Rehberliğin İlkeleri

  • Rehberliğin temelinde insan hak ve sorumlulukları vardır. Her birey değerli bir varlıktır ve onun gelişmesine fırsat verilmelidir.
  • Dıştan zorlamayla değil, işbirliğine dayanan bir anlayış vardır. Öğrenci ile ilgili herkesin ortak bir anlayış ve işbirliği içinde çalışması gerekmektedir.
Kpss rehberlik konusunda ortak anlayış oluşması için çoğunlukla müşavirlik (konsültasyon) hizmetinden faydalanılır.
  • Rehberlik bir ders ya da kurs değil, gereksinim sonucunda alınan bir yardımdır. Bu madde rehberliğin ilkeleri içinde önemli bir yer teşkil eder.
  • Rehberlik, öğrenciyi merkeze alır ve bireysel farklılıkları önemser.
  • Herkesin anlayış ve işbirliği içerisinde çalışması gerekmektedir.
  • Rehberliğin ilkeleri içinde yer alan bir diğer madde de bireyin her yönüyle tanınması gerektiğidir. Böylece öğrencinin her yönüyle gelişmesine ve kendini gerçekleştirmesine yardım edilir.
  • Gizlilik esastır. Öğrenciler hakkında elde edilen özel bilgilerin gizliliği korunmalıdır.
Kpss eğitim bilimleri rehberliğin ilkeleri içinde yer alan gizlilik esası yasal bir zorunluluk olmadıkça asla delinemez.
  • Rehberlik yararlanmak isteyen herkese sunulabilir.
Rehberlik hizmeti almak için sorunlu ya da zorunlu olmak gerekmez.
  • Rehberlik uygulamaları her okulun amaç ve ihtiyaçlarına uygun alanlarda yoğunlaştırılmalıdır. Dolayısıyla her okulun ihtiyaç ve amacına göre uygulaması değişebilir.
Rehberliğin ilkeleri içinde yer alan bu maddeye göre rehberlik programlarının okullarda hazırlandığını anlayabiliriz. Hazırlanma Eylül, değerlendirme Mart ve Haziran, raporlandırma ise Temmuz aylarında yapılmaktadır.
  • Rehberlik, planlı, programlı, örgütlenmiş bir biçimde profesyonel düzeyde sunulmalıdır.
  • Rehberlik, eğitimin ayrılmaz ve tamamlayıcı bir parçasıdır.
  • Rehberlik, kesinlikler birey adına karar vermez.
  • Rehberlikte süreklilik mevcuttur. Yani birey hayat boyu bu hizmetten yararlanabilecektir.
  • Rehberliği ilkeleri içinde yer alan bir diğer madde de özerkliktir. Rehberlik öğrencilerin kendilerini daha iyi anlamalarını, problemlerinin  çözüm yollarını bulabilmelerini sağlar. Böylece öğrencilerin kendilerine yeter bir duruma gelmesini sağlayarak öğrencilere özerklik duygusunu katar.
  • Rehberlik boylamsaldır.
  • Rehberlikte hiçbir türlü zorlama yoktur. Bu amaçla yararlanmak isteyen gönüllülük esasına göre bu hizmeti alabilir. Bu amaçla yapılacak her türlü faaliyette öğrencinin isteğini uyandırmak için gerekli ortam hazırlanmalıdır.
  • Uygulanmakta olan rehberlik programı dinamik bir yapıda olmalıdır.
Çünkü öğrenciler ve içinde bulundukları çevre sürekli değişim içindedir. Bu amaçla rehberlik her türlü değişime cevap verebilmelidir ve dinamik olmalıdır.
  • Rehberliğin ilkeleri içinde son olarak bahsetmemiz gereken bir diğer madde de bireye ve topluma karşı olan sorumluluktur. Rehberlik, hem bireyin kendi isteklerini yerine getirmesine yardımcı olabilmeli hem de topluma uyum sağlayabilmesini kolaylaştırmalıdır.
Tagged : / / / /

Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi

Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi temel ihtiyaçlar (eksiklik ihtiyaçları) ve üst düzey ihtiyaçlar (gelişim ihtiyaçları) olarak 2 gruba ayrılmaktadır.

* Temel İhtiyaçlar: Kpss rehberlik konusuna ait ihtiyaçlar hiyerarşisi ilk basamakları temel ihtiyaçlardan oluşmaktadır. Bireyin yaşamının her döneminde olan ve sürekli giderilmesi gereken ihtiyaçlardır. Temel ihtiyaçlar ilk 4 basamaktan oluşmaktadır.

1) Fizyolojik İhtiyaçlar: Su, yemek, ısınma, uyku gibi bedenin varlığını sürdürebilmek için gerekli olan ihtiyaçlardır. En temel ihtiyaçlarımız fizyolojik ihtiyaçlarımızdır.

