Tarih Öncesi Devirler: Maden Devri (M.Ö. 5.000 – M.Ö. 3.500)

Taş devrinin sonlarına doğru ateşinde yardımıyla maden keşfedilmiştir.

Bakır (Kalkolitik) Devri

İlk kullanılan maden bakırdır. İnsanlar bakırdan silah, kap, kacak yapımında yararlandılar. Özellikle bu madenin dayanıksız olması yaygın olarak kullanılmasını engellemiştir. Maden Devri’nde ilk defa işlenen ve kullanılan madenler bakırın yanında altın ve gümüştür.  İnsanlar silah ve ev eşyası yapımında bakır kullandılar. Süs ve takı yapımında ise altın ve gümüş kullandılar.

Tunç Devri

Tunç; bakır ile kalayın karıştırılması ile elde edilen bakırdan daha sert bir madendir. Tarım ve savaş aletlerinin yapımında kullanılmıştır. Bu dönem Şehir Devletlerinin kurulmaya başlandığı ve ilk büyük devletlerin ortaya çıktığı dönemdir.  Devletler arası ticari ilişkilerde başlamıştır.

Demir devri

Demirin kullanılmaya başlanması insanlık tarihinin ilk en önemli buluşu sayılır.

Doğada bol bulunmasının yanında kolayca işlenen demir, medeniyetin gelişmesine katkıda bulunmuştur. Madeni parada ilk kez bu dönemde kullanılmıştır, bu da ticareti canlandırmıştır. Demir devrinde küçük şehir devletlerinin yerine büyük devletler kurulmaya başlanmıştır. Bu devrin sonuna doğru yazının bulunması ile tarihi devirlere geçilmiştir.

Tagged : / / /

Tarih Öncesi Devirler: Taş Devri (M.Ö.600.000 – M.Ö. 5.000)

İnsanoğlunun yeryüzünde görülmesiyle başlayıp, yazının icadına kadar geçen dönemdir. Bu dönem kendi içerisinde kullanılan araç gereçlerin niteliğine göre Taş devri ve Maden Devri olarak ikiye ayrılır.

Eski Taş – Paleolitik devri ( M.Ö. 600.000  – M.Ö. 10.000)

İnsanlık tarihinin en uzun devresidir. Bu devri yaşayan insan toplulukları ilkel bir göçebe hayat sürmüşlerdir. Ağaç kovuklarında, mağaralarda ve nehir yataklarında yaşamışlardır. İnsanlar tabiatta hazır bulduklarıyla, avcılık ve balıkçılıkla geçinmişlerdir (avcı ve toplayıcı).

İnsanlar bu dönemin başlarında doğada bulunan taş, kemik ve ağaç gibi malzemeleri doğal halleriyle işlemeden kullanmışlardır. Ancak zamanla taşı yontarak daha kullanışlı araç gereçler yapmaya başlamışlardır. Bu dönemde görülen en yaygın aletler çakmak taşı, kemik ve ağaçlardan yapılan kesici ve delici silahlardır. Bu dönemde yaşayan insanlar mağara duvarlarına duygu ve düşüncelerini anlatan çeşitli resimler yapmışlardır.

Antalya’da Karain, Beldibi ve Belbaşı mağaraları, İstanbul’da Yarımburgaz Mağarası Anadolu’da bu döneme ait önemli merkezlerdir. Yarımburgaz Mağarası Türkiye’de bilinen en eski yerleşim yeridir. Dünyada Paleolitik Döneme ait ilk izlere İspanya’daki Altamira, Fransa’da Laskö mağaralarında rastlanmıştır.

            Paleolitik Dönem: Taş Aletler

Orta Taş (Yontma Taş) – Mezolitik devri : (M.Ö. 10.000 – M.Ö. 8.000)

Mezolitik Devir Eski Taş Devri ile Yeni Taş Devri arasında bir geçiş dönemidir. Paleolitik Devir’in sonlarında buzulların erimesiyle iklim koşulları insanların yaşayışına uygun hale gelmeye başlamıştır. İnsanlar geçimlerini avcılık ve toplayıcılık yaparak sürdürmüşlerdir. Ancak beslenme çeşitlenmiş, bitkilerle beslenme yaygınlaşmıştır. Bu gelişmeler tarımsal faaliyetlerin başlamasına uygun bir ortam hazırlamıştır.

Mezolitik Dönem’de çakmak taşından yapılmış, (mikrolit) günlük yaşamda kullanılmaya yönelik küçük araç gereçler yapılmıştır.

Bu dönemin sonlarında ateş bulunmuştur. İnsanlar bu sayede soğuktan ve vahşi hayvan saldırılarından korunma, mağaraları aydınlatma, yiyecekleri pişirme olanağı elde edilmiştir. Bu durum ateşin, insanların yaşam koşullarının iyileşmesine katkı sağladığını göstermektedir.

Cilalı Taş Dönemi’nde toprak pişirilerek seramik kaplar yapılmış, Maden Devri’nde ise çeşitli madenler yüksek ısıda eritilerek işlenmiştir. Bu durum, ateşin kullanılmasının uygarlığın gelişmesine katkıda bulunduğunu gösterir.

