Çığ nedir, nasıl oluşur?

Türkiye’de özellikle Doğu Anadolu Bölgesi’nde kar yağışı ile görülen tehlikelerden birisi Çığ olayları…. Peki çığ nedir? Çığ anında ne yapılmalı?

ÇIĞ NEDİR, NASIL OLUŞUR?

Çığ, genellikle bitki örtüsü olmayan engebeli, dağlık ve eğimli arazilerde, vadi yamaçlarında tabakalar halinde birikmiş olan kar kütlesinin iç ve/veya dış kuvvetlerin etkisi ile başlayan bir ilk hareket sonucu (tetiklenen), yamaçtan aşağıya doğru hızla kayması olarak tanımlanır.

Çığ kısaca, kar tabakası veya tabakalarının iç ve dış kuvvetler etkisi ile yamaç eğim yönünde gösterdiği akma hareketidir. Kar tabakalarının birbirlerinden farklı özellikleri olacağından; çığ, bazen diğer bir tabaka üzerinde kayan bir tabaka veya tabakalar ile veya tüm tabakaların zemin üzerinde topluca kaymaları sonucunda oluşur.

TÜRKİYE’DE ÇIĞ

Türkiye’nin özellikle kuzey-kuzeydoğu ve doğu kesimlerinde, çığ olayına uygun topografik ve meteorolojik koşullara sahip dağlık alanlar mevcuttur. Ortalama yüksekliği 1000 m’yi geçen ve çığ oluşumuna uygun alanların yüzölçümü bu bölgeler içinde çok yüksek bir yüzdeye sahiptir. Dağlık alanların, Türkiye yüzölçümünün yaklaşık 1/3’ünü oluşturduğunu düşünecek olursak, çığ olayının meydana geldiği alanların yayılımının ne kadar büyük olduğu anlaşılır. Bu bölgelerde meydana gelen çığlar, yerleşim yerlerini, yolları, turistik tesisleri ve diğer bütün devlet yatırımlarını tehdit etmektedir. Çığ olayının yerleşim yerlerine etkisi her afet türü gibi sosyal ve ekonomik açıdan olmaktadır.

ÇIĞ ANINDA NE YAPILMALI?

Çığ genellikle çok hızlı gelişir ve hareket eder. Bu nedenle, çığın oluşması fark edildikten sonra mümkün olduğunca hızlı ve soğukkanlı olunmalıdır. Çığın başlangıç anından sonra, eğer bina içinde değil dışarıda bulunuyorsanız,

– Çığ başladığında, çığın büyüklüğüne, hızına, patikanın genişliğine, etrafta bulunan araçlara (araba, kayak, kar aracı veya hiçbir şey) ve var olan daha güvenli yerlere (büyük ve sabit kayalar, yamaç aşağı girintiler, vb.) bağlı olarak, o alandan çok hızlı bir şekilde ayrılmaya karar vermek gerekir.

– Çığın daha yavaş ve yüksekliğinin az olduğu kenar kısımlarına ulaşmaya çalışmak,

– Bağırarak veya başka ses kaynaklarını (korna, çan, ıslık, siren) kullanarak, diğer insanları uyarmak,

– Eğer çığa yakalanmamız kesin ise veya o anda kayak yapıyor iseniz, kayak sopalarını (batonlar bileğe bağlı olmamalıdır) ve kayakları çıkarıp atmak, sabit bir ağaç (yeterince güvenilir olmasa da çığın büyüklüğüne göre çare olabilir), kaya veya başka bir cisme tutunmaya çalışmak,

– Kırılmış ağaç ve kaya parçalarından uzak kalmaya veya korunmaya çalışmak,

– Yerden de destek alarak yüzme hareketi yaparak akan karın üstünde kalmaya çalışmak,

– Ağzı sıkıca kapatmak, eğer mümkünse kafa karın altında kaldığı anda uzun süre nefesi tutmaya çalışmak,

– Önerilen diğer bir yöntem de akış sırasında oturma pozisyonu almaktır. Bu yöntemde bacaklar ve kollar birbirlerine yapıştırılır ve çığ durmadan kısa süre önce, bacaklar ile yeri sertçe iterek (eğer zemin altta ise veya zemin üzerindeki kar sertleşmeye başlamış ise) kalkmaya çalışmak. Çünkü çığ durduktan sonra, betonumsu bir özellik kazanacak olan kar içinde, değil kalkmak parmağımızı oynatmak bile imkansızdır.
Çığ durmadan önce mutlaka bir el yüzün önünde (ağız ve burnu kapatacak şekilde), diğer el de başın üstünde (yüzeye doğru uzatarak) tutmak ve kar altında kalınan zaman boyunca bizim için hayati önem taşıyacak olan nefes alınan boşluğu (hava kesesi) genişletmek ve bu arada başı sağa sola çevirmeye çalışmak da fayda vardır. Bu hava kesesi, çok küçük olsa bile ağız ve burnun kar ile dolmaması demektir. Kesenin varlığı, kazazedenin her zaman kurtulma şansının olduğunu ümit etmesini sağlar.

– Karda ses iletimi az olmasına rağmen, eğer yüzeye yakın olunduğu hissedilirse ya da öyle olabileceği varsayımını ihmal etmemek için bağırmak faydalı olabilir.

– Bazı olaylar ve araştırmalar göstermiştir ki, sırt çantası taşıyan insanların çığın topuğu civarında yüzeyde kalma şansları, taşımayanlardan daha fazladır.

Eğer bir aracın içinde bulunuyorsanız;

– Motoru durdurup, ışıkları söndürmeli,

– Araçtaki oksijen miktarını korumak için sigara içmemeli ve kibrit yakmamalı,

– Eğer telsiz varsa çağrı yapmalı ve telsizi alıcı konumunda sürekli açık tutmalı,

– Dışarı ses (korna) ve ışık verecek herhangi bir alet (fener gibi) faydalı olabilir,

– Eğer araçta bir çubuk veya benzeri bir alet var ise, bunu kar içine yukarı doğru batırıp kurtarmaya gelecek olanların çubuğu görmelerini ümit etme şansımız da olabilir

– En son olarak da çevreleyen karı kazmaktır. Ancak, kazarken kişi kendini kesinlikle güvende hissetmiyorsa araç içinde kalmanız daha emniyetlidir.

