Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi Sonuçları, 2019

Türkiye nüfusu 83 milyon 154 bin 997 kişi oldu

 

Türkiye’de ikamet eden nüfus, 31 Aralık 2019 tarihi itibarıyla bir önceki yıla göre 1 milyon 151 bin 115 kişi artarak 83 milyon 154 bin 997 kişiye ulaştı. Erkek nüfus 41 milyon 721 bin 136 kişi olurken, kadın nüfus 41 milyon 433 bin 861 kişi oldu. Diğer bir ifadeyle toplam nüfusun %50,2’sini erkekler, %49,8’ini ise kadınlar oluşturdu.

 

Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre ülkemizde ikamet eden yabancı nüfus(1) bir önceki yıla göre 320 bin 146 kişi artarak 1 milyon 531 bin 180 kişi oldu. Bu nüfusun %50,8’ini erkekler, %49,2’sini kadınlar oluşturdu.

 

Nüfus artış hızı, binde 13,9 oldu

 

Yıllık nüfus artış hızı 2018 yılında binde 14,7 iken, 2019 yılında binde 13,9 oldu.

 

Nüfus ve yıllık nüfus artış hızı, 2007-2019

İl ve ilçe merkezlerinde yaşayanların oranı %92,8 oldu

 

Türkiye’de 2018 yılında %92,3 olan il ve ilçe merkezlerinde yaşayanların oranı, 2019 yılında %92,8 oldu. Diğer yandan belde ve köylerde yaşayanların oranı %7,7’den %7,2’ye düştü.

 

İstanbul’un nüfusu 15 milyon 519 bin 267 kişi oldu

 

İstanbul’un nüfusu, bir önceki yıla göre 451 bin 543 kişi artarak 15 milyon 519 bin 267 kişiye ulaştı. Türkiye nüfusunun %18,66’sının ikamet ettiği İstanbul’u, 5 milyon 639 bin 76 kişi ile Ankara, 4 milyon 367 bin 251 kişi ile İzmir, 3 milyon 56 bin 120 kişi ile Bursa ve 2 milyon 511 bin 700 kişi ile Antalya izledi.

 

En fazla nüfusa sahip ilk 5 ilin cinsiyete göre dağılımı, 2019

 

Nüfusu en az olan il 84 bin 660 kişi ile Tunceli oldu

 

Tunceli, 84 bin 660 kişi ile en az nüfusa sahip olan il oldu. Tunceli’yi, 84 bin 843 kişi ile Bayburt, 97 bin 319 kişi ile Ardahan, 142 bin 490 kişi ile Kilis ve 164 bin 521 kişi ile Gümüşhane takip etti.

 

En az nüfusa sahip ilk 5 ilin cinsiyete göre dağılımı, 2019

Nüfus piramidindeki yapısal değişim devam etti

 

Nüfus piramitleri, nüfusun yaş ve cinsiyet yapısında meydana gelen değişimi gösteren grafikler olarak tanımlanmaktadır. Türkiye’nin 2007 ve 2019 yılı nüfus piramitleri karşılaştırıldığında, doğurganlık ve ölümlülük hızlarındaki azalmaya bağlı olarak, yaşlı nüfusun arttığı ve ortanca yaşın yükseldiği görülmektedir.

 

Nüfus piramidi, 2007, 2019

Türkiye nüfusunun ortanca yaşı 32,4’e yükseldi

 

Ortanca yaş, yeni doğan bebekten en yaşlıya kadar nüfusu oluşturan kişilerin yaşları küçükten büyüğe doğru sıralandığında ortada kalan kişinin yaşıdır. Ortanca yaş aynı zamanda nüfusun yaş yapısının yorumlanmasında kullanılan önemli göstergelerden biridir.

 

Türkiye’de 2018 yılında 32 olan ortanca yaş, 2019 yılında 32,4’e yükseldi. Cinsiyete göre incelendiğinde, ortanca yaşın erkeklerde 31,4’ten 31,7’ye, kadınlarda ise 32,7’den 33,1’e yükseldiği görüldü.

 

Cinsiyete göre ortanca yaş, 2007-2019

Ortanca yaşı en yüksek olan il Sinop, en düşük olan il Şanlıurfa oldu

 

Ortanca yaşın illere göre dağılımına bakıldığında, Sinop’un 40,8 ile en yüksek ortanca yaş değerine sahip olduğu görüldü. Sinop’u 40,2 ile Balıkesir ve 39,9 ile Giresun izledi. Diğer yandan 20,1 ile Şanlıurfa en düşük ortanca yaşa sahip il oldu. Şanlıurfa’yı 20,9 ile Şırnak ve 21,8 ile Ağrı takip etti.

 

Kadınlarda ve erkeklerde en yüksek ortanca yaşa sahip il Sinop oldu

 

Ortanca yaşın illere ve cinsiyete göre dağılımı incelendiğinde, erkeklerde 39,5 ile Sinop en yüksek ortanca yaşa sahip olan il olurken, 19,7 ile Şanlıurfa en düşük ortanca yaşa sahip olan il oldu. Kadınlarda 42,1 ile Sinop yine en yüksek ortanca yaş değerine sahip olan il olurken, Şırnak 20,5 ile en düşük ortanca yaş değerine sahip olan il oldu.

 

En yüksek ve en düşük ortanca yaşa sahip ilk 5 ilin cinsiyete göre dağılımı, 2019

Çalışma çağındaki nüfusun oranı %67,8 oldu

 

Çalışma çağı olarak tanımlanan 15-64 yaş grubundaki nüfusun oranı, 2007 yılında %66,5 iken 2019 yılında %67,8’e yükseldi. Diğer yandan çocuk yaş grubu olarak tanımlanan 0-14 yaş grubundaki nüfusun oranı %26,4’ten %23,1’e gerilerken, 65 ve daha yukarı yaştaki nüfusun oranı ise %7,1’den %9,1’e yükseldi.

 

Yaş gruplarına göre nüfus oranı, 2007, 2019

Toplam yaş bağımlılık oranı arttı

 

Çalışma çağındaki birey başına düşen çocuk ve yaşlı birey sayısını gösteren toplam yaş bağımlılık oranı, 2018 yılında %47,4 iken 2019 yılında %47,5’e yükseldi.

 

Ekonomik olarak aktif olan birey başına düşen çocuk sayısını ifade eden çocuk bağımlılık oranı, %34,5’ten, %34,1’e gerilerken, çalışan birey başına düşen yaşlı birey sayısını ölçen yaşlı bağımlılık oranı ise %12,9’dan %13,4’e yükseldi. Diğer bir ifadeyle, Türkiye’de 2019 yılında, çalışma çağındaki 100 kişi, 34,1 çocuğa ve 13,4 yaşlıya bakmaktadır.