  • Klan adı verilen kan bağına bağlı ilk insan toplulukları da bu dönemde oluşmuştur.
  • Orta Asya’da Mezolotik Çağ’a ait en eski yerleşim yeri Tacikistan’da Ceyhun Nehri’nin yukarı kısmındaki Kuldara bölgesidir. Türkiye’de bu dönemi aydınlatan bazı merkezler ise Antalya’da Beldibi, Ankara’da Macunçay, Göller yöresinde Baradiz, Samsun’da Tekkeköy mağaralarıdır.

Yeni Taş (Cilalı Taş) – Neolitik devri : (M.Ö. 8.000 – M.Ö. 5.500)

Bu dönemde toprak işlenerek tarım hayatı başlamış ve köyler kurularak yerleşik hayata geçilmiştir. Köpek, koyun, keçi ve sığır gibi hayvanlar bu dönemde evcilleştirilmiştir. Ateşte pişmiş toprak kap, kacak, çanak ve çömlekler  seramik sanatının ilk örnekleri oldu.

Bu dönemin sonlarına doğru dokumacılıkta başladı. Bitki liflerinden insanlar elbise yapmaya başladılar. Menhir, Dolmen, Tümülüs gibi ilk anıt mezarlar da bu dönemde yapılmıştır.

Cilalı Taş Devri’nde yerleşik hayata geçilmesi; toplumsal yaşantının gelişmesine, insanlar arasındaki ilişkileri düzenleyen kuralların konulmasına, mülkiyet kavramının ortaya çıkmasına, çeşitli mesleklerin oluşmasına ortam hazırlamıştır.

Yeni Taş Çağı’na önce Mezopotamya, Anadolu, İran, Suriye çevresinde girilmiştir. Ülkemizde bulunan Diyarbakır’da Çayönü, Gaziantep’de Sakçagözü, Konya’da Çatalhöyük önemli merkezlerdir.

Tagged :

Sümerler (MÖ.4000 – MÖ.2350)

Mezopotamya tarihi Asya kökenli olan Sümerlerle başlamıştır.

Sümerler, Ur, Uruk, Lagaş, Urnamu ve Kiş gibi site devletleri halinde yaşarlardı. Sümerlerin “Site” denilen şehir devletlerinin başında Ensi ve Patesi denilen rahipler bulunurdu. Krallar, hem başyargıç, hem de başkomutandı. Ensi birkaç siteyi yönetimi altına alırsa Lugal, bütün Sümer ülkesine hakim olursa Lugal-Kalma denirdi. Ayrıca yönetimde danışma meclisleri de vardı. Sümer şehir devletleri arasında sık sık savaşlar yaşanmaktaydı.

Bu durum;

  1. Siyasal birliğin kurulmasını, Sümerlerin güçlü ve büyük bir imparatorluk olmasını engellemiştir.
  2. Sümer şehir devletlerinin dışarıdan gelen saldırılar karşısında zor durumda kalmasına neden olmuştur.

Sümerlerin Yazıyı Kullanması

Sümerler tarihte yazıyı ilk kullanan uygarlıktır (M.Ö. 3200’ler).

Sümerlerin yazıyı kullanmaya başlamaları;

  1. Tarih çağlarının başlamasını sağlamıştır.
  2. Bilgi birikimini ve aktarımını kolaylaştırmıştır.
  3. Yönetim, ticaret ve hukuk alanlarında bazı işlerin kolaylaştırılmasını sağlamıştır.
  4. Eğitim ve öğretim faaliyetlerini kolaylaştırmıştır.

– Sümerlerin dili Asya kökenlidir. Sümer dilinde Türkçe’ye benzeyen birçok kelimeye rastlanmıştır. Yazı ile birlikte Mezopotamya’da edebiyat gelişmiştir. Mezopotamya edebiyatına ait eserler genellikle dini konuludur. Sümerlerin Gılgamış, Tufan ve Yaradılış destanları meşhurdur.

-Sümerlerde rahipler devlet yönetimini ele geçirerek halkı soymaya başlamışlardı. Bu gelişme üzerine halk ayaklanmış ve ayaklanmayı  yöneten Urukagina iktidarı ele geçirerek rahiplerin yönetimine (teokratik yönetime) son vermiştir.

Sümerlerin Yazılı Kanunlar Yapması

Teokrasi: Tanrı adına hüküm sürdüğünü iddia eden devlet şeklidir. Teokratik devletlerde yönetim dini kurallara göre düzenlenir ve din adamları devlet yönetiminde söz sahibidir. İlk Çağda ve Orta Çağda kralların büyük bir kısmı egemenliklerini güçlendirebilmek için Tanrı tarafından görevlendirildiklerini iddia etmişlerdir. Bu yönetim şekli din adamlarının toplum üzerindeki etkinliğini artırıcı niteliktedir.

– Mezopotamya’da topraklar tanrıların malı sayılıyor, rahiplerin gözetiminde işletiliyor, ürünün büyük bölümü tapınaklara veriliyordu. Urukagina reformlarından sonra özel mülkiyet görülmeye başlamıştır.