ÇIĞDAN SONRA NE YAPMALI?

Çığ olduktan sonra, en kısa zamanda ilgili kişi ve kuruluşlara haber verilmelidir. Ancak, afet olduktan sonra ilgili kişilere ulaşılamıyor ise aşağıda verilen telefonlara haber verilmesi, size en kısa zamanda yardımın ulaşmasını sağlayacaktır. Bu numaralar sizde yok ise, hemen şimdi kolay erişebileceğiniz bir yere not ediniz! Bu numaralar;

155 Polis
156 Jandarma
179 Alo Valilik

KAYNAK: NTV
Tagged : /

Hayvansal Üretim İstatistikleri, 2019

Büyükbaş hayvan sayısı bir önceki yıla göre %3,8 artarak 17 milyon 872 bin baş oldu

 

Büyükbaş hayvanlar arasında yer alan sığır sayısı %3,8 artarak 17 milyon 688 bin baş, manda sayısı %3,2 artarak 184 bin 192 baş olarak gerçekleşti.

 

Küçükbaş hayvan sayısı bir önceki yıla göre %5,1 oranında artarak 48 milyon 481 bin baş oldu

 

Küçükbaş hayvanlar arasında yer alan koyun sayısı bir önceki yıla göre %5,9 oranında artarak 37 milyon 276 bin baş, keçi sayısı ise yine bir önceki yıla göre %2,6 oranında artarak 11 milyon 205 bin baş olarak gerçekleşti.

 

Hayvan sayıları ve değişim oranları, 2018-2019

Hayvan sayıları, 2018-2019

 

Toplam süt üretimi bir önceki yıla göre %3,8 artarak 22 milyon 960 bin ton oldu

 

Süt üretiminin %90,5’ini inek sütü, %6,6’sını koyun sütü, %2,5’ini keçi sütü ve %0,3’ünü manda sütü oluşturdu.

 

Toplam süt üretiminin türlerine göre dağılımı (%), 2019

Yapağı,  kıl, tiftik ve bal üretimi arttı, balmumu ve yaş ipek kozası üretimi azaldı

 

Bir önceki yıla göre yapağı üretimi %6,3 artarak 70 588 ton, kıl üretimi %2,7 artarak 6 162 ton ve tiftik üretimi ise %2,3 artarak 380 ton olarak gerçekleşti.

 

Bir önceki yıla göre bal üretimi %1,3 artarak 109 bin 330 ton, balmumu üretimi ise %0,4 azalarak 3 bin  971 ton oldu.

 

İpek böcekçiliği faaliyeti yapan köy sayısı bir önceki yıla göre %2,6 azalarak 675 oldu. İpek böcekçiliğiyle uğraşan hane sayısı da %6,7 oranında azalarak 2 bin 062 adet oldu. Açılan tohum kutusu sayısı bir önceki yıla göre %5,6 azalarak 5 bin 890 adet, yaş ipek kozası ise bir önceki yıla göre %4,4 azalarak 90 ton olarak gerçekleşti.

 

Diğer hayvansal ürünlere ait yıllık değişim oranları (%), 2019

Bu konu ile ilgili bir sonraki haber bülteninin yayımlanma tarihi 07 Ağustos 2020’dir.
                                                                                                                                                                                              
AÇIKLAMALAR

 

Büyükbaş, küçükbaş ve kümes hayvanları sayıları (tavuk, hindi, ördek, kaz)  ile arıcılıkla ilgili bilgiler doğrudan Tarım ve Orman Bakanlığı (TOB) vasıtasıyla ilçe detayında İstatistik Veri Ağı (İVA) sistemi aracılığıyla derlenmektedir. İVA, TOB bünyesinde kurulmuş bir veri giriş sistemi olup, bu sisteme veriler elektronik ortamda TOB il ve ilçe teşkilatlarındaki sorumlu personeller tarafından girilmektedir. İpekböcekçiliği ile ilgili veriler 2015 yılından itibaren TOB vasıtasıyla derlenmeye başlamıştır.

Süt, yapağı, kıl ve tiftik üretim miktarları türev değişkenler olup, İVA üzerinden derlenen verilerden uluslararası metodolojiler çerçevesinde Türkiye İstatistik Kurumu tarafından hesaplanmaktadır.

Bu bülten kapsamındaki canlı hayvan sayılarına ait veriler Aralık 2019 sonu itibariyle olup hayvansal ürünlere ait veriler ise Ocak-Aralık 2019 dönemi içindeki toplam üretimi kapsamaktadır.

Kaynak : TÜİK
Tagged : /

Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi Sonuçları, 2019

Türkiye nüfusu 83 milyon 154 bin 997 kişi oldu

 

Türkiye’de ikamet eden nüfus, 31 Aralık 2019 tarihi itibarıyla bir önceki yıla göre 1 milyon 151 bin 115 kişi artarak 83 milyon 154 bin 997 kişiye ulaştı. Erkek nüfus 41 milyon 721 bin 136 kişi olurken, kadın nüfus 41 milyon 433 bin 861 kişi oldu. Diğer bir ifadeyle toplam nüfusun %50,2’sini erkekler, %49,8’ini ise kadınlar oluşturdu.

 

Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre ülkemizde ikamet eden yabancı nüfus(1) bir önceki yıla göre 320 bin 146 kişi artarak 1 milyon 531 bin 180 kişi oldu. Bu nüfusun %50,8’ini erkekler, %49,2’sini kadınlar oluşturdu.

 

Nüfus artış hızı, binde 13,9 oldu

 

Yıllık nüfus artış hızı 2018 yılında binde 14,7 iken, 2019 yılında binde 13,9 oldu.

