Öğrenme Psikolojisi

Klasik Koşullanma İlkeleri

Bitişiklik: Koşullanmanın oluşması için koşullu ve koşulsuz uyarıcının kısa süre içerisinde verilmesidir. Aradaki zaman ne kadar kısa ise koşullanma o kadar çabuk ve güçlü gelişecektir.

Garcia bu ilkeyi yıkacaktır.

Habercilik (Uyaran Sıralaması): Rescorla tarafından ortaya konulan habercilik, bir uyarandan sonra yeni bir uyaran geleceğine ya da uyaranın kesileceğine dair koşullanmasıdır.

  • Olumlu Habercilik (İleriye Koşullanma): Kendisinden sonra koşulsuz uyarıcının geleceğine dair haber vermesidir. Diğer adı da ileriye dönük koşullanma olan olumlu habercilikte, önce koşullu uyarıcı sonra koşulsuz uyarıcı vardır.

Zil + Et (Koşulsuz uyarıcı) > Olumlu habercilik.

Zil + Elektrik Şoku (Koşulsuz uyarıcı) > Olumlu habercilik.

  • Olumsuz Habercilik (Geriye Koşullanma): Bir uyarıcının koşulsuz uyarıcının kesileceğine dair haber vermesidir. Diğer adı da geriye dönük koşullanmadır.
Zil çalınca dersin biteceğinin haber verilmesi > Olumsuz habercilik.
Rescorla’ya göre, koşullanmada uyaran sırası önemli değildir. Bu ilk kez ortaya konulan bir düşüncedir. Ayrıca koşulsuz uyarıcı önce gelse bile koşullanma gerçekleşmektedir.

Pekiştirme: Kpss öğrenme psikolojisi klasik koşullanma ilkeleri içinde yer alan pekiştirme kavramı koşulsuz uyarıcının pekiştireç görevi üstlenmesiyle gerçekleşir. Klasik koşullanmada pekiştireç yani koşulsuz uyarıcı organizmanın tepkisinden önce verilmelidir.

Zil sesinin hemen ardından et verilmesi sırasında oluşan klasik koşullanmada et, koşulsuz uyarıcı olduğu gibi aynı zamanda pekiştirme görevi üstlenmektedir.
  • Birincil Pekiştireç: Öğrenilmemiştir ve koşulsuz uyarıcının kendisidir.
Et, çikolata, elektrik şoku vs.
  • İkincil Pekiştireç: Öğrenilmiştir ve koşullu uyarıcının kendisidir.
Zil sesi, para, okul vs.

Alışma: Klasik koşullan ilkeleri içindeki alışma, bir uyarıcıyla sürekli karşılaşma durumunda organizmanın bu uyarıcıya karşı duyarlılığını yitirmesidir. Organizmanın bir uyarıcıya eskisinden daha az tepki vermesidir.

Edimsel koşullanma içinde de alışma kavramı vardır ancak değişik şekilde tanımlanacaktır.
Zil sesine salya tepkisi veren köpeğe uzun bir süre sonra sadece zil sesi verilir ve ardından et verilmezse, köpek zil sesine daha az salya salgılamaya başlar.

Alfa Tepkisi: Organizmanın beklenen tepkiye benzer olarak vereceği her tepkiye alfa tepkisi denir.

Zil sesinden sonra birkaç kez et verilir. Daha sonraki zil seslerinde köpek salya salgılamak yerine zil sesine dikkatini verir ve o yöne doğru odaklanır. Bu yakın tepkiye alfa tepkisi denir.

Sönme (Deneysel Çözülme): Koşulsuz uyarıcının ortamdan çekilmesi durumunda davranışın bırakılmasıdır.

Zil sesinden sonra et verilmemesi durumunda bir süre sonra köpek salya salgılamaz. Sönme gerçekleşir.

Kendiliğinden Geri Gelme: Sönmüş bir tepkinin sonra tekrardan ortaya çıkmasıdır. Yani koşulsuz uyarıcı verilmeden davranışın gerçekleştirilmesidir.