2) Güvenlik İhtiyacı: Kpss eğitim bilimleri rehberlik ihtiyaçlar hiyerarşisi 2. basamağı olan güvenlik ihtiyacı, fiziksel ya da psikolojik zararlardan koruyan ihtiyaçlarla ilgilidir.

Barınma, kendini tehlikelerden koruma, kaygıdan uzak kendini güvende hissetme ihtiyaçları güvenlik ihtiyaçlarıdır.

3) Ait Olma – Sevme – Sevilme İhtiyacı: Bir gruba ait olma hissi, sosyal statü kazanma, insanlar tarafından kabul edilme, benimsenme, sevme, sevilme gibi sosyal ihtiyaçlardır.

Bu ihtiyaçlar karşılanmazsa bireyde yalnızlık, umutsuzluk, yabancılaşma, bunalıma girme gibi duygular ortaya çıkabilir.

4) Saygı – Saygınlık İhtiyacı: İhtiyaçlar hiyerarşisi 4. basamağı olan bu ihtiyaçlar, takdir edilme, tanınma, statü ve başarı kazanma, saygı görme gibi ihtiyaçlardan oluşmaktadır.

Bir yazarın eserleriyle kalıcı olmak istemesi ve devamlı hatırlanmak istenmesi saygınlık ihtiyacına yöneliktir.
Bu ihtiyacın giderilmemesi durumunda aşağılık, zayıflık, çaresizlik, değersizlik gibi kompleksler ortaya çıkabilir.

* Üst Düzey İhtiyaçlar: Kpss eğitim bilimleri Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi 2. grubu olan üst düzey ihtiyaçlar, bireyin var olan potansiyellerini en son noktasına kadar kullanarak kendini gerçekleştirmeye kadar giden süreçlerden oluşur. 5. basamaktan itibaren olan ihtiyaç basamakları üst düzey ihtiyaçlar içerisindedir.

5) Bilme – Anlama İhtiyacı: Kendi içinde olsun, toplumda olsun, çevrede olsun, olup biten olayları daha iyi bilme ve anlama ihtiyacıdır.

Merak, keşfetme ve bilgiye ulaşma ihtiyaçları bilme ve anlama ihtiyaçları içindedir.

6) Estetik İhtiyacı: Sanatı anlama, zevke alma, bireyin kendi yaratıcılığını kullanma ihtiyacı estetik ihtiyaçlardır.

7) Kendini Gerçekleştirme İhtiyacı: Kpss rehberlik dersine ait olan Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi son basamağı olan kendini gerçekleştirme, rehberliğin son amacıdır. Bireyin doğuştan getirdiği potansiyelleri tam olarak gerçekleştirebilmesi ve kullanabilmesidir. Bireyin kendi yeteneklerini kullanarak istediği hedefi gerçekleştirebilmesidir.

Hümanist yaklaşımın bir diğer savunucusu olan Rogers’ın ”tam verimlilik” olarak nitelediği kendini gerçekleştirme, altta yer alan temel ihtiyaçlar karşılanmadan kazanılmaz.

Kendini geçekleştiren bir bireyin özelliklerini şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Kendini kabul eder.
  • Kendine saygılıdır.
  • İçten geldiği gibi davranır.
  • Duygularını saklamaz, bastırmaz.
  • Tüm yaşantılara açıktır.
  • Saldırganlık eğilimlerinin insanın bir parçası olduğunu bilir.
  • Gerçeği olduğu gibi algılar.
  • İnsanın doğası hakkında olumludur.
  • Başkaları ile rahatlıkla ilişki kurabilir.
  • Topluma karşı uzlaştırıcıdır.
  • Demokratiktir.
  • Değişen ve değişmeyi seven bir bireydir.
  • Yaratıcıdır.
  • Başkalarından devamlı yardım beklemez
İhtiyaçlar hiyerarşisi içinde en üst basamak olan kendini gerçekleştirme her işi başaran, hatasız kimse demek değildir. Kendini gerçekleştiren birey eksiklerinin ve hatalarının farkında olan ve bunları düzeltmeye, değiştirmeye çalışan bireylerdir.
Fizyolojik ve güvenlik ihtiyaçları rehberlik, bunların üstünde olan ihtiyaçlar da psikolojik danışmanlık görevleri kapsamında yer almaktadır.
Tagged : / / / /

Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık

Rehberlik, bireyin kendini anlaması, problem çözme gücü kazanması, gerçekçi kararlar alması, kapasitesini yükseltmesi ve kendini gerçekleştirmesi için verilen yardımlardır.

Buradaki yardım kavramı, birey adına karar vermek, birey adına problem çözmek, tavsiye vermek, akıl öğretmek değildir.

