Özbekistan

DEVLETİN ADI: Özbekistan Cumhuriyeti
BAŞŞEHRİ: Taşkent
YÜZÖLÇÜMÜ: 447.400 km2
NÜFUSU: 21.000.000
RESMİ DİLİ: Özbek Türkçesi
DİNİ: İslamiyet
PARA BİRİMİ: Ruble

Orta Asya’da yer alan bir Türk Devleti. Kuzeyve kuzeybatısında Kazakistan, doğu ve güneydoğusunda Kırgızistan ve Tacikistan, güneybatısında Türkmenistan, güneyinde ise Afganistan yer alır. Amuderya (Ceyhun) ile Siriderya (Seyhun) ırmakları arasında kalan toprakların büyük bölümünü içine alır.

Tarihi

Özbek halkının tarihinin ilk dönemlerine ait bilgi yoktur. Özbeklere bu ad, ilk olarak 1313-1340 yılları arasında hüküm süren Altınordu Hükümdarı Gıyaseddin Muhammed Özbek tarafından verildi. Timur Hanın ölümü üzerine zayıflayan Timur İmparatorluğu topraklarının Aral Gölü ve Seyhun Irmağının kuzeyindeki bölgede dağınık olarak yaşıyan Özbekler, Ebü’l-Hayr’ın idaresinde toplanarak, 1428’de onu kendilerine han ilan ettiler. Kısa zamanda kuvetlenerek çevredeki diğer boyları da hakimiyetleri altına aldılar.CeyhunIrmağı kıyısındaki Sığnak, Arkuk, Suzak, Özkent gibi şehirleri ele geçirdiler ve bunlardan Sığnak’ı başşehir yaptılar. Türkistan taraflarına düzenlenen seferlerde Kalmuklara mağlup olunca, bu durumdan istifade eden Kanay veCanibek adlı başbuğlar bazı Özbekleri de yanlarına alarak Çağatay Hanına sığındılar. Bölgeden ayrılan bu Özbeklere Kazak veya Kırgız kazakları adı verildi.

Ebü’l-Hayr’ın vefatından sonra Özbekler, Çağatay-Moğol hükümdarı Yunus Hana yenilerek dağıldılar. Ebü’l-Hayr’ın oğlu Şah Budak, Yunus Han tarafından öldürüldü. Dağılan Özbekler Şah Budak’ın oğlu Muhammed Şeybek’in (Şeybani) etrafında toplandılar. Bu tarihten itibaren Şeybaniler adıyla da anılan Özbekler 1500 yılındaTimuroğulları Devletindeki iç karışıklıktan istifade ederek Buhara’yı zabtedip, Timur Hanedanına son verdiler. Harezm ve Hive’yi ele geçiren Özbekler, Çağatay Hükümdarı Babür’ü mağlup ettiler. Belh, Herat ve Taşkent’i zapteden Özbekler, Orta Asya’nın en güçlü devleti haline geldiler.

Özbekler bir ara Safevilere karşı yenildiler ve bazı bölgeler ellerinden çıktı ise de 1512’de buraları geri aldılar. Özbek hakimiyeti 16. yüzyıl boyunca Maveraünnehr’de devam etti. 1598’de İkinci Abdullah Hanın vefat etmesinden altı ay sonra oğlu Abdülmü’min de kendisine bağlı taraftarlarca öldürülünce, Özbekler ülkesinin hakimiyeti,Şeybanilere akraba olan Canoğullarına (Astırhan Hanları) geçti.

Özbekler on altıncı asır boyunca İran’dakiŞii-Safevilerle devamlı olarak savaştılar. Ehl-i sünnet olanOsmanlılar ve Hindistan’daki Babürlülerle iyi münasebetler kurmaya çalıştılar. 17 ve 18. yüzyılın ortalarına kadar Astırhanlar Hanlığının hakimiyeti altında kaldılar. 1740’ta Nadir Şah tarafından Astırhanlar Hanlığı yıkıldı.

Nadir Şahın vefatından sonra, hakimiyet Canoğullarının yerine Mangıthanlar Sülalesine geçti. Bu sülale hakimiyetlerini 1860’a kadar devam ettirdi. 1860’tan itibaren Türkistan içlerine doğru ilerleyen Rusların himayesinde yarı bağımsız olarak devam eden Buhara Hanlığının hakimiyetinde kalan Özbekler, Rusların çeşitli baskıları altında yaşadılar.

Bugün Özbekistan’ın bulunduğu toprakların büyük bir kısmı 19. asırda Hive, Buhara ve Hokand hanlıklarının idaresi altında bulunuyordu. 1917 Sovyet Devrimi ardından, bölgede Özbeklerin ve diğer Müslümanların hemen hiç söz sahibi olmadığı bir geçici hükümet kuruldu. Aralık 1917’de Hokand’da bir milli kongre toplayan Müslümanların Mustafa Çokayev başkanlığında kurdukları hükumet 1918’de gönderilen Rus askerleri tarafından devrildi. Darbeden sonra yeni yönetime karşı Basmacı ayaklanması olarak bilinen bir direniş hareketi başladı. Harezm ve Buhara Sovyet Halk Cumhuriyetlerinin kurulması Basmacı Ayaklanmasının yayılmasına sebep oldu. Türkistan Komisyonunun 1922’de başlattığı reformlar neticesinde ayaklanma etkisini kaybetti.

1924’te Orta Asya ve Kazakistan’da sınırları etnik temellerde tekrar belirleyen düzenleme ile Harezm, Buhara ve Türkistan cumhuriyetleri dağıtılarak bölge toprakları Özbekistan, Tacikistan, Kırgızistan, Türkmenistan ve Kazakistan arasında paylaştırıldı.

Sovyetler Birliğinde 1989’da başlayan yenileşme hareketleri neticesinde, Özbekistan 1991 Ağustosunda bağımsızlığını ilan etti. Daha sonra kurulan Bağımsız Devletler Topluluğuna bağlandı.

Fiziki Yapı

Düz ve kurak batı kesimi Özbekistan topraklarının büyük kısmını meydana getirir. Kuzeybatıda yer alan alüvyonlu Turan Ovası, güneyde Kızılkum Çölü ile birleşir. Batıda yer alan Üstyurt Yaylası hafif dalgalı düz bir yüzeye sahiptir. Bölgenin en büyük özelliği alçak sıradağlar ve tuzlu bataklıklar, düdenler ve mağaralarla kaplı kapalı havzalardır. Ceyhun Deltası alüvyonlu topraklarla kaplıdır. Kızılkum Çölünün büyük bölümü ülke toprakları içinde kalır. Özbekistan’ın doğusu ise dağlıktır. Tanrı Dağlarının batı kesimlerini meydana getiren dağ silsileleri bölgeyi engebelendirir. Bunlar Ugam, Pskem, Çatkal ve Kuramin sıradağlarıdır. Orta Asya’nın en büyük vadisi olan Fergana bu bölgededir.

En önemli gölü Aral Gölüdür. Amuderya (Ceyhun) ve Siriderya (Seyhun) nehirleri dışında irili ufaklı 600 akarsu vardır.

İklimi

Özbekistan’da çok kurak kara iklimi hüküm sürer. Senelik ortalama yağış miktarı 200 mm’dir. Yazlar uzun, kışlar ise kısadır. Yazın sıcaklık sık olarak 40°C’nin üzerine çıkar. Kışın ara sıra don görülür.

Tabii Kaynaklar

Madenler: Özbekistan yeraltı zenginlikleri yönünden önemli bir ülkedir. Gazlı, Carkak, Mubarak’ta doğalgaz, Fergana Vadisi ve Aşağı Surhan-Derya’da petrol, Angran’da kömür, Almalık ve Kaytaş’ta bakır, çinko, kurşun, molibden ve Muruntau’da bol miktarda altın yatakları vardır. Nuratav’dan çıkarılan Gazgan mermeri güzelliği ve dayınıklılığı ile meşhurdur.

Bitki Örtüsü ve Hayvanlar: Ülke topraklarının % 12 gibi çok az kısmı ormanlarla kaplıdır. Batı kesimindeki düzlükler, havzalar ve dağ eteklerinde otsu bitkiler, tepelerde ise odunsu ve çalımsı bitkiler vardır.

Özbekistan’da genelde çölde yaşayan yabani hayvanlar çoğunluktadır. Dağlarda kurt, ayı, tilki, ceylan, antilop, çok sayıda kuş yaşar.

Nüfus ve Sosyal Hayat

21 milyona varan Özbekistan nüfusunu 60 kadar farklı etnik grup meydana getirir. Nüfusun % 71,4’ünü Özbekler, % 10.8’ini Ruslar, % 4’ünü Kazaklar, % 3,9’unu Tacikler, % 9.9’unu diğer etnik gruplar meydana getirir. Şehirleşme hızlı olmasına rağmen, Özbeklerin dörtte üçü kırsal kesimde oturur. Orta Asya’nın en büyük yerleşim merkezi olan Taşkent’te en çok yaşayan etnik grup Ruslardır. Özbekistan’ın en önemli şehirleri Semerkand, Buhara, Hive ve Hokand’dır.

Özbekistan’da eğitim ve kültür Rusya’nın etkisi olmasına rağmen büyük gelişme göstermiştir. Taşkent Üniversitesi 1920’de kurulmuştur. Günümüzde üniversite sayısı 46’ya ulaşmıştır. Orta öğretimin mecburi olduğu Özbekistan’da okuma-yazma oranı % 100’e yakındır. Özbekistan üniversiteleri büyük ilim merkezleridir.

Ruslar, Özbekistan’ı ele geçirdikten sonra Türklerdeki milli şuuru ve dine olan bağlılığı ortadan kaldırmak için bütün her şeylerini seferber ettiler. Bunun için baskının dışında kullanılan en yaygın metod Ruslaştırma metoduydu. Ruslaştırma metodu ise önce Rus dilini çok yaygın hale getirmek şeklinde yürütüldü. Fakat bunlara rağmen Müslüman Türkler inançlarını ve milli duygularını kaybetmediler.Özbekistan’ın bağımsızlığını ilan etmesinden sonra dini yasaklar kaldırıldı ve birçok cami, mescit ve medrese açıldı ve dini faaliyetler belirgin bir şekilde arttı.

Özbekistan’ın Semekand ve Buhara şehirleri tarih boyunca ilim ve kültür merkezi olmuştur. Bunun tesirleri günümüzde hala devam etmektedir. Bu şehirlerde; Biruni, Uluğ Bey, Kadızade-i Rumi, Ali Şir Nevai, Gıyaseddin Cemşid Kaşi eş-Şirazi, Ubeydullah-ı Ahrar, Necmeddin-i Kübra gibi alim ve ilim adamları yetişmiştir.

Ekonomi

Özbekistan ekonomisi sanayi ve tarıma dayalıdır. Dünyanın üçüncü pamuk üreticisidir. İpekböcekçiliği yaygın olarak yapılır. Üzümleri meşhurdur. İklimi ve bitki örtüsü sığır ve koyun besiciliğine elverişlidir. Bölgede en çok Karakul koyunları beslenir.

Özbekistan Orta Asya’nın en önemli makina ve ağır donanım üreticisidir. Çıkarılan doğal gaz boru hattı ile komşu cumhuriyetlerine de gönderilir. En önemli hafif sanayi ürünleri pamuklu ve ipekli kumaştır. Aral Gölü kıyısında bulunan Muynak’ta havyar, kurutulmuş, tütsülenmiş ve tuzlanmış balık üretilir.

