Çarşamba , 14 Kasım 2018
öğrenme psikolojisi
öğrenme psikolojisi

Öğrenmeyi Etkileyen Faktörler

Öğrenen İle İlgili Faktörler

Öğrenmeyi etkileyen faktörler arasında yer alan öğrenenle ilgili faktörler de 6 ayrı alt başlık olarak karşımıza çıkmaktadır.

1) Türe Özgü Hazıroluş: Organizmanın öğrenilecek davranışı gerçekleştirebilmesi için sahip olması gereken biyolojik donanımdır. Yani organizmanın donanımsal yapısının davranış için uygun olmasıdır.

Muhabbet kuşuna insana özgü ses çıkarmasını öğretebilirsiniz. Ancak bir kanaryaya bunu öğretemezsiniz.

2) Olgunlaşma: Organizmanın bir davranışı gerçekleştirebilecek fiziksel ve zihinsel yeterliliğe sahip olmasıdır. Yaş ve zeka olarak alt başlıklar halinde incelenebilir. Öğrenmenin gerçekleşmesi için, bilişsel ve fiziksel olgunlaşmanın tamamlanmış olması gerekmektedir.

1 yaşındaki bir çocuk tuvaletini tutamaz. 2 yaşındaki bir çocuk ipliği iğneden geçiremez.
1.5 yaşındaki bir çocuğa yazı yazmayı öğretemezsiniz. Çünkü bu etkinlik için yeterince bilişsel olgunlaşmaya erişemediği gibi kalemi tutmak için gerekli olan ince motor becerilerini de henüz kazanamamıştır.

Olgunlaşma, Kpss a grubu soruları içerisinde önemli bir yer teşkil etmektedir. Büyüme ile karıştırılmamalıdır.

3) Genel Uyarılmışlık Düzeyi: Bireyin çevreden gelen uyarıcıları alma düzeyidir. Öğrenmeyi etkileyen faktörler içerisinde olgunlaşma ile beraber en önemli yere sahip öğelerden biridir. Eğitim Bilimleri soruları içerisinde karşımıza sık sık çıkmaktadır. Genel uyarılmışlık düzeyi belli bir düzeye kadar öğrenmeyi olumlu etkilerken sonrasında olumsuz etkilemektedir. Kpss 2009 sorusunda genel uyarılmışlık düzeyi ile öğrenme hızı arasında çan eğrisi biçiminde bir ilişki bulunduğundan bahsedilmektedir.

Genel uyarılmışlık düzeyi ile kaygı seviyesi de aynı orantıda etkilidir. Kaygı da belli bir seviyeye kadar öğrenmeyi olumlu etkilerken, aşırı kaygı öğrenmeyi olumsuz etkilemektedir.

4) Güdü: Kpss içerisinde öğrenmeyi etkileyen faktörler arasında yer alan bir diğer öğrenen faktörü de güdüdür. Bir ihtiyaç sonucu organizmayı davranışa iten güçtür. Güdülerimizin kaynağı ihtiyaçtır.

Bir güdü; İhtiyacın hissedilmesi => İhtiyacı gidermek için gösterilen davranış => İhtiyacın giderilmesi şeklinde meydana gelmektedir.

* Birincil Güdüler: Fizyolojik ihtiyaçlarla ilgili biyolojik dengeyi sağlamak için gerekli olan açlık, susuzluk, cinsellik gibi dürtülerle ilişkilidir.

* İkincil Güdüler: Fizyolojik ihtiyaçlar dışında kalan başarı, takdir edilme gibi ihtiyaçlarla ilgilidir.

* İçsel Güdüler: Güdünün kaynağı bireyin kendisi ile içsel güdüdür. Tüm birincil güdülerin yanı sıra, kendine dikkat etme, kendini gerçekleştirme arzusu, başarma arzusu gibi ihtiyaçları kapsamaktadır. Dışsal güdüye göre çok daha etkilidir.

* Dışsal Güdüler: Organizmanın, içinde yaşadığı çevrenin etkisiyle onu davranışa iten güçtür. Bireyin kendisi kabul ettirme , beğendirme gibi ihtiyaçları ön plana çıkmaktadır. Bazen sonradan içsel güdüye dönüşebilmektedir.

