İhtiyaç Belirleme Yaklaşımları

İhtiyaç belirleme çalışmalarında birey, toplum, konu alanı ve doğa ile ilgili ihtiyaçların belirlenmesi önemlidir.  İhtiyaçların belirlenmesi program geliştirme sürecinin ilk aşamasıdır. İhtiyaçların belirlenmesi sürecinde program ögelerine yönelik bilgiler elde edilerek nasıl biçimlenecekleri ortaya konur.

İhtiyaç değerlendirme süreci,Hazırlık

Bilgi toplama

Bilgilerin analizi

Bilgilerin rapor edilmesi

Bilgilerin kullanımı aşamalarından oluşur.

İhtiyacı Belirleme Yaklaşımları şunlardır:

Farklar Yaklaşımı

Beklenen beceri düzeyi ile var olan beceri arasındaki farkın bulunması ile ihtiyaç tespit edilmektedir. Bu farkına boyutuna göre problem olup olmadığı gözlemlenir. Bu farkın boyutu bireyde bir yeterliliğin, problemin varlığını yada yokluğunu ortaya koyar. Okul ortamı ve yönetim birimleri bu yöntemle ihtiyaç ve eksiklikleri belirler.

Örnek;Öğrencilerin 50 adet bilgi, beceri ve tutuma sahip olmalarını beklediğimiz bir durumda öğrencilerin ancak 30 tanesine sahip olduklarını tespit ediyoruz. 50 adet beklenen değer, 30 adet ise var olan gerçek değerdir. Sahip olunması gereken yeterlilikler ise 20 adettir.

Demokratik Yaklaşım

Üstün ve bakın grupların isteklerinden yola çıkarak ihtiyaçların belirlenmesidir. İhtiyaçlar, çoğulcu grubun kararına göre belirlenir. Çok sayıda insan grubunun katılımı önemlidir. Bu yaklaşımın amacı bir çok insanın ihtiyaç değerlendirme sürecinde olması ile insan ilişkileri ve halkla bütünleşmesi esasına dayanır.

Örnek;Eğitim sendikalarının eğitim sorunları ile yaptıkları açıklamalar ve sundukları raporlar.

Analitik Yaklaşım

Yurtta ve dünyada bulunan koşullara bağlı değişimlere ait yönelimlerin incelenmesi ile oluşur. Gelecekte olması muhtemel durumlara göre ihtiyacın belirlenmesidir. Var olan duruma göre gelecek kestirilir. Geleceğe yöneleik varsayımlar ortaya konularak eleştirel düşünce ile problemlere çözüm aranır.

Örnek;20 yıl sonra dünyada içme suyunun petrolden daha pahalı ve az miktarda olacağı varsayımından hareketle yeni su kaynaklarının aranması ve farklı projelerle su üretimi yapma.

Betimsel Yaklaşım

Bir nesne veya olgunun eksikliği ile ortaya çıkan sorun fark yada azalma ile var olması durumundaki fayda ve getirisi ortaya konur. İki olasılığın faydasına göre ihtiyaç belirlenir.

Öğrencilere projeksiyon kullanarak yapılan ders anlatımında alınan verim ile tahta kullanılarak işlenen dersten alınan verim karşılaştırılır. Projeksiyon ile işlenen derslerde öğrencilerin dersi daha istekli dinledikleri ve konuyu daha iyi anladıkları görülmüştür. O halde projeksiyon her sınıf için bir ihtiyaçtır.
kaynak: kpsskonu.com
Tagged : / / / /

Guthrie Bitişiklik Kuramı

Guthrie’nin Watson ile görüş birliğine sahip olduğu konular;

Psikoloji sadece bilim olarak nesnel ve gözlenebilen olaylarla ilgilenmelidir.

Öğrenmenin sağlanması için pekiştirmeye ihtiyaç yoktur.

Watson ile birçok konuda görüş ayrılığında olan Guthrie’ye göre öğrenmenin temel kanunu eş zamanlı koşullanmadır.

Eş Zamanlı Koşullanma

Tüm öğrenmelerin basit etki-tepki bitişikliği ile olduğunu savunur. Bir uyarıcı tepkinin çıkmasını sağlarsa uyarıcı-tepki arasında bitişiklik hemen kurulur. Guthrie’ye göre öğrenme için pekiştirmeye ve tekrara ihtiyaç yoktur. Öğrenmenin gerçekleşmesi bitişikliğe bağlıdır. Guthrie’ye göre tekrar öğrenmeyisağlamaz yada etkilemez fakat öğrenilen becerinin gelişmesine neden olur. Tekrar etkinliği meydana getiren hareketler arasındaki bağların oluşmasını sağlamaktadır.

Hareket Üreten Uyarıcı

Bir uyarıcıya verilecek tepki arasında uzun zaman dilimi ve tepkiye neden olan çok sayıda hareket bulunur. Bu durumlarda uyarıcı-tepki bitişikliği hareket üreten uyarıcı ile sağlanmaktadır. Guthrie’ye göre hareket eden uyarıcılar dışsal bir uyarıcı ile sonuç tepkisi arasında kalan içsel uyarıcılardan oluşur.

Ceza

Cezayı yine bitişiklik ile açıklar. Ceza uyarıcı ile istenmeyen tepki arasındaki bitişikliği yok ederek, aynı uyarıcıya istenen tepki bitişikliği sağlamalıdır. İstenmeyen davranışa zıt yönlü yeni bir davranışın oluşması ile ceza etkili olmaktadır.