Özbekistan yeraltı kaynakları bakımından çok zengindir. Navoi eyaletinde bulunan zengin tabii gaz, altın ve uranyım yatakları, bölgenin hızla gelişmesine sebep olmuştur. Bölgede çimento fabrikası, büyük kimya sanayii ve elektrik santrali kurulmuştur. Zarafşan’daki Muruntau’da bulunan altın madeninden senede 80 tona yakın altın çıkarılmakta olup, bu miktar dünyadaki en büyük altın ocaklarının üretiminden fazladır. Çıkarılan madenler eyalet merkezi Navoi’de işlenmektedir.

Özbekistan bağımsızlığını kazandıktan sonra, Türkiye ile sıkı diplomatik ilişkilere girmiştir. İki ülke arasında ekonomi, ticaret, kredi, turizm ve kültür anlaşmaları imzalanmıştır.

Ulaşım

Özbekistan’da ulaşım başlıca Taşkent, Semerkand, Buhara, Çarçay ve Fergana arasındaki 3000 km’lik demiryolu, 21.500 km’lik şose ve Amuderya üzerinde 1200 km’lik su yolu ile sağlanmaktadır. Birçok şehrinde havaalanı vardır.

Tagged :

Orta Afrika Cumhuriyeti

DEVLETİN ADI: Orta Afrika Cumhuriyeti
BAŞŞEHRİ: Bangui
NÜFUSU: 2.930.000
YÜZÖLÇÜMÜ: 622.984 km2
RESMİ DİLİ: Fransızca
DİNİ: Putperestlik, Hıristiyanlık,İslamiyet
PARA BİRİMİ: CFA (Afrika Finans TopluluğuFrankı)

Kuzeyde Çad, doğuda Sudan, güneyde Zaire ve Kongo, batıda Kamerun ile sınırları olan ve 2°16’ ve 11°20’ kuzey enlemleri 14°20’ ve 27°45’ doğu boylamları arasında kalan bir ülke. Denizden uzaklığı 480 km olan Orta Afrika Cumhuriyeti, Afrika kıtasının iç kesiminde kalan ve en az gelişmiş ülkelerinden biridir.

Tarihi
On dokuzuncu yüzyıla kadar Orta Afrika Cumhuriyeti topraklarında pek az kimse bulunuyordu. Esir tüccarlarından kaçan çeşitli kabileler kuzeyden, Nil havzasından ve kıyı bölgelerinden göç ederek bugünkü Orta Afrika Cumhuriyeti topraklarına yerleşmişlerdir. O zamanlar Ubangi-Shari adı verilen bu ülkeye, Fransızlar ilk olarak 1887’de girerek, 1910’da sömürge haline getirdiler. İkinci Dünya Savaşından sonra Fransa’nın sömürge siyasetindeki değişiklik ve siyasi partilerin kurulması, bağımsızlığa doğru adım atılmasına imkan verdi. 1957’de o zamana kadar Ubangi-Shari olan ülkenin ismi değiştirilerek “Orta Afrika Cumhuriyeti” oldu. 13 Ağustos 1960’ta ülke Fransa’dan bağımsızlığını elde etti. 1960 ve 1966 yılları arasında kötüye giden ekonomi ve iktidar partisinde giderek artan bölünme ülkeyi ihtilalin eşiğine getirdi. 31 Aralık 1966-1 Ocak 1967 gecesi Albay Bokassa kansız bir darbe yaparak, hükümeti iktidardan uzaklaştırdı. 4 Aralık 1976’da, Bokassa ülkenin ismini Orta Afrika İmparatorluğu olarak değiştirerek kendisini imparator ilan etti. 21 Eylül 1979’da İmparator Libya’da iken, eski başkan Dacko, Fransa’nın yardımıyla kansız bir darbe yaparak iktidarı ele geçirdi. Orta Afrika Cumhuriyeti tekrar kurularak, Bokassa sürgün edildi. Mart 1981’de Dacko altı yıllık süreyle devlet başkanı seçildi. Fakat General Kolingba 1 Eylül 1981’de Dacko’yu uzaklaştırarak yerine geçti. 1986’da yapılan halk oylaması ile yeni anayasa kabul edildi. Ülkede tek partiye dayalı bir rejim kuruldu. Kolingba’nın devlet başkanlığı görev süresi 6 yıl uzatıldı. Kemer sıkma politikası yüzünden 1991’de yapılan eylemler neticesinde siyasal çalkantılar başladı. Bunun üzerine Devlet Başkanı Kolingba Kasım 1992’de bir açıklama yaparak 1993’te çok partili seçimlerin yapılacağını bildirdi.

Fiziki Yapı

622.984 km2lik bir alana sahip olan Orta Afrika Cumhuriyeti, Afrika kıtasının iki büyük çöküntü alanı olan Çad ve Kongo havzaları arasındaki büyük bir yayla üzerinde yer alır. Ubangi-Shari ve yakınındaki küçük yaylaların deniz seviyesinden ortalama yüksekliği 600 ila 900 m arasında değişir. Fakat kuzeydoğu ve merkezi batı uçlarında yükseklik 1200 metreye ulaşır. Kuzeydeki nehirler hafif bir meyille Çad Gölüne akarak yoğun bir ağ meydana getirirler. Bu kesimdeki Shari Nehri yağmurlu mevsimde taşarak 6,5 km genişliğinde bir bataklık meydana getirir. Güneydeki akarsular yayla yüzeyi boyunca derin, dar vadileri keserek Kongo Nehrinin büyük bir kolu olan Ubangi Nehrine karışırlar. Ubangi Nehri güney sınırı boyunca akarak, ülkede büyük bir anayol teşkil eder.

İklim

Orta Afrika Cumhuriyetinde tropikal bir iklim hüküm sürer. Marttan ekime kadar devam eden yağışlı mevsim, diğeri senenin kalan zamanında devam eden kurak mevsim olmak üzere senede iki mevsim vardır. Her ne kadar batıdaki yüksek arazilerde havalar ekseriya soğuk geçiyor ise de, iklim sıcak ve nemlidir. Bangui’de yıllık sıcaklık ortalaması 22°Cile 33°C arasında değişir. En kurak aylar ocak ve şubattır. Yağış, en fazla haziran ve ekim ayları arasında düşer. Ubangi Nehri Vadisinde yıllık yağış mikdarı 1800 mm civarındadır. Ülkenin kuzeydoğu ucunda ise yağış miktarı ortalaması, ancak 790 mm civarındadır.

Tabii Kaynakları

Ülke esas itibariyle savana tipi bitki örtüsüyle, yani uzun veya orta boylu otlar ve seyrek ağaçlardan meydana gelen bozkır ile kaplıdır. Ülkenin güneybatı köşesinde ekvator çengeli (sık ağaçlı orman) bulunur. Ülkede bol miktarda vahşi hayvanlara rastlanır. Açık arazilerde, fil, aslan, yaban sığırı, zürafa, sırtlan, çakal ve ceylanların birçok çeşidi bulunur. Şempanze, habeş maymunu ve bir miktar goril, ülkenin güney kısmındaki sık ormanlıklarda yaşar. Ubangi ve Shari nehirleri gibi büyük akarsularda timsah ve suaygırı bulunur. Ülkede yeraltı zenginlikleri olarak elmas, uranyum, demir ve bakır vardır.

Nüfus ve Sosyal Hayat

Orta Afrika Cumhuriyeti 2.930.000’lik bir nüfusa sahip olup, yaklaşık nüfusun % 75’i köylerde yaşar. Büyük nüfus merkezleri Ubangi Nehri boyunca ve Çad sınırı yakınlarında bulunur. En önemli şehir merkezi, başşehir Bangui olup, nüfusu 451.690’dır.

Ülke nüfusunu, iki yüz yıllık bir dönem süresince, esir tüccarlarından Afrika içlerine kaçan çeşitli etnik gruplar meydana getirir. Güneyde Ubangi Nehrinin kuzey kıyılarında Bantu dilini konuşanlar bulunur. Doğu kesimde, Nil ve yöresine ait kültürün tesirleri görülür. Başlıca etnik gruplar Azande, Yakoma, Zango, Banziri, Banda, Mandjia, Baya ve Sara’dır.

Ülkenin resmi lisanı Fransızcadır. Her tarafında konuşulan Zango dili değişik etnik gruplar arasında bir dil köprüsü vazifesi görür. Nüfusunun % 60’ı putperest, çoğunluğu katolik olmak üzere % 35’i Hıristiyan, % 5’i Müslümandır.

Ülkedeki doğum oranı binde 47, ölüm oranı binde 20, yıllık nüfus artışı ise % 2,7’dir. Yüz bin kişiye 138 hastane yatağı ve beş doktor düşmektedir. Doğan her bin çocuktan 190’ı ölmektedir.

Ülkedeki öğretim sistemi Fransa’yı model almıştır. 5 ila 19 yaşı arasındaki nüfusun % 37’si okula devam etmekte olup, okuma-yazma oranı % 16’dır. Ülkede yüksek tahsil kuruluşları olmamakla birlikte, birçok meslek okulları, kamu idaresi, makina, tarım ve öğretim alanlarında eğitim imkanı sağlar. Birkaç yüz öğrenci Fransa, Birleşik Amerika ve diğer ülkelerdeki yüksek okul ve üniversitelere devam etmektedir.

Siyasi Hayat

Ülkede tek parti sistemine bağlı rejim hakimdir. Yasama yetkisi 52 üyeli Milli Meclisin elindedir. Meclis üyeleri Orta Afrika Demokratik Birliği liderleri arasından seçilir. 13 Ağustos 1960’ta bağımsız olan Orta Afrika Cumhuriyeti, aynı sene Birleşmiş Milletlerin üyesi oldu.

Ekonomi

Çalışan nüfusun % 87’sinin tarımla uğraştığı Orta Afrika Cumhuriyeti, esas itibariyle bir tarım ülkesidir. Topraklarının % 15’i işlenmeye elverişlidir. Başlıca yiyecek bitkileri manyok, akdarı, süpürgedarısı ve mısırdır. Para getiren başlıca bitkiler kahve ve pamuk olup, ihracatının büyük bölümünü teşkil eder. Diğer ticari bitkiler yerfıstığı ve hurmadır.

Çoğu tüketim ve üretim malları ithal edilmektedir. Sanayii, tekstil ve hafif çapta imalatla sınırlıdır. Meşrubat, plastik eşya ve sabun gibi imalat sanayileri ve gıda sanayii gelişmiştir. Ayrıca birçok kereste doğrama fabrikası mevcuttur. Elmas ülke için büyük bir gelir kaynağı teşkil etmektedir. Kişi başına düşen yıllık gelir 390 dolardır.

Ülke, ihracatını Fransa, İsrail veABD’ye, ithalatının yarıdan fazlasını ise (% 61) Fransa’dan yapar. İthal malları satın aldığı diğer ülkeler Avrupa Ortak Pazar ülkeleri (bilhassa Almanya ve Hollanda) Birleşik Amerika, İngiltere ve Senegal’dir.

Orta Afrika Cumhuriyetindeki karayolları yetersiz ve bakımsız olup, 17.700 km uzunluğundadır. Ulaşımda nehirlerden büyük ölçüde faydalanılmaktadır. Havaalanları Bangui, Berbèurati ve Bovar’dadır.

Tagged :

Nikaragua

DEVLETİN ADI: Nikaragua
BAŞŞEHRİ: Managua
NÜFUSU: 4.131.000
YÜZÖLÇÜMÜ: 130.000 km2
RESMİ DİLİ: İspanyolca
DİNİ: Hıristiyanlık
PARA BİRİMİ: Cordoba

Kuzeyde Honduras, batıda Karayip Denizi, güneyde Kostarika ve doğuda Pasifik Okyanusu ile çevrili olan Nikaragua, 10° 43’ ve 15° kuzey enlemleriyle 83° 09’ ve 87° 41’ batı boylamları arasında yer alır. Nikaragua Orta Amerika’nın yüzölçümü en büyük, nüfus yoğunluğu en düşük olan ülkesidir.