Rehberliğin tanımlarına baktığımızda karşımıza ortak noktalar çıkmaktadır. Bütün tanımlardaki ortak noktalar:

  • Uzman kişilerce veriliyor olması.
  • Merkezde normal birey vardır.
  • Çevreye uyum önemlidir.
  • Seçim yapılabilmesi önemlidir.
Kişinin adına karar alınmaz.
  • Bilimsel ve profesyonel bir yardımdır.
  • Süreç içerisinde verilir.
Rehberlik bir ders değildir.
  • Bireyin kendini tanımasına ve anlamasına yardım eder.
  • Bireye dönüktür. Bireyin gizil güçlerini fark etmesini sağlar.
  • Bireysel farklılıklar üzerine kurulmuştur.
Bireysel farklılıkları yok etmeye çalışmaz.
  • Bireysel farklılıkları ortaya çıkarmaya çalışır. Kendini gerçekleştirme problemi vardır.
Genel bir özetle rehberlik, bireye dönük bilimsel ve profesyonel yardım etme sürecidir ve bireyin kendisini gerçekleştirmesine olanak sağlar.

Rehberlik Ne Değildir?

  • Tek yönlü ve doğrudan bir hizmet değildir. Karşılıklı etkileşimi gerektirir.
  • Öğrenci adına problem çözme işi değildir.
  • Bireyin duygusal yanıyla ilgilenmez.
  • Bir ders değildir.
  • Disiplin görevi değildir. Yargılamaz, cezalandırmaz.
  • Sadece sorunlu öğrencilere verilmez
  • Akıl ve öğüt verme işi değildir.
  • Sadece psikolojik danışmanlarca yürütülmez.

Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Arasındaki Farklar

Kpss , rehberlik ve psikolojik danışmanlığın birbiriyle karıştırıldığını bildiği için bunun üzerinde sıkça durmaktadır.

  • Psikolojik danışmanlık rehberliğin özünü oluşturmaktadır.
  • Rehberlik tamamen bilgi verme işi iken, psikolojik danışmanlık psikolojik etkileşim işidir.
  • Rehberlikte gündem bellidir. Psikolojik danışmanlıkta gündem danışan ya da danışmacıyla belirlenir.
  • Rehberliğin özünde normal bireyler vardır ve herkese dönüktür. Psikolojik danışmanlıkta daha çok sorunlu bireyler vardır.

* Ortak Yönleri:

  • Her ikisi de uyum, plan, etkili karar için çalışır.
  • Her ikisinin de nihai amacı kendini gerçekleştirmedir.

Şimdi de kpss eğitim bilimleri rehberlik dersine ait rehberliğin ilkeleri konusunu işleyelim.

Rehberliğin İlkeleri

Kpss kaynaklarında rehberliğin ilkeleri ile ilgili bir çok madde verilmiştir. Şimdi bu ilkeleri inceleyelim.

  • Temelinde insan hak ve sorumlulukları vardır.
  • Dıştan zorlamayla değil, işbirliğine dayanan bir anlayış vardır.
  • Bir ders ya da kurs değil, gereksinim sonucunda alınan bir yardımdır.
  • Öğrenciyi merkeze alır ve bireysel farklılıkları önemser.
  • Gizlilik esastır. Yasal bir zorunluluk olmadıkça bu delinemez.
  • Yararlanmak isteyen her bireye sunulur.
  • Boylamsaldır.
  • Her okulun ihtiyaç ve amacına göre uygulaması değişir. Bu yüzden rehberlik programları okullarda hazırlanır.
Hazırlanma Eylül, değerlendirme Mart ve Haziran, raporlandırma Temmuz ayında yapılır.
  • Rehberlik  planlı, programlı, örgütlenmiş bir biçimde profesyonel düzeyde sunulmalıdır.
  • Eğitimin ayrılmaz ve tamamlayıcı bir parçasıdır.
  • Kesinlikle birey adına karar vermez.

Rehberlik Anlayışı

Rehberlik anlayışının üç boyutu vardır.

1) Kavramsal Boyut: Rehberliğin temel ilke ve kavramlarını anlama boyutudur.

2) Tutumsal Boyut: Rehberlik görev ve sorumluluklarını kabul edilmesidir.

3) Sosyal Boyut: Bu ilke ve kavramların insan ilişkilerine yansımasıdır.

Tagged : / / /

İhtiyaç Belirleme Teknikleri

İhtiyaç belirleme yaklaşımlarından birine göre belirlenen bir ihtiyacı somutlaştırmak gerekir. Bu amaçla da İhtiyaç Belirleme Teknikleri kullanılır ve sonuçta bir değerlendirme yapılır. Bunlar aslında ihtiyaç analizi teknikleridir.

İhtiyaç Analizi: Bir ihtiyacın ne olduğunun belirlenmesi ve ne olması gerektiğine karar verilmesi sürecidir. Bu süreçte kurum ya da bireyler açısından aradaki ihtiyaç farkın ne olduğunun belirlenmesi ve farkın nasıl kapatılacağına ilişkin önceliklerin belirlenmesi de ihtiyaç analizinin bir parçasıdır.