 

Yaş bağımlılık oranları, 2015-2019

Türkiye’de kilometrekareye 108 kişi düşerken İstanbul’da 2 bin 987 kişi düştü

 

Nüfus yoğunluğu olarak tanımlanan “bir kilometrekareye düşen kişi sayısı”, Türkiye genelinde 2018 yılına göre 1 kişi artarak 108 kişiye yükseldi. İstanbul, kilometrekareye düşen 2 bin 987 kişi ile nüfus yoğunluğu en yüksek olan ilimiz oldu. İstanbul’dan sonra 541 kişi ile Kocaeli ve 364 kişi ile İzmir nüfus yoğunluğu en yüksek olan iller oldu.

 

Diğer yandan nüfus yoğunluğu en az olan il ise bir önceki yılda olduğu gibi, kilometrekareye düşen 11 kişi ile Tunceli oldu. Tunceli’yi 20 kişi ile Ardahan ve Erzincan illeri izledi.

 

Yüz ölçümü büyüklüğünde ilk sırada yer alan Konya’nın nüfus yoğunluğu 57, en küçük yüz ölçümüne sahip Yalova’nın nüfus yoğunluğu ise 320 olarak gerçekleşti.

 

Bu konu ile ilgili bir sonraki haber bülteninin yayımlanma tarihi Şubat 2021’dir.

_____________________________________________________________________________________________________

AÇIKLAMALAR

 

Yerleşim yeri nüfusları, İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü tarafından güncellenen ADNKS’den alınan nüfusla birlikte, kurumsal yerlerde kalan nüfus dikkate alınarak hesaplanmıştır. Kışla, cezaevi, huzurevi, üniversite öğrenci yurtları vb. kurumsal yerlerde kalanlar, uluslararası tanım gereği ikamet adreslerinin bulunduğu yerleşim yeri nüfusuna değil, kurumsal yerlerin bulunduğu yerleşim yeri nüfusuna dâhil edilmiştir.

 

Ayrıca il, ilçe, belediye, köy ve mahallelere göre nüfuslar belirlenirken, 31 Aralık 2019 tarihli Ulusal Adres Veri Tabanı kayıtları kullanılmıştır.

 

(1) Yabancı uyruklu nüfus kapsamında; referans tarihinde geçerli ikamet veya çalışma iznine sahip kişiler, uluslararası koruma kimlik belgesi gibi ikamet izni yerine geçen kimlik belgesi olan ve referans tarihinde geçerli adres beyanı olan kişiler ve izinle Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından çıkmış referans tarihinde geçerli adres beyanı olan mavi kart hamili kişiler değerlendirilmiştir. Kurs, turizm, bilimsel araştırma vb. nedenlerle 3 aydan kısa süreli vize veya ikamet iznine sahip yabancılar ile geçici koruma statüsüyle ülkede bulunan Suriyeliler nüfusa dâhil değildir.
Kaynak : TÜİK
Tagged : / /

Ölüm İstatistikleri, 2018

Türkiye’de 2018 yılında ölen kişi sayısı 426 bin 106 oldu

 

Ölüm sayısı revize edilen 2017 yılında 426 bin 504 iken 2018 yılında %0,1 azalarak 426 bin 106 kişi oldu. Ölenlerin %54,6’sını erkekler, %45,4’ünü kadınlar oluşturdu.

 

Kaba ölüm hızı binde 5,2 oldu

 

Bin kişi başına düşen ölüm sayısını ifade eden kaba ölüm hızı, 2017 yılında binde 5,3 iken 2018 yılında binde 5,2 oldu. Diğer bir ifade ile 2018 yılında bin kişi başına 5,2 ölüm düştü.

 

Bebek ölüm hızı binde 9,3 oldu

 

Bebek ölüm sayısı, 2017 yılında 12 bin 118 iken 2018 yılında 11 bin 629 oldu. Bin canlı doğum başına düşen bebek ölüm sayısını ifade eden bebek ölüm hızı, 2017 yılında binde 9,4 iken 2018 yılında binde 9,3 oldu. Diğer bir ifade ile 2018 yılında bin canlı doğum başına 9,3 bebek ölümü düştü.

 

Bebek ölüm hızının en yüksek olduğu il binde 15,3 ile Gaziantep oldu

 

Bebek ölüm hızı illere göre incelendiğinde, 2018 yılında bebek ölüm hızının en yüksek olduğu il binde 15,3 ile Gaziantep oldu. Bu ili binde 14,9 ile Mardin, binde 14,5 ile Şırnak ve Kilis izledi. Bebek ölüm hızının en düşük olduğu il ise binde 5 ile Tunceli oldu. Bu ili binde 5,1 ile Kırklareli ve Çanakkale, binde 6,4 ile Giresun ve Edirne izledi.
Bebek ölüm hızının en yüksek ve en düşük olduğu ilk 5 il, 2017, 2018

 

Ölen bebeklerin %65,3’ü bir ayını, %87,5’i ise beş ayını tamamlayamadan öldü
Bir ayını tamamlayamadan ölen bebeklerin oranı 2017 yılında %64,9 iken 2018 yılında %65,3 oldu. Ölen bebeklerin 2018 yılında %12,7’sinin ilk gün, %31,5’inin 1-6 günlükken, %21,1’inin ise 7-29 günlükken yaşamını yitirdiği görüldü. Ölen bebeklerden 1-4 aylıkken yaşamını yitirenlerin oranı ise %22,2 oldu.

 

Günlük ve aylık bebek ölümleri, 2017, 2018

 

Beş yaş altı ölüm hızı binde 11,4 oldu
Doğumdan sonraki beş yıl içinde ölme olasılığını ifade eden beş yaş altı ölüm hızı, 2018 yılında bir önceki yıla göre değişim göstermeyerek binde 11,4 oldu.

 

Ölümle sonuçlanan intihar sayısı 2018 yılında 3 bin 161 kişi oldu
Ölümle sonuçlanan intihar sayısı 2017 yılında 3 bin 168 iken 2018 yılında 3 bin 161 kişi oldu. İntihar edenlerin %75,6’sını erkekler, %24,4’ünü ise kadınlar oluşturdu.

 

Kaba intihar hızı düştü
Yüz bin nüfus başına düşen intihar sayısını ifade eden kaba intihar hızı, 2017 yılında yüz binde 3,94 iken 2018 yılında yüz binde 3,88’e düştü. Diğer bir ifade ile 2018 yılında her yüz bin kişiden yaklaşık dördü intihar etti.
Kaynak : Tüik
Tagged : / / / /

Doğum İstatistikleri, 2018

Canlı doğan bebek sayısı 1 milyon 248 bin 847 oldu

 

Canlı doğan bebek sayısı revize edilen 2017 yılı verisine göre 1 milyon 295 bin 784 iken 2018  yılında  1 milyon 248 bin 847 oldu. Canlı doğan bebeklerin %51,3’ü erkek, %48,7’si kız oldu.