Tarihi

1502 yılında Nikaragua kıyıları Colombus tarafından keşfedildiğinde ülke nüfusunu Miskitolar gibi birçok yerli kabile meydana getiriyordu. 1523’de bir İspanyol kaptanı Garanada ve Léon’de yerleşme merkezleri kurdu. On yedi ve on sekizinci yüzyıllarda İspanyollar Nikaragua’nın büyük bölümünü sömürge haline getirdiler.

Nikaragua 1821’de İspanya’dan bağımsızlığını kazandıktan sonra, kısa bir süre Meksika ile daha sonra Orta Amerika Birleşik Eyaletleri ile birleşti. Nihayet 1838’de bağımsız ayrı bir cumhuriyet oldu. Bundan sonra, liberaller ve muhafazakarlar ülkede idareyi ele geçirmek için birbirleriyle mücadele ettiler. Amerika Birleşik Devletleri Deniz Kuvvetleri, yirminci yüzyıl başlarında son olarak 1926 ve 1933 yılları arasında olmak üzere defalarca ülkeyi işgal etti.

Yapılan seçimler sonunda, 1 Ocak 1937’de Anastasia Somoza iktidarı ele geçirince, 42 yıl devam eden Somoza ailesinin diktatörlüğü başlamış oldu.

Aralık 1972’de Managuada vuku bulan zelzele, Somoza ailesi diktatörlüğünün yıkılmasına başlangıç teşkil etti. Somozalar zelzele için verilmiş olan milyonlarca dolarlık yardımı kendi özel maksatları için kullandılar. Bütün kamuoyu aleyhlerine döndü. Ayrıca Sandinista Milli Kurtuluş Cephesi devlet için önemli bir tehlike arz ediyordu. 1978’de rejim kuvvetlerindeki bölünme hızlandı. Aynı yılın başlarında da Prensa Gazetesi’nin rejimin ateşli muhalifi olan başyazarı öldürülünce, olay Somoza rejimine mal edildi. Bu olay ülke çapında genel bir grev ve lokavta sebep oldu. Sandinistalar birçok hükümet görevlisini rehin alarak, Somoza’yı, tutuklanan gerillaları serbest bırakmaya zorladı. 1978 Ağustos ve Eylülünde, rejime karşı yapılan hareket başarısızlıkla sonuçlandı. 1979 Haziranında solcu Sandinista gerillaları rejime karşı son askeri harekatı başlattılar. Kostarikada sürgünde bir hükümet kurdular. Somoza 19 Temmuz 1979’da kaçınca, marksist Sandinista gerillaları ülkede yönetimi ele geçirdiler. On bir yıl ülkeyi yöneten marksist Sandinista lideri Daniel Ortega 25 Şubat 1990’da yapılan seçimlerde yenilgiye uğradı. On dört partinin meydana getirdiği Milli Muhalefet Birliği(UNO) Milli Meclisteki 92 sandalyeden 51’ini kazandı ve Videta Barrioi de Chamorro başkan oldu.

Fiziki Yapı

130.000 km2lik yüzölçüme sahip olan Nikaragua, üç farklı bölgeye ayrılır. Batıda Pasifik alçak araziler bölgesi, orta kesimde And Dağlarının kuzey-güney istikametindeki sıradağlarla birleştiği yerlerdeki yüksek araziler ve doğuda Mosquito kıyısı adı verilen Karayib alçak araziler bölgesi. Batıda Pasifik kıyısında, deniz seviyesinden yüksekliği 37 metre olan ve yaklaşık 61 km uzunluğunda ve 26 km genişliğinde Managuva Gölü yer alır. Bu göl Tipitipa Nehriyle ülkenin en büyük gölü olan Nikaragua Gölüne irtibatlanır. Nikaragua Gölü deniz seviyesinden 32 metre yüksek olup, 160 km uzunluğunda ve 72 km genişliğindedir. Bu göl, Karayib Denizine dökülen ve Kostarika ile sınırın büyük kısmını teşkil eden San Juan Nehrini besler.

Pasifik kıyı bölgesinin doğusunda, Orta Amerika Dağlarının kuzeyden güneye uzanan iki sıradağı yer alır. Bu sıradağlar bir yayla ile birbirlerinden ayrılmıştır. Burası ülkenin en büyük bölgesidir. Batıdaki dağ zincirinin kenarında, 20’den fazlası arasıra püsküren volkanik tepeler bulunur.

Nikaragua’da zelzele de çok olur. Bazan bu yer sarsıntıları büyük zararlara yol açmaktadır. 1931’de başşehir hemen hemen tamamen tahrip olmuştur. 1972’de vuku bulan başka bir zelzelede başşehir dümdüz hale gelmiştir. Dağların ve yaylanın doğusunda Karayib Kıyı Ovası uzanır. Burada ilk oturan Miskito yerlileri sebebiyle, bu kıyı Mosquito (Miskito) kıyısı olarak bilinir.

İklim

Nikaragua tropikal bölgede yer alır. Ülkenin büyük bölümünde sıcak ve nemli bir iklim hakimdir. Alçak arazilerde çok yüksek sıcaklıklar vuku bulur. Bununla beraber doğudan esen alizeler buralarda iklimi bir miktar mutedil (ılıman) hale getirmektedir.

Tepelerde ve dağlarda da iklim mutedildir. Atlantik kıyıları, Pasifik kıyılarına nazaran daha çok yağış alır. Pasifik kıyısında yıllık ortalama yağış miktarı 3810 mm, Atlantik kıyısında ise yılda ancak 1140 mm yağış alan Managua hariç 2030 milimetredir. Sene, biri kurak, diğeri yağışlı olmak üzere iki mevsime ayrılır. Managua’da sıcaklık ortalaması, aralıkta 27°C, mayıs ve haziranda 30°C arasında değişir.

Tabii Kaynakları

130.000 km2lik yüzölçüme sahip olan Nikaragua arazisinin yaklaşık 62.400 km2si kereste ormanı ile kaplıdır. 50 çeşide yakın ağaç vardır. Bunların en önemlileri çam, meşe, mahun ve sedirdir. Ülkenin vahşi hayvanları puma, jaguar, geyik, maymun ve timsahlardır. Ülkenin en başta gelen yeraltı kaynakları altın, gümüş ve bakırdır.

Nüfus ve Sosyal Hayat

4.131.000 kişilik Nikaragua nüfusunun % 40’ı şehirlerde, kalanı köylerde yaşamaktadır. Ülkenin en büyük şehri başşehir Managua olup, nüfusu 1.026.000’dir. Diğer önemli şehirler Leon, Granada ve Chiandega’dır. Nikaragua nüfusunun büyük çoğunluğunu, Avrupalılarla Amerikalı yerlilerin karışımından meydana gelen melezler teşkil eder. Bununla beraber Karayib kıyısında ülkenin kalan nüfusundan oldukça farklı olan iki grup yaşamaktadır. Bunlar, hala geniş ölçüde kabileler halinde yaşayan Mosquito (Miskito) yerlileri ve 19. yüzyılda ülkenin bu kısmına İngilizler tarafından Afrika’dan köle olarak getirilen Jamaikalıların soyundan gelenlerdir. Bunlar diğer Nikaragualılardan ekonomik ve kültürel bakımdan büyük ölçüde ayrı kalmıştır.

Nikaragualıların büyük çoğunluğu resmi olarak Roma katoliğidir. Karayib kıyısındaki Blufields bölgesinde Jamaikalıların soyundan gelen 70.000 kadar protestan vardır. Ülkede okuma yazma oranı % 70’tir ve her bin kişiye 13 öğretmen düşmektedir. 1979’da başa geçen ihtilal hükümeti dış ülkeler de dahil olmak üzere, nüfusun birçok sektöründen öğretmen temin etmiştir. Diğer ülkelerden getirtilen öğretmenlerin çoğu Küba’dandır. Yüksek tahsil Managua’da ve Leeon’da kolları olan devlet üniversitesinde veManagua’daki Orta Amerika Katolik Üniversitesinde yapılmaktadır. Ayrıca üç yüksek teknik okul vardır.

Ekonomi

1978-1979’daki iç savaş sanayi merkezlerini yıkmış ve tarımı ciddi şekilde kötü duruma sokmuştur. İhtilal hükümeti tarafından girişilen zora başvuran reformların bir neticesi olarak ekonomi daha da düzensiz hale gelmiştir. İhtilalden beri birçok ülkeden alınan yardım geniş ölçüde ekonominin geliştirilmesinden ziyade ülkenin yeniden inşasına ayrılmaktadır. Çalışan nüfusun % 47,9’u tarımla, % 15’i imalat, inşaat, madencilik gibi işler ve % 35’i çeşitli hizmetlerde, ulaştırma ve ticaretle uğraşmaktadır. Tarım ve hayvancılık Nikaragua ekonomisinin en büyük bölümünü meydana getirmektedir. Pamuk, kahve, et, kimyevi ürünler ve şeker başlıca ihraç mallarıdır. Ekilen toprakların yarıdan fazlası pamuk ve pirince ayrılmıştır. Kalan topraklarda kahve, şeker kamışı, tahıl, süpürge darısı ve fasulye ekilmektedir.

imalat sanayiinin ana dalları, şeker sanayi, yemeklik yağ üretimi, plastik sanayi, deri sanayi, tekstil sanayi, kimyasal ürünler, çimento sanayi, meşrubat ve alkollü içkiler, et ve süt mamulleri, kontraplak sanayiidir. Nikaragua’da başlıca altın ile gümüş ve bakır madenleri işletilmekte ve bunların çoğu ihraç edilmektedir. Nikaragua en çok ABD, Venezuela, Almanya, Japonya, Kostarika ve Guatemala ile ticaret yapmaktadır. Başlıca ithal malları, makina ve arabalar, kimya malzemeleri, ham petrol ve gıda maddeleridir.

Ülkede ulaşım demir, kara ve hava yollarıyla sağlanır. Demiryollarının uzunluğu 300 km, karayollarının uzunluğu ise 14.997 km olup, bunun ancak % 10’u asfalttır. Ülkede bir tane uluslararası havaalanı vardır.

Tagged :

Nijerya

DEVLETİN ADI: Nijerya Federal Cumhuriyeti
BAŞŞEHRİ: Lagos
NÜFUSU: 89.666.000
YÜZÖLÇÜMÜ: 923.773 km2
RESMİ DİLİ: İngilizce
DİNİ: İslam
PARA BİRİMİ: Naira (= 100 Kobo)

Batı Afrika’da, İngiliz Milletler Topluluğu üyesi federal bir cumhuriyet.

Tarihi

Bugünkü Nijerya topraklarında ilk yaşayanların, milattan 700 yıl öncesine rastladığı tahmin edilmekte, fakat bunların kimler olduğu hakkında kesin bir hükme varılamamaktadır.

Nijerya’nın tarihini, Arapça yazılmış kayıtlara dayalı olarak, kuzey bölgelerde 9. yüzyıl başlarında kurulmuş, Konem-Boru ve batı bölgelerde de yedi Hausa şehir devletleriyle başlatmak mümkündür.

On ikinci yüzyıldan itibaren kurulmaya başlanmış Yoruba veIfe krallıkları, 14. yüzyıldan itibaren kıtayı aydınlatmaya başlayan İslam ışıklarıyla eriyip gitmişlerdir.