1. Delphi Tekniği: Bir konu ile ilgili seçilmiş uzman bir grubun akılcı bir yaklaşımla ortak görüşlerinin alınması sürecidir. Delphi tekniğinin olumlu yönleri ve kullanım alanlarına bakmadan önce temel özelliklerini inceleyelim:

  • Ortak görüş ve düşünceleri belirlemek üzere bireylerden yazılı olarak alınan raporların değerlendirilmesine dayanır.
  • Gelecekte nelerin nasıl olacağı üzerinde görüşlerin alınması esastır.
  • Analitik yaklaşımla kullanılır.
  • Tahmin ve varsayıma dayalıdır.
  • Önce amaçlar belirlenir, gelecekte dönüşebileceği durum tahmin edilir.
  • Ekonomiktir.
  • Baskın görüşlerden etkilenmez.
  • Konu dışına sapma engellenir.
  • Kısa sürelidir.
İhtiyaç Belirleme Teknikleri içinde yer alan Delphi Tekniği bugünkü durumdan daha çok gelecekte ne olacağıyla ilgilidir. Ayrıca analitik yaklaşımla beraber sıkça kullanılır.

Delphi Tekniğinin Olumlu Yönleri

  • Bağımsız düşünmeyi sağlar.
  • Ekonomiktir.
  • Bir baskı altında kalınmadan görüşler açıklanabilir.
  • Konu dışına çıkılmaz.

Delphi Tekniğinin Kullanım Alanları

  • İhtiyaç Analazi.
  • Politika.
  • Eğitim.
  • Pazar araştırması.
  • Eğilimleri kestirme.
  • Kurumların amaçlarının belirlenmesi.
  • Standartların oluşturulması.

2. Progel (Dacum) Tekniği: Bir iş için gerekli işlemleri söz konusu işte bulunan deneyimli, uzman kişilerle birlikte belirleme sürecine progel tekniği denir. Özellikle eğitim çevrelerinde geliştirilen ve kullanılan bir tekniktir.

Progel tekniğinde mesleğin beceri profilleri çıkarılarak yeterlilik alanları belirlenir.

Buradaki ”beceri profilleri” progel tekniği için bizim açımızdan anahtar kelime olmalı ve bu kelime geçtiğinde aklımıza progel (dacum) tekniği gelmelidir.

Bu teknikte meslekle ilgili tutum önemli değildir, beceri daha önemlidir. Ayrıca iş analizi çalışmalarına dayanır. İşin geçerli en gerekli işlemleri, işin ustaları tarafından belirlenir.

Progel (Dacum) Tekniğinin Kullanım Alanları

  • Eğitim
  • İş tanımları yapma
  • Beceri testleri geliştirme
  • Program geliştirme
  • Öğrenci ya da işçi değerlendirme
  • Rehberlik

Progel Tekniğinin İşleyişi

  • Program ya da iş alanının belirlenmesi
  • Beceri alanlarının belirlenmesi
  • İşlemler ve bu işlemlerle geliştirilecek program kapsamının tanımlanması
  • Beceri alanları ve işlemlerin gözden geçirilmesi
  • Bilgi ve beceriye dayalı işlemlerin sıralanması
  • İş için gerekli olan işlemlerin belirlenmesi
  • İş için gerekli olan işlemlerin değerlendirilmesi

3. Meslek (İş) Analizi Tekniği: Meslek analizi tekniğinde iş ya da meslek fonksiyonlara ayrılır. Bu işler sıralı ve ayrıntılıdır. Bunlar bilgi, beceri, mesleki tutum ve alışkanlıklardan oluşmaktadır.

Meslek analizi daha verimlidir, ancak Progel Tekniği hızlı sonuç verdiği için daha kullanışlıdır.

4. Gözlem: Genelde eğitimciler tarafından kullanılan gözlem tekniği okul merkezli bilgi ve araştırma verilerine dayalıdır. Gözlem tekniğinde olaylar gerçekleştiği ortamda incelenir ve ortaya çıkan ihtiyaçlar rahat tespit edilebilir.

Gözlem, sosyal ya da fiziksel çevre gibi davranışın gerçekleştiği ortama odaklanmalıdır.

5. Testler – Ölçme Araçları: En çok yararlanılan tekniktir. Ölçme araçları bireyde aranan özelliklerin ne kadarının var olduğunun saptanmasını sağlar. Testlerden ise daha çok öğrenme güçlüklerini ortaya çıkarmak amacıyla program başında ve program sürecinde yararlanılır.