 

Toplam doğurganlık hızı 1,99 çocuk oldu

 

Toplam doğurganlık hızı, bir kadının doğurgan olduğu dönem olan 15-49 yaş grubunda doğurabileceği ortalama çocuk sayısını ifade etmektedir.

 

Toplam doğurganlık hızı, 2017 yılında 2,07 çocuk iken 2018 yılında 1,99 çocuk olarak gerçekleşti. Yani, bir kadının doğurgan olduğu dönem boyunca doğurabileceği ortalama çocuk sayısı 1,99 oldu. Bu durum, doğurganlığın nüfusun yenilenme düzeyi olan 2,10’nun altında kaldığını gösterdi.

 

Doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 4,13 çocuk ile Şanlıurfa oldu

 

Toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 2018 yılında 4,13 çocuk ile Şanlıurfa oldu. Bu ili 3,6 çocuk ile Şırnak, 3,26 çocuk ile Ağrı ve 3,23 çocuk ile Muş izledi. Toplam doğurganlık hızının en düşük olduğu il ise 1,3 çocuk ile Gümüşhane oldu. Bu ili 1,43 çocuk ile Kütahya, Zonguldak ve Edirne izledi.
Toplam doğurganlık hızının en yüksek ve en düşük olduğu 10 il, 2018
Kaba doğum hızı binde 15,3 oldu
Kaba doğum hızı, bin nüfus başına düşen canlı doğum sayısını ifade etmektedir. Kaba doğum hızı, 2017 yılında binde 16,1 iken 2018 yılında binde 15,3 oldu. Diğer bir ifade ile 2017 yılında bin nüfus başına 16,1 doğum düşerken, 2018 yılında 15,3 doğum düştü.
Kaba doğum hızının en yüksek olduğu il binde 31,3 ile Şanlıurfa oldu
Kaba doğum hızı illere göre incelendiğinde, 2018 yılında kaba doğum hızının en yüksek olduğu il binde 31,3 ile Şanlıurfa oldu. Bu ili binde 27,2 ile Şırnak, binde 25,7 ile Muş ve binde 25,3 ile Ağrı izledi. Kaba doğum hızının en düşük olduğu il ise binde 9,5 ile Edirne oldu. Bu ili binde 9,7 ile Zonguldak, binde 9,9 ile Giresun, Gümüşhane, Kırklareli, Bartın ve Kastamonu izledi.

 

En yüksek yaşa özel doğurganlık hızı 25-29 yaş grubunda görüldü

 

Yaşa özel doğurganlık hızı, belli bir yaş grubunda bin kadın başına düşen ortalama canlı doğan çocuk sayısını ifade etmektedir.

 

Yaş grubuna göre doğurganlık hızı incelendiğinde, en yüksek yaşa özel doğurganlık hızı 25-29 yaş grubunda görüldü. Bu yaş grubundaki doğurganlık hızı 2013 yılında binde 130 iken 2018 yılında binde 128 oldu. Diğer bir ifadeyle, 2018 yılında 25-29 yaş grubundaki her bin kadın başına 128 doğum düştü.
Yaşa özel doğurganlık hızı, 2013, 2018
Adölesan doğurganlık hızı düştü
Adölesan doğurganlık hızı, 15-19 yaş grubunda bin kadın başına düşen ortalama canlı doğan çocuk sayısını ifade etmektedir. Adölesan doğurganlık hızı, 2013 yılında binde 29 iken 2018 yılında binde 19’a düştü. Diğer bir ifadeyle, 2018 yılında 15-19 yaş grubundaki her bin kadın başına 19 doğum düştü.
Tagged :