İslamiyetin yayılmasıyla, mevcut şehir devletleri ve birçok kabile Müslümanlıkla şereflenmişlerdir. Buna göre Kuzey Nijerya tamamen İslamlaşmış ve geri kalan bölgeler de İslamiyetin nüfuzu altına girmişti.

Nijerya’ya ilk olarak 15. yüzyılda Avrupa sömürgeciliğini ve zulmünü getirenler, Portekiz ve İngiliz esir tüccarı denizciler olmuştur. Bir yanda doğudan parlayan İslam güneşi köleliği önleyici, eritici ışıklarıyla Afrikalılara hayat getirirken, diğer yanda bozulmuş dinlerinin taassubu ve maddi hırslarla dolmuş Avrupalılar, Nijerya’nın zenci insanlarını esir yapıyor ve satıyordu. Böylece, Avrupalıların işgalleriyle Atlantik esir ticareti başlamıştı. 350 yıl kadar süren bu vahşet, 20.000.000 Nijeryalı’nın esir olarak satılmasıyla Avrupa tarihinde kara bir leke olarak kalmıştır.

İngiltere, 19. yüzyıl başlarından itibaren, Nijerya içişlerine karışmaya başladı. İlk olarak Lagos, 1861 yılında bir İngiliz kolonisi haline geldi. 1885’te Gine Körfezi civarı, İngiltere’nin himayesine girdi. Bundan sonra İngiltere, Nijerya’yı iki himaye bölgesine ayırdı. İkisini birden bir vali yönetiminde tuttu.

Birinci Dünya Harbinden sonra başlayan milliyetçilik hareketleri, Nijeryalılar arasında yabancılara karşı isyan etme ve bağımsızlığı elde etme düşüncesini getirdi.

1950 yılında, idare gücünü, merkezi otoriteyle üç ayrı bölgenin meclisleri arasında paylaştıran yeni bir federal sistem getirildi. 1954 yılında ilan edilen anayasa, kuzey, batı ve doğu bölgeleri güçlü bir merkezi hükümete bağlı olarak, Nijeryalılara sahip oldukları kanuni hakları verdi. İngiltere, iş başına kendi çıkarlarını koruyacak bir hükümeti getirmeyi planlıyordu. Ülkede üç büyük parti kuruldu ve 1959 yılında seçimler yapıldı. Bu seçimlerde kuzey bölgenin Nijerya Halkları Kongresi (NPC) kazandı ve parti lideri Ebubekir Tafawa Balewa başbakan oldu. Müslümanların çoğunlukta olduğu kuzey bölge iktidara gelince, ilk iş olarak 1960 yılında bağımsızlığı elde etti. Nijerya bundan sonra 1963 yılında Cumhuriyeti ilan etti ve akabinde 1965 yılında yeni seçimler yapıldı. Fakat bundan sonra Nijerya’da iç karışıklıklar başladı. 30 Mayıs 1967’de Doğu Bölgesi Biafra Cumhuriyeti adıyla isyan ettiyse de, Nijerya hükümeti dış güçlerin yardımıyla bu isyanı bastırdı. Fakat bu iç harp 30 aydan fazla sürdü ve 20. yüzyılın en kanlı ve korkunç çatışmalarından biri oldu. Biafra bölgesi binlerce ölü ve birçok harap olmuş binayla doldu.

1970 yılından sonra olay yatıştı ve bu arada bulunan petrol yatakları Nijerya’nın hayatını değiştirdi. 29 Haziran 1975’te General Muhammed yeni bir askeri darbeyle iş başına geldi. Çok geçmeden 1976’da yapılan üçüncü ihtilal teşebbüsü başarısızlıkla bitti. Fakat, General Muhammed öldürüldü ve yerine, yardımcısı General Olesegun Obasanjo geçti. General İbrahim Babangida devlet başkanı olup, askeri bir rejim kuruldu. Bundan sonra NijeryaFederal Hükümeti, petrol gelirlerinin getirdiği refah düzeyi ile iç olayları önlemeye başladı ve bugün için Nijerya Afrika’nın en gelişmiş ülkelerinden biri haline geldi. 4 Temmuz 1992’de seçimlerle tekrar demokratik düzene geçilmeye ilk adım atıldı. Sivil yönetime geçiş tarihi olarak çeşitli zamanlar belirlendi ise de en son olarak 27 Ağustos 1993’e ertelendi.

Fiziki Yapı

Nijerya, güney batı Afrika kıyısında, 3° 57’ ve 13° 54’ kuzey enlemleriyle 2° 39’ ve 14° 38’ doğu boylamları arasında yer alır. Doğusunda Kamerun, kuzeydoğusunda Çad, kuzeyinde Nijer ve batısında Benin devletleri yer alır. Güneyi, Gine Körfeziyle Atlantiğe açılır. Yüzölçümü yaklaşık olarak 923.773 km2dir.
Nijerya, esas olarak dört coğrafi bölgeye ayrılır kıyıdaki mangrovlı (Afrika’da bataklıklarda yetişen bir cins ağaç) bataklık bölgesi, tropikal ormanlık bölge, Savana bölgesi ve kuzeydeki yarı çöl bölge.

Yaklaşık 100 km kadar iç bölgeye giren kıyı bölgesi, hemen hemen 36.000 km2 lik geniş bir deltaya ve mangrov ağaçlarıyla dolu bataklıklara sahiptir. Bölgede yüzlerce nehir ve kolları mevcuttur. Nijerya toprakları, kıyılardan itibaren tedricen kesilmiş ve dağlık arazilerle kırılmış, hafif ondüleli bir yayla görünümündedir. Lagos’tan Kamerun sınırına kadar olan şerit, ekvatoral ormanlık araziyle örtülüdür.

Nijerya’nın ikinci ormanlık bölgesi, Savana bölgesidir. Ülkeyi baştan başa (yaklaşık 320 kilometreyi aşkın bir mesafede) kateden Nijer Nehrinin batı bölgesi, dağlık bir arazidir. Bu yüksek dağlar arasında Adamawa Dağları yaklaşık 80 km uzunluğundadır. Ülkenin en yüksek yeri, yine bu dağlar üzerindeki Dimlang Tepesi olup, yaklaşık 2042 metredir.

Ülkenin güneydoğusunu ise Kamerun Dağlarının batı yamaçları örter ve bütün güneydoğu sınırı boyunca uzanırlar. Bu dağlar, ortalama 1500 m yüksekliğinde olup, bazı yerleri 2000 metreye ulaşır.

Kuzey Nijerya ise nispeten yarıçöl olup, Büyük Sahra Çölünün güneye doğru bir devamı şeklindedir.

İklim

Nijerya, tropikal iklimin tesirinde, yüksek sıcaklıkların olduğu bir ülkedir. Yıllık ortalama yağış miktarı, bölgeden bölgeye farklılıklar gösterir. Kıyıdan itibaren iç bölgelere doğru uzanan yeşillik ve ormanlık bölgeler, yılda ortalama olarak 1000 ila 1500 mm civarında yağış alır. Lagos civarında birkaç kilometre genişliğinde olan ekvatoral ormanlık arazi, doğu sınırına doğru 160 kilometreye kadar genişler. Bu bölge ve Nijer Nehri deltası, en güneyi yüzlerce tatlı ve tuzlu sularla beslenmiş, sert ve yumuşak tahtalı, kıymetli ağaç ceşitleriyle doludur. Kıyı bölgesinin nem miktarı yaklaşık % 75 civarında olup, en fazla yağışı mayıs ve haziran aylarında alır. Ortalama sıcaklık ise 29-30°C civarındadır.

Savana bölgesiyse yılda ortalama olarak, en fazla ağustos ayında olmak üzere, 1000 mm yağış alır. Jos Yaylasında bu rakam, 1500 milimetreyi geçmektedir. Sıcaklık ise 28-33°C arasında olup, mart-nisan aylarında 37°C’ye kadar yükselebilmektedir.

Kuzey bölgelerde çöl iklimi mevcuttur. Kış aylarında Büyük Sahradan güneye doğru şiddetli esen rüzgarlar, beraberlerinde toz ve kum getirirler.

Tabii Kaynakları

Nijerya toprakları, kıyıdan itibaren kuzey sınırı Nijer’e kadar, ormanlarla kaplıdır. Kıyı bölgesindeki ekvator ormanları, kuzeydeki ormanlara nazaran daha sık ve geniştir. Kamerun sınırına doğru bu genişlik, 160 kilometreyi bulabilmektedir. Uzun otların ve karışık cins ağaçların bulunduğu savana bölgesindeki ormanlar ise 550 km genişliğine ulaşır. Bu ormanlarda genellikle sert ve yumuşak tahtalı ağaç türleri vardır. Doğu Nijerya’da ise, daha çok palmiye ağaçları yer alır. Dünyanın en uzun nehirlerinden biri olan Nijer Nehri boyları ve en güney uçta yer alan delta bölgesindeki ormanlar daha çok boz renkli palmiyeler, baobob, akasya ve salkım ağaçları ile doludur.

Nijer’den doğan Nijer Nehri, 4180 km uzunluğunda olup, ülkenin hayat kaynağıdır. Lakoja bölgesindeki ikinci büyük nehir olan Benue ile birleşir ve güneyde delta bölgesine kadar 280 km yol kateder. Delta bölgesinde ise yüzlerce irili ufaklı nehir mevcuttur. Nijer Nehri üzerinde kurulu Kainiji Barajı ile elektrik elde edilmektedir.

Nijerya topraklarının büyük bir kısmı yüksek demir ve alüminyum konsantrasyonu ihtiva eder. Yağmurlar sebebiyle de toprak kızıl renk almıştır. Dolayısıyla, sert örtü halindeki bu kızıl killi topraklar verimsizdir. Çad Gölü çevresinde ise toprak siyah renkli olup, ekime müsait değildir. Güney ormanları bölgesindeki topraklar kireç bakımından kifayetsizdir. Buna rağmen güneydeki bitki çeşidi ve yoğunluğu kuzeyden daha fazladır.

Nijerya ormanlarında çok çeşitli yırtıcı hayvan yetişir. Aslan, kaplan, leopar bol bulunur. Bundan başka maymun, suaygırı, antilop, kuzeye doğru fil, zürafa ve gergedan da sık rastlanan hayvanlardandır.

Nüfus ve Sosyal Hayat

Dünyanın nüfus bakımından dokuzuncu ülkesi olan Nijerya, yaklaşık 89.666.000 nüfusuyla Afrika’nın en kalabalık ülkesidir. Nüfus artışının en yüksek olduğu ülkelerden biridir.

Halkın büyük bir bölümünü yerli kabileler teşkil eder. Ayrıca Avrupalı beyazlar da mevcuttur. Nüfus, birbirinden birçok bakımlardan farklı, yüzlerce çeşit gruplardan teşekkül eder. Bunların en güçlü ve geniş olanı Housa-Fulani kabileleridir. On dördüncü yüzyılda Müslümanlıkla şereflenen bu insanlar, ülke idaresini ellerinde tutmaktadırlar. Ayrıca güneybatıda Yoruba, güneydoğuda İbo kabileleri de güçlüdür. Bundan başka Tıv, Iraw, İbibio, Efik veIfe kabileleri, sayıca kalabalık diğer kabilelerden birkaçıdır.

Kuzeyde bulunan ve ülke yönetiminde başrolü oynayan Hausa-Fulani kabileleri genellikle ticaret ve çiftçilikle uğraşırlar. Ülke idaresinde ve hayat tarzlarında, İslam kaidelerine bağlı kalırlar.

Nijerya nüfusunun yarıdan çoğu Müslümandır. Ülkede, genellikle Avrupalı olan bir miktar Hıristiyan vardır. Bazı kabileler ise hala putperesttir. Müslüman Nijeryalıların kültür düzeyleri oldukça yüksektir. Ülke genelinde okuma-yazma oranı % 50’dir. Nijerya’da toplam 13 üniversite mevcuttur.

