer şekilleri, bitki örtüsü, yerleşme, nüfus gibi fiziki ve beşeri coğrafya unsurların tamamının benzerlik gösterdiği alanlar söz konusu değil.

Doç. Dr. Servet Karabağ’a göre ise bölge, amaca göre belirlenen kriterler açısından mekânı sınırlamak, sınıflandırmak demek. Bu bağlamda bölge coğrafyanın hem en önemli terimi hem analiz birimi. Ancak Türkiye’de ülkenin yalnızca 7 coğrafi bölgeye ayrılması esas alınmış ve bölge analiz mantığı verilmemiş. Halbuki Karabağ, “İstanbul’dan Ankara’ya gelene kadar coğrafi parametreler açısından birçok farklı bölge görmek mümkün.” diyor. Ertek ise şu anki bölgeler haritasında herhangi bir sorun olmadığı kanaatinde. “Şu anki haritaya göre dağların coğrafi ve morfolojik parametreleri bölgelere uyuyor. Dağ ve ovaların şekillenmesi, platolar da uyuyor. Bölgedeki tüm illerin ikliminin ve bitki örtüsünün aynı olmasını bekleyemeyiz. Bunun için bölümler oluşturulmuş. Bölümlerde bu farklılık anlatılıyor zaten.” diyor. Aslında temel sorun buradan kaynaklanıyor. Bölge tanımında verilen benzerliğin olmadığı, bölüm ve yöre kavramıyla ortaya çıkıyor. Çünkü bölüm, bölge içinde farklılık gösteren, bölgeden küçük birim olarak tanımlanıyor. Dolayısıyla bölge içinde benzerlik olmadığının bir kanıtı bu.

Gazi Üniversitesi coğrafya bölümü mezunu Sürat Yayın Yönetmeni Hakan Öcal da 7 bölgeli haritanın tamamen kaldırılması gerektiğini düşünenlerden. “Bölge, barındırdığı coğrafi özelliklerle çevresinden ayrılan buna karşılık kendi sınırları içinde benzerlik gösteren en büyük coğrafi birimdir. Ama Ege Bölgesi’ne bakalım, iç kesimlerinde karasal, kıyı kesimlerinde Akdeniz iklimi etkili. Hiçbir bölge bu tanıma uymuyor ne yazık ki. Hepsi kendi içinde farklılaşıyor.” diyor.

Coğrafi bölgelerin oluşturduğu sıkıntılar bunlarla sınırlı değil. Örneğin, yedi coğrafi bölgeye göre hava durumu vermek oldukça zor. Çünkü Türkiye’de 3 ana iklim tipi söz konusu. Aynı bölgede yer alan birçok yerleşim biriminin iklimi farklılık gösteriyor. Bu yüzden hava durumunu dinlerken Batı Karadeniz, Orta Karadeniz, Kıyı Ege, İç Ege gibi kavramlar duyuyoruz. Sorun, bölgeleri bu şekilde tasnif ettiğimizde de çözülmüyor. Bunun en önemli nedeni bazı illerin birden fazla bölgede toprağının bulunması. Bu konuda en bariz örnek Bilecik. Marmara, Karadeniz, Ege, İç Anadolu olmak üzere 4 bölgede toprağı var.

Lise müfredatında 7 coğrafi bölgeyi gösteren harita yok

2005’te Türkiye’nin 7 Coğrafi Bölgeleri konusu müfredattan kaldırıldı. Şu anda lise coğrafya kitaplarında 7 coğrafi bölgeyi gösteren harita yok. Fakat iklim, yer şekilleri, nüfus, bitki örtüsü gibi kriterler açısından benzerlik gösteren gerçekçi bölge haritaları var. Bu değişikliğin öğrencilerin gerçek hayatta gördükleri ile örtüştüğünü söyleyen Doç. Dr. Servet Karabağ, bu durumun kalıcı öğrenmeyi sağladığını ifade ediyor. Karabağ, “Çocuklara neyi öğretmek istiyorsak onun bölge haritasını göstererek anlatmak gerekir. Aksi takdirde örneğin Türkiye de görülen 3 ana iklim bölgesini, dağlarını ya da 3 doğal bitki bölgesini 7 coğrafi bölgeye göre anlatmak mümkün değildir.” diyor.

***

Bölgelerin homojen olması gerekiyor

Doç. Dr. Servet Karabağ (Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi): Bölgelerin homojen olması ve etrafından ayrılması en önemli kriter. Ancak coğrafi bölgelerin içinde bölümlerin ve yörelerin olması bu özelliği yok etmektedir. Dolayısıyla bu durum bölgelerin homojen olmadığını gösteriyor bize. Birçok ilin birden fazla bölgede sınırı var. Türkiye’nin dağlarını bölgeler haritasına göre anlatamıyorsunuz. Ya da Karadeniz Bölgesi’nin nüfusunu anlatabilir misiniz? Hayır. Doğal bitki örtüsünü de coğrafi bölgelere göre anlatamıyoruz. Çünkü Türkiye’nin 3 bitki örtüsü bölgesi var. Göller yöresiyle Çukurova aynı bölgede fakat ne kadar benzer? Ya da Rize ve Gümüşhane ne kadar benzeşiyor? Eskişehir ile Kütahya’nın farkı ne ki ayrı bölgelerdeler? Bu sorular daha da çoğaltılabilir. Bu anlamda bölgelerin bir işlevi yok. Bir mekânla ilgili ne anlatılmak isteniyorsa onunla ilgili bölgeler verilmelidir. Yani bölge kavramı eğitimsel olarak da gerçek hayatla örtüşecek şekilde öğrencilere kazandırılmalı. Bu şekilde çocuklar hem gerçekte var olan bir özelliği hem de işlevsel bir bölgeyi öğrenmiş olurlar.

İl sınırları idarî, bölge sınırları coğrafî

Yard. Doç. Dr. Ahmet Ertek (Türk Coğrafya Kurumu Başkanı): Bugün hava durumunda bile 1941’in kararları var. Ben kararların yanlış olduğunu düşünmüyorum çünkü Türkiye’deki farklılığı bir anda insanlara anlatamazsınız. Mesela Karadeniz’de 2 bin milimetre yağış varken, Konya Karapınar’da 200 milimetre yağış var. Evet, Bilecik’in 4 bölgede sınırı var ama il sınırları bölge sınırlarını etkileyemez. Çünkü il sınırları, idarî bölge sınırları coğrafidir. O dönemde tamamen coğrafi parametreler esas alınarak bu harita çizilmiştir.

Kapalı
Kapalı