İstatistiklerle Gençlik, 2018

Türkiye nüfusunun %15,8’ini genç nüfus oluşturdu
Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre; Türkiye toplam nüfusu 2018 yılı sonu itibariyle 82 milyon 3 bin 882 iken 15-24 yaş grubundaki genç nüfus 12 milyon 971 bin 396 oldu. Genç nüfus, toplam nüfusun %15,8’ini oluşturdu. Genç nüfusun, %51,2’sini erkek nüfus, %48,8’ini ise kadın nüfus oluşturdu.
Nüfus projeksiyonlarına göre, genç nüfus oranının 2040 yılında %13,4, 2060 yılında %11,8 ve 2080 yılında %11,1 olacağı öngörüldü.
Genç nüfus oranının en yüksek olduğu il Hakkari oldu
ADNKS sonuçlarına göre; 2018 yılında genç nüfus oranının en yüksek olduğu il, %25,4 ile Hakkari oldu. Bu ili, %23,5 ile Şırnak ve %22,7 ile Siirt izledi. Genç nüfus oranının en düşük olduğu iller ise sırasıyla; %12,8 ile Muğla, %13 ile Balıkesir ve %13,5 ile İzmir oldu.Genç nüfus oranının en yüksek ve en düşük olduğu ilk 5 il, 2018
Kadınlarda yükseköğretimde net okullaşma oranı %47,4’e yükseldi
Türkiye’de 2016/’17 öğretim yılında %41,7 olan yükseköğretim net okullaşma oranı, 2017/’18 öğretim yılında %45,6’ya yükseldi. Yükseköğretim net okullaşma oranı cinsiyete göre incelendiğinde; erkeklerde bu oran %39,6’dan %44’e yükselirken kadınlarda %43,9’dan %47,4’e yükseldi.
Gençlerde işsizlik oranı %20,3 oldu
Hanehalkı işgücü araştırması sonuçlarına göre; gençlerde işsizlik oranı, 2017 yılında %20,8 iken 2018 yılında %20,3 olarak gerçekleşti. Genç erkeklerde işsizlik oranı bir önceki yıla göre 0,2 puan azalarak %17,6 olurken, genç kadınlarda bu oran bir önceki yıla göre 0,8 puan azalarak %25,3 oldu.Ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerin oranı 2018 yılında %24,5 oldu. Bu oran genç erkeklerde %15,6, genç kadınlarda ise %33,6 oldu.
İstihdamdaki gençlerin %53,3’ü hizmet sektöründe yer aldı
Hanehalkı işgücü araştırması sonuçlarına göre; gençlerde istihdam oranı bir önceki yıla göre incelendiğinde; gençlerin istihdam oranı 2018 yılında 0,7 puan artarak %35 oldu. Cinsiyete göre incelendiğinde; istihdam oranının genç erkeklerde 1 puan artarak %46,4 ve genç kadınlarda ise 0,4 puan artarak %23,4 olduğu görüldü.Genç istihdamı sektörlere göre incelendiğinde ise; istihdam edilen gençlerin %16,6’sının tarım sektöründe; %30’unun sanayi sektöründe; %53,3’ünün ise hizmet sektöründe yer aldığı görüldü. İstihdam edilen genç erkeklerin %14,1’inin tarım sektöründe, %36’sının sanayi sektöründe, %49,9’unun hizmet sektöründe yer aldığı görülürken genç kadınların %21,8’inin tarım, %17,9’unun sanayi, %60,4’ünün ise hizmet sektöründe yer aldığı görüldü.
Gençlerde dışsal yaralanma ve zehirlenme nedeniyle ölümler daha fazla oldu
Ölüm nedeni istatistikleri sonuçlarına göre; 2018 yılında 15 ve üzeri yaştaki bireylerin ölüm nedenleri incelendiğinde; ölüm vakalarının %40,2’sinin dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle oluştuğu görülürken gençlerde ise ölüm vakalarının %48,8’inin dışsal yaralanma ve zehirlenme nedeniyle oluştuğu görüldü. Dışsal yaralanma ve zehirlenme nedeniyle ölüm oranı, genç erkeklerde %54,9 iken genç kadınlarda %32,9 oldu.Gençlerde iyi huylu ve kötü huylu tümörler nedeniyle gerçekleşen ölüm oranı %12,1 olurken bu oran genç erkeklerde %10,7, genç kadınlarda ise %15,7 olarak gerçekleşti.
Genel sağlık durumundan memnun olan gençlerin oranı %85,5 oldu
Yaşam memnuniyeti araştırması sonuçlarına göre; 2018 yılında, 18 ve üzeri yaştaki bireylerden genel sağlık durumundan memnun olduğunu beyan edenlerin oranı %70,3 oldu. Genel sağlık durumundan memnun olduğunu beyan eden genç bireylerin oranı %85,5 olurken bu oran genç erkeklerde %86,9, genç kadınlarda ise %84 oldu.
Gençlerde İnternet kullanım oranı %93 oldu
Hanehalkı bilişim teknolojileri kullanım araştırması sonuçlarına göre; İnternet kullanım oranı 16-24 yaş grubundaki gençler için 2017 yılında %90 iken 2018 yılında %93’e yükseldi. İnternet kullanım oranı, 2018 yılında genç erkeklerde bir önceki yıla göre 3,6 puan artarak %96,9, genç kadınlarda ise 2,3 puan artarak %89 oldu.
Gençlerin %55,4’ü mutlu olduğunu belirtti
Yaşam memnuniyeti araştırması sonuçlarına göre; 2018 yılında kendisini mutlu olarak beyan eden 18-24 yaş grubundaki gençlerin oranı %55,4 oldu. Mutluluk oranı, 2018 yılında genç erkeklerde %53,5, genç kadınlarda ise %57,2 olarak gerçekleşti.
Gençlerin mutluluk kaynağında sağlık ilk sırada yer aldı
Yaşam memnuniyeti araştırması sonuçlarına göre; 2018 yılında gençlerin mutluluk kaynağı olan değerlerinde ilk sırayı %50,5 ile sağlık aldı. Bunu, %20 ile başarı, %18,9 ile sevgi izledi. Genç erkeklerde ve kadınlarda mutluluk kaynağı olan değerlerde ilk sıra değişmezken ikinci sırada erkeklerde %23,8 ile başarı, kadınlarda %23 ile sevgi yer aldı. Erkeklerin mutluluk kaynağı olan değerlerde üçüncü sırayı %14,9 ile sevgi, kadınlarda ise üçüncü sırayı %16,1 ile başarı aldı.
Gençlerin %76’sı işinden memnun olduğunu belirtti
Yaşam memnuniyeti araştırması sonuçlarına göre; 2018 yılında gençlerin %76’sı çalıştığı işinden memnunken %48,7’si elde ettiği kazancından memnun oldu. Genç erkeklerde çalışılan işten duyulan memnuniyet oranı %77,2, elde ettiği kazanç memnuniyeti ise %48,3 olurken genç kadınlarda bu oranlar %73,8 ve %49,4 olarak gerçekleşti.
Gençlerin %58,3’ü almış olduğu eğitimden memnun oldu
Yaşam memnuniyeti araştırması sonuçlarına göre; 2018 yılında gençlerin %58,3’ü şimdiye kadar almış olduğu eğitimden memnun olduklarını beyan etti. Genç erkeklerin %57,7’si almış oldukları eğitimden memnun olurken bu oran genç kadınlarda %59 oldu.
Tagged :

İstatistiklerle Aile, 2018

Ortalama hanehalkı büyüklüğü 3,4 oldu

 

Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre; Türkiye’de 2014 yılında 3,6 kişi olan ortalama hanehalkı büyüklüğünün azalma eğilimi göstererek 2018 yılında 3,4 kişi olduğu görüldü.

İllere göre incelendiğinde; 2018 yılında ortalama hanehalkı büyüklüğünün en yüksek olduğu il, 6,4 kişi ile Şırnak oldu. Şırnak ilini 5,6 kişi ile Şanlıurfa, 5,5 kişi ile Hakkari ve Batman illeri izledi. Ortalama hanehalkı büyüklüğünün en düşük olduğu iller ise 2,7 kişi ile Çanakkale, Eskişehir ve Balıkesir oldu. Bu illeri, 2,8 kişi ile Tunceli, Burdur, Edirne, Giresun ve Kırklareli illeri izledi.

Tek kişilik hanehalkı oranı arttı

 

Çekirdek aile; yalnızca eşlerden veya eşler ve çocuklarından veya tek ebeveyn ve en az bir çocuktan oluşan aileler olarak tanımlanmaktadır. Bu tanım kapsamında, ADNKS sonuçlarına göre; ülkemizde tek çekirdek aileden oluşan hanehalklarının oranı, 2014 yılında %67,4 iken 2018 yılında %65,3 oldu. Tek kişilik hanehalklarının oranının ise 2014 yılında %13,9 iken 2018 yılında %16,1’e yükseldiği görüldü.

 

En az bir çekirdek aile ve diğer kişilerden oluşan aile olarak tanımlanan geniş ailelerden oluşan hanehalklarının oranı, 2014 yılında %16,7 iken 2018 yılında %15,8 oldu. Çekirdek aile bulunmayan birden fazla kişiden oluşan hanehalklarının oranının ise 2014 yılında %2,1 iken 2018 yılında %2,8’e yükseldiği görüldü.

 

Hanehalkı tiplerine göre hanehalkı oranı, 2014-2018

 

Tek kişilik hanehalkı oranının en yüksek olduğu il Tunceli oldu

 

Tek kişilik hanehalkı oranının en yüksek olduğu il, 2018 yılında %25,6 ile Tunceli oldu. Tunceli ilini %25,5 ile Gümüşhane, %24,5 ile Giresun izledi. Tek kişilik hanehalkı oranının en düşük olduğu il, %9 ile Diyarbakır oldu. Diyarbakır ilini %9,3 ile Van, %9,4 ile Batman izledi.