5) Eski Yaşantılar: Bireyin önceki öğrenmeleri bugünkü öğrenmelerini, bugünkü öğrenmeleri de önceki öğrenmelerini etkilemektedir. Buna öğrenmenin aktarılması denmektedir. Öğrenmeyi etkileyen faktörler içerisinde ve Kpss eğitim bilimleri soruları içerisinde en çok karıştırılan konulardan biri olan öğrenmenin aktarılmasını alt başlıklarıyla beraber inceleyelim.

* Olumlu Aktarma: Eski öğrenmelerimizin bugün öğrenmelerimizi kolaylaştırmasına olumlu aktarım denilmektedir. Yani bir alandaki öğrenmenin başka bir alandaki öğrenmeyi olumlu etkilemesidir.

Bisiklet kullanmayı bilen birinin, motosiklet kullanmayı daha rahat öğrenmesi.

* Olumsuz Aktarma: Eski öğrenmelerimizin bugün öğrenmelerimizi zorlaştırmasına olumsuz aktarma denir. Yani bir alandaki öğrenmenin başka bir alandaki öğrenmeyi olumsuz etkilemesidir.

F klavye ile bilgisayar kullanan birisin, Q klavye kullanmaya başlarken bunu öğrenmede zorlanması.

* İleriye Ket Vurma: Eskiden öğrenilen bilgi yeni bilgiyi unutturmuşsa buna ileriye ket vurma denir. Yani önceki öğrenmenin yeni öğrenmeyi unutturmasıdır.

Yeni telefon hattı alan birinin , numarası sorulduğunda bir önceki telefon numarasını vermesi.
İleriye ket vurma olumsuz aktarma ile karıştırılmamalıdır. Olumsuz aktarma daha çok devinişsel hareketlerle yani gözlenebilen ya da ölçülebilen hareketlerle ilgiliyken, ileriye ket vurma unutma ve hatırlama gibi bilişsel süreçlerle ilgilidir. Ayrıca olumsuz aktarma davranışçılar tarafından, ileriye ket vurma ise bilişsel kuramcılar tarafından kullanılmaktadır.

* Geriye Ket Vurma: Yeni öğrenmenin eski öğrenmeyi unutturmasıdır. Bir başka deyişle eski bilgiyi hatırlamak istediğimizde zorlanıyorsak ve yerine yeni bilgiyi kullanıyorsak bu geriye ket vurma oluyor.

Yeni telefon hattı alan birinin, eski numarası sorulduğunda hatırlayamaması ya da unutması.

* Öncelik Etkisi: İlk öğrenilen bilgilerin sonradan öğrenilenlere göre daha iyi hatırlanmasıdır.

* Sonralık Etkisi: Sonradan öğrenilen bilgilerin önceden öğrenilenlere göre daha iyi hatırlanmasıdır.

Öncelik ve sonralık etkisi ket vurma ile karıştırılmamalıdır. Öncelik ya da sonralık etkisi sadece bir durumun daha iyi hatırlanıp hatırlanmaması ile ilgili bir durumdur. Yani bu iki kavramda ket vurmadaki gibi unutma üzerine bir vurgu yapılmamıştır.
Bir kişinin eline 30 kelimelik sıralı bir nesne listesi verilsin. Kişiden bunun incelenmesini istediğimizde ve belli bir süre sonra kağıdı elinden alıp bize hatırlayabildiklerini söyle dediğimizde ilk 4-5 kelimeyi daha iyi hatırlayıp söylüyorsa bu öncelik etkisi; son 4-5 kelimeyi söylüyorsa sonralık etkisi mevcuttur.

6) Dikkat: Zihinsel enerjinin belli bir uyarıcıya yönelmesi durumudur. Öğrenmeyi etkileyen faktörler içerisinde yer alan dikkat, eğer bireyin ihtiyaçlarından kaynaklanıyorsa istemli dikkat, çevredeki güçlü bir uyarıcı etkisiyle oluşuyorsa istemsiz dikkat olarak karşımıza çıkar.