6. Kaynak Tarama: Yazılı dokümanlar vasıtasıyla ihtiyacın belirlenmeye çalışılmasıdır. İhtiyaç Belirleme Teknikleri konusunun son ana başlığı olan Kaynak tarama tekniğinin özelliklerini sıralayalım:

  • Son yıllardaki literatür ve eğilimler ortaya çıkarılmalıdır.
  • Denetim yapan kişi ve kuruluşların hazırladıkları raporlar ihtiyaç analizinde kullanılabilir.
  • Programın uygulanmasında sorunlar varsa bunlar programın geliştirilmesinde kullanılabilir.

Kaynak tarama tekniği 3 aşamada gerçekleşir:

a. Literatür Taraması: Son yıllardaki eğilimler, eğitim kurumları ve üniversitelerdeki eğitim programlarının gelişimi incelenebilir.

b. Raporların Değerlendirilmesi: İlköğretim ve bakanlık müfettişleri ile YÖK denetleme kurulunun hazırladıkları raporlar incelenebilir.

c. Mevcut Programın İncelenmesi: Mevcut programın eksik ve aksayan yönleri tespit edilerek hangi boyutların birbiriyle ilişkili olarak nasıl düzenlenebileceği düşünülebilir.

 

kaynak: kpsskonu.com

Tagged : / / / /

İhtiyaç Belirleme Yaklaşımları

İhtiyaç belirleme çalışmalarında birey, toplum, konu alanı ve doğa ile ilgili ihtiyaçların belirlenmesi önemlidir.  İhtiyaçların belirlenmesi program geliştirme sürecinin ilk aşamasıdır. İhtiyaçların belirlenmesi sürecinde program ögelerine yönelik bilgiler elde edilerek nasıl biçimlenecekleri ortaya konur.

İhtiyaç değerlendirme süreci,Hazırlık

Bilgi toplama

Bilgilerin analizi

Bilgilerin rapor edilmesi

Bilgilerin kullanımı aşamalarından oluşur.

İhtiyacı Belirleme Yaklaşımları şunlardır:

Farklar Yaklaşımı

Beklenen beceri düzeyi ile var olan beceri arasındaki farkın bulunması ile ihtiyaç tespit edilmektedir. Bu farkına boyutuna göre problem olup olmadığı gözlemlenir. Bu farkın boyutu bireyde bir yeterliliğin, problemin varlığını yada yokluğunu ortaya koyar. Okul ortamı ve yönetim birimleri bu yöntemle ihtiyaç ve eksiklikleri belirler.

Örnek;Öğrencilerin 50 adet bilgi, beceri ve tutuma sahip olmalarını beklediğimiz bir durumda öğrencilerin ancak 30 tanesine sahip olduklarını tespit ediyoruz. 50 adet beklenen değer, 30 adet ise var olan gerçek değerdir. Sahip olunması gereken yeterlilikler ise 20 adettir.

Demokratik Yaklaşım

Üstün ve bakın grupların isteklerinden yola çıkarak ihtiyaçların belirlenmesidir. İhtiyaçlar, çoğulcu grubun kararına göre belirlenir. Çok sayıda insan grubunun katılımı önemlidir. Bu yaklaşımın amacı bir çok insanın ihtiyaç değerlendirme sürecinde olması ile insan ilişkileri ve halkla bütünleşmesi esasına dayanır.

Örnek;Eğitim sendikalarının eğitim sorunları ile yaptıkları açıklamalar ve sundukları raporlar.

Analitik Yaklaşım

Yurtta ve dünyada bulunan koşullara bağlı değişimlere ait yönelimlerin incelenmesi ile oluşur. Gelecekte olması muhtemel durumlara göre ihtiyacın belirlenmesidir. Var olan duruma göre gelecek kestirilir. Geleceğe yöneleik varsayımlar ortaya konularak eleştirel düşünce ile problemlere çözüm aranır.

Örnek;20 yıl sonra dünyada içme suyunun petrolden daha pahalı ve az miktarda olacağı varsayımından hareketle yeni su kaynaklarının aranması ve farklı projelerle su üretimi yapma.

Betimsel Yaklaşım

Bir nesne veya olgunun eksikliği ile ortaya çıkan sorun fark yada azalma ile var olması durumundaki fayda ve getirisi ortaya konur. İki olasılığın faydasına göre ihtiyaç belirlenir.

Öğrencilere projeksiyon kullanarak yapılan ders anlatımında alınan verim ile tahta kullanılarak işlenen dersten alınan verim karşılaştırılır. Projeksiyon ile işlenen derslerde öğrencilerin dersi daha istekli dinledikleri ve konuyu daha iyi anladıkları görülmüştür. O halde projeksiyon her sınıf için bir ihtiyaçtır.
kaynak: kpsskonu.com
Tagged : / / / /

Program Geliştirmenin Planlanması

Talim Terbiye Kurulu başkanlığınca program geliştirme çalışmaları yapılmaktadır. Program geliştirme süreci çalışma gruplarının oluşturulması ile başlar. Çalışma grupları program tasarısının hazırlanması, uygulanması, değerlendirilmesi ve geliştirilmesi süreçlerinde neleri hangi zamanda gerçekleştireceklerine yönelik bir çalışma planı hazırlarlar. Çalışma planında yapılan ilk işlem ise ihtiyaç analizinin uygulamasıdır. İhtiyaç analizi uygulaması program tasarısı hazırlama sürecinin ilk basamağını oluşturur.