 

Tek kişilik hanehalkı oranı en yüksek ve en düşük ilk 5 il, 2018

Tek çekirdek aileden oluşan hanehalkı en fazla Osmaniye’de görüldü

 

Tek çekirdek aileden oluşan hanehalkı oranının en yüksek olduğu il, 2018 yılında %72,2 ile Osmaniye oldu. Osmaniye ilini %72 ile Kayseri ve %71,1 ile Adıyaman takip etti. Tek çekirdek aileden oluşan hanehalkı oranının en düşük olduğu il, %54,5 ile Tunceli oldu. Tunceli ilini %54,8 ile Gümüşhane ve %54,9 ile Artvin izledi.

 

Tek çekirdek aileden oluşan hanehalkı oranı en yüksek ve en düşük ilk 5 il, 2018

Hanehalklarının %8,9’unu tek ebeveyn ve çocukları oluşturdu

 

Türkiye’de 2018 yılında toplam hanehalklarının %8,9’unu tek ebeveyn ve çocuklardan oluşan hanehalkları oluşturdu. Daha detaylı incelendiğinde; toplam hanehalklarının %1,9’unu baba ve çocuklardan oluşan hanehalkları, %7’sini ise anne ve çocuklardan oluşan hanehalkları oluşturdu.

 

Tek ebeveynli hanehalkı en fazla Bingöl’de görüldü

 

Tek ebeveyn ve çocuklardan oluşan hanehalkı oranının en yüksek olduğu il, 2018 yılında %10,8 ile Bingöl oldu. Bu ili, %10,7 ile İzmir, %10,6 ile Malatya izledi. Bu oranın en düşük olduğu iller ise %6,6 ile Bayburt, Yozgat ve Tokat, %6,7 ile Ardahan, Nevşehir ve Burdur, %6,8 ile Bitlis oldu.

 

Anne ve çocuklardan oluşan hanehalkı oranının en yüksek olduğu iller %8,5 ile Bingöl, %8,4 ile İzmir ve %8,3 ile Adana ve Ankara, en düşük olduğu iller ise %4,6 ile Ardahan, %4,9 ile Bayburt ve %5 ile Burdur ve Yozgat oldu. Baba ve çocuklardan oluşan hanehalkı oranının en yüksek olduğu iller %3,1 ile Kilis, %2,8 ile Malatya ve %2,7 ile Gümüşhane ve Trabzon, en düşük olduğu iller ise %1,3 ile Nevşehir, %1,4 ile Adıyaman ve %1,5 ile Kayseri, Uşak, Bitlis, Tokat, Konya, Niğde ve Sivas oldu.

 

Geniş aileden oluşan hanehalkı oranının en yüksek olduğu il Şırnak oldu

 

En az bir çekirdek aile ve diğer kişilerden oluşan aile olarak tanımlanan geniş aileden oluşan hanehalkı oranının en yüksek olduğu il, 2018 yılında %29,8 ile Şırnak oldu. Şırnak ilini %26,6 ile Hakkari ve %25,2 ile Batman izledi. Geniş aileden oluşan hanehalkı oranının en düşük olduğu il, %9,8 ile Eskişehir oldu. Eskişehir ilini %10,3 ile Çanakkale ve %11,1 ile Balıkesir izledi.

 

Geniş ailelerden oluşan hanehalkı oranı en yüksek ve en düşük ilk 5 il, 2018

 

Bireyleri en fazla aileleri mutlu etti

 

Yaşam memnuniyeti araştırması sonuçlarına göre; 18 ve üzeri yaştaki bireyler arasında kendilerini en fazla ailelerinin mutlu ettiğini belirtenlerin oranı 2018 yılında %74,2 oldu. Erkeklerin %78,7’si kendilerini en fazla ailelerinin mutlu ettiğini ifade ederken bu oranın kadınlar için %69,7 olduğu görüldü.
İnternete bağlanabilen televizyon bulunan hanelerin oranı %32,1 oldu

 

Hanehalkı bilişim teknolojileri kullanım araştırması sonuçlarına göre; hanelerde bilişim teknolojileri bulunma oranları incelendiğinde; hanelerde masaüstü bilgisayar bulunma oranının 2004 yılında %10 iken 2011 yılında %34,3’e yükseldiği, daha sonraki yıllarda ise düşüş eğilimi gösterdiği ve 2018 yılında %19,2 olduğu görüldü.

 

Hanelerde dizüstü, tablet, netbook gibi taşınabilir bilgisayar bulunma oranı, 2004 yılında %0,9 iken daha sonraki yıllarda sürekli bir artış göstererek 2018 yılında %50,1 oldu. Hanelerde cep telefonu/akıllı telefon bulunma oranının 2004 yılında %53,7 iken 2018 yılında %98,7’ye yükseldiği görüldü.

 

Hanelerde İnternete bağlanabilen televizyon bulunma oranının 2013 yılında %7,3 iken 2018 yılında %32,1 olduğu, İnternet erişimi oranının ise 2004 yılında %7 iken 2018 yılında %83,8 olduğu görüldü.

 

Bireylerin %20,1’inin yoksulluk sınırının altında olduğu görüldü

 

Gelir ve yaşam koşulları araştırması sonuçlarına göre; eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin %60’ı dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırı incelendiğinde, yoksulluk sınırının altında yaşayan bireylerin oranının 2017 yılında %20,1 olduğu görüldü. Hanehalkı tipine göre yoksulluk oranı incelendiğinde ise tek ebeveynli en az bir çocuğu olan hanehalklarının %26,3’ünün hesaplanan göreli yoksulluk sınırının altında yaşadığı gözlendi.

 

Bağımlı çocuk; 18 yaşından küçük olan veya 18-24 yaşında olup ekonomik açıdan pasif ve ebeveynlerinden en az biri ile yaşayan kişiler olarak tanımlanmaktadır. Bağımlı çocuğu olan hanehalklarının yoksulluk oranı %25,1 iken bağımlı çocuğu olmayan hanehalklarının yoksulluk oranı %6,7 oldu.

 

En fazla koruyucu ailenin İstanbul’da olduğu görüldü

 

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının verilerine göre; 2018 yılında Türkiye genelinde mevcut koruyucu aile sayısı 5 bin 289 oldu. Koruyucu aile sayısı illere göre incelendiğinde; en fazla koruyucu ailenin 486 aile ile İstanbul’da olduğu görüldü. İstanbul’u 360 aile ile İzmir, 312 aile ile Ankara, 201 aile ile Kayseri ve 187 aile ile Kocaeli illeri takip etti.

 

Hanehalkları bütçelerinden en fazla payı konut ve kira harcamasına ayırdı

 

Hanehalkı bütçe araştırması sonuçlarına göre; 2017 yılında Türkiye genelinde hanehalklarının tüketim amaçlı yaptığı harcamalar içinde en yüksek payı %24,7 ile konut ve kira harcamaları alırken, ikinci sırayı %19,7 ile gıda ve alkolsüz içecek harcamaları, üçüncü sırayı ise %18,7 ile ulaştırma harcamaları aldı. Toplam tüketim harcamalarında en düşük payı alan harcama grupları ise %2,2 ile sağlık, %2,3 ile eğitim ve %2,7 ile eğlence ve kültür harcamaları oldu.