Nijerya’da, yüzlerce çeşit kabile gruplarının, yine yüzlerce çeşit dili vardır. Bugün için Afro-Asyatik ve Nijer-Kongo ailelerinden gelme 300’den fazla yerli dil tespit edilmiştir. Ülke, uzun yıllar İngiltere zulmü ve sömürgesi altında kaldığı için, resmi daireler ve okullarda İngilizce kullanılmış ve ülkenin resmi dili haline gelmiştir. Bundan başka Arapça da konuşulmaktadır. Yerli dillerinin en yaygın ve sosyal hayatta tesirli olanları Hausa,Yoruba ve İbo dilleridir.

Kabileler arasında adet, örf, dil, din ve yaşantı bakımından birçok farklılık varsa da, ekonomik hayatta nüfusun çoğunluğu tarım ve ticarette birleşir. Birçok köy ve klanların yönetim unsurunun temelini, büyük ölçüde genişlemiş ve poligami türde aileler meydana getirir. Bu aileler politik, sosyal ve ekonomik sistemler itibariyle, aileye has bir organize ile, gıda üretiminde en güçlü olma amacındadır. Fakat bu aileler hiçbir zaman Avrupa’daki ayrıcalıklı zümreler halinde değildir ve aile reisleri veya klan başkanları bir Avrupa diktatörü şeklinde hareket etmezler.

İslamiyetin, Nijerya’ya getirdiği barış, huzur ve seadet, 600 yıldan beri insanlık sıfatlarından habersiz bu insanların hayatlarına yepyeni ufuklar kazandırmıştır. Nitekim Avrupalıların boyunduruğundan kurtulmaları, bu sayede kazanmış oldukları birlik ve beraberlikle gerçekleşmiştir.

Bugün için Nijerya, Afrika ülkelerine nazaran refah seviyesi yüksek olan bir ülkedir. Mevcut petrol yataklarından elde edilen gelirler, ülkedeki iç karışıklıkları önlediği gibi ülke insanlarına geniş iş imkanları sağlamıştır.

Nijerya’nın başşehri Lagos’tur. Önemli bir ticari limandır. Oldukça modern binalarla doludur. Milletlerarası bir havaalanına sahiptir.

Ülkenin en büyük ve gelişmiş şehri Ibadan’dır. Önemli bir endüstri merkezi olup, Afrika’nın açık pazar bölgesidir. Diğer önemli şehirleri ise Sokoto Nehrinin doğusundaki Sokoto şehri, Kaduna Nehri üzerinde Kaduna şehri, Kano, Zaria, Port Harcourt, Jos Benin Nsukka, Oyo Yolo ve Mubi’dir.

Siyasi Hayat

Nijerya federal bağımsız bir cumhuriyettir. Federal hükümet merkezinden başka 19 eyalet bölgesine ayrılır. Devlet başkanı seçimle başa gelir. Parlamento iki meclisten meydana gelir. Ayrıca her eyaletin bir hükümeti ve eyalet başkanı olur. Eyalet başkanlarının ülke idaresindeki önemi çok büyüktür. Anayasaya göre devlet başkanı, eyaletlerin üçte ikisinin desteğini almak zorundadır. Millet Meclisi 449 sandalyeden meydana gelir. Senato ise 95 üyelidir.

Nijerya, bağımsızlığından bu yana askeri darbelerin en çok yapıldığı ülkelerden olup günümüzde askeri rejim tarafından idare edilmektedir. 1992’de seçimler yapıldı. Sivil hükümete geçiş olarak 27 Ağustos 1993 tarihi tesbit edildi.

Ekonomi

Ekonomi daha çok tarıma dayanır. Yerfıstığı, pamuk, palmiye ağaçları, sebze ve meyve türleri, kakao, kauçuk tahıl ürünleri, hurma ve yerfıstığı yağı, kereste ve kolacevizi bol miktarda üretilir. Kakao ve kauçuk üretiminde dünyanın altıncı ülkesidir. Ülke topraklarının % 25’i ekime müsaittir.

1960’lı yıllarda bulunan petrol, Nijerya ekonomisini geniş ölçüde ferahlattı. Afrika’da hemen hemen en istikrarlı ekonomiye sahip ülkelerden biri haline geldi. Güneyde delta bölgesi, petrol yatakları bakımından oldukça zengindir. Dünyanın yedinci büyük petrol üreticisi durumunda olan Nijerya’nın ihracatının büyük bir bölümünü, petrol ve yan ürünleri teşkil etmektedir. Ayrıca doğal gaz bakımından da oldukça zengindir. 1980 yılında petrokimya ve doğal gaz tesisleri tamamlanmış ve rafineri sayısı arttırılmıştır. Nijerya ham petrolden başka ayrıca kömür, kalay, kireçtaşı, kolimbit ve demir madenleri de üretmektedir.

Mevcut nehir sularından, hidroelektrik santralleri kurmak suretiyle, elektrik enerjisi üretilmektedir. Bunlardan en büyüğü Kainiji Barajıdır.

İhracatının % 95’ini ham petrol teşkil eder. Çeşitli gıda maddeleri ve otomobil parça takımları, diğer önemli ihraç ürünleridir. Gıda maddeleri ihracatının büyük bir bölümünü kakao meydana getirir. Ayrıca tütün, palmiye ürünleri, yerfıstığı, pamuk ve soya diğer ihraç ürünlerini teşkil eder.

Nijerya, kereste, kauçuk ve hayvan derilerinden de büyük gelirler elde etmektedir. İhracatını daha çok İngiltere, Almanya ve Japonya’ya yapar. ABD, Almanya ve Hollanda’dan ise çeşitli makina, ilaç ve elektronik malzemeler, ithal etmektedir.

Kişi başına düşen milli gelir 370 dolardır. İş gücünün % 60’ı tarım, % 20’si ticaretle ilgilidir. Doğal gaz ve petrokimya endüstrisi yanında, ormancılık, balıkçılık, tekstil, çimento ve sigara endüstrileri de önemlidir. OPEC üyesi olan Nijerya, büyük bir demir-çelik endüstrisine ve geniş bir inşaat sektörüne sahiptir.

Ulaşım: Ulaşımın geliştiği ülkede yollar genelde kuzey-güney istikametini takip eder. Uzunluğu yaklaşık 124.000 kilometreyi bulan karayolunun % 50’si asfalt kaplıdır. Demiryolu ulaşımı gelişmiş olup toplam uzunluğu 3805 kilometredir. Lagos ve Kano havaalanları en işlek uluslararası havalimanlarıdır.

Tagged :

Nijer

DEVLETİN ADI: Nijer Cumhuriyeti
BAŞŞEHRİ: Niamey
NÜFUSU: 8.281.000
YÜZÖLÇÜMÜ: 1.186.408 km2
RESMİ DİLİ: Fransızca
DİNİ: İslam
PARA BİRİMİ: CFA Frank (= 100 centimes)

Batı Afrika’da en geniş topraklara ve en az nüfusa sahip, cumhuriyetle idare edilen bir ülke.

Tarihi

Nijer’in tarihini Romalılara kadar götürmek mümkündür. Her ne kadar Akdeniz’den yaklaşık 1600 km kadar güneyde ve denize kıyısı olmayan bir ülke ise de, Roma yayılmacılığı buralara kadar sıçramıştır. Bundan yedi asır evvel Nijer topraklarındaSonghai İmparatorluğunun nüfuzu bulunmaktaydı. 1591 yılında ise, morako kuvvetleri ülkeyi ellerine geçirdi. Onuncu yüzyıldan beri kuzey ve doğudan göçler yapılmaktaydı. Bu göçlerle, Mekke’den doğan İslam güneşi, Afrika’yı aydınlatmaya başladı. On sekizinci yüzyıl sonlarında Müslüman Hausa kabileleri, Müslümanlık sancağı altında şehir devletleri kurdular. Nijerya’daki Sokoto emirliğiyle birlik içerisindeydiler. 1804 yılında bu şehirler Sokoto emirine bağlı bir federasyon haline geldi. Kuzey’den gelen Fulbelerle yerli kabileler karıştı ve Nijer toprakları, Sokoto İslam Devleti nüfuzuna girdi.

Fakat 1898 yılında Fransız sömürgecileri, Nijer topraklarını işgal etmeye başladılar. Avrupalıların getirdiği bu karanlık sömürge boyunduruğundan kurtulma çalışmaları neticesi Nijer, 1922 yılında Fransız kolonisi olarak ayrı bir devlet haline geldi.

Sömürgeci Fransız hegomonyasından tam manasıyla kurtulması, ancak 3 Ağustos 1960 tarihinde oldu. Bağımsızlığını kazandıktan hemen sonra, 20 Eylül’de BM’ye üye oldu. 1974 yılına kadar başkanlığını Diori yaptı. Ülkede tek partili hayat mevcuttu. 1974 yılında Yarbay Seyri Kountché, askeri bir darbe yaparak meclisi ve anayasayı lağv etti. Ülke idaresi YüksekAskeri Konseye verildi. 1978 yılında BaşkanKountché, bütün siyasi suçluları affetti ve 1980 yılında eski başkan Hamani Diori ve 1975-76’da ihtilale teşebbüs edenler serbest bırakıldı. BaşkanKauntché 1987’de ölünce yerine Albay Ali Seibou geçti. Ali Seibou yeni anayasa hazırlatarak halk oyuna sundu. Yapılan halk oylamasında anayasanın kabul edilmesi üzerine yapılan seçimlerde Ali Seibou Cumhurbaşkanı oldu ve sivil hükumet 20 Aralık 1988’de göreve başladı. Bu tarihten itibaren ülkede ekonomik sebeplerden dolayı zaman zaman ayaklanmalar ve iç huzursuzluk olmaktadır.

Fiziki Yapı

Nijer, Afrika kıtasının hemen hemen ortasında, 11° 42’ ve 23° 31’ kuzey enlemleriyle, 0° 10’ ve 16° Doğu boylamları arasında yer alır. Yengeç dönencesinin hemen güneyinde ve Grinich boylamının hemen doğusunda bulunur. 1.186.408 km2lik bir yüzölçüme sahiptir. Kuzeyinde Cezayir ve Libya, doğusunda Çad, güneyinde Nijerya veBenin, batıda ise Yukarı Volta ile Mali bulunmaktadır.

Eski Fransız Batı Afrikasının bir bölümünü teşkil eden Nijer topraklarının önemli bir kısmını Büyük Sahranın çölleri meydana getirir. Ülke geniş bir yarı-çöl ve kuru (kıraç) bir yayla görünümündedir. Ülke toprakları ortalama 360 m yüksekliğinde olup, orta ve kuzey bölgeler daha yüksektir. Kuzeyden güneye ülke ortasından geçenAir Massif Dağları, ortalama 900 m yüksekliğinde olup bazı yerleri 1800 metreye kadar ulaşır. Gréboun Dağı 2000 m ile ülkenin en yüksek noktasıdır. Kuzeydeki bu dağlık ve çöl bölgeye karşılık, güneyde Nijer Nehrinden doğuda Çad Gölüne kadar uzanan stepler ve savanlar bölgesi yer alır. Bu bölgeler, sık tropikal Afrika ormanlarının bir uzantısıdır. Ülkenin % 5’inden daha az bir bölümü ekime müsaittir. Mali’den gelen Nijer Nehri, ülkeyi 595 kilometrelik bir mesafede kat ederek Nijerya topraklarına girer. Ülkenin güneydoğusunda Çad Gölü yer alır.