Çalışma Gruplarının Oluşturulması

Program geliştirme çalışma gruplarını üç başlıkta toplayabiliriz.

1. Program Karar ve Koordinasyon Grubu

TTK Başkanlığında bulunan kurul başkanı ve üyelerden oluşur. Hangi alanda program geliştirme çalışması yapılacağına kara verir. Ülkenin ana eğitim felsefesinin programlara yansıtılmasını sağlar. Hazırlanan programları kabul veya reddeder. Program geliştirme çalışmaları arasındaki koordinasyonu sağlar.

2. Program Geliştirme Çalışma Grubu

Programın hazırlanması, uygulanması, değerlendirilmesi ve geliştirilmesi aşamalarında sürekli görev yapan bir komisyondur. Bu gruba tam zamanlı çalışma grubu da denilebilir.

Program geliştirme uzmanı, ölçme ve değerlendirme uzmanı, konu alanı uzmanı, ilgili konu alanı öğretmenleri yani uygulayıcılar bu grupta yer alan kişilerdir. Bu grubun üyeleri çalışma grubunun daimi üyeleri olarak görev yapar.

3. Program Geliştirme Danışma Grubu

Program çalışma grubu çalışmalarını yürütürken başka uzman ve danışmanlara başvurma ihtiyacı duyabilir. Bu amaçla faydalanılabilecek bir grup oluşturulması yararlı olacaktır. Bu grupta eğitim psikoloğu, eğitim sosyoloğu, eğitim felsefecisi, eğitim ekonomisti, eğitim denetçisi, eğitim yöneticisi, eğitim teknoloğu, iletişim uzmanı, halkla ilişkiler uzmanı ve diğer üyeler yer alabilir.

Danışma grubu program geliştirme sürecinde oluşturulur ve herhangi bir alanda danışmanlık gereksinimi olduğunda alanın uzmanına başvurulur. Bu uzman gerekli çalışmalardan sonra çalışma grubundan ayrılır.

Çalışma planın oluşturulmasında çalışma grubu işlem- zaman çizelgesi, akış şeması veya PERT işlem ağı hazırlayarak program çalışmalarını planlar.

kaynak: kpsskonu.com

Tagged : / / / /

Program Geliştirme Modelleri

Türkiye’de Yaygın Olarak Kullanılan Program Geliştirme Modelleri

Ülkemizde yaygın olarak Taba- Tyler modeli temel alınarak hazırlanan program geliştirme modelleri oluşturulup kullanılmaktadır. Programlarda amaçlar, içerik, öğrenme-öğretme süreçleri ve değerlendirme öğeleri birbirini izleyerek yer alır. MEB Modeli, Demirel Modeli, EARGED Modeli, TTK Modeli gibi bir çok model ülkemizde uygulanmıştır.

Talim Terbiye Kurulu (TTK) Modeli

İhtiyaçların belirlenmesi

Genel hedeflerin belirlenmesi

Alanın kavram, ilke ve becerilerinin belirlenmesi

Öğrenme alanları ve alanı kapsayan kazanımların belirlenmesi

Öğrenme alanlarının kapsadığı temaların belirlenmesi

Paydaşlarla paylaşım sağlanması

Materyal geliştirilmesi

Programların onaya sunulması

Programların denenmesi, izlenmesi / değerlendirilmesi

Ülkemizde uygulanan yeni ilköğretim programları Bireysel, Ekonomik, Tarihsel ve Kültürel, Toplumsal temellere dayanmaktadır.

Avrupa’da Yaygın Olarak Kullanılan Program Geliştirme Modelleri

Avrupa’da yaygın olarak kullanılan üç program geliştirme modeli vardır. Bunlar rasyonel planlama, süreç yaklaşımı ve yenilikçi/durumsal modeldir.

Rasyonel Planlama Modeli

Taylor ve Richard öncüleridir ve yeniden kurmacılık eğitim felsefesinden etkilenmiştir. Taba- Tyler modeline benzer.

Aşamaları

Genel Amaçlar

Amaçlar

Öğrenme Durumları

Değerlendirme

Süreç Yaklaşımı Modeli

İlerlemecilik eğitim felsefesinden etkilenmiştir ve Stenhouse öncüsüdür. Öğretmenlerin ders planlama süreci kaynak alınarak geliştirilmiştir.