 

Konuta ilişkin en önemli problem izolasyondan dolayı ısınma sorunu oldu

 

Gelir ve yaşam koşulları araştırması sonuçlarına göre; 2017 yılında konutun mülkiyet durumları incelendiğinde; bireylerin %59,1’inin oturduğu konutun kendilerine ait olduğu, %24,7’sinin ise kiracı olduğu görüldü.

 

Bireylerin %40,8’inin 2017 yılında konutunda izolasyondan dolayı ısınma sorunu yaşadığı, %36,6’sının sızdıran çatı, nemli duvarlar, çürümüş pencere çerçevesi vb. nedenlerle sorun yaşadığı ve %22,9’unun trafik veya endüstrinin neden olduğu hava kirliliği, çevre kirliliği veya diğer çevresel sorunlar yaşadığı görüldü.

İstatistiklerle Yaşlılar, 2018

İstatistiklerle Yaşlılar, 2018

Tagged : / / / / / / / / / / /

İşgücü İstatistikleri, Aralık 2018

İşsizlik oranı %13,5 seviyesinde gerçekleşti  

Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2018 yılı Aralık döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 1 milyon 11 bin kişi artarak 4 milyon 302 bin kişi oldu. İşsizlik oranı 3,1 puanlık artış ile %13,5 seviyesinde gerçekleşti. Aynı dönemde; tarım dışı işsizlik oranı 3,3 puanlık artış ile %15,6 olarak tahmin edildi. Genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı 5,3 puanlık artış ile %24,5 olurken,15-64 yaş grubunda bu oran 3,1 puanlık artış ile %13,7 olarak gerçekleşti.

İstihdam oranı %45,4 oldu

İstihdam edilenlerin sayısı 2018 yılı Aralık döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre 633 bin kişi azalarak 27 milyon 655 bin kişi, istihdam oranı ise 1,5 puanlık azalış ile %45,4 oldu.

Bu dönemde, tarım sektöründe çalışan sayısı 375 bin, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı 258 bin kişi azaldı. İstihdam edilenlerin %17,3’ü tarım, %19,8’i sanayi, %5,8’i inşaat, %57’si ise hizmet sektöründe yer aldı. Önceki yılın aynı dönemi ile karşılaştırıldığında tarım sektörünün istihdam edilenler içindeki payı 1 puan, inşaat sektörünün payı 1,5 puan azalırken, sanayi sektörünün payı 0,3 puan, hizmet sektörünün payı 2 puan arttı.

İş Gücüne katılma oranı %52,4 olarak gerçekleşti

İşgücü 2018 yılı Aralık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre 378 bin kişi artarak 31 milyon 957 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise değişim göstermeyerek %52,4 olarak gerçekleşti. Aynı dönemler için yapılan kıyaslamalara göre; erkeklerde işgücüne katılma oranı değişim göstermeyerek %71,7, kadınlarda ise 0,1 puanlık artışla %33,6 olarak gerçekleşti.

Mevsim etkisinden arındırılmamış temel işgücü göstergeleri, Aralık 2017, Aralık 2018

Kayıt dışı çalışanların oranı %33,4 olarak gerçekleşti

Aralık 2018 döneminde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,1 puan artarak %33,4 olarak gerçekleşti. Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı ise bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,6 puan artarak %22,7 oldu.

Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam oranı %46,4, işsizlik oranı %12,7 oldu

Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam bir önceki döneme göre 297 bin kişi azalarak 28 milyon 262 bin kişi olarak tahmin edildi. İstihdam oranı 0,5 puan azalarak %46,4 oldu.

Mevsim etkisinden arındırılmış işsiz sayısı bir önceki döneme göre 176 bin kişi artarak 4 milyon 106 bin kişi olarak gerçekleşti. İşsizlik oranı 0,6 puan artarak %12,7 oldu.

Mevsim etkisinden arındırılmış işgücüne katılma oranı 0,3 puan azalarak %53,1 olarak gerçekleşti. Ekonomik faaliyete göre istihdam edilenlerin sayısı, tarım sektöründe 54 bin, sanayi sektöründe 182 bin, inşaat sektöründe 77 bin kişi azalırken, hizmet sektöründe ise 16 bin kişi arttı.

Mevsim etkisinden arındırılmış temel işgücü göstergeleri, Aralık 2017 – Aralık 2018

Tagged : / / / / / /

Göç Nedir Neden Göç Edilir

Göç Nedir?

Türk Dil Kurumu’na göre göç; ekonomik, siyasi sebeplerle bireylerin veya toplulukların bir ülkeden başka bir ülkeye, bir yerleşim yerinden başka bir yerleşim yerine gitme işi, taşınma olarak tanımlanmaktadır. Yani insanların bireysel olarak veya bir topluluk halinde bulundukları ikametten başka bir yere sürekli olacak şekilde veya geçici olarak yer değiştirmesi işidir. Tabi bu göç insanlar kadar hayvanlar için de geçerlidir. Onlarda ihtiyaçları doğrultusunda bulundukları bölgeleri değiştirebilmektedirler. Biz insanların gerçekleştirdikleri göçler üzerinde duracağız.

Göçün Nedenleri Nelerdir?

İnsanoğlu doğduktan itibaren yaşam ihtiyaçlarını karşılama çabası içerisine girer. Bebekliğinde anne sütüne ihtiyaç duyarken yetişkin birey olduğunda hayatta kalma çabasının yerini daha iyi şartlarda yaşama ihtiyacı almaktadır. Bununla birlikte göçün nedenlerini 4 başlık altında toplayabiliriz.

1-Ekonomik Nedenlerden Kaynaklanan Göçler:

Ekonomik gelişmenin, doğal kaynakların, tarım alanlarının ve iş imkanlarının az olduğu bölgelerde insanlar, bu şartların daha iyi olduğu bölgelere göç ederler. Örneğin Türk işçiler 1960 lı yıllarda Almanya başta olmak üzere birçok Avrupa devletine çalışmak için gitmişlerdir. Çünkü kalkınmaya çalışan bu ülkelerde iş gücü yetersizliği dışarıdan gelen işçilerle karşılanmıştır. Buna paralel olarak ta bu işçilere sunulan ekonomik şartlar kendi ülkelerininkinden oldukça iyiydi.