Kendiliğinden geri gelme sönmüş bir tepkinin yok olmadığının da kanıtıdır.
Zil sesine salya tepkisi vermeyi bırakan köpek uzun bir süre sonra zil sesine salya tepkisi verirse kendiliğinden geri gelme gerçekleşir.

Genelleme (Uyarıcı Genellemesi): Bir uyarıcıya benzeyen diğer uyarıcılara da aynı tepkinin verilmesidir.

Köpekten korkan bir çocuğun diğer bütün tüylü hayvanlardan da korkması uyarıcı genellemesine örnektir.

Ayırt Etme: Genellemenin tam tersidir. Bir tepkinin tek bir nesne ya da durum karşısında sergilenmesi ve bunun dışındaki hiçbir nesne ya da duruma karşı sergilenmemesidir.

Anaokulunda azar işittiği için oyuncakları toplayan Emre’nin eve geldiğinde oyuncakları toplamaması.
Genelleme benzer uyarıcılara aynı tepkinin verilmesi iken, ayırt etme benzer uyarıcılar olsa dahi sadece içindeki tek bir uyarıcıya tepki verilmesidir.

Korku Koşullanması: Koşullu bir uyarıcıyla korku tepkisi eşleştirildiğinde, korku koşullanması ortaya çıkmaktadır.

Oğlu kibriti eline her aldığında anne yüksek sesle çocuğuna bağırır. Bir süre sonra sonra çocuk kibritten korkmaya başlar.

Geçici Koşullanma: Koşulsuz uyarıcının organizmaya eş aralıklarla verilmesidir. Bu koşullanma sürecinde sadece koşulsuz uyarıcı kullanılır.

Saat başı et verilen köpek, bir sonraki saat başında et olmasa dahi ister istemez salya salgılayacaktır.

Birden Fazla Uyarıcıya Koşullanma (Üst Düzey Koşullanma): Organizmanın birden fazla sayıda koşullu uyarıcıya aynı tepkinin vermesinin sağlanmasına üst düzey koşullanma denir. Koşullanan uyarıcı sayısı iki ise ikinci dereceden koşullanma, üç ise üçüncü dereceden koşullanma denir.

Birden fazla uyarıcıya koşullanma sağlamak için organizma önce bir uyarıcıya koşullandırılır. Daha sonra bu koşullu uyarıcı, koşulsuz uyarıcı yerine kullanılarak yeni bir nötr uyarıcı ile ilişkilendirilir.

1. Düzey:

Zil > Salya

Zil+Işık > Salya

2. Düzey

Işık > Salya

Islık + Işık > Salya

3. Düzey

Islık > Salya

Şimdi de klasik koşullanma ilkeleri içinde birden fazla uyarıcıya koşullanmanın gerçekleşmeme nedenlerini inceleyelim.

  • Gölgeleme: Aynı anda ortama giren iki uyarıcıdan birisinin şiddetinin daha fazla olması ve organizmanın şiddetli olan uyarıcıya tepki vermesidir. (Koşullu Uyarıcı)
İki uyarıcı aynı anda verilmek zorunda ve bunlardan birisi daha baskın olmak zorundadır.
Hem zil sesi hem de ışık aynı anda verildikten sonra ortama et konur. Birkaç denemeden sonra köpek sadece zil sesine salya salgılarsa gölgeleme gerçekleşir.
  • Engelleme: İki uyarıcı ortama sırayla verilirken şiddetli olan uyarıcı ya da ilk koşullanılan uyarıcı (ilk uyarıcı değil dikkat) ikincisine izin vermez.
Engellemede baskınlık değil ket vurma söz konusudur.
Zil sesine salya tepkisi için koşullanan köpeğe önce zil sesi sonra ışık verilirse köpek ışığa koşullanmaz. Çünkü zil sesi ışığı engeller.
Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı
Kapalı