Süreç yaklaşımı modeli süreç tasarımı yaklaşımına benzer olarak konuların nasıl öğrenileceğine karar vererek başlar. Ve bunlara göre genel amaçlar belirlenir. Kesin amaçlar program tasarımcısı tarafından belirlenmez. Öğretmen genel amaçlar arasından kesin amaçları uygulama sırasında belirler. Bu yönü ile öğretmene seçim hakkı ve mesleki özerklik tanınmış olur. Fakat öğretmenlerin çok iyi yetişmiş olması bu süreçte büyük bir önem taşır.

Aşamaları

İçerik- bağlam

Öğrenme durumları

Genel amaçlar

Değerlendirme

Yenilikçi / Durumsal Model

Skilbeck öncülüğündeki bu model hümanizmden etkilenmiştir. Okul merkezli bir modeldir.

Aşamaları

Durum çözümlemesi

Amaçlar

Öğrenme – öğretme

Programı desenleme

Programı uygulama

Değerlendirme

 

kaynak: kpsskonu.com

Tagged : / / / /

Taba Modeli | Tyler Modeli | Taba-Tyler Modeli

Taba Modeli

Taba modeli tümevarım yaklaşımının benimsendiği öğrenme yaşantılarını temele alan bir yaklaşımdır. Bu modele göre programla ilgisi olan herkes program geliştirme faaliyetlerine katılmalıdır.

Taba program geliştirme modelinin aşamaları;

İhtiyaçların belirlenmesi

Amaçların belirlenmesi

İçeriğin seçimi

İçeriğin düzenlenmesi

Öğrenme yaşantılarının seçimi

Öğrenme yaşantılarının düzenlenmesi

Neyin nasıl değerlendirileceğinin saptanması

Program ögelerinin sırası ve ilişkilerin kontrolü

Tyler Modeli

Tyler modeli tümevarımı benimseyen akılcı bir model olarak bilinir. Hedefe dayalı model olarak da bilinir. Tyler modelinde program geliştirme süreci tamamen hedeflere göre belirlenir.

Kaynak (Birey) –  Kaynak (Toplum)  –  Kaynak (Konu Alanı)

↓                              ↓                                   ↓

Olası Genel Hedefler

↓                                          ↓

Süzgeç Eğitim Felsefesi         Süzgeç Öğrenme Psikolojisi

↓                         ↓

Kesinleşmiş Öğretim Amaçları

Öğrenme Yaşantılarının Seçimi

Öğrenme Yaşantılarının Düzenlenmesi

Öğrenme Yaşantılarının Yönlendirilmesi

Öğrenme Yaşantılarının Değerlendirilmesi

Aynı zamanda ilerlemeciliği de temele alan bir model olan Tyler modeli hedeflerin ortaya konması açısından önemlidir. Günümüzde olası hedefleri belirlerken Birey, Toplum, Konu Alanı ve Doğa kaynaklarından yararlanılır.

Taba – Tyler Modeli

Taba ile Tyler aynı dönemde yaşamışlardır. Birlikte birtakım akademik çalışmalar yapmış ve birlikte bir model de hazırlamışlardır. Taba – Tyler Modeli 1950’li yıllardan günümüze kadar yaygın bir biçimde Amerika’da benimsenmiştir. Bu modelde değerlendirme sonuçlarının sorgulaması ayrı bir önem taşır.

Başla

İhtiyaçları Belirle

Genel Amaçları Belirle

Amaçları Sapta

İçeriği Seç

İçeriği Düzenle

Öğrenme Yaşantılarını Belirle

Öğrenme Yaşantılarını Düzenle

Değerlendirme yap

Sonuç Yeterli mi? → Evet →Ayrıntılı İşleri Formüle Et

↓                                                    ↓

Hayır                                      İşlemleri Tekrar Belirle

↓                                                     ↓

Geri dön                                              Bitir

Tyler modeli program geliştirme sürecinde hedeflerin belirlenmesinde yapılması gerekenleri açıkça göstermektedir.

Taba modelinde ise program geliştirme süreci çok iyi özetlenmektedir.

Taba – Tyler modeli, dünyada ve ülkemizde en çok kullanılan ve kabul gören modeldir.

 

kaynak:kpsskonu.com

Tagged : / / / /

Sorun Merkezli Program Tasarımları

Yeniden kurmacılık ve ilerlemecilik eğitim felsefesine dayanır. Bireylerin ve toplumun sorunları, problemleri programın temeline alır. Ve bunların çözüm yollarını bulmaya çalışan programdır.

1. Yaşam Şartları

Okulda karşılaşılan sorunlar okul dışındaki sorunlara benzer. Öğrencilerin geçmiş deneyimlerini kullanarak sorunlarını çözebilirler. Öğrencilerin bu tasarımla anlama becerileri derinleşir. Öğrenmenin anlamlı hale gelmesi ve öğrenmenin yaşam uyarlanması temel hedefidir.