2-Siyasi Gelişmelerden Kaynaklanan Nedenler:

Geçmişe bakıldığında siyasi göçlerin savaş, mübadele (antlaşmalar sonrası yer değiştirme), ülke sınırlarının değişimi gibi sebeplerden olduğu ortaya çıkmaktadır. Örneğin Kurtuluş Savaşından sonra ülkemizde yaşayan Yunanlılarla orada yaşayan Türkler yapılan antlaşmaya göre yer değiştirmişlerdir. (Mübadele)

3-Doğal Afetlerden Kaynaklanan Göçler:

İnsanlar bulundukları yeri deprem, heyelan, kuraklık, çölleşme, sel, volkanik patlamalar vb. sebeplerden dolayı terk etmişlerdir. Örneğin 1998’de Adana’da yaşanan deprem, aynı yıl Bartın’da yaşanan sel, 1999’da Marmara depremi insanların başka bölgelere göç etmelerine neden olmuştur.

4-Sosyal Yaşamdan Kaynaklanan Nedenler:

İnsanların sıkça göç etmelerine neden olan sosyal hayat standartları arasında eğitim, nüfus artışı, sağlık dolayısıyla ve güvenlik kaygısı sayılabilir. Aileler çocuklarının özellikle ortaöğretim ve yükseköğrenim seviyesindeki eğitimi veya yeterince sağlık hizmetinin bulundukları yerlerde sağlanamadığını düşünerek yerleşim yerlerini değiştirmektedirler.

Göçlerin Çeşitleri:

Göçleri genel anlamda iç göçler ve dış göçler olmak üzere 2 ana başlık altında toplayabiliriz.

1-İç Göçler:

Bu şekildeki göçler genel olarak köy, kasaba gibi kırsal alanlardan ilçe ve özellikle şehirlere yani kentsel alanlara yapılmaktadır. Bu göçleri genel olarak ekonomik nedenlerden kaynaklanan göçler oluştururken sosyal yaşamdan kaynaklanan göçler ve az miktarını da doğal afetlerden kaynaklanan göçler oluşturmaktadır. Ekonomik nedenlerden kaynaklanan göçler mevsimlik göçler olarak adlandırılır. Özellikle tarım işçilerinin göçleridir. Sürekli göçler olarak adlandırılanları ise genellikle sosyal yaşamdan ve doğal afetlerden kaynaklanan göçlerdir.

2-Dış Göçler:

İnsanların bulundukları ülkelerden başka ülkelere kalıcı veya geçici olarak yaptıkları göçlerdir. Bunlar genellikle ekonomik nedenlerden kaynaklı az gelişmiş ülkelerden daha gelişmiş ülkelere yapılmaktadır. Son zamanlarda ise insanlar ülkelerini savaş yüzünden terk etmektedirler. Bu göçlerin en büyük olumsuzluğu gerek ekonomik gerekse sosyal yaşamdan kaynaklanan beyin göçleridir.

Göçlerin Sonuçları:

İnsanların göç etmeleri çeşitli sonuçlar doğurmaktadır. Bunlar:

-Kentsel yaşam alanlarında nüfus yoğunluğu, çarpık kentleşme artar.

-Göç edilen bölgelerdeki yerel yönetimlerin hizmetleri, buna bağlı çevre kirliliği, eğitim kurumlarının yetersizliği ortaya çıkar.

-Göç edilen bölgelerde ihtiyaç duyulan vasıfsız işçi sayısı azalır. Aynı zamanda gelir dağılımında azalmalar olur.

-Eğer dış göç ise (çoğunluğu 30 yaş altı erkeklerden oluşur) göç alan ülkelerde işçilerin yaş ortalaması düşer, erkek nüfusunda artış olur.

-Yine dış göçlerde ülkeler arası ekonomik ve kültürel ilişkiler artar, bununla birlikte kültürel alanda özellikle dini boyutlarda karşılıklı olumsuzluklar ortaya çıkar.

Tarihi Etkileyen En Büyük Göç: Kavimler Göçü

350 li yıllarda Aral Gölü ve Hazar Denizi arasında yerleşik hayat süren Hunlar, Çin devletinin egemenliğinden kurtulmak için batıya doğru göç etmeye başladılar. Volga ve don nehirlerinin olduğu yerden geçerek Karadeniz’in kuzey kıyılarına yerleştiler. Hunlar bu bölgeye girince burada barınamayan, Romalıların “barbar” olarak nitelendirdiği Cermen, Ostrogot, Vizigot, Gepit ve Vandallar daha batıya İspanya hatta Kuzey Afrika’ya kadar göç ettiler. Bu göç günümüzde Avrupa’yı oluşturan temelleri atmıştır. Aynı zamanda Kavimler Göçünün tarihi değiştiren şu sonuçları olmuştur:

İlk çağ bitmiş ve Orta çağ başlamıştır. Kavimlerin bir araya gelmesi ile yeni milletler oluşmuş ve bu günkü Avrupa’nın sosyal ve kültürel oluşumu gerçekleşmiştir. Roma İmparatorluğu doğu ve batı olarak ikiye bölünmüş ve Batı Roma İmparatorluğu yıkılmıştır. Avrupa Hun Devleti Kurulmuştur.

Kaynak: mebilgi.com

Tagged : / / / / / /

Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi Sonuçları, 2018

Türkiye nüfusu 31 Aralık 2018 tarihi itibarıyla 82 milyon 3 bin 882 kişi oldu

 

Türkiye’de ikamet eden nüfus 2018 yılında, bir önceki yıla göre 1 milyon 193 bin 357 kişi arttı. Erkek nüfus 41 milyon 139 bin 980 kişi olurken, kadın nüfus 40 milyon 863 bin 902 kişi oldu. Buna göre toplam nüfusun %50,2’sini erkekler, %49,8’ini ise kadınlar oluşturdu.

 

Türkiye’nin yıllık nüfus artış hızı, binde 14,7 oldu

 

Yıllık nüfus artış hızı 2017 yılında ‰12,4 iken, 2018 yılında ‰14,7 oldu.

 

İl ve ilçe merkezlerinde yaşayanların oranı %92,3 olarak gerçekleşti

 

İl ve ilçe merkezlerinde ikamet edenlerin oranı 2017 yılında %92,5 iken, bu oran 2018 yılında %92,3’e geriledi. Belde ve köylerde yaşayanların oranı ise %7,7 olarak gerçekleşti.

 

İstanbul’da ikamet eden nüfus bir önceki yıla göre %0,3 artış gösterdi

 

Türkiye nüfusunun %18,4’ünün ikamet ettiği İstanbul, 15 milyon 67 bin 724 kişi ile en çok nüfusa sahip olan il oldu. Bunu sırasıyla; 5 milyon 503 bin 985 kişi ile Ankara, 4 milyon 320 bin 519 kişi ile İzmir, 2 milyon 994 bin 521 kişi ile Bursa ve 2 milyon 426 bin 356 kişi ile Antalya takip etti. Bayburt ise 82 bin 274 kişi ile en az nüfusa sahip olan il oldu.