 

Nüfus ve yıllık nüfus artış hızı, 2007-2019

İl ve ilçe merkezlerinde yaşayanların oranı %92,8 oldu

 

Türkiye’de 2018 yılında %92,3 olan il ve ilçe merkezlerinde yaşayanların oranı, 2019 yılında %92,8 oldu. Diğer yandan belde ve köylerde yaşayanların oranı %7,7’den %7,2’ye düştü.

 

İstanbul’un nüfusu 15 milyon 519 bin 267 kişi oldu

 

İstanbul’un nüfusu, bir önceki yıla göre 451 bin 543 kişi artarak 15 milyon 519 bin 267 kişiye ulaştı. Türkiye nüfusunun %18,66’sının ikamet ettiği İstanbul’u, 5 milyon 639 bin 76 kişi ile Ankara, 4 milyon 367 bin 251 kişi ile İzmir, 3 milyon 56 bin 120 kişi ile Bursa ve 2 milyon 511 bin 700 kişi ile Antalya izledi.

 

En fazla nüfusa sahip ilk 5 ilin cinsiyete göre dağılımı, 2019

 

Nüfusu en az olan il 84 bin 660 kişi ile Tunceli oldu

 

Tunceli, 84 bin 660 kişi ile en az nüfusa sahip olan il oldu. Tunceli’yi, 84 bin 843 kişi ile Bayburt, 97 bin 319 kişi ile Ardahan, 142 bin 490 kişi ile Kilis ve 164 bin 521 kişi ile Gümüşhane takip etti.

 

En az nüfusa sahip ilk 5 ilin cinsiyete göre dağılımı, 2019

Nüfus piramidindeki yapısal değişim devam etti

 

Nüfus piramitleri, nüfusun yaş ve cinsiyet yapısında meydana gelen değişimi gösteren grafikler olarak tanımlanmaktadır. Türkiye’nin 2007 ve 2019 yılı nüfus piramitleri karşılaştırıldığında, doğurganlık ve ölümlülük hızlarındaki azalmaya bağlı olarak, yaşlı nüfusun arttığı ve ortanca yaşın yükseldiği görülmektedir.

 

Nüfus piramidi, 2007, 2019

Türkiye nüfusunun ortanca yaşı 32,4’e yükseldi

 

Ortanca yaş, yeni doğan bebekten en yaşlıya kadar nüfusu oluşturan kişilerin yaşları küçükten büyüğe doğru sıralandığında ortada kalan kişinin yaşıdır. Ortanca yaş aynı zamanda nüfusun yaş yapısının yorumlanmasında kullanılan önemli göstergelerden biridir.

 

Türkiye’de 2018 yılında 32 olan ortanca yaş, 2019 yılında 32,4’e yükseldi. Cinsiyete göre incelendiğinde, ortanca yaşın erkeklerde 31,4’ten 31,7’ye, kadınlarda ise 32,7’den 33,1’e yükseldiği görüldü.

 

Cinsiyete göre ortanca yaş, 2007-2019

Ortanca yaşı en yüksek olan il Sinop, en düşük olan il Şanlıurfa oldu

 

Ortanca yaşın illere göre dağılımına bakıldığında, Sinop’un 40,8 ile en yüksek ortanca yaş değerine sahip olduğu görüldü. Sinop’u 40,2 ile Balıkesir ve 39,9 ile Giresun izledi. Diğer yandan 20,1 ile Şanlıurfa en düşük ortanca yaşa sahip il oldu. Şanlıurfa’yı 20,9 ile Şırnak ve 21,8 ile Ağrı takip etti.

 

Kadınlarda ve erkeklerde en yüksek ortanca yaşa sahip il Sinop oldu

 

Ortanca yaşın illere ve cinsiyete göre dağılımı incelendiğinde, erkeklerde 39,5 ile Sinop en yüksek ortanca yaşa sahip olan il olurken, 19,7 ile Şanlıurfa en düşük ortanca yaşa sahip olan il oldu. Kadınlarda 42,1 ile Sinop yine en yüksek ortanca yaş değerine sahip olan il olurken, Şırnak 20,5 ile en düşük ortanca yaş değerine sahip olan il oldu.

 

En yüksek ve en düşük ortanca yaşa sahip ilk 5 ilin cinsiyete göre dağılımı, 2019

Çalışma çağındaki nüfusun oranı %67,8 oldu

 

Çalışma çağı olarak tanımlanan 15-64 yaş grubundaki nüfusun oranı, 2007 yılında %66,5 iken 2019 yılında %67,8’e yükseldi. Diğer yandan çocuk yaş grubu olarak tanımlanan 0-14 yaş grubundaki nüfusun oranı %26,4’ten %23,1’e gerilerken, 65 ve daha yukarı yaştaki nüfusun oranı ise %7,1’den %9,1’e yükseldi.

 

Yaş gruplarına göre nüfus oranı, 2007, 2019

Toplam yaş bağımlılık oranı arttı

 

Çalışma çağındaki birey başına düşen çocuk ve yaşlı birey sayısını gösteren toplam yaş bağımlılık oranı, 2018 yılında %47,4 iken 2019 yılında %47,5’e yükseldi.

 

Ekonomik olarak aktif olan birey başına düşen çocuk sayısını ifade eden çocuk bağımlılık oranı, %34,5’ten, %34,1’e gerilerken, çalışan birey başına düşen yaşlı birey sayısını ölçen yaşlı bağımlılık oranı ise %12,9’dan %13,4’e yükseldi. Diğer bir ifadeyle, Türkiye’de 2019 yılında, çalışma çağındaki 100 kişi, 34,1 çocuğa ve 13,4 yaşlıya bakmaktadır.

 

Yaş bağımlılık oranları, 2015-2019

Türkiye’de kilometrekareye 108 kişi düşerken İstanbul’da 2 bin 987 kişi düştü

 

Nüfus yoğunluğu olarak tanımlanan “bir kilometrekareye düşen kişi sayısı”, Türkiye genelinde 2018 yılına göre 1 kişi artarak 108 kişiye yükseldi. İstanbul, kilometrekareye düşen 2 bin 987 kişi ile nüfus yoğunluğu en yüksek olan ilimiz oldu. İstanbul’dan sonra 541 kişi ile Kocaeli ve 364 kişi ile İzmir nüfus yoğunluğu en yüksek olan iller oldu.

 

Diğer yandan nüfus yoğunluğu en az olan il ise bir önceki yılda olduğu gibi, kilometrekareye düşen 11 kişi ile Tunceli oldu. Tunceli’yi 20 kişi ile Ardahan ve Erzincan illeri izledi.

 

Yüz ölçümü büyüklüğünde ilk sırada yer alan Konya’nın nüfus yoğunluğu 57, en küçük yüz ölçümüne sahip Yalova’nın nüfus yoğunluğu ise 320 olarak gerçekleşti.

 

Bu konu ile ilgili bir sonraki haber bülteninin yayımlanma tarihi Şubat 2021’dir.

_____________________________________________________________________________________________________

AÇIKLAMALAR

 

Yerleşim yeri nüfusları, İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü tarafından güncellenen ADNKS’den alınan nüfusla birlikte, kurumsal yerlerde kalan nüfus dikkate alınarak hesaplanmıştır. Kışla, cezaevi, huzurevi, üniversite öğrenci yurtları vb. kurumsal yerlerde kalanlar, uluslararası tanım gereği ikamet adreslerinin bulunduğu yerleşim yeri nüfusuna değil, kurumsal yerlerin bulunduğu yerleşim yeri nüfusuna dâhil edilmiştir.

 

Ayrıca il, ilçe, belediye, köy ve mahallelere göre nüfuslar belirlenirken, 31 Aralık 2019 tarihli Ulusal Adres Veri Tabanı kayıtları kullanılmıştır.

 

(1) Yabancı uyruklu nüfus kapsamında; referans tarihinde geçerli ikamet veya çalışma iznine sahip kişiler, uluslararası koruma kimlik belgesi gibi ikamet izni yerine geçen kimlik belgesi olan ve referans tarihinde geçerli adres beyanı olan kişiler ve izinle Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından çıkmış referans tarihinde geçerli adres beyanı olan mavi kart hamili kişiler değerlendirilmiştir. Kurs, turizm, bilimsel araştırma vb. nedenlerle 3 aydan kısa süreli vize veya ikamet iznine sahip yabancılar ile geçici koruma statüsüyle ülkede bulunan Suriyeliler nüfusa dâhil değildir.
Kaynak : TÜİK
Tagged : / /

Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması Bölgesel Sonuçları, 2018

En yüksek gelir TR10 (İstanbul) Bölgesine ait oldu

Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması 2018 yılı sonuçlarına ilişkin gelir bilgileri, bir önceki takvim yılı olan 2017 yılını referans almaktadır. Gelir hesaplamalarında, haneleri karşılaştırılabilir hale getirmek için hanehalkı büyüklüğü ve kompozisyonu dikkate alınarak elde edilen eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert geliri kullanılmaktadır.

Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye’de ortalama yıllık eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert geliri 2018 yılında 24 bin 199 TL iken, İBBS 2. Düzey bölgeleri itibarıyla en yüksek olduğu bölge, 34 bin 912 TL ile TR10 (İstanbul) Bölgesi oldu. Bu bölgeyi, 29 bin 952 TL ile TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) Bölgesi ve 29 bin 847 TL ile TR51 (Ankara) Bölgesi izledi.

Ortalama yıllık eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert gelirinin en düşük olduğu bölgeler ise 10 bin 965 TL ile TRB2 (Van, Muş, Bitlis, Hakkari), 11 bin 204 TL ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) ve 11 bin 357 TL ile TRC2 (Şanlıurfa, Diyarbakır) şeklinde sıralandı.

Ortalama yıllık eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert geliri, İBBS 2. Düzey, 2018

Gelir eşitsizliği en düşük bölge TRB1 (Malatya, Elazığ, Bingöl, Tunceli) oldu

Gelir dağılımı eşitsizliği ölçütlerinden olan Gini katsayısı, sıfıra yaklaştıkça gelir dağılımında eşitliği, bire yaklaştıkça gelir dağılımında bozulmayı ifade etmektedir.

Gini katsayısı Türkiye’de 2018 yılı itibarıyla 0,408 iken, bu değerin en düşük olduğu bölgeler; 0,305 ile TRB1 (Malatya, Elazığ, Bingöl, Tunceli), 0,308 ile TR81 (Zonguldak, Karabük, Bartın) ve 0,313 ile TRA1 (Erzurum, Erzincan, Bayburt) bölgeleri oldu.

Gini katsayısının en yüksek olduğu bölgeler ise 0,444 ile TR10 (İstanbul), 0,402 ile TR62 (Adana, Mersin) ve 0,401 ile TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) oldu.

P80/P20 oranı en yüksek bölge TR10  (İstanbul) oldu

P80/P20 oranı, en yüksek gelire sahip yüzde 20’lik grubun gelirinin en düşük gelire sahip yüzde 20’lik grubun gelirine oranı şeklinde hesaplanmaktadır. Buna göre 2018 yılında Türkiye’deki en zengin yüzde 20’lik grubun geliri en yoksul yüzde 20’lik grubun gelirinin 7,8 katı oldu.

P80/P20 oranının en yüksek olduğu bölgeler; 8,6 ile TR10 (İstanbul), 7,2 ile TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) ve 7,1 ile TR62 (Adana, Mersin) oldu. Bu oranın en düşük olduğu bölgeler ise 4,5 ile TRB1 (Malatya, Elazığ, Bingöl, Tunceli), TRA1 (Erzurum, Erzincan, Bayburt), TR81 (Zonguldak, Karabük, Bartın), 5 ile TRC1 (Gaziantep, Adıyaman, Kilis) ve 5,1 ile TR32 (Aydın, Denizli, Muğla), TR33 (Manisa, Afyon, Kütahya, Uşak) ve TR42 (Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu, Yalova) bölgeleri oldu.

Göreli yoksulluk oranı en düşük bölge TRC1 (Gaziantep, Adıyaman, Kilis) oldu

Her bölge için eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50’si temelinde hesaplanan yoksulluk sınırına göre, gelire dayalı göreli yoksulluk oranının en yüksek olduğu bölgeler; %13,5 ile TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli), %12,7 ile TR10 (İstanbul) ve TR62 (Adana, Mersin) ve %12,4 ile TR82 (Kastamonu, Çankırı, Sinop) oldu.

Göreli yoksulluk oranının en düşük olduğu bölgeler ise %5 ile TRC1 (Gaziantep, Adıyaman, Kilis), %7,2 ile TR81 (Zonguldak, Karabük, Bartın) ve %7,7 ile TRB1 (Malatya, Elazığ, Bingöl, Tunceli) bölgeleri şeklinde sıralandı.

Medyan gelirin yüzde 50’si temelinde göreli yoksulluk oranı, (%), İBBS 2. Düzey, 2018

Diğer bir yoksulluk sınırı olan medyan gelirin yüzde 60’ı dikkate alınarak hesaplanan gelire dayalı göreli yoksulluk oranının en yüksek olduğu bölgeler; %21 ile TR10 (İstanbul), %20,4 ile TR62 (Adana, Mersin) ve %20,1 ile TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) oldu. Bu oranın en düşük olduğu bölgeler ise %11,9 ile TR81 (Zonguldak, Karabük, Bartın), %13,2 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) ve %13,4 ile TRB1 (Malatya, Elazığ, Bingöl, Tunceli) bölgeleri oldu.

Tagged :

Dış Ticaret İstatistikleri, Mayıs 2019

İhracat %12,1 arttı, ithalat %19,3 azaldı

Türkiye İstatistik Kurumu ile Ticaret Bakanlığı işbirliğiyle oluşturulan geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat 2019 yılı Mayıs ayında, 2018 yılının aynı ayına göre %12,1 artarak 15 milyar 981 milyon dolar, ithalat %19,3 azalarak 17 milyar 819 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Dış ticaret açığı %76,5 azaldı

Mayıs ayında dış ticaret açığı %76,5 azalarak 1 milyar 838 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2018 Mayıs ayında %64,6 iken, 2019 Mayıs ayında %89,7’ye yükseldi.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ihracat %8,1 arttı

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; 2019 Mayıs ayında bir önceki aya göre ihracat %8,1 arttı, ithalat %4,1 azaldı. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise; 2019 yılı Mayıs ayında önceki yılın aynı ayına göre ihracat %12 arttı, ithalat %19,7 azaldı.

En fazla ihracat yapılan ülke Almanya oldu

Almanya’ya yapılan ihracat 2019 Mayıs ayında 1 milyar 467 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla 857 milyon dolar ile İtalya, 853 milyon dolar ile Birleşik Krallık ve 784 milyon dolar ile ABD takip etti. Rusya’dan yapılan ithalat, 2019 yılı Mayıs ayında 1 milyar 890 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla 1 milyar 623 milyon dolar ile Çin, 1 milyar 619 milyon dolar ile Almanya ve 1 milyar 3 milyon dolar ile ABD  izledi.

Yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ihracatı içindeki payı %3,4 oldu

Teknoloji yoğunluğuna göre dış ticaret verileri, ISIC Rev.3 sınıflaması içinde yer alan imalat sanayi ürünlerini kapsamaktadır. Mayıs ayında ISIC Rev.3’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı %94,8’dir. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı %3,4’tür. İmalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı %75,2’dir. Mayıs ayında yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı %15’tir.

Genel ticaret sistemine göre ihracat 16 milyar 803 milyon dolar oldu

Genel ticaret sistemine göre ihracat 2019 yılı Mayıs ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %11,4 artarak 16 milyar 803 milyon dolar, ithalat ise %20,1 azalarak 18 milyar 541 milyon dolar olarak gerçekleşti. Söz konusu ayda ihracatın ithalatı karşılama oranı %90,6 oldu.

Tagged : /

İşgücü İstatistikleri, Mart 2019

İşsizlik oranı %14,1 seviyesinde gerçekleşti  

Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2019 yılı Mart döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 1 milyon 334 bin kişi artarak 4 milyon 544 bin kişi oldu. İşsizlik oranı 4 puanlık artış ile %14,1 seviyesinde gerçekleşti. Aynı dönemde; tarım dışı işsizlik oranı 4,2 puanlık artış ile %16,1 olarak tahmin edildi. Genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı 7,5 puanlık artış ile %25,2 olurken,15-64 yaş grubunda bu oran 4 puanlık artış ile %14,3 olarak gerçekleşti.

İstihdam oranı %45,4 oldu

İstihdam edilenlerin sayısı 2019 yılı Mart döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre 704 bin kişi azalarak 27 milyon 795 bin kişi, istihdam oranı ise 1,7 puanlık azalış ile %45,4 oldu.

Bu dönemde, tarım sektöründe çalışan sayısı 240 bin, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı 464 bin kişi azaldı. İstihdam edilenlerin %17,3’ü tarım, %19,7’si sanayi, %5,5’i inşaat, %57,4’ü ise hizmet sektöründe yer aldı. Önceki yılın aynı dönemi ile karşılaştırıldığında tarım sektörünün istihdam edilenler içindeki payı 0,4 puan, inşaat sektörünün payı 1,8 puan azalırken, hizmet sektörünün payı 2,1 puan arttı. Sanayi sektörünün istihdam edilenler içindeki payı ise değişim göstermedi.

İşgücüne katılma oranı %52,9 olarak gerçekleşti

İşgücü 2019 yılı Mart döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre 630 bin kişi artarak 32 milyon 339 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,5 puanlık artış ile  %52,9 olarak gerçekleşti. Aynı dönemler için yapılan kıyaslamalara göre; erkeklerde işgücüne katılma oranı 0,1 puanlık azalış ile %71,7, kadınlarda ise 1 puanlık artışla %34,4 olarak gerçekleşti.

Mevsim etkisinden arındırılmamış temel işgücü göstergeleri, Mart 2018, Mart 2019

Kayıt dışı çalışanların oranı %33,9 olarak gerçekleşti

Mart 2019 döneminde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 1,5 puan artarak %33,9 olarak gerçekleşti. Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı ise bir önceki yılın aynı dönemine göre 1,2 puan artarak %23,1 oldu.

Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam oranı %46,0, işsizlik oranı %13,7 oldu

Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam bir önceki döneme göre 72 bin kişi artarak 28 milyon 146 bin kişi olarak tahmin edildi. İstihdam oranı 0,1 puan artarak %46,0 oldu.

Mevsim etkisinden arındırılmış işsiz sayısı bir önceki döneme göre 68 bin kişi artarak 4 milyon 487 bin kişi olarak gerçekleşti. İşsizlik oranı 0,1 puan artarak %13,7 oldu.

Mevsim etkisinden arındırılmış işgücüne katılma oranı 0,1 puan artarak %53,3 olarak gerçekleşti. Ekonomik faaliyete göre istihdam edilenlerin sayısı, tarım sektöründe 5 bin, inşaat sektöründe 53 bin kişi azalırken, sanayi sektöründe 94 bin, hizmet sektöründe 37 bin kişi arttı.

Mevsim etkisinden arındırılmış temel işgücü göstergeleri, Mart 2018 – Mart 2019

Tagged : /

Su Ürünleri, 2018

Su ürünleri üretimi 2018 yılında %0,3 azaldı
Su ürünleri üretimi 2018 yılında bir önceki yıla göre %0,3 azalarak 628 bin 631 ton olarak gerçekleşti. Üretimin %35,3’ünü deniz balıkları, %9,9’unu diğer deniz ürünleri, %4,8’ini iç su ürünleri ve %50’sini yetiştiricilik ürünleri oluşturdu.
Su ürünleri avcılığı 2018 yılında %11,4 azalırken, yetiştiricilik %13,8 arttı
Avcılıkla yapılan üretim 314 bin 094 ton olurken, yetiştiricilik üretimi ise 314 bin 537 ton olarak gerçekleşti. Deniz ürünleri avcılığı bir önceki yıla göre %11,9, iç su ürünleri avcılığı %6,2 azaldı.
Yetiştiricilik üretiminin %33,4’ü iç sularda, %66,6’sı denizlerde gerçekleşti.

Deniz ürünleri avcılığı ile yapılan üretimde ilk sırayı %31,5’lik oran ile Doğu Karadeniz Bölgesi aldı. Bu bölgeyi %30,6 ile Batı Karadeniz, %18,4 ile Marmara, %15 ile Ege ve %4,5 ile Akdeniz Bölgesi izledi.

Kişi başına ortalama balık tüketimi 2018 yılında %11,8 arttı
Kişi başına ortalama balık tüketimi 2017 yılında 5,49 kg olarak gerçekleşirken, 2018 yılında %11,8 artarak 6,14 kg olarak gerçekleşti.
Avlanan deniz ürünleri miktarı, 2018
Tagged :

Ölüm İstatistikleri, 2018

Türkiye’de 2018 yılında ölen kişi sayısı 426 bin 106 oldu

 

Ölüm sayısı revize edilen 2017 yılında 426 bin 504 iken 2018 yılında %0,1 azalarak 426 bin 106 kişi oldu. Ölenlerin %54,6’sını erkekler, %45,4’ünü kadınlar oluşturdu.

 

Kaba ölüm hızı binde 5,2 oldu

 

Bin kişi başına düşen ölüm sayısını ifade eden kaba ölüm hızı, 2017 yılında binde 5,3 iken 2018 yılında binde 5,2 oldu. Diğer bir ifade ile 2018 yılında bin kişi başına 5,2 ölüm düştü.

 

Bebek ölüm hızı binde 9,3 oldu

 

Bebek ölüm sayısı, 2017 yılında 12 bin 118 iken 2018 yılında 11 bin 629 oldu. Bin canlı doğum başına düşen bebek ölüm sayısını ifade eden bebek ölüm hızı, 2017 yılında binde 9,4 iken 2018 yılında binde 9,3 oldu. Diğer bir ifade ile 2018 yılında bin canlı doğum başına 9,3 bebek ölümü düştü.

 

Bebek ölüm hızının en yüksek olduğu il binde 15,3 ile Gaziantep oldu

 

Bebek ölüm hızı illere göre incelendiğinde, 2018 yılında bebek ölüm hızının en yüksek olduğu il binde 15,3 ile Gaziantep oldu. Bu ili binde 14,9 ile Mardin, binde 14,5 ile Şırnak ve Kilis izledi. Bebek ölüm hızının en düşük olduğu il ise binde 5 ile Tunceli oldu. Bu ili binde 5,1 ile Kırklareli ve Çanakkale, binde 6,4 ile Giresun ve Edirne izledi.
Bebek ölüm hızının en yüksek ve en düşük olduğu ilk 5 il, 2017, 2018

 

Ölen bebeklerin %65,3’ü bir ayını, %87,5’i ise beş ayını tamamlayamadan öldü
Bir ayını tamamlayamadan ölen bebeklerin oranı 2017 yılında %64,9 iken 2018 yılında %65,3 oldu. Ölen bebeklerin 2018 yılında %12,7’sinin ilk gün, %31,5’inin 1-6 günlükken, %21,1’inin ise 7-29 günlükken yaşamını yitirdiği görüldü. Ölen bebeklerden 1-4 aylıkken yaşamını yitirenlerin oranı ise %22,2 oldu.

 

Günlük ve aylık bebek ölümleri, 2017, 2018

 

Beş yaş altı ölüm hızı binde 11,4 oldu
Doğumdan sonraki beş yıl içinde ölme olasılığını ifade eden beş yaş altı ölüm hızı, 2018 yılında bir önceki yıla göre değişim göstermeyerek binde 11,4 oldu.

 

Ölümle sonuçlanan intihar sayısı 2018 yılında 3 bin 161 kişi oldu
Ölümle sonuçlanan intihar sayısı 2017 yılında 3 bin 168 iken 2018 yılında 3 bin 161 kişi oldu. İntihar edenlerin %75,6’sını erkekler, %24,4’ünü ise kadınlar oluşturdu.

 

Kaba intihar hızı düştü
Yüz bin nüfus başına düşen intihar sayısını ifade eden kaba intihar hızı, 2017 yılında yüz binde 3,94 iken 2018 yılında yüz binde 3,88’e düştü. Diğer bir ifade ile 2018 yılında her yüz bin kişiden yaklaşık dördü intihar etti.
Kaynak : Tüik
Tagged : / / / /

Doğum İstatistikleri, 2018

Canlı doğan bebek sayısı 1 milyon 248 bin 847 oldu

 

Canlı doğan bebek sayısı revize edilen 2017 yılı verisine göre 1 milyon 295 bin 784 iken 2018  yılında  1 milyon 248 bin 847 oldu. Canlı doğan bebeklerin %51,3’ü erkek, %48,7’si kız oldu.

 

Toplam doğurganlık hızı 1,99 çocuk oldu

 

Toplam doğurganlık hızı, bir kadının doğurgan olduğu dönem olan 15-49 yaş grubunda doğurabileceği ortalama çocuk sayısını ifade etmektedir.

 

Toplam doğurganlık hızı, 2017 yılında 2,07 çocuk iken 2018 yılında 1,99 çocuk olarak gerçekleşti. Yani, bir kadının doğurgan olduğu dönem boyunca doğurabileceği ortalama çocuk sayısı 1,99 oldu. Bu durum, doğurganlığın nüfusun yenilenme düzeyi olan 2,10’nun altında kaldığını gösterdi.

 

Doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 4,13 çocuk ile Şanlıurfa oldu

 

Toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 2018 yılında 4,13 çocuk ile Şanlıurfa oldu. Bu ili 3,6 çocuk ile Şırnak, 3,26 çocuk ile Ağrı ve 3,23 çocuk ile Muş izledi. Toplam doğurganlık hızının en düşük olduğu il ise 1,3 çocuk ile Gümüşhane oldu. Bu ili 1,43 çocuk ile Kütahya, Zonguldak ve Edirne izledi.
Toplam doğurganlık hızının en yüksek ve en düşük olduğu 10 il, 2018
Kaba doğum hızı binde 15,3 oldu
Kaba doğum hızı, bin nüfus başına düşen canlı doğum sayısını ifade etmektedir. Kaba doğum hızı, 2017 yılında binde 16,1 iken 2018 yılında binde 15,3 oldu. Diğer bir ifade ile 2017 yılında bin nüfus başına 16,1 doğum düşerken, 2018 yılında 15,3 doğum düştü.
Kaba doğum hızının en yüksek olduğu il binde 31,3 ile Şanlıurfa oldu
Kaba doğum hızı illere göre incelendiğinde, 2018 yılında kaba doğum hızının en yüksek olduğu il binde 31,3 ile Şanlıurfa oldu. Bu ili binde 27,2 ile Şırnak, binde 25,7 ile Muş ve binde 25,3 ile Ağrı izledi. Kaba doğum hızının en düşük olduğu il ise binde 9,5 ile Edirne oldu. Bu ili binde 9,7 ile Zonguldak, binde 9,9 ile Giresun, Gümüşhane, Kırklareli, Bartın ve Kastamonu izledi.

 

En yüksek yaşa özel doğurganlık hızı 25-29 yaş grubunda görüldü

 

Yaşa özel doğurganlık hızı, belli bir yaş grubunda bin kadın başına düşen ortalama canlı doğan çocuk sayısını ifade etmektedir.

 

Yaş grubuna göre doğurganlık hızı incelendiğinde, en yüksek yaşa özel doğurganlık hızı 25-29 yaş grubunda görüldü. Bu yaş grubundaki doğurganlık hızı 2013 yılında binde 130 iken 2018 yılında binde 128 oldu. Diğer bir ifadeyle, 2018 yılında 25-29 yaş grubundaki her bin kadın başına 128 doğum düştü.
Yaşa özel doğurganlık hızı, 2013, 2018
Adölesan doğurganlık hızı düştü
Adölesan doğurganlık hızı, 15-19 yaş grubunda bin kadın başına düşen ortalama canlı doğan çocuk sayısını ifade etmektedir. Adölesan doğurganlık hızı, 2013 yılında binde 29 iken 2018 yılında binde 19’a düştü. Diğer bir ifadeyle, 2018 yılında 15-19 yaş grubundaki her bin kadın başına 19 doğum düştü.
Tagged :