Ceza istenmeyen davranışın tersi olan yeni davranış oluşturmalıdır. Duyguları tahrik eden cezalar, istenmeyen davranışların yerleşmesine yol açar. Guthrie küçük düşürme, azarlama, acı verme gibi cezaların bir işe yaramadığını söylemiş. Bu cezalar istenmeyen davranışın devamını sağlamaktan başka işe yaramamaktadır görüşünü savunmuştur. Guthrie ve Bitişiklik Kuramına göre, öğrenme tek denemede gerçekleşebildiğine göre, istenmeyen bir davranışta istenen davranışı bir kez yaptırmanın öğrenmeyi sağlayacağı belirtilmiştir.

Örneğin;

Ali öğretmenin bir dersinde geç kalan öğrenci sınıfın kapısını çalmadan içeri giriyor. Ali öğretmen çocuğa kızıp,azarlayarak bağırıyor. Çocuk özür dileyip yerine oturuyor. Ali öğretmenin bu davranışı hiç bir fayda sağlamamıştır. Çocuk daha sonra yine kapıyı çalmadan içeri girecektir. Ali öğretmen kapıyı çalmadan içeri giren bir başka öğrenciye ise dışarı çıkıp kapıyı tekrar çalmasını söylüyor ve çocuk dışarı çıkıyor. Kapıyı kapatıp, çalıyor ve içeri öyle giriyor. Böylece öğrenme istenen davranışın gösterilmesi ile sağlanmış oluyor.

kaynak : kpsskonu.com

Tagged : / / / /

Watson Bitişiklik Kuramı

Bilincin yapısını inceleyen Watson yapısalcılığa karşı çıkmış, özel bir öğrenme kuramı geliştirmiştir. Pavlov’un klasik koşullanma ile ilgili görüşlerini model olarak uygun bulmuştur. Davranışın oluşumunda kalıtsal  bir özellik değil çevrenin etkisi olduğunu vurgular. Davranışların belirlenmesinde ve yetiştirilmesinde çevre büyük önem taşır. Watson bu yönüyle tabula rossa (boş levha) görüşünü kabul etmektedir. Bu görüş zihni boş levha olarak görür.

Watson Pavlov’un çalışmalarının yetersiz olduğunu, tepkisel koşullanmanın sadece refleksif olmadığını karmaşık davranışlarda ve korkunun öğretilmesinde kullanılabileceğini belirtmiştir.

Korku Koşullanması ve Uyarıcı Genellemesi Çalışması

Watson arkadaşı Rayner ile birlikte on aylık bir bebek üzerinde bir dizi deney yapmıştır. Bebeğin üstüne beyaz bir tavşan konmuş ve bebeğin davranışları gözlemlenmiştir. Bu deney günümüzde etik kabul edilmemektedir.

  1. Bebeğin bulunduğu ortama rahatsız edici bir ses verilir. ( Koşullu Uyarıcı) = Bebek ağlamaya korkmaya başlar.
  2. Bebeğin kucağına beyaz bir tavşan konur. (Nötr Uyarıcı) = Bebek tavşanla oynar, korku belirtisi yoktur.
  3. Bebeğin kucağına tavşan konulur ve rahatsız edici ses ortama verilir. = Bebek sesi duyunca ağlar. (Koşulsuz Tepki)
  4. Bir kaç kez bu aşama tekrar edildikten sonra
  5. Bebeğin kucağına beyaz bir tavşan konur. (Koşullu Uyarıcı) = Bebek ağlamaya başlar. (Koşullu Tepki)
  6. Kürklü bir mont yanına konur. = Bebek kürklü montu görünce de ağlamaya başlar. ( Uyarıcı Genellemesi)
  7. Noel baba gibi sakallı nesneye yaklaştırılır. = Bebek yine ağlar. (Uyarıcı Genellemesi)

Korkunun Giderilmesi ve Sistematik Duyarsızlaştırma

Watson korku öğrenilebiliyorsa korkmama da öğrenilebilir demiştir. Korkunun giderilmesinde de tepkisel koşullanmayı kullanmak istemiştir. Bu yöntem sistematik duyarsızlaştırmaya benzemektedir.

Tavşandan korkması öğretilen bir çocuğa tavşan kafes içerisinde uzaktan gösterilmiştir. Her gün tavşan bir miktar daha yakınlaştırılmış. Çocuğun yanına kadar getirilmiş ve serbest bırakılmıştır. Çocuğun artık tavşandan korkmadığı görülmüştür. Tavşan başlangıçta çocuk için nötr uyarıcı iken korku ile koşullu hale gelmiştir. Daha sonra alışma mantığındaki gibi koşullu uyarıcı tek başına verilmeye devam etmiştir. Önce alışma gerçekleşmiş daha sonra ise istenmeyen davranış yok olmuştur.

Sistematik duyarsızlaştırma ile kademeli yaklaştırma konusu genellikle birbirine karıştırılan konulardır. Sistematik duyarsızlaştırma korkunun giderilmesi, kademeli yaklaştırma ise yeni bir davranışın kazandırılması için kullanılmaktadır.

Öğrenmede En Son – En Sık İlkesi

Watson öğrenme için pekiştirmeye ihtiyaç olmadığını savunur. Öğrenmenin bitişiklik ve tekrar sayesinde gerçekleştiğini belirtir. Ona göre koşullu ve koşulsuz uyarıcılar ne kadar sık verilirse öğrenme de o kadar güçlenmektedir. Bir uyarıcıya verilecek tepki, uyarıcıya karşı en son ve en sık yapılmış tepkidir.

kaynak : kpsskonu.com

Tagged : / / / /

Ceza

Organizmanın istenmeyen davranışının gösterme olasılığının azaltılması için yapılan işlemlere ceza denir. Cezalandırılan organizmada korku meydana gelir ve organizma bu korkuyu çoğu zaman ortama geneller.

Yaramazlığından dolayı sınıfta öğretmeni tarafından cezalandırılan bir öğrencinin okula gitmek istememesi.

Ceza bulunduğu sürece cezalandırılan davranış ortada görülmez. Ceza ortamdan kalktığı anda baskı altındaki davranış tekrar gösterilme eğilimindedir. Sürekli cezalandırılan organizma saldırgan olmaya meyillidir. İstenmeyen davranışın önlenmesi için verilen ceza genellikle bir başka istenmeyen davranışın doğmasına neden olmaktadır.

 1. Tür Ceza

Organizmanın içinde bulunduğu ortama istenmeyen, itici bir uyarıcının eklenmesidir.

Ödevini yapmayan öğrenciye öğretmenin kızması gibi

2. Tür Ceza

Organizmanın içinde bulunduğu ortamdan hoşuna giden bir uyarıcının alınmasıdır.

Ödevini yapmayan bir öğrenciye annesinin oyuncaklarla oynamayı yasaklaması gibi.

Skinner’ın Cezaya Alternatif Önerileri

1. Time Out (Ara Verme)

Çocuğun istenmeyen davranışı gerçekleştirdiği ortamdan bir süreliğine uzaklaştırılmasıdır. Bunun amacı çocuğu cezalandırmak olmamalı, çocuğun konu hakkında düşünmesi ve yalnız kalması olmalıdır.

2. Ortamı Değiştirme

İstenmeyen davranışın gerçekleştiği ortamın düzenin değiştirilmesidir.

3. Bıktırma Yöntemi

Çocuk istenmeyen davranışı kontrollü bir ortamda bıkana veya yorulana kadar yapar.

4. Görmezden Gelme (Sönmeye Tabi Tutma)

Cezaya karşı alternatif olarak en iyi ve etkili süreçtir. İstenmeyen davranışın görmezden gelinmesi ile sağlanır. Yani bu davranış pekiştirilmemiş olur. İstenmeyen davranış görmezden gelinirken istenen davranış yapılıyorsa bunlar hemen pekiştirilir. Buna karşıt pekiştirme adı verilir. Böylece organizma istene ve istenmeyen davranışı ayırt etmeyi öğrenmiş olur.

Görmezden gelinen bir davranışın yapılmasında başlangıçta bir artış görülür. Bu davranışın sönmeye başladığını bir işaretidir. Yapılan tüm uygulamalara karşı davranış engellenemiyorsa cezaya başvurulabilir. Ancak cezadan önce mutlaka uyarı yapılmalıdır.

Ceza verilirken tutarlı olunmalı, kesinlikle gülerek verilmemeli, geciktirilmeden uygulanmalı, nedeni net bir şekilde açıklanmalı ve asla acı verici olmamalıdır.

kaynak : kpsskonu.com

Tagged : / / / /

Pekiştirme Tarifeleri

 Bu tarifeler kendi arasında çeşitli şekillere ayrılır.

1. Sürekli Pekiştirme: Bir davranışın her yapıldığında pekiştirilmesidir. Olumlu, doğru ve istendik her davranışın ardından pekiştireç verilen en basit pekiştirme tarifesidir. Genellikle yeni bir şey öğretilirken tercih edilir.

Mehmet öğretmen öğrencilerin her doğru cevabında onlara bir artı vermektedir.
Tuvalet eğitimi verilen bir bebeğe annesi her tuvaletini haber vermesinde şeker verir.
Ödevini düzenli yapan bir çocuğun defterine öğretmeni her defasında yıldız atar.

Okul öncesi, ilköğretimin birinci kademesi ve engelli öğrenci eğitiminde sıklıkla kullanılır.

2. Sabit Oranlı Pekiştirme Tarifesi: Organizmanın pekiştireç alması için sabit sayıda tepkide bulunmasından sonra pekiştirilmesidir.

Sedat öğretmen her 5 doğru cevabında öğrencilere artı vermektedir.
Bir iş yerinde çalışan işçilere dikilen her 10 pantolon için 50 TL verilmektedir.

3. Değişken Oranlı Pekiştirme Tarifesi: Bu tarifede pekiştirecin kaç davranış sonucu ortaya çıkacağı belli değildir. Bazen iki bazen dört bazen de 10 davranışın pekiştirilmesidir. Sönmeye karşı en dirençli tarife olarak kabul edilir.

Hazal öğretmen  öğrencilere bazen iki, bazen üç doğru cevaplarında iyi bir sözlü notu vermektedir.

4. Artan Oranlı Pekiştirme Tarifesi: Pekiştireç önce belirli bir davranış sayısı sonrasında verilir. Daha sonra bu davranış sayısı her defasında sistematik olarak artar.

Kızının bulaşık yıkamasına yardım etmesini isteyen Ayşe hanım 5 bardak yıkayan kızına bir şeker verir. Daha sonra kızının şeker alması için yıkaması gereken bardak sayısını belirli bir miktarda arttırır.

5. Sabit Aralıklı Pekiştirme Tarifesi: Sergilenen davranışın pekiştirilmesi için belirli bir zaman geçmesinin beklenmesidir.

Her 40 dakika da bir teneffüs zilinin çalması.
Dört yılda bir Şubat ayının 29 gün çekmesi.
Öğretmenin her salı ödevleri kontrol etmesi.

6. Değişken Aralıklı Pekiştirme Tarifesi: Sergilenen davranışın ardından gelen pekiştirecin ne zaman geleceği belli olmayan tarifedir.

Müfettişler önceden haber vermeden okula gelir.
Övgü öğretmen önceden söylemeden ara sıra küçük sınavlar düzenlemektedir.

7. Artan Aralıklı Pekiştirme Tarifesi: Pekiştirecin belli bir zaman aralığından sonra verilmesi ve zamanının sistematik olarak arttırılmasıdır.

Murat bey ödevlerini sürekli olarak yapmasını istediği oğluna “İki gün ödevlerini düzenli yaparsan sana oyuncak alacağım.” der. Ve daha sonra ödev yapılacak gün sayısını git gide 1 er gün arttırmıştır.

8.Katışık (Birleşik) Pekiştirme: Pekiştirme işinin bazen tüm tarifeler bir araya getirilerek bazende bir tarifeye bağlı kalmadan yapılmasıdır.

Yeni bir davranış kazandırılırken sürekli pekiştirme tarifesi ile başlanır, davranış öğrenildikten sonra aralıklı tarifelerden birine geçilir.
Tagged : / / / /

Pekiştireç, Pekiştirme ve Pekiştirme Türleri

Pekiştireçler

Ortama eklenip çıkarıldığı zaman bir davranışın yapılma sayısını ve sıklığını arttıran, azaltan uyarıcılara pekiştireç denir. Pekiştirme ise bir davranışın sıklığının belli bir uyarıcı sayesinde arttırılmasıdır.

Klasik koşullanmada doğal uyarıcı pekiştireçlerdir.

Pekiştireçler etkilerine göre olumlu-olumsuz pekiştireçler, ihtiyaç türlerine göre ise birincil ve ikincil pekiştireçler olarak ikiye ayrılır.

1. Olumlu Pekiştireç

Ortama eklendiği zaman davranışın yapılma sıklığını arttıran ve sürekli hale gelmesini sağlayan pekiştireçlerdir. organizmanın istediği ve ona cazip gelen uyarıcılardır.

Ayşe hanım kızı yemekten önce ellerini yıkarsa, yemeğin ardından kızının en çok sevdiği meyveleri sofraya koymaktadır.

Bu örnekte istenen davranış ellerini yıkayarak sofraya oturulmasıdır. Kullanılan olumlu uyarıcı ise sevilen meyvedir. Bu pekiştireç birincil olumlu pekiştireçtir.

Deniz eve gelen arkadaşları ile oyuncaklarını paylaşan oğluna gülümsemiş ve aferin demiştir.

Bu örnekte istenen davranış paylaşımdır. kullanılan olumlu uyarıcılar ise gülümseme ve aferin sözcüğüdür. Gülümseme  ve aferin burada ikincil olumlu pekiştireç görevindedir.

a. Birincil Olumlu Pekiştireç

Organizmada fizyolojik ihtiyaçların karşılanmasını sağlar ve öğrenmeye bağlı değildir. Klasik koşullanmadaki koşulsuz uyarıcıdır.

Yiyecek-içecek, uyku, cinsellik, solunan hava gibi..

b. İkincil Olumlu Pekiştireç

Fizyolojik ihtiyacı karşılanmadığı halde yine de organizmanın sahip olmak istediği pekiştireçlerdir. Öğrenilmiştir. Klasik koşullanmadaki koşullu uyarıcıdır. Kendi içinde dört gruba ayrılır.

I. Sosyal Pekiştireç : Bireyi sosyal açıdan onurlandıran pekiştireçlerdir. Sözel ifade ve beden hareketleri şeklindedir.

Gülümseme, aferin , tebrik etme, övme, sarılma, kucaklama gibi..

II. Faaliyetsel Pekiştireç: Bireyin yaomaktan hoşlandığı etkinliklerdir.

Sokağa çıkma, bilgisayarda oyun oynama, gitar çalma, tatile gitme gibi..

III. Sembolik Pekiştireç: Tek başına anlam ifade etmeyen fakat diğer pekiştireçlerle illişkili olduğunda anlanan pekiştireçlerdir.

Para, marka, jeton, yıldız gibi..

IV. Nesnel Pekiştireç: Somut nesnelerdir.

Oyuncak, kalem, araba gibi..

2. Olumsuz Pekiştireç

Ortama eklendiğinde davranışın sıklığını azaltan uyarıcılardır. organizmayı rahatsız eder.

Murat öğretmen derste yaramazlık yapan öğrenciyi azarladı.

İstenmeyen davranış yaramazlık, olumsuz uyarıcı tokattır.

a. Birincil Olumsuz Pekiştireçler

Fizyoljik zarar veren pekiştireçlerdir.

Tokat, kulak çekme, elektrik şoku, soğuk- sıcak gibi..

b. İkincil Olumsuz Pekiştireç

Fizyolojik zarar vermeyen fakat organizma tarafından istenmeyen pekiştireçlerdir.

Azar, hakaret, tehdit, kötü söz, düşük puan gibi..

Yorumlarda arkadaşlarımızdan alınan geri bildirime göre şu açıklamayı yapalım:

Yukarıda görüldüğü üzere Pekiştireçler konusundan Olumlu ve Olumsuz Pekiştireç başlıklarını inceledik. Birçok arkadaşımız Olumsuz Pekiştir ile Olumsuz Pekiştirmeyi karştırmaktadır. Bunların ikisi ayrı tanımlara sahiptir.

Olumsuz Pekiştireç organizmanın hoşlanmadığı UYARICILARDIR. Bu uyarıcılar ortama eklendiğinde, yani uygulandığında 1. Tip Ceza olur.

Olumsuz Pekiştirme ise organizmanın hoşlanmadığı bir uyarıcının ortamdan ÇIKARILMASIDIR.

Örnek: Fatma Teyze gürültüden rahatsız olunca, dışarıda top oynayan çocukların üstüne su attı.

Fatma Teyze burada kendisini olumsuz pekiştirmiştir. Yani bu olay bir olumsuz pekiştirmedir. Çocuklara ise araya olumsuz pekiştireç koyarak 1. tip ceza uygulamıştır.

Lütfen bu iki başlığı birbiriyle karıştırmayınız.

PEKİŞTİRME ÇEŞİTLERİ

Pekiştirme

İstendik davranışın tekrar edilmesi için yapılan faaliyetlere denir. Pekiştirme pekiştirecin ortama eklenmesi ile ortaya çıkar.

Pekiştirme Türleri

Olumlu : İçinde bulunulan duruma hoş bir uyarıcı eklenmesi ile istendik davranışın tekrarlanma olasılığı artar.

Olumsuz: İçinde bulunulan durumda hoş olmayan uyarıcının ortamdan çıkarılarak istenen davranışın tekrarlanma olasılığı arttırılır.

Maddi: Pekiştireç maddi değer taşıyorsa oluşur.

Manevi: Pekiştireç maddi bir değer taşımıyorsa oluşur.

İçten: Bireyin kendisi bizzat  kendisine pekiştirme yapması ile oluşur.

Dıştan: Bireyin çevresindekiler tarafından istenilen davranışı yapması yönünde pekiştirilmesidir.

Simgesel: İstendik davranışı gösteren bireye, pekiştirici olarak verilen marka, jeton, yıldız gibi simgelerle yapılan pekiştirmedir.

Sembolik: İstendik davranış gösteren bireye tek başına bir anlam taşıyan plaket, madalya, belge gibi pekiştireçlerin verilmesidir.

Doğal: Önceden planlanmadan, bir davranışın ardından karşılaşılan ve hoşa giden pekiştireç sayesinde davranışın devam etmesidir.

Planlanmış: Önceden belirlenmiş bir pekiştireçin yine önceden belirlenmiş bir davranış sonrası verilmesidir.

Ayrımlı: İstenen davranışı pekiştirip istenmeyen davranışın pekiştirilmemesidir.

Dolaylı: Bireyin gözlemlediği bir modelin yaptığı davranışın pekiştirilmesi ile bireyde de oluşan pekiştirmedir.

Pekiştirme- Karşı Pekiştirme: Olumsuz davranışın engellenmesi için verilen pekiştirecin davranışın devamına neden olmasıdır.

Pekiştirme Yapılırken  Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar

  • Olumlu davranıştan hemen sonra yapılmalıdır. Organizma ancak bu sayede pekiştireç ve davranış arasında ilişki kurar. Davranışın kazandırılması sürecinde sürekli pekiştirme tarifesinin, davranış kazanıldıktan sonra ise aralık pekiştirme tarifelerinin kullanılması daha uygundur. (Pekiştirme tarifelerini sonraki konularımızda inceleyeceğiz.)
  • Bireyin yaşına dikkat edilmelidir. Küçük yaşta maddesel pekiştireçler, büyüklerde manevi pekiştireçler daha etkilidir. Ayrıca pekiştireçler seçilirken bireysel farklılıklara da dikkat edilmelidir.
  • Sürekli aynı pekiştirecin kullanılmaması gerekir. Aynı pekiştireç kullanıldığında organizma da bu duruma alışma meydana gelir. Ve pekiştireç etkisini zamanla kaybeder.

kaynak : kpsskonu.com

Tagged : / / / / / / / / /

Edimsel Koşullanma Temel Kavramlar

Edimsel davranışta tepkisel davranıştan farklı olarak organizma önce bir davranışta bulunur. Bu davranış herhangi bir uyarıcı olmadan kendiliğinden yapılır ve ardından yapılan davranışa göre uyarıcı verilir. Organizma davranışın ardından gelen uyarıcıyı beğenirse davranışı tekrar eder. Beğenmezse bu davranışı tekrarlar. Yani davranışı ortaya çıkarttığı sonuçları kontrol eder.

Tepkisel koşullanmadaki U-T, edimsel koşullanmada T-U gerçekleşir.

Kpss eğitim bilimleri öğrenme psikolojisi içindeki edimsel koşullanma temel kavramları dahilinde yanaşma ve kaçınma kavramlarını bir önceki edimsel koşullanma sürecinde ele almıştır. Diğer edimsel koşullanma temel kavramları şunlardır:

Sönme

Klasik koşullanmada olduğu gibi pekiştirilmeyen davranış söner. Ancak edimsel koşullanmada organizma aktif olduğu için pekiştirilmemesi halinde önce davranışta ani bir artış gözlenir. Bu artışa da sönme patlaması denir.

Söz almak için sürekli parmak kaldıran Mehmet, söz alamayınca önce daha çok parmak kaldırmakta ve sonra parmak kaldırmaktan vazgeçmektedir.

Alışma

Sürekli aynı pekiştireç kullanıldığında bir süre sonra bu pekiştirecin etkisi azalır. Alışma durumunda pekiştirme işlemi devam ettiği halde organizma artık tepki vermemeye başlar.

Kendiliğinden Geri Gelme

Kısa bir tanımla sönmüş bir tepkinin bir süre sonra tekrardan ortaya çıkmasıdır.

Bu durum sönmüş bir tepkinin yok olmadığının da ispatıdır.

Kendiliğinden geri gelen tepkiler sönmeye karşı dirençsizdir. Yani pekiştirilmezse kısa sürede ortadan kalkar.

Derste sürekli şakalaşan Emre, öğretmenin azar yemiş ve şaka yapmayı bırakmıştır. Ancak belli bir süre sonra tekrar şaka yapmaya başlamıştır.

Genelleme

Genelleme kendi içinde 3 şekilde tanımlanmaktadır.

Uyarıcı Genellemesi: Bir uyarıcıya benzeyen diğer uyarıcılara da aynı tepkinin verilmesidir.

Bir çocuğu arkadan baktığı bir kadını annesiyle aynı elbiseyi giydiği için annesine benzetmesi.

Tepki Genellemesi: Aynı uyarıcı durumuna farklı tepkilerin verilmesidir.

Bir kişiye hatasından dolayı önce nasihat etmek, sonra uyarmak sonra da ceza vermek gibi.

Öğrenmenin Genellenmesi: Bir durumda öğrenilen şeyin diğer benzer durumlarda da kullanılmasıdır.

Ayırt Etme

Bir tepkinin belli bir durum karşısında sergilenip bunun dışındaki durumlarda sergilenmemesidir.

Genellemenin tersi olarak düşünülebilir.
Bir çocuğun yaramazlık yapan arkadaşlarını öğretmenine şikayet etmesinden sonra övgü alması sonucu , şikayeti diğer öğretmenlere karşı da yapmaktadır. Ancak matematik öğretmeninden olumsuz bir tepki alan bu çocuk diğer öğretmenlerine arkadaşlarını şikayet etmeye devam etmektedir fakat matematik öğretmenine hiç şikayet etmemektedir.

Ayırt Edici Uyarıcı

Bir davranış daima belirli bir uyarıcı ya da ortamdayken pekiştirilirse bir süre sonra bu uyarıcı ya da ortamın kendisi, davranış için ayırt edici hale gelir.

Bilgisayar başında çalışırken çok sigara içen Kerem, bilgisayarda oyun oynadığı zaman da çok sigara içmektedir. Burada bilgisayar ayırt edici uyarıcı haline dönüşmüştür.

Kademeli Yaklaşma

İstenilen bir davranışı kazandırabilmek için, davranışın daha basit davranış basamaklarına bölünerek öğretilmesidir. Böylece öğretilen her basamak sonunda bir pekiştireç verilir ve bir üst basamağa geçilir. Kademeli yaklaştırma sayesinde istenen davranışa en yakın davranış pekiştirilerek organizma istenilen davranışa yaklaştırılır.

Bir çember içinde geçirilmek istenen aslana önce alçak bir mesafede çemberin içinden geçmesi sağlanır ve ardından pekiştirilir (et verilir). Sonra çember biraz daha yukarı çıkartılır ve atladıktan sonra bir daha pekiştireç verilir. Bu şekilde aslan atlayabileceği en yüksek çembere kadar atlatılır ve istenen davranış her basamakta pekiştirildiği için gerçekleşmiş olur.

Zincirleme

Bir davranış içinde yer alan tepki basamaklarının her birinin kendinden sonra gelen tepki için ayırt edici uyarıcı görevi üstlenmesi ve bu sürecin davranış tamamlanıncaya kadar devam etmesine zincirleme denmektedir.

Çay demlemek, yemek yapmak, bir arkadaşla sohbet etmek vb. davranışların tamamı zincirlemedir.

Yoksunluk

Edimsel koşullanma gerçekleşmeden önce organizmanın pekiştireç olarak kullanılacak şeye karşı bir süre yoksun bırakılması performansı arttıracaktır. Yani davranış sonunda yiyecek ya da su verilecekse organizmanın birkaç gün önceden belirli periyotlarla bu uyarıcılardan mahrum bırakılması, organizmayı davranışa daha iyi güdüleyecektir.

Bir fare önceden peynirden yoksun bırakılmışsa ve bu fare labirent deneyinde labirentin sonunda peynirle ödüllendirilecekse, farenin labirentin sonunu bulma isteği daha çok artacaktır.

Premack İlkesi

Organizmanın çok sık yaptığı ya da çok yapmak istediği etkinlikler az sayıda yaptığı etkinlikleri pekiştirmek için kullanılırsa Premack ilkesi gerçekleşir. Yani az sayıda yaptığı etkinliğin sayısını arttırmak için çok sayıda yaptığı ya da yapmak istediği etkinliğin pekiştireç olarak kullanılmasıdır.

Ödevini yaparsan arkadaşlarınla oynayabilirsin.
Koşullu anlaşma da Premack ilkesi gibi bireyin istediği bir şeyi elde edebilmesi için bir dizi etkinliği yapması için kullanılır.

Batıl Davranış

Organizma aralarında tesadüfi ilişki bulunan ii durumu birbiriyle ilişkilendirirse batıl davranış ortaya çıkar.

Maça mavi kramponlarla çıkan ve 4 gol atan Zeki, bundan sonraki tüm maçlarına mavi kramponlarıyla çıkmıştır.

Programlanmış Öğrenme

Öğrenme önceden özenle hazırlanmış bilgi birimlerinde bilinenden bilinmeyene , basitten karmaşığa doğru küçük adımlarla gerçekleşir. Her adım sonunda anında dönüt düzeltme yapılır ve her doğru davranış anında pekiştirilir. Böylece öğrencinin doğruya ulaştıkça güdülenmişlik düzeyi artar, olası yanlışlarda ise hemen haberi olur ve bunu düzeltmeye çalışır. Sonuçta öğrencinin başarısı anlamlı ölçüde artacaktır.

Alışkanlık Kazanma

Edimsel koşullanma içinde pekiştireç konusundan önce işleyeceğimiz son kavram olan alışkanlık kazanma, rutin hale gelen etkinlik ya da kişilerde gözlenen alışkanlıkla eş değerdedir. Alışkanlık haline gelen etkinlik ya da kişilerde meydana gelen olası değişiklikler genelde gözden kaçmaktadır.

kaynak : kpsskonu.com

Tagged : / / / /

Edimsel Koşullanma Süreci

Öğrenme psikolojisi içinde yer alan edimsel koşullanma sürecini Skinner’ın yaptığı deney üzerinde açıklayalım. Skinner araştırmaları boyunca ses ve ışık geçirmez bir kutu içinde yer alan manicela ve bu manivelaya bağlı yiyecek veren özel bir mekanizma düzenlemiştir. Bu kutunun çalışma prensibi basittir. Düzenek içinde organizmanın belirli ses ya da ışığın yanıp yanmama durumuna göre manivelaya basması halinde bir parça yiyecekle ödüllendirilmekte ya da elektrik akımına kapılmaktadır.

Kutu içindeki fare ışık sönükken manivelaya basarsa elektrik çarpar, ışık açılınca manivelaya basarsa yiyecekle ödüllendirilmektedir.

Bu örnekte olduğu gibi farede ödüle yanaşma ve cezadan kaçınma tepkisi oluşacaktır. Buna bağlı olarak da fare ışık yandığında manivelaya basmaktadır. Işık sönükken ise manivelaya basmamaktadır. Görüldüğü üzere burada oluşan tepki bir klasik koşullanma tepkisi değil, tamamen bilinçli olarak gerçekleşen bir edimsel koşullanma hareketidir.

Edimsel koşullanma içinde dikkat etmemiz gereken bir diğer önemli nokta da organizmanın davranışını, davranışın ortaya çıkardığı sonuç belirlemektedir.

Tabi ki edimsel koşullanma sürecinde durum birden ortaya çıkmaz. Fare önce tesadüfen manivelaya basacak, elektrik akımına uğrayacak ya da ödüle ulaşacak. Sonra ışığın yanıp sönmesini ayırt ederek yanaşma kaçınma sonucu fare devamlı ve bilinçli davranış ortaya koyacaktır. Böylece edimsel koşullanma gerçekleşmiş olacaktır.

Kaçma ile kaçınma farklı kavramlardır. Kaçma istenmeyen bir olay devam ederken ortamdan uzaklaşmayı ifade eder. Kaçınma ise istenmeyen bir olayın olacağını anlayıp ortamdan uzaklaşma veya o eylemi gerçekleştirmemektir.

Kpss eğitim bilimleri içinde yer alan edimsel koşullanmayı etkileyen en önemli faktör pekiştireçlerdir. İleriki konularda pekiştireç kavramına değineceğiz.

Skinner’ın deneyinde dikkat edersek farenin ödüle yanaşmasını sağlayan şey butona zamanında basması sonucu peynir elde etmesi olumlu pekiştirme olmaktadır. Aynı şekilde cezadan kaçınmasını sağlayan şey ise uygun olmayan zamanda butona basmayarak elektrik akımından kurtulma isteği  olumsuz pekiştirme olarak karşımıza çıkmaktadır.

Buradan da anlaşılacağı üzere yanaşma ve kaçınma arasındaki ortak fark ayırt etmedir. Farenin hangi zamanda yanaşacağını hangi zamanda kaçınacağını belirleyen ortak faktör ayırt etmedir.

kaynak: kpsskonu.com

Tagged : / / / /

Tepkisel Koşullanma Özellikleri

Tepkisel koşullanma özellikleri şunlardır:

  • Organizma pasiftir.
  • Pekiştirme davranıştan önce verilir.
  • Duyusal ve refleksif davranışlara koşullanılır.
  • Koşullanma bağ kurma yoluyla gerçekleşir.
  • Yeni davranışlar geliştirmez. Var olan davranışla yeni uyarıcılar eşlenir.
  • Bir tepki o türe ait tüm organizmalarda aynı şekilde görülür.
  • Klasik koşullanma yoluyla öğretmenler öğrencilerin derslerine, okula ve eğitime yönelik olumlu tutumlar geliştirir.
  • Klasik koşullanmadaki davranışları yok etme metotlarıyla okula yeni başlayan çocuklardaki ayrılık kaygısı vb. korkular ortadan kaldırılabilir.
  • Koşullanma için bitişiklik ilkesine ihtiyaç vardır.
Garcia etkisi bunu reddeder.
  • Bazı klasik koşullanmalar için yaşantıya ihtiyaç yoktur. Bilişsel düzeyde de gerçekleşebilir.

Tepkisel Koşullanmayı Etkileyen Faktörler

Kpss öğrenme psikolojisi içinde tepkisel koşullanmayı etkileyen faktörler şunlardır:

  • Nötr uyarıcı ile koşulsuz uyarıcının eşleşmesi durumu. (Habercilik)
  • Koşullu ve koşulsuz uyarıcı arasındaki aralık yani süre. (Bitişiklik)
  • Koşullu uyarıcı sayısı. Koşullu uyarıcı sayısı arttıkça koşullanma düzeyi azalır.
Üst düzey koşullanmanın sıkıntılı olduğuna vurgu vardır.
  • Tekrar sayısı. Tekrar sayısı arttıkça koşullanma daha sağlam gerçekleşir.
Bazı uyarıcı durumların oluşması halinde tekrara ihtiyaç duyulmadan da tepkisel koşullanma olabilir.
  • Organizmanın özellikleri. Türe özgü hazır oluşu, ihtiyaç düzeyi gibi organizma özellikleri tepkisel koşullanmayı etkileyen faktörler içinde yer almaktadır.

kaynak: kpsskonu.com

Tagged : / /

Sistematik Duyarsızlaştırma | Karşıt Koşullanma

Öğrenme psikolojisi içindeki sistematik duyarsızlaştırma, belli bir uyaranla sürekli ve sistemli karşılaşma sonucu tepkinin azalmasını ifade eder. Sistematik duyarsızlaştırma uygulandığında bir durumun ortadan kalkması söz konusudur.

Bir başka tanımla sistematik duyarsızlaştırma, organizmanın korku duyduğu, istemediği uyarıcının zaman içinde yavaş yavaş ve aşama aşama organizmaya yaklaştırılması sonucu korkunun ya da istenmeyen davranışın ortadan kaldırılmasıdır.

Sistematik duyarsızlaştırma ile kademeli yaklaşma birbiriyle karıştırılmamalıdır. Kademeli yaklaşma edimsel koşullanma içinde geçer ve bir davranışın kazandırılması olarak ifade edilir. Ayrıca sistematik duyarsızlaştırma pekiştirme içermez ve belli bir davranışın ortadan kaldırılmasını hedefler. Ancak kademeli yaklaşma pekiştirme içerir ve bir davranışın kazandırılması hedeflenir.
Topluluk önünde konuşma yapmaktan korkan bir öğrenciye önce 2-3 kişi önünde konuşma yaptırılır, daha sonra 5-6 kişi, daha sonra 10 ve en son 20 kişi önünde konuşma yaptırılarak bu korkusu ortadan kaldırılmaya çalışılır.

Karşıt Koşullanma (Ters Koşullanma)

Kpss öğrenme psikolojisi dersindeki karşıt koşullanma, belli bir tepkiye neden olan koşullu uyarıcının, karşıt bir tepkiye neden olan bir uyarıcıyla bağlantı kurulması sonucu istenmeyen tepkinin tersine çevrilmesini sağlar. Bir başka deyişle karşıt koşullanma, koşullu uyarıcı, istenmeyen koşullu tepki yerine zıt tepki yaratan uyarıcı ile eşlenmesidir. Kaşır koşullanmada  nötr uyarıcı yoktur, sönme de yoktur. Tepki değişmesi vardır.

Asık suratlı öğretmenlerden dolayı okuldan nefret eden bir öğrencinin, güler yüzlü başka bir öğretmen sayesinde okulunu sevmesi karşıt koşullanma örneğidir.
Karşıt koşullanma ile korku koşullanması aynı şey değildir. Korku koşullanması sevilen bir durumun korkuya çevrilmesidir.

İtici Uyarıcıya Koşullanma

Uyarıcının çekiciliğinin azaltılması için organizmadan habersiz, uyarıcının başka bir itici uyarıcıyla birlikte verilmesidir.

Alkol bağımlısı olan birinin alkolünün içine habersiz bir şekilde mide bulantısı hapının atılması.

Karşı Karşıya Getirme (Maruz Bırakma)

Organizmanın korku duyduğu bir uyarıcıyla bir süre aynı ortamda kalması sağlanır. Böylece korku tepkisi ortadan kaldırılmaya çalışılır.

Köpeklerden korkan bir çocuk köpeklerle dolu bir odada belli bir süre bırakılır ve belli aralıklarla bu tekrarlanır. Böylece çocuğun köpeklerden korkması ortadan kalkabilir.
Sistematik duyarsızlaştırma ile karıştırılmamalıdır. Çünkü karşı karşıya getirme yönteminde herhangi bir aşamalılık söz konusu değildir.

Sönme ve Alışma

Klasik koşullanma da tepkilerin ortadan kaldırılması için uygulanan yöntemlerden biri de davranışın sönmesini beklemedir. Koşulsuz uyarıcının ortamdan çekilmesi yani davranışın pekiştirilmemesi durumunda sönme gerçekleşir ve tepki ortadan kalkar.

Bir başka yöntem de alışmaya tabi tutmadır. Bu da koşullu uyarıcının şiddetini sabitlemekle gerçekleşir. Sönme ve alışma kavramları için daha derin bilgileri klasik koşullanma ilkeleri içinde bulabilirsiniz.

Kaynak : kpsskonu.com

Tagged : / / / /