İklim

Kuru ve sıcak bir iklimin sürdüğü Nijer’de, yıllık yağış miktarı 500 milimetreyi pek geçmez. Öyle ki, yağışlar bazan yere ulaşmadan buharlaşmaktadır. Çoğu yerde gündüz sıcaklığı 33°C ile 40°C arasında olup, daha aşağıya pek düşmez.

Güney uçta yer alan, tropikal ormanlık bölgenin kuzeye doğru bir uzantısı olan stepler ve savanlar nispeten daha yağışlıdır ve verimli topraklara sahiptir. Haziran ve eylül aylarında görülen yağışların, yerini ekim-kasımda sıcak ve nemli bir dönem alır. Bundan sonra bir kuru soğuk ve en son olarak hazirana kadar da bir kuru sıcak dönem görülür. Bazı zamanlar kuraklıklar olur. Bunlardan 1968-73 dönemindeki kuraklık, ülkeye büyük zararlar getirmiştir.

Tabii Kaynakları

Ülkenin güneybatı ucundan geçen Nijer Nehri çevresi ve Nijerya sınırına yakın bölgelerde tropikal savanlar ve kısa otlardan teşkil olmuş stepler mevcuttur. Kuzey bölgeler çöldür. Bu bölgelerde daha çok sığır, keçi ve koyun yetiştirilmektedir.

Nijer, zengin uranyum yataklarına sahiptir. Kuzeydeki çöl bölgeleri, Nijer ekonomisini değiştiren uranyum madenleriyle doludur. Bundan başka maden kömürü, fosfat ve petrol bakımından da çok önemli bir ülkedir.

Nüfus ve Sosyal Hayat

Nijer 8.281.000 kişilik nüfusuyla Batı Afrika’nın en seyrek nüfuslu ülkesidir. Geniş yüzölçümüne karşılık nüfusu pek azdır ve nüfus yoğunluğu kilometrekareye 4 kişidir. Bazı bölgeler, özellikle kuzey çölleri bomboş ve bazı yerler ise çok kalabalıktır. Nijer Nehri koridorunun bulunduğu, nispeten verimli bölgeler, nüfusun en kalabalık olduğu yerlerdir.

Toplam nüfusun % 56’sını Hausa, % 20’sini Djerma, % 10’unu Fulanı ve % 8’ini Tuareg kabileleri teşkil eder.

Halkın çoğunluğu, özellikle Hausalar, çiftçilik ve hayvancılıkla uğraşır. Nüfusun % 10’undan daha azı, 10.000 kişiden fazla nüfuslu kasabalarda yaşar. Halkın % 20’ye yakın bir bölümü göçebedir. Geri kalan nüfus kır ve köy hayatı sürdürür. Nüfusun en kalabalık olduğu şehirler; başşehir Niamey, Zinder Maradi ve Tahoua’dır.

Hemen hemen halkın tamamına yakın bir bölümü Müslümandır. Hausa, Djerma, Songhay, Fulbe ve Tuarenger kabileleri, akın akın İslam dinine katılmıştır ve yaşayışlarında Müslümanlığı tatbik etmektedirler. Ülkede bir İslam üniversitesi mevcuttur. Nitekim İslamiyetin kabulüyle Fransız baskısı ortadan kalkmış, yerine bütün kabilelerin birleştiği bir “iman birliği” gelmiştir. Bugün için her ne kadar Fransızca resmi dil olarak kalmışsa da, birçok şehirde halk Fransızcayı bilmemektedir.

Nijer halkı, daha çok kendi dillerini konuşur. En çok Hausa ve Djerma dilleri yaygındır. Bunun yanında özellikle okumuş tabaka Arapça bilmektedir.

Nijer’de okuma yazma oranı çok düşüktür. Bu oranın % 5 olmasının en büyük sebebi ekonomiktir. Nitekim uranyumun bulunmasıyla, öğrenci ve okul sayısı artmış ve yüksek öğrenim yapılır hale gelmiştir.

Siyasi Hayat

Nijer bağımsız bir cumhuriyettir. Yedi ayrı yönetim bölgesine ayrılmıştır. Ayrıca Fransız Birliğinde dokuz senato temsilcisi bulunmaktadır. Ülke, anayasaya göre bir hükümet ve başbakan tarafından yönetilir. Başbakan 5 yılda bir seçilen devlet başkanına karşı sorumludur. Millet Meclisi 60 üyeli olup beş yıllığına seçilir.

1974 askeri darbesiyle işbaşına gelen YarbaySeyri Kountché, ülke idaresini Yüksek Askeri Konsey’e vererek, Nijer devlet başkanı oldu. Dış politikada bağlantısız, ılımlı bir politika takip eder. Daha çok batı ülkelerinden, Japonya ve Arap ülkelerinden yardım sağlar. Başkan Kountché’nin ölümü üzerine yerine geçen Albay Ali Seibou yeni bir anayasa hazırlatarak halk oyuna sundu. İkinci bir seçimle de cumhurbaşkanı seçilen Ali Seibou 20 Aralık 1988’de göreve başladı. Halen bu vazifeyi sürdürmektedir.

Ekonomi

Halkın % 95’i tarım ve hayvancılıkla uğraşır. Milli gelir 310 dolar civarındadır. Ekonomisini, uranyumun bulunmasından sonra düzeltmiştir.

Daha çok darı, pirinç, süpürgedarısı, mısır, yerfıstığı ve pamuk üretilir. Sığır ve deve yetiştiriciliği önemli bir seviyededir. Nijer topraklarının sadece % 3’lük bir bölümü ekime elverişlidir.

Nijer, yeraltı kaynakları bakımından oldukça zengindir. Uranyum, petrol, fosfat, maden kömürü ve çinko yataklarına sahiptir. Ülke ekonomisini ferahlatan uranyum madeni oldukça boldur. Fakat, bunun işletilmesi, tekniği ve endüstrisi, Batı ülkeleri, ABD ve Japonya’ya bağlı kalmaktadır.

İhracat ve ithalatının çoğunu Fransa ve Almanya ile yapar. İhracatının temelini, daha çok çöl bölgesindeki Arlit, Akouta ve Agadeo civarında çıkarılan uranyum teşkil eder. 1973 kuraklığı ekonomiye ağır külfetler getirdiyse de Nijer, ağır dış borçları olmayan bir ülkedir. Dış yardımı daha çok, Ortak Pazar Ülkeleri veArap devletlerinden sağlamaktadır.

Nijer, ayrıca et üretiminden büyük gelir elde etmektedir. Ülkenin kendi ihtiyacını karşılayacak gıda, tekstil ve çimento endüstrisi mevcuttur. Balıkçılık önemli bir gelir kaynağıdır.

Kapalı bir araziye sahip olan ülkenin, uygun bir nakliye sistemine malik olmaması, ekonomisi için dezavantajdır. Nijer’de, demiryolu şebekesi yoktur. Sadece güneyde mahdut uzunlukta bir demiryolu vardır. Nijer Nehri, en önemli ulaşım yoludur. Fakat buradan ancak ocak-mart ayları arasında istifade edilmektedir. Nijer Nehrinde ulaşım, Niamey ile Gaya arasında yapılmaktadır. Ülke, yapılan dış yardımların çoğunu özellikle güney bölgelerde yol ve köprü inşasında kullanmaktadır. Hurma ve tuz taşımacılığında deve kervanlarının halen önemli bir yeri vardır. Hava ulaşımı pek önemli değildir.

Tagged :

Nepal

DEVLETİN ADI: Nepal Krallığı
BAŞŞEHRİ: Katmandu
YÜZÖLÇÜMÜ: 147.181 km2
NÜFUSU: 19.795.000
RESMİ DİLİ: Nepalce
DİNİ: Hinduizm, Budizm ve İslamiyet
PARA BİRİMİ: Nepal Rupisi

Orta Asya’da, Büyük Himalaya Dağ Silsilesinin hemen güney eteklerinde yer alan, kuzeyde Çin, güneyde Hindistan ve doğuda Sıkkım ile çevrili küçük bir bağımsız krallık.

Tarihi

Yapılan araştırmalara göre, Nepal’in bilinen ilk tarihi, M.S. 4. yüzyılda, küçük Hint prensliklerinin kurulmasıyla başlatılmaktadır. Nepal topraklarında yeralan bu birçok küçük prenslik 18. yüzyılın ortalarına kadar hayatiyetlerini devam ettirmişlerdir. 1769 yılında ilk defa bu prensliklerden biri olan Gürkalar, Nepal topraklarını kontrol altına aldılar. İlk Gürka şahı Pritvi Narayan, Katmandu bölgesini ele geçirdikten sonra Nepal’de Gürkaların altın devri yaşandı. Narayan’dan sonra yerine geçen çocukları, Nepal topraklarını, batıda Sutley Nehrine, güneyde Ganj Ovasına ve kuzeyde Tibet’e kadar genişlettiler.

1814-1816 yılları arasında İngilizlerle yapılan savaşlar, Gürkaların mağlubiyetiyle neticelendi. Bundan sonra 1846’ya kadar ülke, soylu ailelerin mücadele alanı haline geldi. Bu tarihte Rana ailesi, diğerlerine karşı üstünlük kurdu. Nepal, 1951 yılına kadar bu ailenin kontrolunda kaldı. Aynı yıl Şah ailesinin üyesi olan Kral Tribhubana Bir Bihram, ülke idaresini ele geçirdi ve kabineli hükumet sistemine geçti. Meşruti monarşi ilan etti. Ölümünden sonra yerine geçen oğlu Mahendra, ülkede büyük değişiklikler yaptı. 1962 yılında yeni anayasa ilan edildi. 1972 de Mohendra’nın ölümüyle yerine oğlu Bir Bihram Şah Dev kral oldu. Ülke 1980 yılına kadar iç olaylar, protestolar ve çatışmalar içerisinde kaldı. 2 Mayıs 1980’de referandum ile partisiz yönetim şekli kabul edildi. 1990’da Kral Birendra Bir Bihram Şah Deva politika değişikliğine giderek iktidar tekelini gevşetti. 19 Nisanda Başbakanlığa Krişna Prasat Bhattanai’nin getirilmesiyle otuz yıldır ilk kez bağımsız bir hükümet kuruldu. Çok partili sisteme geçilerek Nisan 1991’de seçimler yapıldı. Seçimlerin ardından 32 sene sonra kurulan ilk demokratik hükümet Mayıs 1991’de göreve başladı.

Fiziki Yapı

Büyük Himalaya Dağlarının hemen güneyinde, 25°25’-30°17’ Kuzey enlemleri ve 80°6’-88°14’ Doğu boylamları arasında yer alan Nepal’in, 147.181 km2lik toprakları, yaklaşık olarak bir dikdörtgen şeklindedir. Nepal, başlıca üç büyük bölgeye ayrılır: Tarai, Orta Tarai ve Dağlık Bölge.

Tarai bölgesi, ülkenin güneyinde ve Sivalık Dağ Silsilesinin eteklerinde yer alır. Ganj Ovasının bir uzantısı şeklindedir. Orta Tarai Sivalık ile Mahabharat Lekh Dağ Silsileleri arasında yer alır. Bu bölgenin en önemli özelliği; bataklıkların, tepelerin ve vadilerin bol miktarda mevcut olmasıdır. Ülkenin % 65’ini teşkil eden Dağlık Bölge ise Mahabharat Lekh ile Himalayalar arasındadır.

Büyük Himalaya Dağları, Nepal’in kuzey sınırı boyunca, 7600 metrenin üstünde yüksekliğe sahip, 23 zirve ile ülkeyi kuzeye karşı örter. Bu zirvelerin içinde en önemlisi 8.848 m ile dünyanın en yüksek noktası olan Everest Tepesidir. Ayrıca Lhotse, Makdu, Cho Oyu, Manasulu, Annapurna ve Dhaulagiri diğer önemli zirveleridir.

Doğudan batıya uzanan ülke dağ silsilesini, kuzeyden güneye kesen üç büyük nehir sistemi vardır. Kamali, Sapt Gandaki ve Sapt Kasi. Her üçü de Tibet’ten doğan nehirler, Nepal için ekonomik ve stratejik açılardan çok önemlidir.

İklim

Nepal iklimi, yüksekliğe bağlı olarak değişiklikler gösterir. Yükseklere çıkıldıkça iklim daha sertleşmektedir. Katmandu civarında yazları sıcak olup, kışları soğuk ve sert olmaktadır. Tarai ve merkezdeki dağlık bölgelerde de yaz ayları oldukça sıcak geçmektedir.

Ülkenin doğusu ve batı kenarı muson rüzgarlarının etkisinde, özellikle yaz aylarında bol yağış almaktadır. Yıllık yağış miktarı Tarai bölgesinde yaklaşık 2500-3800 mm kadar olurken, Batı tepeler bölgesinde bu rakam 1200-1900 milimetreye kadar düşmektedir. Ülkenin en sıcak bölgesi olan Tarai’de bazan 54°C’ye kadar çıkabilen anormal sıcaklıklara da rastlanabilmektedir.

Tabii Kaynaklar

Ülkenin güneyini meydana getiren Tarai bölgesi, geniş ovalar ve tarım sahaları yönünden zengin olup, yemyeşil bir bitki örtüsüne sahiptir. Aynı zamanda bölgedeki bataklıkların sık olduğu yerlerde fil, kaplan, yırtıcı kuşlar ve gergedana bol miktarda rastlanır. Tibet’ten doğan ve ülke dağlarını kuzeyden güneye keserek, ülkeyi üç bölgeye ayıran üç büyük nehir, en önemli tabii kaynaklardır. Bu üç nehrin suladığı bölgeler ve ülkenin doğu ve batı kesimleri verimli ovalara ve yeşil bir bitki örtüsüne sahiptir.

Nüfus ve Sosyal Hayat

Nepal’in etnik yapısının büyük bir bölümünü Moğollar ve Hint-Avrupa grubu insanlar meydana getirir. Konum itibariyle Tibet ve Hindistan arasında bulunması, bu bölgelerden gelen göçlerin, Nepal topraklarında son bulmasına sebep olmuştur.

Mevcut kabile ve kast sistemi sebebiyle insanlar, küçük topluluklar halindedir. Bu küçük bölünmeler Nepal’in sosyal ve politik hayatında çok önemli olmaktadırlar. En etkili grup, Hint kökenli Brehmenlerdir. Yaklaşık 19.795.000 civarındaki nüfusun % 40’ı Hintlidir. İkinci büyük topluluk, Nepal’in en eski yerlileri olarak bilinen Nevarlardır. Tibet ve Moğol kökenli Kiranti, Magar, Grung ve Serpa kabileleri de üçüncü büyük etnik topluluk olarak kabul edilebilir.

Nepalin dil problemi, oldukça fazla dilin olmasıyla kalmayıp, bu dillerin ayrı ayrı dil ailelerinden gelmesiyle daha çok karışır. Resmi dil olan Nepalce, Hint-Avrupa dil ailesinin, Hint-İran kolundan gelmektedir. Halkın yarısından fazlası bu dili konuşur. Okur-yazar oranı % 50’dir. Eğitim seviyesi oldukça düşüktür. Nüfusun büyük bir bölümü Hinduizm taraftarıdır. Toplam nüfusun % 5’e yakın bir bölümü Budisttir. Müslümanların sayısı 500.000 civarındadır.

Siyasi Hayat

Nepal, bütün gücün kralda toplandığı bir Hindu monarşi idaresine sahiptir. 1846 ile 1951 yılları arasında bu güç, Rana ailesinin eline geçen başbakanlığa verilmiştir. 1959 yılı genel seçimlerinde Nepal Kongre Partisi büyük bir üstünlükle seçimi kazanarak, hükumeti kurmuştur. Nepal, anayasal monarşi idaresine sahiptir. Kral, hem devlet hem de hükümet başkanıdır. 1962 Anayasasına göre icra (yürütme) gücü, kralda ve Bakanlar Kurulundadır. Bakanlar Kurulu ve Başbakan, Milli Panchayat (Meclis)’ten seçilir. Panchayat hem seçilmiş hem de tayin edilmiş 125 üyeli bir meclistir. Siyasi partiler mevcut olmayıp, kanun yapma gücü meclise aittir. 1959 seçimlerinden sonra hükümet başkanlığı, başbakana verilmiştir.

1991’den sonra çok partili sisteme geçilmiştir. Lokal idaresi 14 bölgeye ve 75 il’e ayrılmış olan Nepal, Birleşmiş Milletler üyesidir.

Ekonomi

Yaklaşık olarak halkın % 90’nı tarımla uğraşır. Toplam arazinin % 30’u tarıma elverişlidir. En önemli ürünler; pirinç, mısır, darı, buğday, şekerkamışı, tütün, jüt, meyve ve sebzedir. Çiftçilik ve ormancılık halkın uğraştığı diğer iki önemli alandır. Ülkedeki mevcut, büyük ölçüdeki ormanlar ve stepler, önemli ekonomik kaynaklardır.

Nepal, zengin mika cevherinden başka, bakır, kobalt, linyit, demir ve kuartz çıkarır. Fakat ülkenin ulaşım imkanlarının zayıf olmasından dolayı, bu madenlerden ve akarsulardan tam olarak faydalanılamamaktadır.

Nepal para birimi, Rupi (Rupee)’dir. Ülke, ticaretini daha çok Hindistan, Japonya ve Almanya ile yapar. Kişi başına düşen milli gelir 170 dolar civarıdır.

Turizm Nepal için çok büyük gelir kaynağı teşkil etmektedir. Ayrıca metal işçilik ve ağaç işleri önemlidir. Ülke endüstrisi, cam eşya, kağıt, kimyevi maddeler, çimento ve çömlek alanlarında gelişmiştir.

Ülkede ulaşım kara, demir ve havayollarıyla sağlanır. Karayollarının uzunluğu 7007 km olup ancak yarısına yakın kısmı asfalttır. Demiryollarının uzunluğu 53 km olup, çok azdır.

Tagged :

Nauru

Nauru Pasifik Okyanusu’nda bulunan küçük bir mercan adadır. Doğusunda yeni gine yer alır ve hemen Ekvatorun güneyindedir. Kıyı şeridinde kumsallar ve tarıma elverişli topraklar bulunur. Ada halkı tropikal meyveler hindistan cevizi ve sebze yetiştirir. Meneng bölgesindeki Meneng Oteli en büyük otelidir. Nauru’da bir havaalanı da bulunur (Nauru International Airport). Nauru merkezinde kuş atıklarından oluşan guano rezervleri vardır.Bu rezervler fosfat ve potasyum açısından zengindir. Kimyasallar neredeyse ada kaynaklarının tümünü oluşturur. Buradan sağlanan gelirler sağlık barınma ve eğitim harcamalarında kullanılır.Ancak guana neredeyse tükenmek üzeredir.

Nauru’nun Bölgeleri:

-Ewa
-Yaren
-Aiwo
-Meneng
-Boe
-Buada
-Anibare
-Danigomodu
-Nibok
-Baiti
-Uaboe
-Ijuw
-Anetan
-Anabar

Coğrafi Verileri

Konum: Okyanusya’da, Kuzey Pasifik Okyanusunda ada, Marshall Adaları’nın güneyinde yer alır. Coğrafi konumu: 0 32 Güney enlemi, 166 55 Doğu boylamı Haritadaki konumu: Okyanusya Yüzölçümü: 21,3 km² Sınırları: 0 km Sahil şeridi: 30 km İklimi: tropikal; musonal; Kasım – Şubat ayları arasında yağmur sezonu yaşanır. Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Pasifik Okyanusu 0 m en yüksek noktası: 61 m Doğal kaynakları: fosfat Doğal afetler: Periyodik kuraklıklar

Nüfus Bilgileri

Nüfus: 13,287 (Temmuz 2006 verileri) Nüfus artış oranı: %1.81 (2006 verileri) Mülteci oranı: 0 mülteci/1,000 nüfus (2006 tahmini) Bebek ölüm oranı: 9.78 ölüm/1,000 doğan bebek (2006 tahmini) Ortalama hayat süresi: Toplam nüfus: 63.08 yıl erkeklerde: 59.5 yıl kadınlarda: 66.84 yıl (2006 verileri) Ortalama çocuk sayısı: 3.11 çocuk/1 kadın (2006 tahmini) Ulus: Naurulu Nüfusun etnik dağılımı: Naurulu %58, diğer Pasifik adalılar %26, Çinliler %8, Avrupalılar %8 Din: Hıristiyanlık (Protestan, Roma Katolik) Diller: Nauru dili (resmi), İngilizce

Yönetimi

Ülke adı: Resmi tam adı: Nauru Cumhuriyeti Kısa şekli : Nauru Eski adı: Pleasant Adası Yönetim biçimi: Başkanlık Tipi Cumhuriyet Başkent: Resmi başkenti yok; hükümet binası Yaren Bölgesindedir. İdari bölümler: 14 bölge; Aiwo, Anabar, Anetan, Anibare, Baiti, Boe, Buada, Denigomodu, Ewa, Ijuw, Meneng, Nibok, Uaboe, Yaren Bağımsızlık günü: 31 Ocak 1968 Milli bayram: Bağımsızlık günü, 31 Ocak (1968) Anayasa: 29 Ocak 1968 Üye olduğu uluslararası örgüt ve kuruluşlar: ACP, AsDB (Asya Kalkınma Bankası), C, ESCAP (Asya ve Pasifikler Ekonomik ve Sosyal Komisyonu), ICAO (Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü), Intelsat (Uluslararası Telekomünikasyon ve Uydu Örgütü), Interpol (Uluslararası Polis Teşkilatı), IOC (Uluslararası Olimpiyat Komitesi), ITU (Uluslararası Telekomünikasyon Birliği), OPCW (Kimyasal Silahları Yasaklama Organizasyonu), Sparteca, SPC (Güney Pasifik Komisyonu), SPF, UN (Birleşmiş Milletler), UNESCO (Eğitim-Bilim ve Kültür Örgütü), UPU (Dünya Posta Birliği), WHO (Dünya Sağlık Örgütü)

Ekonomik Göstergeler

GSYİH: Satınalma Gücü paritesi – 60 milyon $ (2006 verileri) Enflasyon oranı (tüketici fiyatlarında): %-3.6 (1993) İşsizlik oranı: %90 (2004) Endüstri: Fosfat madenciliği, finnasal hizmetler, hindistancevizi ürünleri Elektrik üretimi: 30 milyon kWh (2004) Elektrik tüketimi: 27.9 milyon kWh (2004) Elektrik ihracatı: 0 kWh (2004) Elektrik ithalatı: 0 kWh (2004) Tarım ürünleri: hindistancevizi İhracat:64,000 $ (2005) İhracat ürünleri: fosfat İhracat ortakları: Avustralya, Yeni Zelanda İthalat: 20 milyon $ (2005) İthalat ürünleri: Gıda, yakıt, sanayi malları, yapı malzemeleri, makine İthalat ortakları: Avustralya, İngiltere, Yeni Zelanda, Japonya Dış borç tutarı: 33.3 milyon $ (2002) Para birimi: Avustralya Doları (AUD) Para birimi kodu: AUD Mali yıl: 1 Temmuz – 30 Haziran

İletişim Bilgileri

Kullanılan telefon hatları: 1,900 (2002) Telefon kodu: 674 Radyo yayın istasyonları: AM 1, FM 0, kısa dalga 0 (1998) Radyolar: 7,000 (1997) Televizyon yayını yapan istasyonlar: 1 (1997) Televizyonlar: 500 (1997) Internet kısaltması: .nr Internet servis sağlayıcıları: 1 (2000) Internet kullanıcıları: 300 (2002)

Ulaşım ve Taşımacılık

Demiryolları: 5 km Karayolları: 30 km (1999 verileri) Su yolları: yok Limanları: Nauru Hava alanları: 1 (Nauru Uluslararası Hava alanı) (2000 verileri)

Tagged :

Namibya (Namibia)

DEVLETİN ADI: Namibia (Namibya)
BAŞŞEHRİ: Windhoek
NÜFUSU: 1.512.000
YÜZÖLÇÜMÜ: 824.296 km2
RESMİ DİLİ: Afrikan, İngilizce
DİNİ: Hıristiyanlık
PARA BİRİMİ: Afrika Randı

Güneybatı Afrika’da yer alan ve dünyanın en zengin elmas yataklarına sahip, idari yönden Güney Afrika Cumhuriyetine bağlı bir ülke.

Tarihi

Bushmenler (Güney Afrikalı Zenciler), Namibia adı verilen bu toprak parçasının, bilinen ilk yerlileridirler. Bundan sonra sırasıyla Nama, Dama, Ovambo ve Herero kavimleri yaşamışlardır. On beşinci yüzyılda Portekizliler, bölgeye giren ilk Avrupalılar olmuşlardır. On dokuzuncu yüzyıla kadar bölgeye gelen Avrupalılar, yalnızca ıssız Namib Çölünde yaşamak zorunda kalmışlardır.

1884’te başlayan Alman himayeciliği, 1907’de 60.000 Afrikalının hayatını kaybetmesiyle son buldu. 1915 yılında Güney Afrika Cumhuriyetinin kontrolu altına girdi. Yine bu ülkenin ırkçılığa dayalı ayrılıklar çıkarması ve manda görevini yerine getirmemesi üzerine, 1968 yılında Birleşmiş Milletler (BM), Namibia’nın idaresini 11 milletten teşkil eden bir konseye verdi. Milletlerarası Adalet Divanı, 1971 yılında Güney Afrika’yı, Namibia’yı ilhak etmekle suçladı. Güney Afrika, Namibia üzerinde şiddetli bir baskı uygulamaya başladı. 1977’de yapılan referandumda beyazlar çok ırklı bir hükümet sistemini desteklerken, Marksist Güney Batı Afrika Halk Teşkilatı (SWAPO), bunu reddederek gerilla harbini başlattı. 1978 yılında Güney Afrika ve SWAPO, BM bağımsızlık planını kabul ettiler. Fakat Güney Afrika daha sonra bundan vazgeçti.

Birleşmiş Milletler 1982 yılında bir ateşkes çağrısında bulunarak, Namibia’nın, Angola ve Zambia sınırından itibaren 60 km’lik bir kısmının, barışgücünün kontrolünde kalmasını teklif etti. Prensip olarak bunu kabul etmekle beraber Güney Afrika, Namibia’nın bağımsızlığı için Angola’dan Küba birliklerinin çekilmesini istedi. Güney Afrika, 18 Ocak 1983’te Namibia’nın meclisini dağıtarak, bölgeyi direkt kontrolü altına aldı. 1 Nisan 1989’da resmen ve bir yıl sonra da fiilen bağımsızlığa kavuştu.

Fiziki Yapı

Namibia, Güneybatı Afrika’da, Atlantik Okyanusu kıyılarında yaklaşık 1600 km’lik bir saha boyunca uzanan bir toprak parçasıdır. Yüzölçümü, 1.124 km2lik Walwis Bay de dahil olmak üzere 824.296 km2 dir. Ülke 16° 52’ ve 28° 58’ güney enlemiyle, 11° 43’ ve 25° 16’ doğu boylamları arasındadır. Yengeç Dönencesi ülkenin hemen hemen ortasından geçer. Bu yüzölçüme, bölgenin kuzeydoğu köşesinden Afrika içine doğru yaklaşık 500 km kadar uzanmış olan, Caprivi şeridi de dahildir. Bu şeridin en geniş yeri 97 km’ye kadar ulaşır.

Ülkenin kuzeyinde Angola, kuzeydoğusunda Zambia, doğusunda Botswana, güney ve güneydoğusunda Güney Afrika Cumhuriyeti yer alır. Batısı ise Atlas Okyanusu ile çevrilidir.

Namibia toprakları, umumiyetle Güney Afrika Yaylasının bir devamı şeklindedir. Oldukça yüksek olup, ortalama 1100 m’ye kadar ulaşır. Bu yayla, başşehir Windhoek’ın kuzeyindeki Kaokoveld Dağları arasında son bulur. Bu bölgede yer alan Brandberg Tepesi 2606 m ile ülkenin en yüksek yeridir.

Bütün kıyı bölgesini içine alan ortalama olarak 100 km genişliğindeki Namib Çölü oldukça kuru ve ıssız bir bölgedir. Ayrıca güneydoğu toprakları da Kalahari Çölüyle kaplıdır.

Ülkenin güney sınırını Orange Nehri ve kuzey sınırının büyük bir bölümünü ise Cunene, Okavango ve Chope nehirleri meydana getirir.

İklim

Namibia genel olarak sıcak ve kuru bir iklime sahiptir. Yaz ayları çoğunlukla yağışlı geçer. Kıyı bölgelerde yıllık yağış miktarı yaklaşık 50 mm, güneyde 150 mm’dir. Bu rakam, kuzey bölgelerde yaklaşık 570 mm’ye kadar ulaşır. En çok yağışlar, ekim ve nisan ayları arasında olur. Bu yağışlar çoğu zaman sağnak halde kısa sürelidir. Namibia’nın kuzey bölgeleri ve Kalahari Çölünün doğu ve kuzeyi, uzun otlardan müteşekkil tropikal savanalarla örtülüdür.

Tabii Kaynakları

Namibia kıyıları çöllerle kaplıdır. Ülkenin doğu ve kuzeyinde ise tropikal savanalar mevcuttur.

Ülke içindeki ve sınırlardaki nehirler, elektrik üretimi bakımından büyük önem taşırlar. Bunlardan Cunene Nehri sulama için büyük bir kaynaktır.

Namibia Çölleri, özellikle kıyı boyunca uzanan Namib Çölü, önemli elmas yataklarına sahiptir. Elmastan başka ayrıca, kurşun, çinko ve bakır ülkenin en önemli maden kaynaklarıdır.

Tropikal ormanlarda nadir rastlanan yırtıcı hayvanlar vardır. Sığır ve koyun, ülkenin önemli bir gelir kaynağı olup, halkın çoğunluğunun yetiştirdiği hayvan türleridir.

Nüfus ve Sosyal Hayat

Yaklaşık olarak 1.512.000’lik bir nüfusa sahiptir. Nüfus yoğunluğu oldukça düşük olup, kilometrekareye iki kişi düşer. Toplam nüfusun % 85’ini Afrikalı yerliler, % 12’sini Avrupalılar ve % 3’ünü melezler meydana getirir. Ülkenin en büyük şehri, başşehir Windhoek’tir.

Afrikalı yerli nüfus, birçok farklı dil ve etnik yapıda kabilelerden meydana gelmiştir. Bunlardan Bantu dilini kullanan kabileler en kalabalıktır. Ovambo, Okavango, Herero, Doğu Kaprivianlar, Kaokovelderler ve Tswana kabileleri Bantu dilini; Berg-Dama, Nama ve Bushmenler ise Khoisan dilini kullanırlar.

Yerli halkın çoğunluğu tarım ve hayvancılıkla uğraşır. Beyaz nüfus ise madencilik, çiftçilik ve endüstri sahalarını kontrol etmektedir.

Halkın çoğunluğu putperestir. Az sayıda Hıristiyan da mevcuttur. Resmi dil Afrikaan dilidir. İngilizce de resmi dil olarak kullanılmaktadır. Nüfusun % 70’i Afrikaan, % 22’si Almanca ve % 8’i İngilizce konuşur.

Eğitim seviyesi düşüktür. Afrikaan diliyle öğretim yapan yerli okulların yanısıra melezler ve Avrupalılar için de ayrıca iki değişik cins okul sistemi mevcuttur.

Başşehir Windhoek’tan başka önemli şehirleri Lüderitz, Keetmanshoop ve Swakopmund’dur. Önceleri Namibia’ya ait bir liman şehri olan Walvis Bay, 1922 yılında Güney Afrika Cumhuriyetinin kontrolu altına girdi.

Siyasi Hayat

Namibia, Güney Afrika Cumhuriyeti tarafından yönetilmeye başlamadan evvel bir Alman kolonisiydi. 1920’de Güney Batı Afrika adı altında Güney Afrika’nın kontrolüne girdi. 1963 yılında ise Birleşmiş Milletler Teşkilatı tarafından, Güney Afrika’nın kontrolünden alınarak 11 üyeli bir meclisin yönetimine bırakıldı. 1976 yılından sonra BM koruyuculuğu altında müstakil bir ülke haline geldi. Millet Meclisi kanun yapma görevini üstlendi. 1979 seçimleriyle meclis, 50 üyesiyle ülke idaresini ele aldı. Fakat 18 Ocak 1983’te Angola’daki Küba kuvvetlerini bahane eden Güney Afrika, meclisi dağıtarak ülkeyi kendi kontrolu altına aldı. 1989’da resmen bağımsızlığını kazandı.

Ekonomi

Faal nüfusun üçte ikisi çobanlık veya hayvancılıkla uğraşır. Fakat ülkenin ekonomisi madencilik, balıkçılık ve çiftçilik gelirlerine dayanır. Ülke gelirlerinin % 60’ını elmas üretimi ve % 25’ini ise balıkçılık meydana getirir. İşçi gücünün çoğunluğu ekonomik üretim ünitelerinde kullanılır.

Ülke topraklarının % 30’una yakın bir bölümü ekime müsaittir. Orta bölgeler çiftçiliğin ve koyun yetiştiriciliğinin en çok olduğu alanlardır. Dünyanın en iyi karagül kuzusu, kıvırcık yünü Namibia’da elde edilir. Balıkçılıkta, en çok sardalya balığı tutulur.

Namibia, yeraltı kaynakları bakımından oldukça zengin bir ülkedir. Toplam ihracatın % 65’ini madenler meydana getirir. Bu maden ürünleri içerisinde ise elmas, maden ihracatının % 70’ini teşkil eder. Namibia, dünyanın en çok elmas üreten ülkelerinden biridir. Ülkenin diğer önemli yeraltı zenginlikleri uranyum, çinko, bakır, kalay, petrol ve pirinç metalidir. İhracatında madenler haricinde, genellikle hayvan ürünleri de vardır. Ülkenin diğer önemli gelir kaynağı da turizmdir. Ülke dışardan daha çok gıda maddeleri, imal edilmiş çeşitli eşyalar, otomobil ve otomobil parçaları ve petrol ürünleri ithal eder.

Ulaşım: Ulaşım ağı daha çok güneyde gelişmiştir. Önemli şehirler ve madencilik merkezleri kara ve demiryolu ile Güney Afrika Cumhuriyetine bağlanır. Karayolunun yapımı çok pahalı olduğu için havayolu ulaşımı ülkede önem kazanmıştır. Windhoek’te milletlerarası bir havaalanı vardır.

Tagged :