İstatistiklerle Gençlik, 2018

Türkiye nüfusunun %15,8’ini genç nüfus oluşturdu
Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre; Türkiye toplam nüfusu 2018 yılı sonu itibariyle 82 milyon 3 bin 882 iken 15-24 yaş grubundaki genç nüfus 12 milyon 971 bin 396 oldu. Genç nüfus, toplam nüfusun %15,8’ini oluşturdu. Genç nüfusun, %51,2’sini erkek nüfus, %48,8’ini ise kadın nüfus oluşturdu.
Nüfus projeksiyonlarına göre, genç nüfus oranının 2040 yılında %13,4, 2060 yılında %11,8 ve 2080 yılında %11,1 olacağı öngörüldü.
Genç nüfus oranının en yüksek olduğu il Hakkari oldu
ADNKS sonuçlarına göre; 2018 yılında genç nüfus oranının en yüksek olduğu il, %25,4 ile Hakkari oldu. Bu ili, %23,5 ile Şırnak ve %22,7 ile Siirt izledi. Genç nüfus oranının en düşük olduğu iller ise sırasıyla; %12,8 ile Muğla, %13 ile Balıkesir ve %13,5 ile İzmir oldu.Genç nüfus oranının en yüksek ve en düşük olduğu ilk 5 il, 2018
Kadınlarda yükseköğretimde net okullaşma oranı %47,4’e yükseldi
Türkiye’de 2016/’17 öğretim yılında %41,7 olan yükseköğretim net okullaşma oranı, 2017/’18 öğretim yılında %45,6’ya yükseldi. Yükseköğretim net okullaşma oranı cinsiyete göre incelendiğinde; erkeklerde bu oran %39,6’dan %44’e yükselirken kadınlarda %43,9’dan %47,4’e yükseldi.
Gençlerde işsizlik oranı %20,3 oldu
Hanehalkı işgücü araştırması sonuçlarına göre; gençlerde işsizlik oranı, 2017 yılında %20,8 iken 2018 yılında %20,3 olarak gerçekleşti. Genç erkeklerde işsizlik oranı bir önceki yıla göre 0,2 puan azalarak %17,6 olurken, genç kadınlarda bu oran bir önceki yıla göre 0,8 puan azalarak %25,3 oldu.Ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerin oranı 2018 yılında %24,5 oldu. Bu oran genç erkeklerde %15,6, genç kadınlarda ise %33,6 oldu.
İstihdamdaki gençlerin %53,3’ü hizmet sektöründe yer aldı
Hanehalkı işgücü araştırması sonuçlarına göre; gençlerde istihdam oranı bir önceki yıla göre incelendiğinde; gençlerin istihdam oranı 2018 yılında 0,7 puan artarak %35 oldu. Cinsiyete göre incelendiğinde; istihdam oranının genç erkeklerde 1 puan artarak %46,4 ve genç kadınlarda ise 0,4 puan artarak %23,4 olduğu görüldü.Genç istihdamı sektörlere göre incelendiğinde ise; istihdam edilen gençlerin %16,6’sının tarım sektöründe; %30’unun sanayi sektöründe; %53,3’ünün ise hizmet sektöründe yer aldığı görüldü. İstihdam edilen genç erkeklerin %14,1’inin tarım sektöründe, %36’sının sanayi sektöründe, %49,9’unun hizmet sektöründe yer aldığı görülürken genç kadınların %21,8’inin tarım, %17,9’unun sanayi, %60,4’ünün ise hizmet sektöründe yer aldığı görüldü.
Gençlerde dışsal yaralanma ve zehirlenme nedeniyle ölümler daha fazla oldu
Ölüm nedeni istatistikleri sonuçlarına göre; 2018 yılında 15 ve üzeri yaştaki bireylerin ölüm nedenleri incelendiğinde; ölüm vakalarının %40,2’sinin dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle oluştuğu görülürken gençlerde ise ölüm vakalarının %48,8’inin dışsal yaralanma ve zehirlenme nedeniyle oluştuğu görüldü. Dışsal yaralanma ve zehirlenme nedeniyle ölüm oranı, genç erkeklerde %54,9 iken genç kadınlarda %32,9 oldu.Gençlerde iyi huylu ve kötü huylu tümörler nedeniyle gerçekleşen ölüm oranı %12,1 olurken bu oran genç erkeklerde %10,7, genç kadınlarda ise %15,7 olarak gerçekleşti.
Genel sağlık durumundan memnun olan gençlerin oranı %85,5 oldu
Yaşam memnuniyeti araştırması sonuçlarına göre; 2018 yılında, 18 ve üzeri yaştaki bireylerden genel sağlık durumundan memnun olduğunu beyan edenlerin oranı %70,3 oldu. Genel sağlık durumundan memnun olduğunu beyan eden genç bireylerin oranı %85,5 olurken bu oran genç erkeklerde %86,9, genç kadınlarda ise %84 oldu.
Gençlerde İnternet kullanım oranı %93 oldu
Hanehalkı bilişim teknolojileri kullanım araştırması sonuçlarına göre; İnternet kullanım oranı 16-24 yaş grubundaki gençler için 2017 yılında %90 iken 2018 yılında %93’e yükseldi. İnternet kullanım oranı, 2018 yılında genç erkeklerde bir önceki yıla göre 3,6 puan artarak %96,9, genç kadınlarda ise 2,3 puan artarak %89 oldu.
Gençlerin %55,4’ü mutlu olduğunu belirtti
Yaşam memnuniyeti araştırması sonuçlarına göre; 2018 yılında kendisini mutlu olarak beyan eden 18-24 yaş grubundaki gençlerin oranı %55,4 oldu. Mutluluk oranı, 2018 yılında genç erkeklerde %53,5, genç kadınlarda ise %57,2 olarak gerçekleşti.
Gençlerin mutluluk kaynağında sağlık ilk sırada yer aldı
Yaşam memnuniyeti araştırması sonuçlarına göre; 2018 yılında gençlerin mutluluk kaynağı olan değerlerinde ilk sırayı %50,5 ile sağlık aldı. Bunu, %20 ile başarı, %18,9 ile sevgi izledi. Genç erkeklerde ve kadınlarda mutluluk kaynağı olan değerlerde ilk sıra değişmezken ikinci sırada erkeklerde %23,8 ile başarı, kadınlarda %23 ile sevgi yer aldı. Erkeklerin mutluluk kaynağı olan değerlerde üçüncü sırayı %14,9 ile sevgi, kadınlarda ise üçüncü sırayı %16,1 ile başarı aldı.
Gençlerin %76’sı işinden memnun olduğunu belirtti
Yaşam memnuniyeti araştırması sonuçlarına göre; 2018 yılında gençlerin %76’sı çalıştığı işinden memnunken %48,7’si elde ettiği kazancından memnun oldu. Genç erkeklerde çalışılan işten duyulan memnuniyet oranı %77,2, elde ettiği kazanç memnuniyeti ise %48,3 olurken genç kadınlarda bu oranlar %73,8 ve %49,4 olarak gerçekleşti.
Gençlerin %58,3’ü almış olduğu eğitimden memnun oldu
Yaşam memnuniyeti araştırması sonuçlarına göre; 2018 yılında gençlerin %58,3’ü şimdiye kadar almış olduğu eğitimden memnun olduklarını beyan etti. Genç erkeklerin %57,7’si almış oldukları eğitimden memnun olurken bu oran genç kadınlarda %59 oldu.
Tagged :