 

Türkiye nüfusunun ortanca yaşı yükseldi

 

Ülkemizde 2017 yılında 31,7 olan ortanca yaş, 2018 yılında önceki yıla göre artış göstererek 32 oldu. Ortanca yaş erkeklerde 31,4 iken, kadınlarda 32,7 olarak gerçekleşti. Ortanca yaşın en yüksek olduğu iller sırasıyla; 40,3 ile Sinop, 39,9 ile Balıkesir ve 39,6 ile Giresun oldu. Ortanca yaşın en düşük olduğu iller ise sırasıyla; 19,8 ile Şanlıurfa, 20,7 ile Şırnak ve 21,4 ile Ağrı oldu.

 

Nüfus piramidi, 2018

Çalışma çağındaki nüfus bir önceki yıla göre %1,4 arttı

 

Çalışma çağı olarak adlandırılan 15-64 yaş grubunda bulunan nüfus 2018 yılında bir önceki yıla göre sayısal olarak %1,4 arttı. Buna göre, çalışma çağındaki nüfusun oranı %67,8; çocuk yaş grubu olarak tanımlanan 0-14 yaş grubundaki nüfusun oranı %23,4; 65 ve daha yukarı yaştaki nüfusun oranı ise %8,8 olarak gerçekleşti.

 

Türkiye’de kilometrekareye düşen kişi sayısı arttı

 

Nüfus yoğunluğu olarak ifade edilen “bir kilometrekareye düşen kişi sayısı”, Türkiye genelinde 2017 yılına göre 2 kişi artarak 107 kişi oldu. İstanbul, kilometrekareye düşen 2 bin 900 kişi ile nüfus yoğunluğunun en yüksek olduğu ilimiz oldu. Bunu sırasıyla; 528 kişi ile Kocaeli ve 360 kişi ile İzmir takip etti. Nüfus yoğunluğu en az olan il ise bir önceki yılda olduğu gibi, kilometrekareye düşen 12 kişi ile Tunceli oldu.
Yüz ölçümü bakımından ilk sırada yer alan Konya’nın nüfus yoğunluğu 57, en küçük yüz ölçümüne sahip Yalova’nın nüfus yoğunluğu ise 310 olarak gerçekleşti.
Tagged : /

Türkiye Hayat Tabloları, 2015-2017

Türkiye’de doğuşta beklenen yaşam süresi 78 yıl oldu
Doğuşta beklenen yaşam süresi, Türkiye geneli için toplamda 78, erkeklerde 75,3 ve kadınlarda 80,8 yıl oldu. Genel olarak kadınlar erkeklerden daha uzun süre yaşamakta olup, doğuşta beklenen yaşam süresi farkı 5,5 yıldır.
Beklenen yaşam süresi 15 yaşındaki kişiler için 64,1 yıl oldu
Çalışma çağının başlangıcı olan 15 yaşındaki kişilerin ortalama kalan yaşam süresi 64,1 yıl oldu. Erkekler için bu süre 61,5 yıl iken, kadınlarda 66,8 yıl oldu.
Beklenen yaşam süresi 30 yaşındaki kişiler için 49,6 yıl oldu
Ülkemizde, 30 yaşında olan bir kişinin kalan yaşam süresi ortalama 49,6 yıl oldu. Erkekler için bu süre 47,1 yıl iken, kadınlarda 52,1 yıl oldu. Bu yaş için kadın ve erkek arasındaki beklenen yaşam süresi farkı 5 yıldır.
Beklenen yaşam süresi 50 yaşındaki kişiler için 30,5 yıl oldu
Türkiye genelinde, 50 yaşında olan bir kişinin kalan yaşam süresi ortalama 30,5 yıl oldu. Erkekler için bu süre 28,2 yıl iken, kadınlarda 32,7 yıl oldu.
Beklenen yaşam süresi 65 yaşındaki kişiler için 17,7 yıl oldu
Ülkemizde, 65 yaşında olan bir kişinin kalan yaşam süresi ise ortalama 17,7 yıl oldu. Erkekler için bu süre 16 yıl iken, kadınlarda 19,2 yıl oldu. Diğer bir ifade ile 65 yaşındaki kadınların erkeklerden ortalama 3,2 yıl daha fazla yaşaması beklenmektedir.
Cinsiyete ve yaşa göre beklenen yaşam süresi, 2015-2017

Doğuşta beklenen yaşam süresinin en yüksek olduğu il Tunceli oldu
Doğuşta beklenen yaşam süresinin en yüksek olduğu il 80,7 yıl ile Tunceli oldu. Tunceli’yi, 80,3 yıl ile Muğla ve 80 yıl ile Trabzon takip etti. Beklenen yaşam süresinin en düşük olduğu il ise 76,1 yıl ile Kilis oldu. Kilis’i 76,8 yıl ile Ağrı ve Kütahya, 76,9 yıl ile de Ardahan ve Gaziantep izledi.
Erkeklerde en uzun yaşam süresine sahip il Muğla oldu
Erkeklerde doğuşta beklenen yaşam süresinin en yüksek olduğu il 77,6 yıl ile Muğla oldu. Muğla’yı 77,4 yıl ile Tunceli ve 77,3 yıl ile Adıyaman izledi. Erkeklerde beklenen yaşam süresinin en düşük olduğu il ise 72,9 yıl ile Kilis oldu. Kilis’i 73,4 yıl ile Şırnak ve 74,1 yıl ile Hakkâri takip etti.
Cinsiyete göre doğuşta beklenen yaşam süresinin en yüksek ve en düşük olduğu 5 il,
2015-2017

Kadınlarda en uzun yaşam süresine sahip il Tunceli oldu
Kadınlarda doğuşta beklenen yaşam süresinin en yüksek olduğu il 84,2 yıl ile Tunceli oldu. Tunceli’yi 83,5 yıl ile Gümüşhane ve 83,4 yıl ile Trabzon izledi. Kadınlarda beklenen yaşam süresinin en düşük olduğu il ise 79,1 yıl ile Kütahya oldu. Kütahya’yı 79,3 yıl ile Ağrı ve 79,5 yıl ile Gaziantep, Van ve Kilis takip etti.
Cinsiyete göre doğuşta beklenen yaşam süresinin en yüksek ve en düşük olduğu 5 il,
2015-2017

İstanbul’da doğuşta beklenen yaşam süresi 78,7 yıl oldu
En fazla nüfusun bulunduğu İstanbul, doğuşta beklenen yaşam süresinde 78,7 yıl ile Türkiye ortalamasının üstünde yer aldı. Bu değer, erkeklerde 75,8 yıl iken, kadınlarda 81,5 yıl oldu.
Ankara’da doğuşta beklenen yaşam süresi 79,4 yıl oldu
Doğuşta beklenen yaşam süresinde Ankara da 79,4 yıl ile Türkiye ortalamasının üstünde yer aldı. Bu değer, erkeklerde 76,7 yıl iken, kadınlarda 81,9 yıl oldu.

Tagged : / / / / / /