Karnı aç olan birinin, dışarıda gezerken önce lokantaları görmesi. => İstemli Dikkat

Ders çalışan bir çocuğun dışardan gelen bir kavga sesine odaklanması. => İstemsiz Dikkat

Öğrenme Yöntemi İle İlgili Faktörler

Öğrenmeyi etkileyen faktörler arasında ikinci başlık olan yöntemle ilgili faktörler de 4 başlık altında incelenmektedir.

1) Konunun Yapısı: Konunun parçalara bölünerek ya da bütün halinde çalışılmasıyla ilgilidir.

En etkili konu çalışma yöntemi bütün – parça – bütün şeklinde olmaktadır. Konu önce bütün olarak görülüp sonra parçalara ayrılır ve sonra da tekrar bütünleştirilerek çalışma tamamlanır.

2) Zaman Kullanımı: Konunun aralıklı ve toplu çalışma olarak çalışılmasıdır.

* Aralıklı Çalışma: Hatırda kalıcılığı yüksektir. Ancak yapılan araştırmalar sınav başarılarının düşük olduğunu göstermektedir.

* Toplu Çalışma: Sınav başarısı için olumlu yanıt verirken, bilgilerin uzun süre kalıcılığı anlamında olumsuz etkiye sahiptir.

3) Geribildirim (Dönüt): Öğrenen kişiye, konuyu ne derece öğrenip öğrenmediğini ya da hangi konularda başarılı olup olmadığını veya tekrar etmesi gereken konuların neler olduğu hakkında fikir vermektir.Dönüt sık ve hemen verilmelidir.

4) Etkin Katılım: Öğrencinin derse aktif olarak katılması demektir. Etkin katılım arttıkça öğrenmenin düzeyi de artmaktadır. Bu yüzden hatırlamayı8 kolaylaştırmak ve öğrencinin başarısını arttırmak için etkin katılım olmalıdır.

Öğrenme Malzemesi İle İlgili Faktörler

Öğrenmeyi etkileyen faktörler içindeki son alt başlık da öğrenme malzemesi ile ilgili faktörlerdir.

1) Algısal Ayırt Edilebilirlik: Bir uyarıcının hakim olan ortamdaki diğer uyarıcılardan daha güçlü olmasıdır.

Kitaplarda koyu veya farklı renklerle yazılan bölümler. Aynen şimdi burada olduğu gibi.

2) Anlamsal Çağrışım (Çağrışımsal Anlam): Bir konu öğrenilirken , bireyin önceki öğrenmelerinden yararlanarak aralarında bağ kurmasıdır.

Geçmiş yaşantılar ile anlatılan konular arasında benzerlik sağlanıyorsa anlamsal çağrışım gerçekleşir.

Anlamsal çağrışımlar bireyin konuya odaklanmasını sağladığı gibi, hatırlamalarında ipucu olabilmektedir ve bireyin konuyu örgütleyebilmesini sağlamaktadır.

3) Kavramsal Gruplandırma: Konu içerisinde yer alan alt başlıkların, hiyerarşik bir düzene sokularak iki boyutlu bir çizelge ile aralarındaki ilişki gösterilerek kavram haritası şeklinde gösterilmesidir. Kavramsal gruplandırma konuya özgüdür ve konu hakkında yeterli bilgiye sahip bireyler buna benzer haritalar oluşturabilir.

4) Çağrışımsal Gruplandırma: Kavramsal gruplandırmadan farkı konuya özgü değil de bireye özgü olmasıdır. Anlamlılık düzeyini arttırmak için kullanılmaktadır.

5) Telaffuz Edilebilirlik: Anlatılan konunun öğrenenin dilsel gelişimine uygun bir biçimde verilmesi, onların anlayabileceği kavram ve örneklerle anlatılmasıdır.

kaynak: kpsskonu.com

İlginizi Çekebilir

TÜİK

Kümes Hayvancılığı Üretimi, Eylül 2018

Tavuk yumurtası üretimi 1,6 milyar adet olarak gerçekleşti   Tavuk yumurtası üretimi Eylül ayında bir …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir