Herkes zaman zaman şikayet ediyor! Kulak çınlamasının büyük tehlikesi

7’den 70’e herkeste görülmesi muhtemel olan kulak çınlamasının tehlikeli olabileceğinden bahseden KBB Uzmanı Opr. Dr. Yusuf Şentürk, kulak çınlamasının bir hastalık habercisi görevi görebileceğini belirtti.

Kulakta ya da kafanın içinde duyulan seslerin kulak çınlaması olarak tanımlandığını belirten KBB Uzmanı Opr. Dr. Yusuf Şentürk, “Kulak çınlaması kişi de zaman zaman ya da sürekli olarak görülebilir. Sesin tınısı kalın veya çok ince olabilir, tek kulağı ya da her ikisini birden etkileyebilir, bu durum kişiden kişiye değişebilir. Çınlama sürekli olduğunda kişiyi rahatsız edip gündelik yaşamı olumsuz şekilde etkileyebilir” dedi.

Kulak çınlamasının objektif ve subjektif olmak üzere ikiye ayrıldığını dile getiren Şentürk, “Objektif çınlama; kulaktaki sesleri hasta ile birlikte başkalarının da duyduğu durumdur.” şeklinde konuştu.

“Subjektif çınlama da ise sesleri sadece hasta duyar.” diyen Şentürk, “Kulak çınlaması sebebi çoğunlukla basit ve iyi huylu nedenler olabildiği gibi daha ciddi sorunlar da olabilir.” dedi.

Nedenleri nelerdir?
Sık karşılaşılan nedenleri ise; iç kulakta yer alan işitme sinir uçlarındaki hasar, kulak kiri, kulak zarındaki sorunlar, kulak enfeksiyonları, alerjik rinit, sinüzit, kulak bölgesine alınan travmalar, orta kulakta sıvı birikmesi, orta kulak kemikçiklerinin eklem yerlerinin sertleşmesi, orta kulakta yer alan kasların istemsiz kasılması…

…Östaki tüpünün genişlemesi (hamilelik ya da kilo vermeye bağlı), orta kulak atardamar anomalileri, baş ve boyun bölgesindeki damar genişlemeleri, denge ve işitmeyi sağlayan sinirlerdeki tümör (akustik nörinom), boyun omurlarının kireçlenmesi, diyabet, troid hormon bozuklukları ve B 12 vitamin eksiklikleridir.

Beyin tümörü habercisi…
Bunların dışında kulak çınlaması beyin tümörü habercisi de olabilmektedir. Bunun için kulak çınlaması sorunu yaşıyorsanız mutlaka gecikmeden bir KBB uzmanına başvurmalısınız

Bu durumda tedavi farklılıklar gösterebilir. Bu anlamda alanında uzmanlaşmış bir doktora başvurmak ve kulak çınlamasının gerçek nedenini bulmak hayati önem taşımaktadır” şeklinde konuştu.

Tagged : /

İşte İbn-i Sina’nın sağlık reçeteleri

İbn-i Sina’nın tedavi yöntemleri içinde bulunan bu doğal şifalı iksirler, sağlığımıza sağlık katacak. İşte geçmişten günümüze en doğal tedavi yöntemleri!

İbn-i Sina’nın tedavi yöntemleri içinde bulunan bu doğal şifalı iksirler, sağlığımıza sağlık katacak. Tıp bilimcisi İbn-i Sina’nın insanlığa armağanı olan bu yöntemleri mutlaka deneyin…
İbn-i Sina’nın sağlık reçeteleri

 İshal için;

Malzemeler: 2 litre su 100 gram ekşi nar kabuğu Hazırlanışı: Nar kabuklarını suda kaynatın ve ılıdıktan sonra tok karna 1 bardak için. Etkisini hızlı bir şekilde göreceksiniz.

Yara tedavisi için;

Malzemeler: 1 yemek kaşığı sumak Hazırlanışı: Göz kararı doğal bal Sumağı havanda ezip bal ile karıştırın. Yara olan yere bu karışımı uygulayın. Yaklaşık 1 saat sonra ılık su ile durulayın. Yaralı bölge geçene kadar işlemi uygulamaya devam edebilirsiniz.

Böbrek taşı için;

Malzemeler: 2 yemek kaşığı üzüm çekirdeği 1 su bardağı limonata Hazırlanışı: İki malzemeyi de karıştırıp için. Bu doğal karışım sayesinde böbrek taşlarından daha kolay bir şekilde kurtulmanız mümkün.

Ağız kokusu için;

Malzemeler: 3,5 gr havlıcan, 3,5 gr kuru zencefil, 3,5 gr karanfil, 3,5 gr kakule, 3,5 gr sivri biber, 70 gr misk, 105 gr limon kabuğu, 3,5 gram Hindistan cevizi tozu, 3,5 gr tarçın, Bal Hazırlanışı: Tüm malzemeleri tek tek havanda ezip bir kasede karıştırın. Üzerine göz kararı balı ilave edin. İyice karıştırdıktan sonra karışımdan bir tatlı kaşığı yiyin. Ağız kokusuna son derece etkili bir tariftir.

Tagged : /

Sosyal medyaya bağımlı mısınız?

Sosyal medya bağımlılığına dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. Rıdvan Üney, sosyal medya bağımlılığını gösteren unsurları sıraladı.

Sosyal medya; bilgisayar veya akıllı telefon kullanan kişilerin, internet üzerinden oluşturabilecekleri her türlü yazılı, sesli ve görüntülü iletişimi ve paylaşımı sağlayan web siteleridir.

Yrd. Doç. Dr. Rıdvan Üney internetin günlük yaşama girmesiyle her şeyin farklılaştığını ifade ederek ”Artık her türlü bilgiye ya da eğlenceye daha çabuk ulaşıyoruz. Özellikle akıllı telefonlar ve internetin yaygınlaşmasıyla birlikte bu durum ilginç bir hal aldı. Bununla birlikte hayatımıza sosyal medya girdi. Dünyada her 5 kişiden 2’si internet kullanırken ülkemizde her iki kişiden birisi internet kullanmaktadır. Yine dünyada her 3 kişiden birinin sosyal medya hesabi varken ülkemizde her iki kişiden birinin sosyal medya hesabı bulunmaktadır” dedi.

Sosyal medyaya bağlılığı gösteren unsurlar
– Günde bir saatten daha fazla zamanınızı sosyal medyada geçirme
– Sürekli sosyal medya sayfasını güncellemek ve kontrol etme
– Aşırı paylaşım yapma
– Sosyal medyayla ilgilenmekten dolayı aile ve arkadaş ilişkilerinde zedelenme
– İş veya okul performansında düşme
– Sosyal medyada geçirilen zamanı azaltmaya çalışmaya rağmen başaramama.
– Sosyal medyada arkadaş/takipçi sayısını artırmak için aşırı çabalama
– Sosyal medyayla ilgilenmekten dolayı uyku zamanında azalma

Bağımlılıktan kurtulmak için ne yapılmalı
– Öncelikle kişi bunun bir sorun olduğunu fark etmeli. Bunun en kolay yolu gün içerisinde geçirdiği zamanı not etmektir.
– Sosyal medya bildirimlerinin sessiz moda alın.
– Telefonda ana ekranda sosyal medya bildirimlerinin görünürlüğünü kapatın.
– Gün içerisinde sosyal medyaya bakma zamanını belirleyin. Bu günde 30 dakikayı geçmemeli.
– Birileriyle iletişimi yazılı olarak değil, sözel olarak yapın.
– Spor, kitap okumak gibi beğeneceğiniz aktivitelere zaman ayırın.
– Arkadaş görüşmelerinizi sıklaştırın.

Tagged : /

Dişlerinizi beyazlatmanın 5 doğal yolu

Çay, kahve bir yana dursun yiyip içtiğiniz yiyecek ve içecekler dişlerinizi zamanla sarartır. Eski görünümünü kaybeden dişlerinizi kimyasal madde içeren beyazlatma kitleri yerine doğal yollarda yeniden bembeyaz yapabilirsiniz.

İşte beyaz dişlere sahip olmanın 5 doğal yolu:

Düzenli olarak dişlerinizi fırçalayın ve diş ipi kullanın: Ağız sağlığınız için yapmanız gereken mümkünse her yemekten sonra ya da en az günde 2 kez dişlerinizin fırçalanmasıdır. Düzenli diş fırçalama ve diş ipi kullanımı diş çürüğünün yanı sıra dişeti hastalığına iyi gelir. Plağı kaldırmada yardımcıdır. Ağız bakımının iyi olması koroner kalp hastalığı ve felç gibi diğer kalp sorunlarının riskini azaltıyor.

Çilekle fırçalayın: Küçük çilekler yüksek kan basıncı, kardiyovasküler hastalık ve kanser riskini düşürmeye yardım etmesinin yanında dişlerinizi beyazlatmada faydalıdır. Çileğin içindeki C vitamini plak oluşumunu yok eder. Ayrıca çilek türlerinde bulunan doğal bir burukluk hissi veren malik asit dişinizdeki yüzey lekelerinin çıkmasına yardımcıdır. Çileği ezin ve bir diş fırçasıyla bunu dişlerinize uygulayın. 5 dakika bekledikten sonra ağzınızı suyla iyice yıkayın. Limon suyu ve tuzla hazırlayacağınız macun çileğin yerini alabilir.

Peynir tüketin: Yemeklerden sonra peynir yemek çürükleri önlemeye yardım eder ve diş minesinin yeniden canlanmasını destekler. Peynirde bulunan ve süt proteini olan kazein diş minesinin daha güçlü olmasını sağlar.

Kabartma tozuyla dişleri cilalayın: Kabartma tozunun gülüşünüzün parlamasına yardım ettiği birçok kişi tarafından bilinir. Kabartma tozunu limonla karıştırıp macun haline getirin ve diş fırçasıyla dişinizi fırçalayın ve 1 dakika bekleyin. Sonra iyice fırçalayıp dişlerinizi iyice durulayın. Bu karışım diş minesindeki yüzey lekelerini yok etmeye yardımcıdır. Diş ve dişetleriniz hassas ise tek başına karbonat tozu kullanın. Bu karışımı sadece haftada bir kez uygulayın ve bir dakikadan daha uzun süre dişlerinizde bekletmeyin.

Sebze ve meyve çiğnemek: Akşam yemeğinden sonra havuç veya çiğ kereviz gibi sebzeler ya da elma ve armut gibi meyveler çiğnemek dişlerinizi cilalar ve diş minesinin üzerindeki lekeleri çıkarır. Sert meyve ve sebzeler tükürük üretimini artırır ve tükürük de dişlerinizi diş çürüğüne yol açan bakterilerden korur.

Tagged : /