– Tarihte bilinen ilk yazılı kanunlar Sümerlerin Lagaş Kralı Urukagina tarafından yapılmıştır (MÖ 2375).

Sümerlerin yazılı kanunlar yapması,

-Aynı suçları işleyenlere farklı cezalar verilmesini engellemiştir.

-Toplumda adaletin sağlanmasını kolaylaştırmıştır.

-Hukuk anlayışının gelişmesini sağlamıştır.

– Zengin ve uygarlık alanında ileri olan Sümer ülkesi, sık sık istilaya uğruyordu. Bu nedenle Mezopotamya uygarlıkları ordu ve askerliğe önem vermişlerdir. Zengin oldukları için sürekli saldırıya uğrayan Sümerlerde her erkek askerdi.
– Sümerler aritmetik ve geometrinin temellerini atmışlardır. Alan, hacim, uzunluk ve ağırlık ölçülerini kullanıyorlardı. Astronomide çok önemli buluşlar gerçekleştirmişlerdir. Zigguratların en üst katını rasathane olarak kullanan Sümerler, ayı 30, yılı 360 güne böldüler, ay ve güneş tutulmalarını hesapladılar. Bu durum Sümerlerin astronomi alanındaki gelişmişliklerine kanıt olarak gösterilebilir.

1-Zigguratlar yedi katlı olup son katında rahipler gökyüzünü incelerken, orta katlar ibadete ayrılmış, alt katlar da tahıl ambar olarak kullanılmıştır. Yüksek olmasının nedeni Tanrıya yakın olma isteğidir.

2-Sümer medeniyeti, Mezopotamya’da kurulan diğer devletler tarafından devam ettirilmiştir. Mezopotamya uygarlıklarının sınırlarını Anadolu’ya kadar genişletmeleri iki bölgede kurulan medeniyetlerin birbirleriyle etkileşimine ortam hazırlamıştır.

Tagged : /

İskender İmparatorluğu (MÖ.359 – MÖ.323)

Makedonya Kralı II. Filip, Yunan şehir devletlerini birleştirerek Helen Birliği’ni kurdu. II. Filip’in öldürülmesinden sonra yerine geçen İskender, Yunan şehir devletlerindeki ayaklanmaları bastırarak bunları Makedonya Devletine bağlamıştır. Daha sonra güçlü bir ordu ile Asya Seferi’ne çıkmıştır.

İskender MÖ 334’te Çanakkale Boğazı’ndan Anadolu’ya geçerek;

  • Persleri, Garanikos ve Issos Savaşlarında iki kez yenmiştir.
  • Anadolu, Suriye, Mısır ve Mezopotamya’yı hâkimiyet altına almış, doğu seferini devam ettirerek Hindistan’a kadar ulaşmıştır.

Bu dönemde Mısır’da kendi adıyla anılan İskenderiye şehrini kurmuştur. İskender, Hindistan’a girdiğinde ordusunda yorgunluk ve isteksizlik belirtileri baş gösterince Babil’e dönmüş, burada hastalanmış, MÖ 323 tarihinde ölmüştür. İskender’in beklenmedik bir zamanda, varis bırakmadan ölümü üzerine kurduğu imparatorluk parçalanmıştır.

Uyarı:

İskender bu seferle birlikte Yunan medeniyetini doğuya taşımıştır. Doğu medeniyetinin Yunan medeniyetiyle kaynaşması sonucunda  Hellenistik Medeniyet ortaya çıkmıştır.

Bu medeniyetin oluşmasında Yunan, Anadolu, Mezopotamya, Mısır  ve  İran medeniyetlerinin katkıları olmuştur. Helenistik Medeniyet MÖ 330 – MÖ 30 yılları arasında etkili olmuştur.

İskender’den Sonra Kurulan Devletler

  • -Ptolemeler Krallığı, (M.Ö. 321 – 30), (Mısır)
  • -Antigonitler Krallığı, (M.Ö. 279- 168), (Makedonya)
  • -Selevkoslar Krallığı, (M.Ö. 321 – 64), (Trakya’dan Hindistan’a kadar uzanan topraklarda)

Selevkos’un M.Ö. 280 yılındaki ölümü üzerine ülkesi parçalandı ve yeni krallıklar kuruldu. Bunlar;

  • Bitinya Krallığı (Kuzeybatı Anadolu)
  • Pontus Krallığı (Karadeniz’in güney kıyıları)
  • Kapadokya Krallığı (Orta Anadolu)
  • Bergama (Pergamon) Krallığı (Batı Anadolu)’dır.

Uyarı:

  • Bu Dönemde yetişen en ünlü bilim adamları Arşimet, Hipparhos ve Erastostenes’tir.
  • Büyük İskender, Babil ve İskenderiye’de dünyanın en büyük kütüphanelerini kurmuştur.
  • Bergama, Efes, Milet başlıca kültür merkezi olmuştur.
  • Bergama krallığı döneminde koyun ve keçi derisinden parşömen kâğıdı icat edilmiştir. Bununla birçok eserin günümüze ulaşmasını sağlamışlardır.
Tagged : / /