Azot Döngüsü

Yaşamın başlangıcından beri, atmosfer ve okyanuslar azot içerir. Azot canlılar için önemli bir maddedir. Canlılar yaşamlarını sürdürebilmek için oksijen ve karbondioksite ihtiyaç duydukları gibi, büyüyebilmek için de azota (N2) ihtiyaç duyarlar. Çünkü proteinlerin ve DNA’nın önemli bir bileşenidir. Azot, canlı vücudunda özellikle nükleik asitlerin, proteinlerin ve vitaminlerin yapısında %15 oranında bulunmaktadır. Gaz halindeki azot (N2), atmosferin %78’ini oluşturur. Üçlü kovalent bağı, bu iki azot atomunu sıkıca bir arada tutar. Azot Döngüsü, daha çok biyosferin ince bir tabakasında gerçekleşir. Azot bileşikleri bu ince kabuk içinde birbirine dönüşür. Bu işlemlere azot döngüsü denir. Azot döngüsü yaşamın sürekliliğini sağlayan bir doğa olayıdır. Bu döngüde azot bileşikleri sürekli olarak topraktan canlılara ve sonra tekrar toprağa geri dönerler. Ancak bir miktar azot atmosfere gider ve tekrar geri alınır. Canlılar havadaki bu azotu, ihtiyaçları olmasına rağmen doğada bulunduğu gibi bünyelerine alamazlar. Bu gazın bir şekilde canlıların kullanabileceği hale dönüştürülmesi ve canlılar tarafından tüketilip bitirilmemesi için bir döngü şeklinde atmosfere geri dönmesi gerekmektedir. Bu zorunluluğu ise mikroskobik bakteriler ve baklagiller karşılamaktadır. Continue reading “Azot Döngüsü”

Tagged :

Mevsimlerin Oluşumu

MEVSİMLER VE ÖZELLİKLERİ

Mevsimler güneşin gün dönümü ve gece gündüz eşitliği noktaları arasından geçişleri arasındaki sürelerdir. Mev-simlerin oluşmasının temel sebebi eksen eğikliği ve Dünya’nın Güneş çevresindeki hareketidir. Her iki yarım kürede de mevsimler birbirinin tersi olarak yaşanır. KYK yazı yaşarken, GYK kışı yaşamaktadır. Aynı şekilde birinde sonbaharı yaşanırken diğeri de ilkbahar yaşanır.

Dünya’nın eksen eğikliği ve yıllık hareketine bağlı olarak dört önemli gün ortaya çıkar. Bu günler mevsim başlangıcı olduğu için Gündönümü adı da verilir. 21 Mart ve 23 Eylül Ekinoks tarihleri, 21 Aralık ve 21 Haziran Solstis tarihleridir.

Eğer eksen eğikliği olmasaydı, Dünya güneş etrafında do-lanırken, güneş ışınlarının yere düşme açısı değişmeyecek, sıcaklık değişimleri gerçekleşmeyecek, böylece mevsimler de oluşmayacaktı.

Gündönüm (solstis) tarihleri gündüz sürelerinin uzamaya veya kısalmaya döndüğü tarihlerdir. Ekinoks tarihleri ise güneş ışınlarının ekvatora dik düştüğü ve bütün dünyada gece ve gündüz sürelerinin eşit olduğu tarihlerdir. Continue reading “Mevsimlerin Oluşumu”

Tagged :

Günlük Rüzgarlar

Gün esnasında basınç farkları, bundan önce görülen sistemlerine oranla çok daha kısa sürede kendini gösteren rüzgarlara meydan verirler. Gün içindeki basınç değişmeleri daha ziyade karalar denizler ve dağlarla vadiler arasında kendini gösterir.Bu rüzgarlar kara ve denizler arasında meydana geliyorsa kara ve deniz meltemleri; dağ ve vadiler arasında meydana geliyorsa dağ ve vadi meltemleri adını alır.

Kara ve deniz meltemleri ve özellikleri
Bilindiği ve karalar gündüzleri denizlere oranla daha çabuk , dolasıyla daha fazla ısınırlar; geceleride daha çabuk yani daha fazla soğurlar.Bunun sonucun da gündüzleri karalar yüksek basınç alanı olurken, denizler alçak basınç sahalarıdır. Gündüz bu sitemde denizlerden karalar üzerine rüzgar eser. Bunun tersi olarak ta gece karalar hemen soğması ve denizlere göre daha soğuk olması, denizlerin geç soğuması ve karalara göre daha sıcak olmasından karalar yüksek basınç alanı, denizler ise alçak basınç alanıdır. Aksiyon da karalardan denizlere doğru olur. Continue reading “Günlük Rüzgarlar”

Tagged :

Yerel Rüzgarlar

Rüzgar gülüŞimdiye kadar anlatılan büyük basınç merkezlerinin dışında, daha dar sahaları ilgilendiren ve bu sebepten yerel aksiyon merkezleri denen bir takım alçak ve yüksek basınç sahaları vardır. Bu sahalardaki yerel basınç farklılıklarının meydana getirdiği rüzgarlara da yerel rüzgarlar adı alır.Üzerlerinde bir takım coğrafi faktörler rol oynamakla birlikte yerel rüzgarlar üzerinde rölyefin tesiri, kendini, sıcaklığın artması yahut azalması şeklinde gösterir. Bu açıdan yerel rüzgarlar iki grupta toplanırlar:

Sıcak yerel rüzgarlar : Fön, Sirokko, Hamsin

Soğuk yerel rüzgarlar : Mistral, Bora, Krivetz, Poyraz.

Fön Rüzgarı ve özellikleri Continue reading “Yerel Rüzgarlar”

Tagged : / /

Muson Rüzgarları

Arapça mevsim anlamına gelen muson, klimatolojide zemine yakın olarak esen mevsimlik hava cerayanlarını ifade eder.Diğer bir değişle muson, bütün yaz boyunca denizlerden karalara; bütün kış boyu karalardan denizlere esen rüzgar sistemidir. Mevsimden mevsime yön değiştirerek düzenli bir şekilde esen bu musonlar, yalnız bulutları meydana getiren şartların mevcut olduğu yerlerde görülür.Küre üzerinde muson rüzgarlarını gerektiren şartların en iyi gercekleştiği yerler, esas olarak Asya Kıta’sının 10-50 Kuzey paralelleri arasında kalan ve coğrafyacıların “Muson Asyası” diye adlandırdıkları Güneydoğu Asyadır. Bir tarafta Asya Kıtası, diğer tarafta Büyük Okyanus ve Hint Okyanusu, sıcaklık farklarının oluştuğu böyle büyük ölçüde bir rüzgar sisteminin Güneydoğu Asya’da tam olarak gelişmesini sağlamıştır. Musona benzer rüzgarlar Afrika, Madagaskar, Avustralya, Kuzey Amerika ve Avrupa’nın bazı kesimlerinde kendini gösterirlerse de bunlar Güney Doğu Asya musonlarından farklı ve daha az belirlidir. Continue reading “Muson Rüzgarları”

Tagged :