Sorun Merkezli Program Tasarımlarından Yaşam şartları tasarımı konuyu, sosyal yaşamın bölümlerine göre ve ayrı konuları kapsayarak bütün halde sunar. Sosyal ve kişisel sorunlara odaklanıldığı için öğrenme ve sorun çözmeye teşvik eder.

2. Çekirdek (Core) Tasarım

Çekirdek tasarım, merkezdeki asıl konudan iyi anlayan, sorun çözme becerileri ve genel kültürü iyi olan bir öğretmene ihtiyaç duyar. Sosyal sorunlar ve konular tasarımın merkezindedir.İş birlikli öğrenme ve sorun çözme ilkeleri oldukça önemlidir. Çekirdek tasarımda öğretmen konu alanında oldukça donanımlı olmalıdır. Merkezde yer alan konular sorunsal niteliktedir. Program öğrenciler için gerekli olduğu düşünülen konular üzerinde yapılır.

Öğrenmenin anlamlı hale gelmesi,

Demokratik uygulamaları geliştirme,

Bireysel araştırma düşüncesini geliştirmek bu tasarımın amacıdır.

3. Toplumsal Sorunlar ve Yeniden Kurmacılık Tasarımı

Bu tasarım çocuk merkezli programı eleştirerek ortaya çıkmıştır. Toplumun sosyal, politik ve ekonomik eğitim il sağlanması üzerinde durur. Öğrenme sürecinde kendi inisiyatifini çok kullanan  öğrencilerin hedeften sapacaklarını ve kargaşa olacağını savunur.

Sosyal sorunlara odaklanma ve toplumu yeniden yapılandırma projeleri ön plandadır. Sosyal değişimi etkileyeceği ve adil bir toplum oluşturacağı savunulur. Birey sosyal bir varlık olarak görülür. Sorunlar öğrenci tarafından analiz edilir. Öğrencinin sosyal görüş birliği ile kişisel ihtiyaçlarını gidermesi onun amacı olmalıdır.

kaynak: kpsskonu.com

Tagged : / / / /

Öğrenen Merkezli Program Tasarımları

Öğrenen merkezli program tasarımları ilerlemecilik ve pragmatizm eğitim felsefesine dayanmaktadır. Öğrencilerin bireysel farklılıkları ilgi ve yetenekleri dikkate alınarak hazırlanır. Ülkemizde yeni ilköğretim programlarının geliştirilmesinde Öğrenen Merkezli Program Tasarımları  kullanılır.

1. Çocuk merkezli tasarım

Çocuk merkezli tasarımlarda bireyin ilgi ve ihtiyaçları önemlidir. Öğrenci ihtiyaçları önceden belirlenir ve program bu doğrultuda hazırlanır. Öğretmen öğrenme sürecinde rehberdir. Program içeriği ortak ilgilerden oluşur ve öğrenme öğrencinin yaşantısının bir parçasıdır.

Bireysel farklılıklara ve öğretmen- öğrenci iş birliğine büyük önem verir.

2. Yaşantı merkezli tasarım

Çocuk ve yaşantı merkezli tasarımlarda bireyin ilgi ve ihtiyaçları önemlidir. Bu açıdan ikisi de birbirine benzer. Ancak çocuk merkezli tasarımlarda ihtiyaç önceden belirlenirken yaşantı merkezli tasarımlarda öğrenci ihtiyaçları okul yaşantısında, öğretmen tarafından belirlenmektedir.

Öğretmenin anlık tutum ve kararları programı oluşturur. Önceden hazırlanmış bir plan yoktur.  Öğretmenin program geliştirmedeki donanımı önemlidir.

3. Romantik (Radikal) tasarım

Öğrencilere kendi doğalarına göre seçim ve karar verme hakkı veren program tasarımıdır. Öğrencinin yapısını, özelliklerini, doğasını ve sosyalleşmesini öngörür. Programın içeriğini yeterliliği ve sürekliliği sağlama konularında eleştirilmektedir. Öğrenciye seçim yapabilme, karar verebilme becerisi kazandırır. Öğrenme öğrenci için daha anlamlı hale gelir.

4. Hümanistik tasarım

Hümanistik tasarım bireyi sadece özellikleri ile değil, dışa yansıyan yada içsel özellikleri ile ele alır. İnsanın basit bir etki- tepki ilişkisinden çok daha karmaşık bir yapısı olduğunu kabul eder. Ve hümanistik (insancıl)  psikolojiyi temele alır. Varoluşçu felsefeden etkilenmiştir. Kendini gerçekleştirme hümanistik tasarımın çıkış noktasıdır. Bu tasarımın amacı öznel ve sezgisel olanı, nesnel olanla kaynaştırmaktır.

 

kaynak:kpsskonu.com

Tagged : / / / /